İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/79 E. 2025/122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/79
- Karar No
- 2025/122
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLLERİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALI : 3- DAVA : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 06/02/2023 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkili adına kayıtlı ve Alman Federal Cumhuriyeti plakalı ... plakalı araç, müvekkili tarafından sevk ve idare halinde iken davalılardan ... Ticaret adına kayıtlı ... plakalı ve diğer davalı ...'nun sevk ve idaresindeki iken 02/09/2022 tarihinde Konya İli, ... İlçesinde trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin, 02/09/2022 tarihinde tamamen trafik kurallarına uymasına rağmen ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın hız ve takip kurallarına aykırı davranmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, yargılama sırasında yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile bu hususun açıklığa kavuşacağını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalılardan ... Sigorta tarafından yapıldığını, KTK 97 maddesi uyarınca iadeli taahhütlü olarak sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını, meydana gelen kaza sonrasında müvekkili aracın piyasa değerinin oldukça düştüğünü ve bu sebeple aracında değer kaybı meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın markasının mercedes olduğunu, arkadan almış olduğu darbe sonrasında tamirat işlemlerine maruz kaldığını, buna ilişkin fotoğraflar ve dekontları da dosyaya sunduklarını, müvekkili aracındaki orjinal parçaların değiştiğini, araç üzerinde boya işçiliği de uygulandığını ve renk olarak da orjnalliğini yitirdiğini, hasar bedeli taleplerininde bulunduğunu, kaza olayından davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili aracın olayda kusurlu olduğu gerekçesiyle herhangi bir ödeme yapıldığı, tamir ücretinin de karşılanmadığını, müvekkili aracı kendi imkanlarıyla tamir ettirmiş, boya işçiliği, parça bedeli, mercedes amblem bedeli ve işçilik bedelleri çok yüksek miktarda tuttuğunu, bilirkişi tarafından da bu hususun dikkate alınması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli taleplerinde bulunduğun, müvekkilinin aracının en az 15 gün tamirhanede kaldığını, bu süreçte aracını kullanamadığını, zira yapılan işçilik, kaporta ve boya işlemlerinin tamirde uzun süre kalması gerektiğini, müvekkili tarafından arabuluculuk başvurusundan da herhangi bir sonuç alınamadığını, alacağın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 50,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve diğer davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, 50,00 TL hasar bedelini kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müvekkilinin alacağının semeresiz kalmaması için davalı şirket üzerine kayıtlı ... plakalı araç ve adına kayıtlı başkaca araç ve taşınmazlar üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, talebin reddi halinde davalı şahıslar üzerine kayıtlı taşınmaz ve araçların devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati haciz konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, 50,00 TL olarak açmış oldukları değer kaybını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30,000 TL'ye çıkartıklarını, 50,00 TL olarak açmış oldukları araç mahrumiyet zararını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL artırdıklarını, kısmı dava olarak açılan 50,00 TL hasar bedeli taleplerini ise 15.605,00 TL ye artırdıklarını, davanın bu miktarlar üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili 24/02/2023 tarihli cevap dilekçesi ile, delilerin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, müvekili şirkete, davacı tarafından usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış, dava öncesinde sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirildiğini, davacı tarafın, davasını belirsiz alacak davası olrak açmasında hukuki yararın bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, davaya konu kaza sonrasında müvekkili şirkete hasar aşamasında başvuru yapılmış olup iş bu talebin müvekkili şirket tarafından reddedildiği, davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının davasını açmakta kötüniyetli olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle hasar ücreti ile değer kaybının uzman sigorta eksperi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın mahrumiyet bedeli talebinin ZMMS genel şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe dahilinde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yine davayı kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin poliçe teminatı limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, aracın hasarının uzman sigorta exsperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemekle hasar tarihinden aracın piyasa rayiç değerinin uzman sigorta eksperince belirlenmesi gerektiğini, davanın haklı olduğu varsayılsa ile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafta bırakılmasını talep etmiştir. Davalılardan ... ... Ticaret LTD ŞTİ vekili 03/03/2023 tarihli cevap dilekçesi ile, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, meydana gelen trafik kazasında davacı tarafın tam kusurlu bulunduğunu, buna ilişkin varsa mobese kayıtlarının celbi gerektiğini, meydana gelen kaza da müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu faturaları kabul etmediklerini, kazada oluşan hasar ile fatura içeriklerinin birbiriyle uyuşmadığını belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamında toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava "(Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan)" davasıdır. Mahkememizce Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Türkiye motorlu Taşıt Bürosuna, Türkiye Noterler Birliğine, ... Sigorta Sigorta Şirketine müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur. Yargılama devam ederken Adli Trafik Bilirkişisi ... ve Hasar-sigorta bilirkişisi ...'ın bulunduğu bilirkişi heyetinden 12/11/2023 tarihinde rapor alınmış, alınan raporda özetle, ... plakalı kamyon sürücüsü ...'nun bu kazanın oluşumunda KTK 84 maddesindeki asli kusurlardan madde 56/1-c ihlal ettiğinden %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu bulunduğu, ... plakalı aracın sürücüsü davacının herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, ... plakalı aracın hasar bedeli tutarının 15.605,00 TL olduğu, bakiye değer kaybı tutarının 30.000,00 TL olduğu, mahrumiyet bedelinin ise 7.000,00 TL olduğu yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Yargılama devam ederken Adli Trafik Bilirkişisi ... ve Hasar-sigorta bilirkişisi ...'ın bulunduğu bilirkişi heyetinden 29/02/2024 tarihinde ek rapor alınmış, alınan ek raporda, kök rapordaki tespitlerde herhangi bir isabetsizlik olmadığı ve bu nedenle kök raporda herhangi bir değişikliğin mahal olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Yargılama devam ederken bilirkişiler ..., ... ve ...'in bulunduğu alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden 08/05/2024 tarihinde rapor alınmış, alınan raporda özetle; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu bulunduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönünde kanaat bildirir rapor sunulmuştur. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek, hasar zararı, değer kaybı ve mahrumiyet zararının tazmini isteminde bulunmuştur. 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da araç değer kaybı tutarının ve mahrumiyet zararının ne şekilde belirleneceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Yine Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik hale gelen içtihatları uyarınca araç mahrumiyet zararı ise hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre belirlendikten sonra belirlenen tamir süresi içinde emsal nitelikteki bir araç için ne kadar masraf yapılacağı ( kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) tespit edilmek suretiyle hesaplanacaktır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı davalı araç sürücüsü ...'nun tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 30.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, 15.605,00 TL hasar zararının oluştuğu, davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 7.000,00 TL olduğu, hasar ve değer kaybından kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ... plakalı araç sürücüsü ve işleteninin sorumlu olduğu, dava ve değer artırım tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı, sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın KABULÜ ile; 02/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 30.000,00 TL, hasar nedeniyle 15.605,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ... Sigorta Şirketinden 23.10.2022 tarihinden, diğer davalılar ... Tic. Ltd. Şti. ve ...’dan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-... plakalı aracın kullanılmamasına bağlı mahrumiyet nedeniyle 7.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... Tic. Ltd. Şti. ve ...’dan 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 52.605 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 3.593,44 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 1.076,90 TL. harcın mahsubu ile kalan 2.516,54 TL. harcın davalılardan (davalı ... Sigorta şirketinin 2.181,67 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 2.516,54 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL. Başvuru harcı gideri, 8.400 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 1.451,25 TL. Posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 10.031,15 TL. Yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin 8.696,33 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili için 30.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL. yargılama giderinin, davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/02/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.