İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/537 E. 2022/993 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/537
- Karar No
- 2022/993
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/537 Esas - 2022/993 "TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/537 Esas KARAR NO : 2022/993
HAKİM : ... KATİP : ..
DAVACI / TEMLİK ALAN : VEKİLİ : Av. TEMLİK EDEN : VEKİLİ : Av
DAVALI : .. VEKİLİ : Av. ..
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 24/06/2014 KARAR TARİHİ : 01/12/2022 YAZIM TARİHİ :...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkil ... T.A.Ş arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan hesapları ve bu hesaptan doğan borçları bulunduğunu, borçlunun hesabı kat edildiğini ve borcu ödemesi için 24/03/2014 tarihinde kurye alma haberli ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname 31/03/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlu keşide edilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğini, bu nedenle borçlu aleyhine Adana 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu borca, takibe, ödeme emrine, imzaya, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bir an için müvekkiline ait olduğu düşünülse bile talep edilen faiz oranın fahiş olduğunu, müvekkili tarafından imzalanan sözleşme maddelerini ve şartlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin dava konusu kredi kartı ile bir alışveriş yapmadığını, kimin yaptığını bilmediğini, müvekkilinin kullanmadığı ve teslim almadığı kredi kartı harcamalarından mesul olmadığını, ekte sunulan teslim tutanağı altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu hususta imza incelemesi yapılması gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, Adana 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Adana 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınarak, incelenmesinde; davacı tarafından, davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağını kredi kartı alacağının oluşturduğu anlaşılmıştır. ... Küçüksaat Şube Müdürlüğüne yazılan müzekereye verilen cevabı yazı ve davaya konu kredi ve kart belgeleri dosya arasına alınmıştır. Dosyanın grafoloji konusunda uzman bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin mahkememize sunduğu 01.102015 havale tarihli raporunda; inceleme konusu ... adına düzenlenmiş 21/06/2011 tarih ve ... takip nolu teslimat belgesinde ... adına atılı bulunan imzanın, mevcut mukayese imzasına atfen ...'ün elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı, inceleme konusu ... adına düzenlenmiş 08.02.2011 tarihli ... takip nolu teslimat belgesinde ... adına atılı bulunan imza ile ...'ün mukayese imzaları arasında; imzaların başlangıç şekli yönünden aralarında kısmi benzerlik bulunduğu, gözlenmiş ise de, bahse konu teslimat belgesindeki imzanın basit tersimli ve şahıs tespitine el verecek nitelik ve yeterlilikte kaligrafik unsur içermemesi nedeniyle 08.02.2011 tarihli ... takip nolu teslimat belgesinde ... adına atılı bulunan imzanın ...'ün eli ürünü olup olmadığı kesin bir sonuç beyan edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Dosya bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş , İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporuna göre; inceleme konusu bila tarih ve... takip nolu teslimat belgesinde ...'e ait atfen atılı kısmen madde kaybı ve kesintiler bulunan imzanın, teşhise götürecek önemli yazı ve tanı unsuru içermemesi , tersiminin basit , taklidinin kolay bir imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin ve bu meyanda sorulduğu üzere ...'ün eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediğini, inceleme konusu 21/06/2011 tarih ve ... takip nolu teslimat belgesinde ...'e atfen atılı basit tersimi imza ile ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir , hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzanınn mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ün eli ürünü olmadığını belirtmiştir.
Dosyaya ibraz edilen bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişisi raporunda; davacı bankanın kredi kartını almak için başvuruda bulunan şahsın kredi kartı başvuru formuna yazdığı özlük bilgileri ile mernis adresindeki bazı bilgilerin birebir aynı olduğunu, sayın mahkemenin müzekkereleri ile bazı kurum ve şirketlerden temin edilen bilgilerin formda yazılı olan bilgilerle çelişmediğini, kredi kartı başvuru formunda beyan edilen bilgiler ile dava dosyasına temin edilen bilgilerin örtüştüğünün görüldüğünü, kredi kartına başvuru yapan şahıs ile kredi kartını yaklaşık 5 yıl 9 ay kullanan borçlarını son birkaç aya kadar düzenli ödeyen şahıs ile ödeme emrine, borca, takibe, imzaya, faize ve fer'ilerine itiraz eden şahsın aynı kişi olabileceğinin ya da şayet somut olayda kötü niyetli bir kişi var ise davalının tüm özlük bilgilerini sehven de olsa kötü niyetli kişi ile paylaşmış olabileceğinin düşünüldüğünü, davalı borçlunun kredi kartının hamili olduğunun kabulü halinde her iki kredi kartı için ayrı ayrı T.C. Merkez Bankası tarafından tebliğler ile belirlenen kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi/gecikme faiz oranları esas alınarak hesaplandığında takip tarihi itibariyle asıl alacak 43.070,72 TL, işlemiş faiz 2.978,35 TL , % 5 BSMV 49,25TL toplam alacak 46.098,32 TL olarak hesaplandığını, icra takip talebinde asıl alacağa % 30,24 oranında temerrüt faizi talep edildiğini, hükmedilecek alacağa takip tarihinden itibaren değişken temerrüt faizi, ödeme tarihine kadar T.C. Merkez Bankası tebliği ile değişiklik olması halinde yıllık gecikme faizi oranından temerrüt faizi, faiz tutarı üzerinden % 5 gider vergisi tahakkuku ile takibin devamının uygun olacağını, alacağın likid olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamından, davacı vekilince davalı ... ile müvekkil ... T.A.Ş arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan hesapları ve bu hesaptan doğan borçları bulunduğu, borcun ödemesi üzerine ihtarname gönderildiği, bu ihtarname 31/03/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ihtarnameye rağmen borcunu ödemediği, bu nedenle davalı aleyhine Adana 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrine itiraz ettiği ve takibin durduğu, itirazın haksız olduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı, Adana 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağının ... ve ... nolu kredi kartlarından kaynaklanan banka alacağı olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın adı geçen kredi kartlarının davalıya teslim edilip edilmediği, bu kredi kartları nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasından kaynaklandığı, davaya konu teslimat belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığınca ... takip nolu teslimat belgesinde ...'e ait atfen atılı kısmen madde kaybı ve kesintiler bulunan imzanın, teşhise götürecek önemli yazı ve tanı unsuru içermemesi, tersiminin basit, taklidinin kolay bir imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin ve bu meyanda sorulduğu üzere ...'ün eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediğini, inceleme konusu 21/06/2011 tarih ve ... takip nolu teslimat belgesinde ...'e atfen atılı basit tersimi imza ile ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir , hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzanınn mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ün eli ürünü olmadığını belirtildiği, bilirkişi raporu doğrultusunda teslimat belgelerindeki imzaların davalı eli ürünü olup olmadığının ispat edilemediği, ancak dosyaya sunulan ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı bankanın kredi kartını almak için başvuruda bulunan şahsın kredi kartı başvuru formuna yazdığı özlük bilgileri ile mernis adresindeki bazı bilgilerin birebir aynı olduğu, bazı kurum ve şirketlerden temin edilen bilgilerin formda yazılı olan bilgilerle çelişmediği, kredi kartı başvuru formunda beyan edilen bilgiler ile dava dosyasına temin edilen bilgilerin örtüştüğünün görüldüğü, kredi kartının yaklaşık 5 yıl 9 ay kullandığı borçlarının son birkaç aya kadar düzenli ödendiği tüm bu nedenlerle davalının kredi kartının hamili olduğu kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, davalının Adana 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin 43.070,72 TL asıl alacak 2.978,35 TL faiz 49,25 TL BSMV olmak üzere toplam 46.098,32 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, alacak likid olduğundan alacağın % 20'si oranında (9.219,66 TL ) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 23/06/2022 tarih ... esas ... karar Sayılı ilamı ile " Dava, kredi kartı sözleşmelesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup, Davacı dava dilekçesi ile davalı ile imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesine istinaden davalıya kredi kartı verildiğini, belirtilen kredi kartındaki harcamaların zamanında ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihbarname gönderildiğini, borç ödenmeyince yapılan icra takibine davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, borçlunun vaki itirazının iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Adana 9. İcra Dairesinin ... esas ayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından borçlu davalı aleyhine kredi kartı borcuna dayanılarak 43.070,72.-TL asıl alacak, 3.881,13.-TL işlemiş faiz, 72,36.-TL temerrüt faizi, 197,68.-TL BSMV, 3,80-TL masraf olmak üzere toplam 47.225,69.-TL üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede borca, faize ve takibe itirazı nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde kredi kartı almadığını, bu kredi kartını hiç kullanmadığını belirterek bu nedenle borcu bulunmadığını öne sürmüştür. 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinin birinci fıkrasında, "tüketici olan kart hamili" tarafından açılacak davalarda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22 ve 23. maddelerinin uygulanacağını ve dolayısı ile tüketici mahkemelerinin görevli olacağı, İkinci fıkrasında ise "kart çıkaran kuruluşlar" tarafından kart hamili aleyhine açılacak davalar yönünden 1086 sayılı HUMK'nın (6100 sayılı HMK'nın 447/2. maddesinde, başka kanunların HUMK'ya yaptığı atıfların HMK'ya yapılmış sayılacağı belirtildiğinden 01.10.2011 tarihinden itibaren bu atıf HMK olarak anlaşılmalıdır) görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Aynı Kanunun 43. maddesinde ise, "tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında” 44. madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek ana kurala istisna getirilmiştir. Ancak, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun Geçici-1/1. maddesinde ise "bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan" davaların "açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam" edeceği belirtildiğinden, 28.05.2014 tarihinden önce açılmış davalar yönünden 5464 sayılı Kanunun 44. maddesindeki görev hükümleri geçerli olmaya devam edecektir. 6502 sayılı Kanun, kart hamili ya da kartı veren kuruluş gibi bir ayrıma gitmeksizin bütün bankacılık işlemlerini (m. 3/1-k kapsamına girmeyen tacirler hariç olmak üzere) kanun kapsamına aldığı ve 83/2. maddesi hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları bu kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. Somut olayda uyuşmazlık, banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 24.06.2014 tarihinde açılmıştır. Davalı, tacir olmayıp söz konusu kredi kartları da "bireysel" kredi kartlarıdır. Buna göre davalı 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca tüketicidir. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan Kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir. (Aynı doğrultuda Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2018/5871 E. Ve 2018/8050 K. Sayılı kararı) Bu itibarla Asliye Ticaret Mahkemesince esasa girilmeden görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunun tespiti ile, HMK'nın 114/c maddesi gereğince dava dilekçesinin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilerek, dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesi gerekmekle bu şekilde değerlendirme yapılmaması hatalı olmuştur." nedeni ile istinaf eden davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile mahkememizce verilen hüküm bozulmuştur.
Bozma ilamı üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esas numarasına kaydedilmiş, yargılamaya devam edilmiştir. Davacı/temlik alan ... A.Ş.'nin 12/09/2022 tarihli temlik beyanını içerir dilekçe sunmuş olduğu görülmüştür. Dava; itirazın iptali talebine ilişkin olup, taraflar arasında imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesine istinaden, kredi kartının kullanımından doğan borcun davalı tarafından ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Adana 9.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile toplam 47.225,69 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın haksız olduğu belirtilerek itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'unun 3. maddesinin (k) bendinde,"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi tüketici,"olarak tanımlanmış (l) bendinde ise, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73.maddesinde ise, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu" belirtilmiştir. 6100 Sayılı yasanın 114. Maddesinde dava şartları sayılmış, 114/c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında yer verilmiş, aynı kanunun 115. maddesinde, mahkeme tarafından dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği, dava şartının giderilmesi mümkün ise tamamlanması için kesin süre verileceği, kesin süre içerisinde dava şartı noksanlığının giderilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceği belirtilmiştir. 54..E. Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44.maddesi ve 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'unun 73.maddesi dikkate alındığında mahkememiz bu davaya bakmakta görevli değildir. Davacının sıfatına ve sözleşmenin niteliğine göre davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Görev ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Görev ile ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkememizin bu davaya bakmakta görevli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine, dosyanın istem halinde Adana Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Dava dilekçesinin HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı sebebiyle (görev yönünden) USULDEN REDDİNE, Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, davacı/ temlik alan vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/12/2022
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.