İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/400 E. 2024/255 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/400
Karar No
2024/255
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/400 Esas - 2024/255 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2022/400 Esas KARAR NO :2024/255 Karar

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :27.05.2022 KARAR TARİHİ :26.03.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: D a Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin aleyhine icra takibi başlattığını ve yıllar içerisinde peyderpey olmak üzere 76.447,14 TL'lik kısmının icra dosyasından tahsil edildiğini, müvekkilinin yaptığı ödemeye rağmen davalı kötü niyetli olarak müvekkilinin maaş, menkul ve gayrimenkullerine haciz konulması talebi ile icra takibine devam ettiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %20'den az olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, icra dosyasına yatırılacak ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların haczi neticesinde gelecek paraların alacaklıya ödenmemesi ve müvekkilinin mallarının haciz edilmesi halinde de satışının engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme giderleri ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının cevap dilekçesinde özetle; davalının Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davanın reddedildiğini, işbu açılan davanın doğru olmadığını, icra dosyasında vekili olduğundan bahisle dava dilekçesi ve tensip zaptının vekiline tebliğ edilmesini talep etmiştir. Adana (kapatılan) 13. İcra Müdürlüğüne, Adana CBS'ye, Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesi'ne ve Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verilerek dava konusu bilgi ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacı aleyhine Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı dosyasına konu alacağın davacı tarafından davalıya dava tarihinden önce ödenip ödenmediği ve bu sebeple borcun sona erip ermediği, taraflar arasında düzenlenen 01.04.2019 tarihli tutanak başlıklı belgede tarafların Adana (kapatılan) 13. İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı takibine konu borca ilişkin anlaşmalarının şarta bağlı düzenlenmiş olup olmadığı, davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve davalıya borçlu olmadığı alacağın tutarı hususlarında toplanmaktadır. Mahkememizce dosya, ekleri ile birlikte nitelikli hesap uzmanı bilirkişisine tevdii edilmiş; bilirkişi ... 'den alınan 06.12.2023 tarihli raporda; Adana 13. İcra Dairesi 2012/... Esas sayılı icra takip dosyasına ilişkin düzenlenen 01.04.2019 tarihli protokolün dosyada yer alan bilgi ve belgelere ve mevcut delil durumuna göre davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığı, dosya borcunun ödemeyle sona ermiş olduğuna işaret ettiği, protokol maddelerinde tarafların karşılıklı hak ve borçları bakımından koşulların kararlaştırılmadığının tespit edildiği hususlarında görüş ve kanaat bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE Dava, davacının Adana (kapatılan) 13. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (5721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ayrıca sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu senedin bedelsiz olduğu konusundaki iddiasında ispat külfetinin borçluya ait olduğu, diğer menfi tespit davalarından farklı olarak kıymetli evrak ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında borç ikrar anlamı taşıyan bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının Adana (kapatılan) 13. İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlattığı ve yıllar içerisinde peyderpey olmak üzere 76.447,14 TL'lik kısmının icra dosyasından tahsil edildiği, davacının yaptığı ödemeye rağmen davalının kötü niyetli olarak davacının maaş, menkul ve gayrimenkullerine haciz konulması talebi ile icra takibine devam ettiği, taraflar arasında akdedilmiş olan tutanaktır başlıklı 01/04/2019 tarihli protokol uyarınca davacının borcunun kalmadığı iddiası ile Adana (kapatılan) 13. İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, taraflar arasında imzalanmış 01/04/2019 tutanaktır başlıklı protokol göre davalı/alacaklı ... tarafından davacı/borçlu Duran Kılavuz'danAdana (kapatılan) 13. İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı dosyasına ilişkin alacağın haricen tahsil edildiği belirtilmiş, davalı dosya kapsamında cevap dilekçesi sunmamış ancak 20/10/2022 tarihli celsede söz konusu protokolün şart bağlı olarak yapıldığını, şart gerçekleşmediğinden alacağının varlığını devam ettirdiğini iddia etmiştir. Bu bağlama ödeme iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir. İcra takibi 01/03/2012 tanzim tarihli 09/03/2012 vade tarihli 50.000 TL bedelli kambiyo senedine dayanılarak başlatılmıştır.01/04/2019 tarihli protokol uyarınca davacının borcu ödemesi sebebiyle icra müdürlüğü dışında kendisine ibraname verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen tutanakta şart koşulu olmadığı gibi, ödenmemiş alacağın bulunduğuna yönelik iddia yönünden bunu iddia edene ispat külfeti düşmekte olup, davalı davacıdan alacağı olduğunu ispat külfeti altında olduğu dikkate alındığında alacağın varlığına ilişkin yazılı delil sunmadığı iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2012/... esas sayılı dosya yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2012/... esas sayılı dosya yönünden DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 3-Alınması gerekli 4.918,32‬ TL nisbi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.229,58 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 3.688,74‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.229,58 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 1.601,50 TL tebligat, bilirkişi ve posta gideri olmak üzere toplam 2.911,78‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekili tarafından 14.09.2022 tarih ve ... seri, ... sıra nolu, ... özel nolu tahsilat makbuzu ile yatırılan 10.800,00 TL nakdi teminatın 6100 sayılı HMK.nun 392/2 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması halinde davacı vekiline İADESİNE, 7-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA İÇİNDE mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26.03.2024 Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır BU BELGE 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNU KAPSAMINDA E-İMZA İLE İMZALANMIŞTIR.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/400, K. 2024/255, T. 26.03.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-400-e-2024-255-k-0bc97b23b93d