İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/601 E. 2023/248 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/601
Karar No
2023/248
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/601 Esas - 2023/248 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/601 KARAR NO : 2023/248

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ...

DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2022 KARAR TARİHİ : 24/05/2023 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının kendisi aleyhine Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, kendisine yapılan haciz ihbarnamesinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine 2. İhbarnamenin de usulsüz tebliğ edildiğini, icra dairesi tarafından 3. İhbarnamenin tebliğ edilmesi ile haberinin olduğunu, usulsüz yapılan tebliğler nedeniyle mağdur durumda olduğunu, Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyası ile tebligatın iptali davası açıldığını, icra takibinde borçlu görünen şahıslara hiçbir borcunun bulunmadığını, onlarında kendisinden hiçbir alacağının olmadığını, icra takip dosyasındaki borçlulardan ...'ı tanımadığını, ... 'in oğlu, ...'in ise gelini olduğunu, hiçbirine borcu olmadığını, icra takibinden dolayı mal varlığına haciz konulduğunu belirterek davacının icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasında davacıya usulüne uygun şekilde ihtarların gönderildiğini, 1. Ve 2. İhtarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, ancak davacının süresi içerisinde itiraz etmediğini, 3. İhbarnamenin tebliğ edilmesi ile davacının iş bu davayı açtığını, davacının takip borçlusuna ödemesi gereken borca haciz konulduğunu, davacının dava dışı takip borçlusuna borcunun olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davanın takip borçlusuna karşı açılması gerektiğini, davacıya icra takip dosyasında yapılan tebligatların usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının yapılan ihbarlara rağmen borcunu icra müdürlüğüne herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle davacının ihtarlarda yazılı tutar kadar borçlu hale geldiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20 'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasında davalı tarafından ..., ... ve ... aleyhine 29/03/2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra yolu ile 200.000,00 TL asıl alacak, 57.283,56 TL faiz, 600 TL komisyon olmak üzere toplam 257.883,56TL üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyasında davacı tarafından icra memur muamelesi dolayısıyla dava açılmıştır. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Dava, 2004 sayılı İİK'nın 89/5. maddesine dayalı istirdat istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, icra müdürlüğü tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilemediğini, icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde dosya borcu sebebiyle mal varlığına haciz konulduğunu böyle bir borcunun bulunmadığını iddia ederek Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyasına borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 89/5 gereğince davalıya borcunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyasında; alacaklı davalı ... Tarafından dava dışı şahıslar ..., ..., ... aleyhine Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine davacıya haciz müzekkerelerinin tebliğ edildiği, ihbarnamelere cevap verilmediği, üçüncü haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği, davacının haciz ihbarnamelerine itiraz etmemesi üzerine alacaklı tarafından davacının dosyaya borçlu olarak eklenmesinin talep edildiği ve icra müdürlüğünün kararı ile davacının dosyaya borçlu olarak eklendiği görülmektedir. 2004 sayılı İİK'nın 89. maddesi uyarınca, borçlunun üçüncü şahıs nezdinde bulunan para alacaklarının haczi halinde borçluya, alacağı karşılayacak kadar borcunu alacaklıya ödeyemeyeceği ve ancak icra dairesine ödeyebileceği duyurusunu içeren haciz ihbarnamesi (birinci haciz ihbarnamesi) gönderilir. Haciz ihbarnamesini alan üçüncü kişinin tebliğden itibaren 7 gün içerisinde borçlu olmadığına veya borcun tebliğden önce ödendiğine dair yazılı veya sözlü olarak itirazda bulunmadığı takdirde kendisine, kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 7 gün içerisinde itiraz etmediği ve bu nedenle borcun zimmetinde sayıldığına ilişkin yeni bir haciz ihbarnamesi (ikinci haciz ihbarnamesi) gönderilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, tebliğden itibaren 7 gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci haciz ihbarnamesine de süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir. 2004 sayılı İİK’nın 89/5. maddesine göre açılacak istirdat davasında ise; üçüncü kişi, kötüniyetli olan takip alacaklısına karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı meblağı geri alabilir. Burada üçüncü kişi, kötüniyetli takip alacaklısına karşı açtığı davanın hukuki sebebi 6098 sayılı TBK 49 ve devamında düzenlenen haksız fiil, takip borçlusuna karşı açılan davanın hukuki sebebi ise 6098 sayılı TBK m. 77 ve devamında düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Dolayısıyla üçüncü kişi konumunda olan davacının, takip alacaklısı yönünden davacı üçüncü kişinin, takip borçlusuna borçlu olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, üçüncü kişinin herhangi bir borcu olmadığını bilerek kötüniyetli olarak haciz ihbarnamelerini gönderdiği hususunu ispatlaması gerekir (Bkz. Yargıtay 11. HD.nin 08/02/2021 tarihli ve E. 2020/3631, K. 2021/973 sayılı ilamı). Tüm bu anlatılanlar ile; Davanın 2004 sayılı İİK'nın 89/5. maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, her ne kadar davacının borçlu olarak eklendiği dava dışı şahıslara karşı yapılan takip kambiyo senetlerine özgü takip niteliğinde ise de uyuşmazlığın haciz ihbarnamelerinin usulsüz yapıldığı ve bu sebeple takip dosyasına davacının eklendiği bu bakımdan davacının borcunun bulunmadığı iddiasına dayandığı nitekim anlatılanlar ile davanın özü itibariyle mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, kaldı ki doktrinde de, 01/10/2011 tarihinden sonra 2004 sayılı İİK m. 89 hükmü uyarınca üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit ve istirdat davaları için görevli mahkemenin, HMK’nın 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi olduğunun ifade edildiği(Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, 2. Bası, Ankara: Adalet Yayınevi, 2013, s. 476, 2004 sayılı İİK'nın m. 89/3 hükmü açılan menfi tespit davasında maddenin yer aldığı İİK'da görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmediği, 2004 sayılı İİK m. 89 hükmündede belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK m. 2/1 hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilmekle açıklanan tüm bu nedenle somut hukuki uyuşmazlık da asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer Diyarbakır BAM 6.Hukuk Dairesi 2020/1393 E.2022/967 K. Sayılı ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/05/2023

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/601, K. 2023/248, T. 24.05.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-601-e-2023-248-k-607458e0efd2