İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/482 E. 2022/720 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/482
Karar No
2022/720
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/439 Esas - 2022/781 "TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/439 Esas KARAR NO : 2022/781

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... - ...

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2022 KARAR TARİHİ : 29/09/2022 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... sayılı icra takip dosyasında müvekkil aleyhine her ne kadar da kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmış ise de takip dayanağı olan bonodan görüleceği üzere takip dayanağında yer alan bonoda çift vade bulunmakta olup takip dayanağı belgenin kambiyo vasfına sahip olmadığını, takipte kesinleşen miktarın 51.641,44 TL olduğunu, takibin dayanağı olarak yer alan bonoda tediye tarihi altında 29.12.2020 ödeme günü başlığı altında 20.06.2021 tarihleri bulunmakta olup ilgili belgede çift vade bulunduğunu, nitekim tediye tarihinin bir para borcunun ödeneceği tarihi ifade ettiğini, ilgili belgede tediye tarihi ve senet metnindeki tarihlerden de anlaşılacağı üzere ödeme tarihlerinin farklılık gösterdiğini, ilgili belgenin kambiyo vasfına haiz olmadığını, çift vade içeren belgenin kambiyo vasfına haiz olması yani dolayısı ile ilgili belgeye dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılamayacağının gerek kanundan gerek yüksek mahkeme içtihatları ile sabit olduğunu, Yüksek mahkeme içtihatları ile de görüleceği üzere davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibin dayanağı olan belgenin kambiyo vasfına haiz olmadığından takibin iptali gerektiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere; Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte takip dayanağı belgenin kambiyo vasfına haiz olmadığının tespiti ile takibin iptalini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle göreve ilişkin itirazlarının kabulü ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise; senedin cirantası ...'nin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre verilmesini, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı tarafın usûl ve yasaya aykırı talepleri nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava; kambiyo yolu ile yapılan icra takibine karşı açılmış menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı aleyhine Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı icra dosyası ile yapılan takipte kambiyo senetlerine özgü haciz yolu seçildiği, takibe konu bononun kambiyo vasfı olmaması sebebiyle takip dayanağı belgenin kambiyo vasfına haiz olmadığının tespiti ile takibin iptali talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davalı ... tarafından, davacı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 50.000,00 TL asıl alacak, 1.491,44 TL işlemiş faiz ve 150,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 51.641,44 TL miktarlı, 01/09/2021 tarihli icra takibi başlatılmış olduğu, takibe konu belgenin 29/12/2020 tanzim ve 20/06/2021 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı senet olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili 05/07/2022 tarihli beyan dilekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu beyan etmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan re'sen dikkate alınması gerekir. Dava; kambiyo yolu ile yapılan icra takibine karşı açılmış menfi tespit istemine ilişkin olup, yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda takibe konu senedin kambiyo vasfı taşıyıp taşımadığına ilişkin incelemenin ve değerlendirmenin Ticaret Mahkemelerince yapılması gerekmekte olup, davalı vekilinin göreve ilişkin itirazı yerinde görülmemiş, yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5671 Esas, 2021/3553 Karar sayılı ilamında; "...Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak alacaklı tarafta olduğu ancak bu kuralın uygulanabilmesi için borçlunun hukuki ilişkiyi inkar etmesinin ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesinin gerektiği, menfi tespit davasını açan borçlunun, kendisinden talep edilen alacağın ve bunun dayandığı hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip başka bir nedenle aradaki hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da sona erdiğini ileri sürmesi halinde ise ispat yükünün yer değiştirip borçluya ait olacağı.." belirtilmiştir. Somut olayda davacı takibe konu bononun kambiyo vasfı taşımadığını ve bu nedenle takibin iptalini talep etmektedir. Takibe konu bono incelendiğinde, bonoda ödeme tarihi olarak 20/06/2021 tarihinin yazılı olduğu ayrıca tediye tarihi olarak 29/12/2020 tarihinin yazılmış olduğu, buna göre 6102 sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 703.maddesine aykırı olarak çift vade tarihi içeren senedin kambiyo vasfı bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/276 Esas, 2020/695 Karar sayılı ilamında; "...somut olayda, takip dayanağı senette, 'ödeme günü' başlığı altında 15.04.2014 tarihinin yazılı olduğu, senedin metin kısmında ise 13.08.2013 tarihinin yazılı olduğu, bu haliyle söz konusu senedin çift vade taşıdığı görülmektedir. Çift vadeli senet kambiyo senedi vasfında olmadığından bu belgeye dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamaz... O hâlde mahkemece;... takibin iptaline karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir..." hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/12149 Esas, 2017/7452 Karar sayılı ilamında; "...Dava, kambiyo yolu ile yapılan icra takibine karşı açılmış menfi tespit istemine ilişkindir... TTK’nun 776. maddesinde gösterilen bono için gerekli zorunlu şartlar bulunmadığı için kambiyo vasfında kabul edilemez. Bu belgeye dayanarak kambiyo yolu ile icra takibi yapılamayacağı ve dava da sadece icra takibine yönelik olarak açıldığından alacaklının adi belgeden kaynaklanan yasal hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken..." hükmüne yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamından, davacı aleyhine 50.000,00 TL miktarlı, 29/12/2020 tanzim ve 20/06/2021 vade tarihli senet üzerinden Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı icra dosyası açıldığı, iş bu takipte kambiyo senetlerine özgü haciz yolu seçildiği, takibe konu senette çift vade bulunduğundan senedin kambiyo vasfı taşımadığı, bu nedenle kambiyo senetlerine özgü yolla girişilen iş bu takip yönünden takip dayanağı belgenin kambiyo vasfını haiz olmadığının tespitine ve tespit talebiyle birlikte açılan davada takibin iptaline karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, davacı tarafça alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nın üzerindedir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/4543 Esas, 2021/7504 Karar, Hukuk Genel Kurulunun 17/03/2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K., 07/12/2011 tarihli ve 2011/13-576 E. 2011/747 K. ve 20/03/2013 tarihli ve 2012/19-778 E. 2013/250 K.) Dosya kapsamından, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın KABULÜ İle; Davalının davacıya Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı takip dosyası nedeniyle başlatmış olduğu kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılacak takibe dayanak olan 50.000,00 TL miktarlı, 29/12/2020 tanzim ve 20/06/2021 vade tarihli senedin kambiyo vasfının bulunmadığının TESPİTİ ile TAKİBİN İPTALİNE, Davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 3.527,62 TL karar harcından, peşin alınan 881,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.645,71 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 881,91 TL peşin harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 44,00 TL davetiye giderinden oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2022

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/482, K. 2022/720, T. 13.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-482-e-2022-720-k-8d025a3b0ecd