İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/557 E. 2023/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/557
- Karar No
- 2023/62
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/557 Esas - 2023/62 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2022/557 KARAR NO : 2023/62 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : ...
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/07/2022 KARAR TARİHİ : 12/04/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : ...
I- DAVA 1. Davacı vekili 29.07.2022 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine itirazın iptali davası açmıştır. Dilekçeye göre; dilekçe ekinde sunulan 3 taahhütname uyarınca ..., davalılardan alacaklıdır. Alacağın tahsili için Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmıştır. ... takip alacağını Ankara 12. Noterliğinde düzenlenen 24 Mart 2022 tarih ... yevmiye sayılı temlikname ile davacı şirkete temlik etmiştir. Takibin davalıların haksız itirazı ile takibin durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
II- SAVUNMA 1. Davalı taraf vekili 21.09.2022 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; ... veya başkaları tarafından davalılara bahse konu meblağlar gönderilmemiştir. Davacı taraf ile bu kişiler arasında muvazaalı temlikler yapıldığı belirtilerek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir III- DELİLLER 1.1 ... AŞ, ... imzalı ‘Taahhütnamedir’ başlıklı tarihsiz belge. Belgede; ...’ın ... ve ... Grup AŞ’ye gönderdiği nakit karşılığında 16.05.2021 tarihinde 200.000 € ödeme taahhüdü yer almıştır. Belgenin 16.05.2021 tarihinden önce düzenlendiği anlaşılmaktadır. 1.2 ... AŞ ve ... imzalı ‘Taahhütnamedir’ başlıklı 06.04.2021 tarihli belge. Belgeye göre; ... tarafından ...’a ve ... tarafından da ... ve ... Grup AŞ’ye 200.000 $ gönderilmiştir. Bu meblağın 350.000 $ olarak önce 28.06.2020 tarihinde sonra 26.03.2021 tarihinde ödenmesi taahhüt edilmiştir. Ancak bu taahhüt yerine getirilemediğinden 20.04.2021 tarihinde bu meblağın 370.000 $ olarak ...’a ödeneceği belirtilmiştir. 1.3 03.09.2021 tarihli ‘Taahhütnamedir’ başlıklı ... AŞ ve ... imzalı belge. Belgeye göre; ... tarafından ...’a ve ... tarafından da ... ve ... Grup AŞ’ye 200.000 $ gönderilmiştir. Bu meblağın 370.000 $ olarak 06.04.2021 tarihinde ödenmesi taahhüt edilmiştir. Ancak bu taahhüt yerine getirilemediğinden 15.10.2021 tarihinde bu meblağın (370.000 $) ...’a ödeneceği belirtilmiştir. 1.4 02.06.2022 tarihli ... imzalı belge. Belgede; ... AŞ ve ... imzalı 03.09.2021 ve 06.04.2021 tarihli taahhütnamelere konu alacağın ...’a ait olduğu belirtilmiştir. 2.1 Pazarcık Vergi Dairesinin 21.02.2022 tarihli yazısına göre; ...’ın vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Bununla birlikte bu kişinin ... Şti ’de %11 hissesinin bulunduğu tespit edilmiştir. 2.2 Edremit Vergi Dairesinin 22.12.2022 tarihli yazısına göre; ...’ın vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. 3. Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022 / ... sayılı dosyasının incelenmesinden; ... tarafından davalı taraf aleyhine 24.03.2022 tarihinde ilamsız takipte bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde; 370.000 USD ve 200.000 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren %... faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Davalı tarafın borca itirazı üzerine takip durdurulmuştur. GEREKÇE 1. 6102 sayılı TTK’nun ilgili hükümleri şu şekildedir: Madde 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, Öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir. Madde 11- (1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ibaresi Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. (3) Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir. 2. 6100 sayılı HMK 2. maddesi şu hükmü içermektedir: Madde 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. 3.1 Ticari işletme, nispi ticari dava kavramının temel kriteridir. Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacir sıfatını taşımaktadır (TTK m 12/1). Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı (Değişiklik öncesi Bakanlar Kurulu) kararıyla belirlenmektedir. Buna göre bir gerçek kişinin tacir kabul edilebilmesi için öncelikle ticari faaliyetini icra ettiği işletmesinin bulunması gerekmektedir. Somut olayda takip/dava konusu alacağı temlik eden ve davacı tarafın dayandığı taahhütnamelerde adı geçen ... ile ...’ın vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Bu kişilerin ticari faaliyette bulunduğuna dair tarafların bir iddiası ve sunduğu delil bulunmamaktadır. Pazarcık Vergi Dairesinin karşılık yazısında, ...’ın Limited şirket ortaklığının tespit edildiği belirtilmiş ise de ticaret şirketlerinin, tüzel kişi olarak tacir sıfatı kendilerine ait olduğundan şirket ortak ve temsilcileri tacir sıfatını taşımamaktadır. Sonuç itibariyle ... ve ... ’ın davaya temel oluşturan alacakla ilgili tacir sıfatları bulunmamaktadır. 3.2 Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan kaynaklanması veya TTK 4. maddesinde belirtilen konulara (mutlak ticari dava) ilişkin olması gerekir. Bu nitelikte olmayan malvarlığı haklarına ilişkin davayı yargılama görevi; 6100 sayılı HMK 2 ve 6102 sayılı TTK 4-5. maddeleri gereğince asliye hukuk mahkemelerine aittir. Görev dava şartıdır ve davanın her safhasında resen dikkate alınır (6100 sayılı HMK madde 114/c, 115). Somut olayda takip konusu alacak temlik edilmiş olduğundan ticari dava niteliğinin temlik eden kişi ile borçlu taraf üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında davalı şirket tacir sıfatını taşımakla birlikte alacağı temlik eden ... tacir değildir. Takip/dava konusu alacak TTK’na göre mutlak ticari dava vasfı da taşımamaktadır. Bu nedenlerle somut davayı yargılama görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan davanın usulden reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. IV- KANUN YOLLARI 6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 17.830,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda, mahkememizdeki dava konusu bu tutarın üzerinde olduğundan hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir.
H Ü K Ü M
Mahkememizin görevsiz oluşu nedeniyle davanın usulden reddine. Karar kesinleştiğinde HMK 20 maddesinde başvuru yapılması halinde dosyanın görevli mahkeme olan Adana Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine. Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...