İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/393 E. 2022/1048 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/393
Karar No
2022/1048
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/393 KARAR NO : 2022/1048

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (...) ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... -(...) ... VEKİLİ : ... - ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2022 KARAR TARİHİ : 23/11/2022 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sektörün önde gelen isimlerinden olduğunu, davalının yıllardır çiftçilik işi ile uğraştığını ve müvekkili şirket ile ticari ilişkileri olduğunu, davalının 05/10/2021 tarihli sipariş formu ile iki farklı çeşitte toplam 120.000 adet ... fidesi satın aldığını, daha sonra yapılan telefon görüşmeleri ile sipariş miktarını arttırarak 132.254 adet ... fidesinin kendisine teslim edildiğini, fidelerin teslimine istinaden müvekkili şirket tarafından 15/12/2021 tarihli 42.321,81 TLT tutarındaki satış faturasının düzenlendiğini, davalı tarafından bu faturaya konu tutarın bir kısmının ödendiğini, ancak faturaya ait 22.321,18 TL tutarındaki bakiye alacağın ödenmediğini, bakiye alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takip durduğunu beyan ederek, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, %20' den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından malın teslim edilip edilmediğinin, yapılan satışların ve alınan ödemelerin ticari kayıtlara işlenip işlenmediğinin, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığının araştırılması gerektiğini, ödeme alınmadan sipariş formu düzenlenemeyeceğini, teslim edildiği iddia edilen malın tesliminden 6 gün sonra tahsilde tekerrüre sebebiyet verecek nitelikte fatura tanzim edilmesinin hukuken kabulünün mümkün olmadığını, davacının icra takibi başlatmasının sebebinin müvekkili tarafından Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyasında mevcut bulunan rapor ile sabit olunan davacı alacaklı tarafından güz dönemine ait ... fidesi yerine yaz dönemine ilişkin fide verilerek yaklaşık 261.250,00 TL zararının oluşmasına sebebiyet verildiğini ve müvekkilinin davacı hakkında yasal süreç başlatmasından kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Adana Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasında, alacaklı davacı, borçlu davalı hakkında 07/04/2022 tarihinde fatura bedelinden dolayı 22.321,81 TL asıl alacak, 1.102,00 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 23.423,81 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuştur. ...nin 07/06/2022 tarihli yazı cevabında; davalının ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan ... numarası aldığı belirtilmiştir. ...'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda davalının sicil kayıtlarında kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, ... Müdürlüğü'nün müzekkeremize cevaben gönderdiği 07/06/2022 tarihli cevabi yazısı kapsamına göre, davalının gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan ... numarası aldığının bildirildiği, ...nün 07/06/2022 tarihli yazısı ile davalının sicil kayıtlarında bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177.maddesinin 1.fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan alım satımlara ilişkin nakdi limit sınırını aşmadığı, değerleri itibariyle davalının faaliyetinin tacir niteliğinde olmadığı ve esnaf kabul edilmesi gerektiğinin anlaşıldığından, 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/11/2022

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/393, K. 2022/1048, T. 23.11.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-393-e-2022-1048-k-58f0bb88e031