İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/513 E. 2023/407 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/513
- Karar No
- 2023/407
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/513 Esas - 2023/407 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/513 KARAR NO : 2023/407
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ...
2- ... - ...
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 18/07/2022 KARAR TARİHİ : 07/07/2023 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı asıl borçlu ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi genel sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin ödemeleri yapılmayınca noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi neticesinde davalı borçlular aleyhine Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %40'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalılar herhangi bir beyanda bulunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile davalı ... arasında 24/08/2017 tarihinde 250.000,00 TL limitli ve 15/12/2016 tarihinde borç limiti 50.000,00TL olan Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Üsküdar 16. Noterliği'nden gönderilen 06/10/2021 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği 06/10/2021 tarihinde hesabın kat edildiği 84.148,12TL alacağın bulunduğu, borcun 1 gün içerisinde ödenmesi bildirilmiştir. Davalı asıl borçlu ... ve davalı ...'in sözleşmede bulunan adresine gönderilen ihtarnameler 15/10/2021 tarihinde iade edilmiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki; ".... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) bu durumda asıl borçlunun 17/05/2019 tarihinde, davalı ... ve davalı ...'in ise takip tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Davalı kefilin kefaleti TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalı kefilin genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih itibari ile evli olmadığı için eş rızası aranmayacağı hallere girmektedir. Davalı gerçek şahısların kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır. Adana Banka İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu-davalılar aleyhine 14/12/2021tarihinde, genel kredi sözleşmesi borcundan dolayı toplam 91.363,82 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 2.7 maddesinde; müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini) ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye kadar bankanın faiz, komisyon, gider ve vergisi ve sair vergi ve diğer masraflarını muacceliyet anında geçerli olan oran ve koşullarla işletmeye devam edeceğini kabul eder. Ancak müşteri, bankaca uygulanan akdi faiz oranının muacceliyet tarihi itibariyle aynı tür krediler ve hesaplar için bankanın T.C.Merkez bankasına bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden düşük olması halinde en yüksek olan %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödeyeceği tespit edilmiştir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. Bankacı bilirkişi ... 03/01/2023 tarihli raporunda; dava konusu genel kredi sözleşmesinin 6098 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğu sözleşmenin TBK 583.maddesi gereği şekil şartlarına uygun taşıdığı, davacı banka nezdinde sözleşmeye istinaden tarımsal taksitli kredi şeklinde kullandırımın yapıldığı, davalının 150.000,00TL tutarındaki 24/08/2017 tarihli dayanak sözleşmedeki 150.000,00TL kefaletten doğan sorumluluklarının devam ettiğini, davacı bankanın davalı ... yönünden; 84.148,12 TL asıl alacak, 6.872,10 TL işlemiş faiz, 343,60 TL BSMV olmak üzere toplam 91.363,82TL, davalı ... yönünden; 84.148,12 TL asıl alacak, 2.417,47TL işlemiş faiz, 120,87 TL BSMV olmak üzere toplam 86.686,46 TL alacağı olduğunu belirtmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67/1.mad gereğince açılmış itirazın iptali davası olduğu, davacı ile asıl borçlu davalı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince, davalıya krediler kullandırıldığı, diğer davalının bu kredi sözleşmesine müteselsilen kefil olduğu, kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'ne ait 2021/... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine girişildiği, davalı borçlular tarafından takibe itiraz edilmesiyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, davalı kefilin kefaletinin, 6098 Sayılı TBK.'nun 583 ve 584.maddelerinde belirtilen şartları taşıması nedeniyle geçerli olduğu, davacı banka tarafından hesap kat edilerek Üsküdar 16. Noterliği'nden gönderilen 06/10/2021 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile kredinin ödenmediği 84.148,12TL alacağın bulunduğu, borcun 1 gün içerisinde ödenmesinin istendiği, davalılara sözleşme bulunan adreslerine gönderilen ihtarnamenin 15/10/2021 tarihinde iade edildiği, İİK’nın 68/b maddesinin asıl borçlu için hüküm ifade ettiği, diğer davalı için bu maddenin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilerek, davalı asıl borçlu ...'in ihtarnamede belirtilen sürenin bitimi olan 17/10/2021 tarihinde, davalı ...'in ise icra takibi ile temerrüte düştükleri, bilirkişi raporunun bu husus dikkate alınarak düzenlendiği, raporun usule, oluşa ve denetime uygun olduğu gözetilerek hükme esas alındığı, davalı asıl borçlu ...'in toplam 91.363,82TL, davalı ...'in ise 86.686,46TL üzerinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar kısa kararda davalılar için ayrı ayrı icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de, maddi hata olduğu infazda tereddüt uyandıracağı görülerek hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 18.272,76 TL icra inkar tazminatının tamamından davalı ...'in, davalı ...'in ise 17.337,29 TL'lik kısmından diğer davalı ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı ... yönünden kabulüne, Davalının Adana Banka Alacakları İcra dairesinin 2021/... esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 84.148,12 TL asıl alacak, 6.872,10 TL işlemiş faiz, 343,60 TL BSMV olmak üzere toplam 91.363,82 TL üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 18.272,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, Davalının Adana Banka Alacakları İcra dairesinin 2021/... esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin 84.148,12 TL asıl alacak, 2.417,47 TL işlemiş faiz, 120,87 TL BSMV olmak üzere toplam 86.686,46 TL üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olan 17.337,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 6.241,06TL'den peşin ödenen 1.437,04TL'nin mahsubu ile bakiye 4.804,02TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (davalı ... bu tutarın tamamından, davalı ...'in ise 4.558,03TL 'sinden sorumlu tutulmasına) 3-Davacının yapmış olduğu 1.883,70TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... bu tutarın tamamından, davalı ...'in ise 1.787,26TL 'sinden sorumlu tutulmasına) kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Davacının peşin olarak ödediği 1.437,04TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... bu tutarın tamamından, davalı ...'in ise 1.363,46TL 'sinden sorumlu tutulmasına) 5-A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 14.618,21TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... bu tutarın tamamından, davalı ...'in ise 13.869,76 TL 'sinden sorumlu tutulmasına) 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan, (davalı ... bu tutarın tamamından, davalı ...'in ise 1.518,08TL 'sinden sorumlu tutulmasına) kalan 81,92 TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek tarafların yokluklarında karar verildi.07/07/2023
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza