İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/417 E. 2025/25 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/417
- Karar No
- 2025/25
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/417 Esas KARAR NO : 2025/25 Karar DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 07/07/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, davalıya ait ... ve ... Otelleri için 14.09.2015 tarihinde, ... Kullanım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelere göre müvekkili şirket "servis sağlayıcısı", davalının ise "otel" ismi ile belirtildiğini, taraflar arasında yapılan ... Kullanım Sözleşmesi gereğince müvekkili şirketin, davalıya ait otel için özel olarak dizayn edilmiş otellere ve otel gruplarına çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, bu sistem üzerinden davalı otel işleteninin, otele ait bilgilerini (otel özellikleri, kontenjan, fiyat vb.) sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip ettiğini, ... kullanım sözleşmesi ile otelin internet sitesine ... Motoru sistemi kurmak ve otel bilgilerini girebilecekleri, rezervasyonları takip edebilecekleri kendilerine ait bir kontrol paneline erişim imkanı sağlamak olduğunu, bu şekilde davalıya ait otelin; hem kendi internet sitesi üzerinden, hem de davacının organizasyonunda bulunan diğer satış ve dağıtım kanalları aracılığıyla ... alması amaçlandığını, davacı tarafından, davalıya, sözleşmelere uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından sözleşmelerdeki yükümlülüklerine aykırı davranarak, bağlantıların kopartılarak sistemin çalışmasının engellendiğini ve yapılan görüşmelerin sonuç vermemesi sözleşmeye aykırılığın giderilmesi için mailler gönderilmesinden sonuç alınamaması üzerine, sözleşmelerin fesih edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeler doğrultusunda, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi, işbirliğini sürdürmemesi, sözleşmeye uygun olarak bağlantıları devam ettirmemesi, girilmesi gereken bilgileri güncel olarak girmemesi, haksız rekabet oluşturacak sözleşmeye aykırı eylemlerine son vermemesi nedenleri ile taraflar arasındaki ... Kullanım Sözleşmeleri davalı şirketin her iki oteli yönünden müvekkili şirket tarafından haklı olarak 05.08.2022 tarihinde fesih edilerek ödenmesi gereken kalemlerin davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin ödeme yapmaması nedeni ile davalı şirket aleyhine ... İcra Mi dü 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibin durduğunu, taraflar arasında imzalanan ... Kullanım Sözleşmesinin 10. maddesinde, davalının, iş bu sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda, davalının, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, davacıya senelik otel başı 3.000 (Üç Bin ) Euro cezai şart bedeli ödemesi taraflarca kabul edilmiş olduğundan, sözleşme süresi iki yıl olması ve 2 ayrı otele hizmet verilmesi nedeni ile 12.000 Euro cezai şart bedellerini ... Kullanım Sözleşmesinin 2/g maddesinde, aylık 965 gecikme faizi ile birlikte ödemesinin kabul edilmiş olduğunu, bu nedenlerle; itirazın iptali ile takiplerin devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilerek, avukatlık ücreti ve mahkeme masraflarının davalı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ekli usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: - ... İcra Müdürlüğünün 2022/ ... Esas sayılı dosyası Uyap kayıtları, -Mali Müşavir ... , Bilgisayar Mühendisi ... ve Nitelikli hesap uzmanı ... tarafından hazırlanan 05/12/2023 tarihli bilirkişi kök raporu ve 26/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... Ltd. Şti. olduğu, borçlusunun ... Ltd. Şti. olduğu, takip konusu alacak miktarının 12.000,00EURO, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 16/09/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne 21/09/2022 havale tarihinde ve süresinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulup kurulmadığı, davacı tarafından davalıya bir hizmet verilip verilmediği, buna göre davacının, cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamın da hizmet verdiğini, davalı ise sözleşmenin yetkili temsilci tarafından imzalanmadığı ve taraflarına herhangi bir hizmetin sunulmadığını savunmaktadır. Dolayısıyla davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkar edilmiştir. Davacı iş bu davada sözleşme kapsamında hizmet sunduğunu belirtmekle TMK 6.HMK, 190.maddesi gereğince ispat yükü üzerindedir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ve bu sözleşmeden kaynaklı olarak alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu nedenle öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 40. maddesinin "Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır. "; aynı kanunun yetkisiz temsil üst başlığı altında onama haline ilişkin 46. maddesinin "Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur." ve onamama haline ilişkin 47. maddesinin ise "Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez. Hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar saklıdır. " hükmünü ihtiva etmektedir. Bir kimsenin, hüküm ve sonuçları başka bir kişinin hukuk alanında doğmak üzere o kişinin ad ve hesabına hukuki işlem yapma yetkisine temsil denir (Eren, F.; Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 22. Baskı, Ankara 2017, s. 444). Temsil halinde işlem temsilci tarafından temsil olunanın nam ve hesabına yapıldığından hukuki işlemin tarafı, doğrudan doğruya temsil olunandır. Temsilci hukuki işlemi temsil olunanı hiç söylemeden kendi adına yaptıktan sonra bu işlemden doğan hak ve borçları temsil olunana nakledebileceği gibi (dolaylı temsil), hukuki işlemi yaparken bu işlemi doğrudan temsil olunan nam ve hesabına da (doğrudan temsil) yapabilir. Temsilin söz konusu olabilmesi için temsilcinin hukuki işlemi/muameleyi temsil olunan adına yapması, bunu diğer tarafa bildirmesi, temsilcinin temsil yetkisinin bulunması veya temsil olunanın sonradan yapılan hukuki işleme icazet vermesi gereklidir. Bu noktada, mümessil tarafından yapılan hukuki işlemden doğan hak ve borçların temsil edilene ait olabilmesi için gerekli en önemli unsur; mümessilin, temsil edilen adına hukuki işlem yapmaya yetkili olmasıdır. Temsil yetkisi, temsil olunanın temsilciye, kendisini üçüncü kişiler nezdinde temsile yetkili olduğunu bildiren bir irade beyanıdır. Temsil ilişkisinin meydana gelmesi için yetki beyanının temsilcinin hakimiyet alanına ulaşması yeterlidir. Doğrudan doğruya temsilin söz konusu olabilmesi için gerekli olan temsil yetkisinin olmaması halinde, temsil olunanın sonradan icazet vermesi bu noksanlığı tamamlar ve bu icazetle temsilci ile temsil olunan arasındaki temsil ilişkisi ispatlanmış olur. Temsil yetkisinin olmaması ve temsil olunanın icazet vermemesi hâlinde hukuki muamele kesin olarak hükümsüzdür. Temsil olunan ve temsilci, hukuki işlem ile bağlı değillerse de yetkisiz temsil ile işlem yapan temsilcinin üçüncü kişinin zararını karşılamak ile yükümlü olduğu açıktır(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/09/2010 tarih ve 2010/13-414 E., 2010/412 K.). Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı ... Kullanım Sözleşmesi kapsamında sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davaya dayanak yapılan sözleşmenin, davalı şirket çalışanı ...tarafından imzalandığı hususunda iki taraf arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmenin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı açıktır. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ... , Bilgisayar Mühendisi ... ve Nitelikli hesap uzmanı ... tarafından hazırlanan 05/12/2023 tarihli bilirkişi kök raporu ve 26/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...taraflar arasında 2 otel için sözleşme imzalandığı, otel'e kurulan sistemin web ortamında ... kurulu ve faal durumda olduğu, otel için kullanıcı adı ve şifrelerinin tanımlı olduğu, davacı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre teknik olarak sözleşmelerden kaynaklı edinimlerini yerine getirdiği, davacı şirket tarafından sözleşmelerin 05.08.2022 tarihli ihtarname ile fesih edildiği, Feshin haklı ve davacı şirketin alacaklı olduğu sonucuna varılması halinde; Davacının, davalıdan 12.000,00 Euro ( 218.877,60 TL) cezai şart alacağına takip tarihinden itibaren aylık 5 akdi faizi ile tahsilinin gerekeceği,..."yönünde kanaat bildirilmiştir. Her ne kadar alınan bu raporda davacı tarafından otel için kullanıcı adı ve şifrelerinin tanımlı olduğu, davacının üzerine düşeni yerine getirdiği belirtilmiş ise de; yapılan incelemede davalı tarafın bu sistemi kullandığına dair somut bir veriye rastlanmamıştır. Başka bir ifadeyle; davalının sözleşmeye ve yapılan işlemlere zımnen onay verdiğine ilişkin bir eylemi bulunmadığından bilirkişi raporunun aksine, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-)Alınması gerekli 615,40TL karar harcının peşin alınan 2.643,50TL harcın mahsubu ile artan 2.028,10TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 35.020,42TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-)Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/01/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır