İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/401 E. 2026/127 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/401
- Karar No
- 2026/127
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/401 Esas KARAR NO:2026/127 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ: 29/06/2021 KARAR TARİHİ: 10/02/2026 BİRLEŞEN ------ SAYILI DOSYASI DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ:30/05/2025 KARAR TARİHİ:10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ESAS DAVA İDDİA VE TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --------- tarihinde ----sevk ve idaresindeki ----------- plakalı aracı ile-------- istikametine seyir halinde iken hızlı, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz hareket etmesi sonucu müvekkili yönünden yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını,----- plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle malul kaldığını, vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını, ağır travma geçirdiğini, davalı ------- tarihinde başvuru yaptıklarını ve daha sonra dava şartı olan arabuluculuk yoluna gittiklerini, her iki başvurudan da anlaşma sağlanmadığını, bu nedenle şimdilik davalıdan -------- (10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL bakıcı gideri ) maddi tazminatın ve ileride belirlenecek tazminatın başvuru tarihi olan ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile ----- manevi tazminatın da tahsili ile yargılama giderleriyle ücreti vekaletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ESAS DAVAYA İLİŞKİN SAVUNMA: Davalı ---------vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, haksız davanın reddi gerektiğini, davacı kusur durumunu ve ceza dosyasında uzlaşma mevcut olup olmadığını tespit edebilmek adına (ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda müvekkil şirketin sorumluluğu olmayacaktır) ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için olay tarihine ait hastane belgeleri ile illiyet bağ kurularak, maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini beyanla; usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar -----kendilerine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
BİRLEŞEN DAVADA İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dilekçesinde özetle; ---- tarihinde --- ait ----- plakalı araç ile ------istikametine seyir halinde iken hızlı, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz hareket etmesi sonucu müvekkil yönünden yaralamalı (malulü) trafik kazası meydana gelmiştir. Kazanın meydana gelmesinde ---- plakalı araç sahibi/ sürücüsü ASLİ VE TAM KUSURLU olup; müvekkilinin olaydan da anlaşılacağı üzere bu kazadan dolayı hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili, bu kaza neticesinde vücudunun çeşitli bölgelerinden/yerlerinden yaralanmış, ağır travma geçirmiş, uzunca sure hastanede hayati tehlike altında tedavi görmüş, ameliyat olmuş ve müvekkilin vücudunda kemik kırıkları, çökmeleri ile organ/doku kaybı meydana gelmiştir. kaza nedeni ile işgücü kaybı, hareket yeteneğinde kısıtlılığa ve özürlülüğüne neden olunduğunu, hukuki bağlantılar sebebiyle söz konusu dosyanın ------Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini beyanla öncelikli olarak davanın kabulüne, -------- Sayılı ilamı doğrultusunda müvekkillerin maddi manevi tazminat alacaklarının teminat altına alınması için davalı ve eşi adına kayıtlı olan taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. Kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine 3. Kişilere devri engeller nitelikte ---- şeklinde ihtiyati tedbir ve dava konusu alacak miktarında ihtiyati haciz konulmasına, tazminat taleplerinde fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası kapsamında ileride artırılmak üzere şimdilik, 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenmek üzere; --- maddi tazminatın --- tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ---manevi tazminatın ---- tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ------ sayılı dosyası ile hukuki bağlantılar olması nedeniyle dosyanın birleştirilmesine, dosyadaki bilirkişi raporları ve dava dilekçesinin taraflara tebliğine, arabuluculuk, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA; Davalı -------vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu talepler zamanaşımına uğradığını, haksız davanın reddi gerektiğini, davacı kusur durumunu ve ceza dosyasında uzlaşma mevcut olup olmadığını tespit edebilmek adına (ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda müvekkil şirketin sorumluluğu olmayacaktır) ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için olay tarihine ait hastane belgeleri ile illiyet bağ kurularak, maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini beyanla; usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar ---- kendilerine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan maddi ve manevi zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. ----- karar sayılı yetkisizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Meydana gelen Trafik kazasında öncelikle tarafların kusur oranlarının tespiti için ---- rapor tanzimi istenilmiş olup, ---- alınan kusur raporunda özetle; " Sürücü ---- %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu, Sürücü --- %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur. ---- alınan kusur ek raporunda özetle; " Sürücü ---- %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu, Sürücü ---- %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu Şeklinde rapor sunulmuştur. ------ alınan Maluliyet raporunda özetle; "Mevcut belgelere göre ----- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle ---- tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi Şekil 2.6 %8, Tablo 2.3 %5 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur. Alınan kusur ve maluliyet raporu ile zararın hesaplanması için Aktuer alanında uzman bilirkişiden rapor tanzimi istenilmiştir. Alınan Bilirkişi raporunda özetle; " Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının------ olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının ---- olduğu, ------- tarafından davacının bakıcıya ihtiyacı olmadığının tespit edilmiş olması hasebiyle bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığı, bu nedenle bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden --- tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir --------- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden,---------Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan davalılar müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı vekili maddi zararlarının davalı-birleşen dava davalısı sigorta tarafından giderildiğini her iki dava yönünden maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığını beyan etmesi sebebiyle maddi tazminat talepleri yönünden asıl davada ve birleşen davada davalı sigorta ve davalı ------ yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Asıl davada davacı taraf davalı sigortadan da manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de ---- poliçesinde manevi tazminat klozu bulunmadığından davalı sigorta yönünden manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının %80, davalı yanın %20 oranında kusurlu olduğu, kaza sebebiyle davacının engellilik oranının % 5 olduğu, iyileşme süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. ------ gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Davacının manevi tazminat talebi yönünden, kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, , davacının yaşı, kaza sebebiyle davacının yaşadıkları acı ve üzüntü,, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, davacı lehine ----manevi tazminat'ın davalı ---- alınmasına hükmedilmiştir. Kısa kararda sehven --- kalmış olup sigorta yönünden manevi tazminat talebi yukarıda da açıklandığı üzere reddedilmiştir.Birleşen davada da davacı taraf davalı sigortadan da manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de ---- manevi tazminat klozu bulunmadığından davalı sigorta yönünden manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Derdestlik; mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HU MK) ilk itiraz olarak düzenlendiği hâlde, 6100 sayılı HMK’da dava şartı olarak kabul edilmiştir.Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir.Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir ----- Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.Davacı tarafından birleşen dava davalısı---- aleyhine -------Sayılı dosyasında davalı sigorta ile beraber davalı gösterilerek dava açıldığı, ilgili mahkemece 1. Celsede davalının------ eklenmesine karar verildiği, 2. Celsede ise davalı sigorta yönünden mahkememize yetkisizlik kararı verildiği, davalı--- yönünden ise tefrik kararı verildiği, davalı ----yönünden davanın ayrı bir esasa kaydedildiği ve --- Numarasını aldığı,------ sayılı dosyada da Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği ancak gerekçeli karar sonrası dosyanın görevli mahkemeye gönderilmediği, istinaf edilmediği yani kesinleşen bir karar bulunmadığı, bu hali ile davalı ------- yönünden birleşen davadaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kısa karar da maddi tazminat için karar oluşturulmuş ise de sehven manevi tazminat talebi kısa karara eklenmediği görülmüş ise de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak için düzeltme yapılamamış olup taraflarca talep edilmesi halinde HMK 305/a gereğince tamamlama yapılabilecektir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-1-Asıl davada davacının maddi tazminat talepleri yönünden dava konusuz kaldığından konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının davalı -------- manevi tazminata ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ıslah harcı toplamı 719,87-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 12.13-TL harcın, davacı taraftan tahsil edilerek, hazineye irat kaydı yapılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı ----- Manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -------- verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, B-1-Birleşen davada davalı ------ yönelik davacının maddi tazminat talepleri konusuz kaldığından konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davalı --------- maddi tazminat tahsiline yönelik talebinin ise 6100 Sayılı Yasa'nın 114/1-ı ve 115/2 maddesi gereğince davanın derdestliliğe ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 3-Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ İLE, ---- manevi tazminatın kaza tarihli olan ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ---ve davalı ------müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacının davalı ------ manevi tazminata ilişkin talebinin REDDİNE, 5-Karar harcı 1.707,75-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ıslah harcı toplamı 1.415,40-TL harcın mahsubu ile bakiye ----- harcın davalılar ------- müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek tahsili ile hazine adına irad kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.415,40 -TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.030,80 -TL harcın davalılar --- ve davalı ------ müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine 7-Davacı tarafından yapılan 2.685,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.685,50 -TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.342,75- TL sinin davalılar ---- davalı -----müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 25.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalılar ----davalı ------müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 10--Davalı ------ Manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, 11-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 12-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.300,00-TL.sinin davalılar ---- ve davalı ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 2.300,00 -TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; davacı- birleşen dava davacısı vekilinin yüzüne karşı, davalı, birleşen dava davalılarının yokluğunda yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.