İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/349 E. 2023/108 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/349
Karar No
2023/108
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/349 Esas - 2023/108 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/349 KARAR NO : 2023/108

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... - ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2022 KARAR TARİHİ : 14/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E Sayılı icra dosyası ile davalı/borçluya karşı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibinin bir kısmına itirazı üzerine itiraz edilen kısım bakımından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından icra takibine yapılan kısmi itirazda müvekkil şirkete herhangi bir borcun olmadığı belirtilerek borca kısmi itiraz edildiğini ancak yapılan itiraz hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarına göre davalının yapılan işe istinaden kesilen faturalara ilişkin borcu olduğunu, davalının gerek icra takibi öncesi gerek sonrasında borcunu ödememekte ısrar ettiğini bu nedenle yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamı ve davalı borçlunun icra inkar tazminatına hükmedilmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ticari iş nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı başlatılan Adana İcra 5. Müdürlüğüne ait 2020/... esas sayılı dosyası ile icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafça, davanın ticari olduğu değerlendirilerek mahkememize dava açılmışsa da; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. TTK'nun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. TTK'nun 4. Maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Diğer yandan TTK'nun 5. Maddesinde; "Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması ya da Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş mutlak ticari davalardan olması gerekmektedir. Somut olayda, davalının ... olduğu, her iki tarafın ticari işletmesinin ilgilendiren bir nispi davanın bulunmadığı, davaya konu takibin ise fatura nedeniyle başlatılan bir takip olduğu bu hali ile de mutlak ticari davanın bulunmadığı göz önünde bulundurularak davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir (Yargıtay 17. HD 2016/11322 E.2018/2585 K. 17. HD. 2014/24509 E. 2017/5341 K). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın çözüm yeri Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Mahkememizin görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra istek halinde dosyanın HSK tarafından bu davalara bakmakla görevlendirilen Adana Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Taraflarca bu başvurunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/04/2023

Katip ...

Hakim ...

e- imzalıdır e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/349, K. 2023/108, T. 14.04.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-349-e-2023-108-k-bf914ae69ef5