İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/447 E. 2025/114 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/447
Karar No
2025/114
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/447 Esas KARAR NO : 2025/114

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/06/2022 KARAR TARİHİ : 18/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 22/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 22.07.2016 günü sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla ... yönünden ... yönüne seyrederken yolun sağından yoldan çıkması ve 95 m sürüklenip takla atması sonucu yaralanmalı kaza olduğunu, davacının araçta yolcu olduğunu, davacının kazada ağır şekilde yaralandığını, kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğünü, kazadan dolayı sürekli sakat kaldığını, geçici maluliyet yaşadığını, ailesinin kendisine baktığını, davacının eski yaşam fonksiyonlarına sahip olmadığını, 17.03.1993 doğumlu davacının Suriye uyruklu olduğunu, hastane kayıtlarında ... olarak kaydedildiğini, kimlik bilgileri karşılaştırıldığında aynı kişi olduğunun anlaşılacağını, ekli hastane kayıtlarında da isminin göründüğünü, davalı şirkete hasar başvurusu üzerine .../2 sayılı yazı ile 01.04.2021 tarihinde 27.819,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ... Siogrta A.Ş. genel müdürlüğünün davacı tarafından yukarıda belirtilen ödeme yapılmışsa da itiraz edilmesine rağmen dönüş yapılmadığını, bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurduklarını, dava açmak zorunda kaldıklarını belirtmiş ve şimdilik 500,00 TL sürekli sakatlık, 500,00 TL geçici sakatlık, 500 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere şimdilik toplam 1.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 18/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın davalı şirket nezdinde ... no.lu ve 16.06.2016/2017 vadeli KMA ZMSS (Trafik) poliçesiyle sigortalanan ... plakalı aracın karıştığı iddia edilen trafik kazası sonucu davacıların yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat talebinden kaynaklandığını, ... sayılı Tahkim başvurusunda lehe karar verildiğini, davalı şirketçe 15.01.2021 tarihinde 27.819,00 TL ödeme yapıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davanın ticari dava olduğunu, 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığını, arabuluculuğa başvurulmadığını, zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, yürüyen bir ceza davası olmadığından ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, Anayasa mahkemesinin ..no.lu iptal kararıyla iptal edilen maddelerin burada dikkate alınmaması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan raporun tarih itibariyle yönetmeliğe uygun olmadığını, yeniden hesaplama yapılması halinde bu hesaplamanın asgari ücret esas alınarak 2010 TRH mortalite tablosuna göre yapılması gerektiğini, 1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, SGKya yazı yazılarak kazanın iş kazası olup olmadığın, davacıya peşin sermaye değerli maaş başlanıp bağlanmadığının, bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması, yapılmışsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, tedavi ve geçici iş göremezlik tazminatlarından sorumluluklarının ortadan kalktığını, davacının araçta hatır taşıması yolcusu olması nedeniyle ve kazada zararın artmasında kusuru olduğunun belirlenmesi durumunda hatır ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, faizin yasal faiz olması gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... ceza sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 05/06/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu olayda plakası belirsiz aracın firari sürücüsünün % 75 oranında asli kusurlu olduğu, Davacının yolcusu olduğu ... plakalı aracın sürücüsü Tarkan Demirin % 25 oranında tali kusurlu olduğu, Olayda başka kişi veya kuruluşlara yüklenebilecek bir kusur oranının olmadığı, HATIR TAŞIMASI değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı giderinden kaynaklı tazminat davasıdır. Huzurdaki davada, 22/07/2016 tarihinde dava dışı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ...plaka sayılı aracın içerisinde yolcu konumunda iken meydana gelen kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında maluliyet raporu tanzimi yönünden davacı vekilinin talebi ile dosya ... Üniversitesi Adli Tıp Bölümünden davacı hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için mütemadiyen sevki için müzekkereler yazılmıştır. Davacı yan Mahkememizin 08/05/2024 ve 15/10/2024 tarihli ara kararı ile davacı asıl ATK ön raporundaki eksikliklerin giderilmesi için hastaneye sevkinin sağlanılması istenmiş ise de davacı vekilinin davacının yurt dışında olduğu ve kendisinin sevkinin sağlanamayacağı dilekçeleri ve duruşmadaki beyanlarından açıkça anlaşılmıştır. Bu kapsamda 15/10/2024 tarihli celsede, davacı vekiline tebliğ edilen ATK cevabi yazısı kapsamında davacının adli tıp bölümünde hazır olup olmadığı hususunda beyanda bulunması için 2 haftalık süre verilmesine, muayene için hazır olmamış ise 2 haftalık kesin süre içerisinde adli tıp bölümünde muayene için hazır olmasına, kesin süre içerisinde hazır olmadığı takdirde bu talebinden vazgeçmiş sayılarak dava dosyasının mevcut haliyle ele alınacağının ve adli tıp bölümünden dosyanın işlemsiz olarak iadesinin isteneceğinin duruşma zaptının tebliği ile ihtar edilmiştir. Aynı duruşma zaptında HMK madde 31 kapsamında davacı vekiline maddi tazminat talebi kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle her bir talep için ne miktarda tazminat talep ettiğini ayrı ayrı belirtmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde davasının HMK madde 194 kapsamında somutlaştırmaması halinde işbu taleplerinden vazgeçmiş sayılarak davanın mevcut haliyle ele alınacağı ihtar edilmiş ise de davacı vekilince hem duruşmaya katılım sağlanmamış hem de beyanda bulunmamıştır. Yaklaşık 1 yıldan uzun süre geçmesine rağmen davacının eksiklikleri neden tamamlamadığı hususunda hiçbir açıklama ya da mazeret de bildirilmemiştir. Mahkememizin 08/05/2024 ve 15/10/2024 tarihli ara kararlarına ve ATK'nın birden fazla yazısının davacı yana tebliğine rağmen davacının ATK ön raporunda bulunan eksikliklerin tamamlanması için hastane başvurusunu yapmamış olduğu, ihtaratlı ara kararlara rağmen gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakla; davacı yana yeniden süre verilmesinin dava dosyasına katkı sağlamayacağı, dava dosyasının davacı yanca bilerek ve isteyerek sürüncemede bırakılması ve usul ekonomisi gereğince davacı yanın ATK inceleme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve yargılamaya davacı yanın yokluğunda devam olunmuştur. 6098 sayılı TBK'nun 50.maddesi hükmü uyarınca, "zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Somut uyuşmazlıkta zararın takdiri açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi öncelik arz etmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Aynı Kanunun 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Bu nedenle 1 yıldan uzun süre zarfında 2 farklı kesin süreli ihtar ve makul süre verilmesine rağmen, davacı yanca hiçbir özür ya da mazeret bildirilmeksizin ara kararların yerine getirilememesi ve dava dosyasında takdir edilecek tazminatın mevcut itibariyle değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 534,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/447, K. 2025/114, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-447-e-2025-114-k-0bc338e7a16b