İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/459 E. 2023/394 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/459
- Karar No
- 2023/394
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/391 Esas - 2023/409 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/391 KARAR NO : 2023/409
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... A. Ş. - ... VEKİLİ : ... - ...
DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLLERİ : ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2022 KARAR TARİHİ : 07/07/2023 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu ....A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi genel sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin ödemeleri yapılmayınca noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi neticesinde davalı borçlular aleyhine Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalılar herhangi bir beyanda bulunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile davalı ....A.Ş. arasında 01/08/2012 tarihinde 75.000,00 TL limitli, 12/08/2013 tarihinde 100.000,00 TL limitli (27/09/2017 tarihinde artırım ile 300.000,00 TL limitli) ve 30/01/2019 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Kartal 28. Noterliği'nden gönderilen 12/08/2021 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği 12/08/2021 tarihinde hesabın kat edildiği 255.854,12TL alacağın bulunduğu, borcun 24 saat içerisinde ödenmesi bildirilmiştir. Davalı asıl borçlu ....A.Ş.'nin sözleşmede bulunan adresine gönderilen ihtarname 16/08/2021 tarihinde, davalı ...'a gönderilen ihtarname 16/08/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki; ".... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) bu durumda asıl borçlunun 17/05/2019 tarihinde, davalı ... ve davalı ...'in ise takip tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Davalı kefilin kefaleti TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalı kefillerin genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih itibari ile şirket ortağı olmaları sebebi ile eş rızası aranmayacağı hallere girmektedir. Davalı gerçek şahısların kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır. Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu-davalılar aleyhine 21/10/2021 tarihinde, genel kredi sözleşmesi borcundan dolayı toplam 277.814,96TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 10.maddesinde; "Müşterinin temerrüdünün doğduğu andan itibaren filli ödemeyi gerçekleştireceği güne kadar bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının % 50 fazlası oranında temerrüt faizi ödeyeceği" tespit edilmiştir. Davacı banka nezdinde ilgili dönem İtibari ile en yüksek faiz oranının % 50 olduğu bunun %50 fazlasının % 75 olduğu tespit edilmiş olup, davacının % 40 talep ederek sözleşme şartlarına uygun temerrüt faizi talep ettiği tespit edilmiştir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nda “gayri nakdi kredi” kavramı tanımlanmamıştır. 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise; bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirilmiştir. Çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunmakla beraber, kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerekir. (Yargıtay HGK 2018/19-689 E. 2018/1624 K.) 5941 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, muhatap bankanın ibraz edilen her çek yaprağı için ibraz eden hamile karşılığının tamamen ya da kısmen bulunması halinde, hükümde belirtilen miktarını ödemekle yükümlüdür. Bu husus hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdi kredi sözleşmesi hükmündedir. Bankacı bilirkişi ... 02/01/2023 tarihli raporunda; dava konusu genel kredi sözleşmesinin 6098 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğu sözleşmenin TBK 583.maddesi gereği şekil şartlarına uygun taşıdığı, davalının 1.375.000,00TL tutarındaki dayanak sözleşmelerdeki herbirine 1.400.000,00 TL kefaletten doğan sorumluluklarının devam ettiğini, davalı ....A.Ş.'nin karşılıklı akdedilen 1.375.000,00TL tutarında dayanak sözleşme gereği sorumlu olduğunu, taksitli kredinin KGF kapsamında kullandırıldığı KGF tarafından tazmin edilen tutarın 149.695,00 TL olarak 25/08/2022 tarihinde davacı bankaya ödendiğini ancak kredi genel kurumlarına sağlanan Hazine desteğine ilişkin karar 2016/9538 ve 2017/9969 karar gereği temerrüt tazmin ve diğer hususlar maddesi 6/4 bendinde de kredilerin temerrüde düşmesi durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kurum tarafından yürütüldüğünün belirtildiğini, davacı bankanın 195.324,48 TL asıl alaca, 424,37 TL asıl alacak, 50.257,31 TL asıl alacak, 16.020,00 TL asıl alacak, 12.784,78 TL işlemiş faiz, 639,24 TL vergi, 39,36 TL işlemiş faiz, 1,90 TL vergi, 2.162,12 TL işlemiş faiz ve 124,21 TL vergi olmak üzere toplam 277.777,77TL alacağı olduğunu belirtmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67/1.mad gereğince açılmış itirazın iptali davası olduğu, davacı ile asıl borçlu davalı ....A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince, davalıya krediler kullandırıldığı, diğer davalının bu kredi sözleşmesine müteselsilen kefil olduğu, kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'ne ait 2021/... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine girişildiği, davalı borçlular tarafından takibe itiraz edilmesiyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, davalı kefilin kefaletinin, 6098 Sayılı TBK.'nun 583 ve 584.maddelerinde belirtilen şartları taşıması nedeniyle geçerli olduğu, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Kartal 28. Noterliği'nden gönderilen 12/08/2021 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği 255.854,12TL alacağın bulunduğu, borcun 24 saat içerisinde ödenmesinin istendiği, davalı asıl borçlu ....A.Ş.'nin sözleşmede bulunan adresine gönderilen ihtarname 16/08/2021 tarihinde, davalı ...'a gönderilen ihtarname 16/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, İİK’nın 68/b maddesinin asıl borçlu için hüküm ifade ettiği, diğer davalı için bu maddenin uygulanmasının mümkün olmadığı ancak kefile tebligatın 21 e göre yapıldığı gözetilerek, davalıların ihtarnamede belirtilen sürenin bitimi olan 18/08/2021 tarihinde temerrüte düştükleri, bilirkişi raporunun bu husus dikkate alınarak düzenlendiği, raporun usule, oluşa ve denetime uygun olduğu hükme esas alındığı, çek sorumluluk bedellerinin depo edilebilmesi için gerek asıl borçlu gerekse kefil yönünden sözleşmede hüküm bulunduğu gözetilerek davalıların toplam 277.777,77TL üzerinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacağın likit olduğu değerlendirilerek hüküm altına alınan miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, Davalıların Adana Banka Alacakları İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile, takibin ... nolu krediden kaynaklı olarak 195.324,48 TL asıl alacak, ... nolu krediden kaynaklı olarak 424,37 TL asıl alacak, ... nolu hesaplardan kaynaklı olarak 50.257,31 TL asıl alacak, çek hesabından kaynaklı olarak 16.020,00 TL asıl alacak, 14.986,26 TL işlemiş faiz, 765,35 TL vergi olmak üzere toplam 277.777,77 TL üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 55.555,55 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 18.974,99TL'den peşin ödenen 3.355,32 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.619,67TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu 1.619,45TL yargılama giderinden kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 15.617,58TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının peşin olarak ödediği 3.355,32TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 41.888,89 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 37,19TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2023
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza