İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/323 E. 2025/534 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/323
Karar No
2025/534
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ :

DAVALI : VEKİLLERİ :

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 28/02/2022 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin 2013 yılında konut kredisi almak için davalı bankaya yaptığı başvuruya istinaden kullandığı 60.000,00 TL bedelli konut kredisini ve krediye eklenen 28.000,00 TL faizini yaklaşık 6 yıllık bir sürede geri ödeyerek borcu kapattığını, müvekkilinin kredi başvurusu yaparken talep etmediği halde davalı banka tarafından müvekkili adına iki farklı hesap açıldığını, bu hesaplardan birinin (... iban numaralı) kredi hesabı olduğunu müvekkilinin esnaf olarak çalıştığı kuru temizleme dükkanı adına ve ticari hesap olarak açıldığını, oysa müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir kişi olmadığını, esnaf olarak faaliyet gösterdiğini, bu hususun müvekkilinin vergi levhasından da açıkça görüleceğini, hesap isminin ödeme dekontlarında ...- ...Temizleme şeklinde geçtiğini, davalı banka tarafından müvekkilin mezkur banka kredi hesabından hesap işletim ücreti haricinde ...tarihinde 200,00 TL kredi limit revize ücreti ve 10,00 TL kredi limit revize ücreti BSMV, 26.04.2019 tarihinde 952,40 TL kredi limit tahsis ücreti ve 47,62 TL kredi limit tahsis ücreti BSMV, ...tarihinde 1.650,00 TL kredi limit tahsis ücreti ve 82,50 TL kredi limit tahsis ücreti BSMV ücreti olmak üzere toplamda 2.942,52 TL kesinti yaptığını, müvekkilinin kredi hesabından yapılan kesintiler haksız olup müvekkilin bilgisi ve rızası olmaksızın, gerekli onay alınmaksızın gerçekleştirildiğinden kesintilerin iadesi gerektiğini, müvekkilinin, konut kredisine başvurduğu sırada matbu olan genel işlem şartlarında limit tahsis ücretinin kesilmesi hususunun yer alıp almadığını bilemediklerini, böyle bir işlem şartı olsa da müvekkilinin bu hususta aydınlatılmadığını, müvekkili tarafından ...tarihinde mezkur kesinti ve konut kredisi alındığı sırada kendisinden tahsil edilen diğer alacak kalemlerinin iadesi için yaptığı başvuru üzerine Kayapınar İlçe Tüketici Hakem Heyetince 500,00 TL ekspertiz ücreti, 250 TL ipotek ücreti, 500 TL kredi tahsis ücreti olmak üzere toplam 1250 TL'nin iadesine; müvekkili tarafından aynı başvuruda iadesi talep edilen 1.000,00 TL limit tahsis ücretinin ticari hesap olması nedeniyle reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından bu sefer ...tarihinde 2020 yılına ilişkin kesintinin (toplam 1.732,5 TL) iadesi talebiyle Kayapınar İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, Hakem Heyetince ilgili işlemin ticari hesap olması ve şikayet konusu ürünün ticari ürün olması nedeniyle genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdiğini, müvekkilininin davalı bankaya sözü edilen limit tahsisine yönelik bir talebi olmadığı gibi ilgili bankanın ürün satmasına müvekkilinin rıza göstermediğini, bu hususta defalarca sözlü olarak ve telefon vasıtasıyla ilgili bankaya bildirimde bulunulduğunu, bunun haricinde hakem heyetine başvurarak ilgili ürün satışının iptalini, sözleşmeden dönmeyi ve kesilen ücretlerin iadesi için resmi başvuruda da bulunduğunu, ancak davalı bankanın ısrarla ilgili para kesintisini yapmaya devam ettiğini, ekte sunulacak ödeme dekontlarından da anlaşıldığı üzere tespit edebildiğimiz 3 farklı tarihte kesintiler yapılmış olup yapılan haksız kesintilerin yasal faiziyle müvekkile iadesinin gerektiğini, müvekkilinin davalı bankadan limit tahsis ücreti şeklinde bir talebi olmadığını, kaldı ki müvekkilinin limit tahsis ücretinin ne olduğunu dahi bilmediğini, müvekkilinin sadece herkes gibi konut kredisi almak istediğini ve buna ilişkin talepte bulunduğunu, diğer yandan müvekkilinin tüketici sıfatıyla davalı bankaya başvurduğunu, bankanın talep olmamasına rağmen müvekkilin esnaf işletmesi adına ticari hesap açma şeklinde zorunlu uygulamalar getirmesi ve devam eden süreçte normal karşılanabilecek yasal hesap işletim ücreti dışında yüksek meblağlarda "limit tahsis ücreti ve buna bağlı BSMV ücreti" kesintisi yapmasının yasaya aykırı olduğunu, diğer yandan müvekkilinin 2013 yılında davalı bankaya konut kredisi başvurusunda bulunduğunu, bir an için yapılan limit tahsis ücreti kesintisinin yasal ve haklı olduğu düşünülse dahi 2019 ve 2020 yıllarında bu ücret 5 yıllık zaman aşımına uğramış olup zamanaşımından sonra müvekkiline yansıtılmasını kabul etmediklerini, ayrıca yapılan kesinti oranlarının finans kuruluşlarının uygulayabileceği yasal kesintilerin çok üstünde olduğunu, ilgili yönetmeliklerde kredi tahsis ücreti olarak binde 5 oranı belirtilmişse de somut olayda mesele kredi tahsis ücreti olmayıp 'limit tahsis ücreti' şeklinde belirtilmekte olduğunu, müvekkilinin daha önce karşılaşmadığı ve kendisinden farklı ad ve oranlarda kesilen mezkur kesintilerin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkile geri ödenmesi gerektiğini ileri sürerek davalı banka tarafından müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak limit tahsis ücreti ve BSMV adı altında kesilen 2.942,52 TL'nin her kesinti kalemine kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı arasında ile ...tarihli genel kredi sözleşmesi ve ...tarihli genel kredi sözleşmesi ile ...tarihli tacirler için bankacılık işlemleri sözleşmesi imzalandığını, yine, taraflar arasında ...tarihli konut kredi sözleşmesi imzalanmış olup, işbu sözleşmenin ve kredinin davacının beyan ettiği masraf kalemleri ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacıdan tahsil edilen tutarların, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere, hukuka ve masraf-komisyon listelerine uygun olduğunu, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına rağmen, davacının iadesini talep ettiği tutarları belirttiğini, dava dilekçesinin talep sonucunda, 2.942,52 TL'nin faiziyle birlikte iade edilmesini talep ettiğini, buna rağmen, davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı TUTARAK 100,00-TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesini talep ettiğini. davacının iadesini talep ettiği miktar belli olmasına rağmen, işbu davasını HMK madde 107 gereği belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki bir yararı olmayıp, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmeden dava açtığını, müvekkili bankanın adresi İstanbul'da olup, davanın İstanbul'da açılması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya konu masrafların davacının bilgi ve onayı dahilinde tahsil edildiğini, tacir olan davacı imzalamış olduğu sözleşmeler ile bağlı olup, davacıdan alınan masrafların taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine uygun olduğunu ve yaptığı ödemelerin iadesini isteyemeyeceğini, aksi yönde düşüncenin sözleşmeye bağlılık ve irade özgürlüğü ilkesine aykırı olacağını, davacının kredi talebi üzerinde söz konusu kredinin kullanım koşulları ve kredi kapsamında tahsil edilecek ücretlerin davacıya bildirildiğini, davacı tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesinin 12.3 maddesinde;“ Müşteri, işbu Sözleşme uyarınca kullandığı veya kullanacağı krediler nedeniyle komisyon, masraf, fon, ücret ve halen mevcut veya ileride konulacak, arttırılacak her türlü kaynak kullanımını destekleme fonu gibi sair teferruat ve ayrıca yasalarca yetkilendirilmiş mercilerce tayin edilen miktar ve oranlarda gider vergisi, sair vergi, resim ve harçları nakden veya hesaben ödemeyi taahhüt eder. “ düzenlemesine yer verildiğini, yine taraflar arasında akdedilen Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nin 15. maddesinde;"Banka’nın, masraf ve komisyon listelerinde ilan edeceği tutar ve aralıklarda Müşteri’nin mevduat hesaplarından “Hesap İşletim Ücreti”, “Kredi Limiti Tahsis Ücreti”, “Dönemsel Hizmet Komisyonu” ve sair adlar altında ücretler tahsil etmeye hakkı vardır. Bu ücret aylık, üç aylık, yıllık veya belirlenecek süreler dâhilinde alınabileceği gibi, birden fazla hesap ve/veya Ek Hesabının varlığına göre de farklılık gösterebilir." şeklinde düzenlemeye yer verildiğini, Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinin Müşterek Hükümler 23. Maddesinde;"Müşteri hesap, mevduat veya kullandığı her türlü ürünü ile ilgili olarak KKDF, BSMV, vergi, fon, resim, harç veya benzer ödeme gerektiren her türlü bedel ile ilgili yasal mercilerce yapılacak değişiklikler ile yeni ihdas edilecek her türlü mükellefiyetin, kendisi için aynen geçerli olacağı ve bu bedelleri ödemek ile ayrıca bir ihbara gerek olmaksızın sorumlu olacağını kabul ve beyan eder." düzenlemesine yer verildiğini Genel Kredi Sözleşmenin “Metnin Müzakere Edilerek Mutabakata Varılmış Olması” başlıklı 65. maddesinde de; “Müşteri,müteselsil kefiller ve Banka, 65 maddeden oluşan bu sözleşmenin tamamını okuduklarını, içeriğini öğrendiklerini ve anladıklarını, karşılıklı müzakere ettiklerini, her sayfayı ayrı ayrı imza ve paraf etmeye gerek olmadığını, tüm sözleşme hükümlerinin haklarında geçerli olacağını kabul ve beyan ederler.” düzenlemesine yer verildiğini, tüm bunların yanında davacının genel kredi sözleşmesinin son sayfasındaki “Bu metni daha evvel şubenizden edindim, okudum, inceledim. şube personeli tarafından da bilgilendirildim. hükümlerde tamamen mutabıkım.” ifadesini bizzat kendisinin imzaladığını, davacının bilgi sahibi olarak uygun bulduğu ve bu kapsamda sözleşme imzaladığı masrafları iade talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tacir olup, müvekkili bankadan ticari kredi kullandığını, dava konusu ücretin, Türk Ticaret Kanunu ve Bankacılık Kanununa da uygun olduğunu, davacıdan tahsil edilen tutarların davacının bilgisi ve kabulü dahilinde, sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler kapsamında tahsil edilmiş olup, bu tutarların, T.C. Merkez Bankasına bildirimi yapılan ilgili dönemdeki masraf-komisyon listelerine de uygun olarak belirlendiğini, fyrıca, davacıdan hesap işletim ücreti tahsil edildiğine yönelik bir belgenin de dava dilekçesi ekinde görülmediğini, Nitekim Taraflar arasında akdedilen Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nin 15. Maddesinin;"Banka’nın, masraf ve komisyon listelerinde ilan edeceği tutar ve aralıklarda Müşteri’nin mevduat hesaplarından “Hesap İşletim Ücreti”, “Kredi Limiti Tahsis Ücreti”, “Dönemsel Hizmet Komisyonu” ve sair adlar altında ücretler tahsil etmeye hakkı vardır. Bu ücret aylık, üç aylık, yıllık veya belirlenecek süreler dâhilinde alınabileceği gibi, birden fazla hesap ve/veya Ek Hesabının varlığına göre de farklılık gösterebilir." şeklinde olduğunu, bahse konu ücret/komisyonun müvekkili bankanın vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak talep etmiş olduğu bedel olduğunu, banka nezdinde kredi kullandırılması için müşteri hakkında gerekli araştırma ve incelemelerin yapılması, teminatların değerlendirilmesi, gerekmesi durumunda hesap açılması, hesap hareketlerinin bilgisayar sisteminde saklanması/arşivlenmesi ve hesabın kapatılması gibi işlemlerin bankalar için önemli bir maliyet unsuru oluşturduğunu ve personel giderlerine neden olmakta olduğunu, bankaların, müşterilerine sundukları hizmetin kalitesini artırmak adına bu maliyet ve giderlerin çok önemli bir kısmına katlandığını, küçük bir kısmını ise müşterilerine yansıttığını, öte yandan Tüketici Kanunu ve ilgili yönetmelikte dahi bankaların masraf tahsil edebileceği düzenlenmiş iken, ticari ve mesleki faaliyeti sebebi ile kredi kullanan tacir davacının kendisinden tahsil edilen tutarların iadesini talep etmesinin haksız olduğunu, bu kapsamda davacıdan alınan masraflar hukuka uygun olup davanın reddi gerektiğini, öte yandan hesap ekstresi/dekontlar fatura niteliğinde olup tacir olan davacı TTK hükümleri gereğince basiretli davranarak borçlarını takip etmekle yükümlü yükümlü olduğunu, davacının iddialarının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacının, davaya konu masrafları öderken hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmediğinden yapılan ödemenin iadesini talep edemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, ...bank, ...Bankası, ..., ..., ...bank, ...Bankası, ...bank ve ...Bankasına müzekkere yazılarak davaya konu kesintilerin yapıldığı bildirilen ..., ..., ...ve tarihleri itibarıyle bankanız nezdinde kullanılan genel kredi sözleşmeleri ve tacirler için bankacılık işlemleri sözleşmesi kapsamında müşterilerden "kredi limit revize ücreti" ile "kredi limit tahsis ücreti" adı altında kesinti yapılıp yapılmadığı, yapılıyor ise hangi oran veya miktar üzerinden yapıldığı sorulmuş, uyuşmazlığın çözümü bakımından bankacı bilirkişilerden bilirkişi raporları alınmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan ...tarihli genel kredi sözleşmesi ve ...tarihli genel kredi sözleşmesi ile ...tarihli tacirler için bankacılık işlemleri sözleşmesi kapsamında davacı tarafından kredi kullanılmadığı halde davalı tarafından haksız olarak kredi limit revize ve kredi limit tahsis ücreti alındığından bahisle davacının hesaplarından yapılan toplamda 2.942,52 TL'nın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri ve tacirler için bankacılık işlemleri sözleşmesi uyarınca davacının hesabından davaya konu edilen "kredi limit revize ücreti" ve "kredi limit tahsis ücreti" adı altında yapılan kesintilerin usulüne uygun olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre yapılan kesintilerin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktasına ilişkindir. Davacı ile davalı banka şubesi arasında ...tarihli ve genel kredi sözleşmesi ve ...tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı banka tarafından davacıya ait hesaplardan, ...tarihinde 200,00 TL kredi limit revize ücreti, 10,00 TL kredi limit revize ücreti BSMV, ...tarihinde 952,40 TL kredi limit tahsis ücreti, 47,62 TL kredi limit tahsis ücret BSMV ve ...tarihinde 1.650,00 TL kredi limit tahsis ücreti ve 82,50 TL kredi limit tahsis ücreti BSMV olmak üzere toplam 2.942,52 TL kesinti yapıldığı dosya kapsamından sabittir. Mahkememizce, davacıdan yapılan kesintilere ilişkin; kesinti yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunup bulunmadığının, bankacılık uygulaması yönünden kesintinin zorunlu olup olmadığının, kesintinin sebebinin ve oranının, diğer bankalar tarafından bu tür işlemlere kendi grupları bakımından komisyon vb. ad altında kesinti yapılıp yapılmadığının veya ücret alınıp alınmadığının, ücret alınıyor ise davalı bankanın uygulaması ile diğer bankaların uygulamaları arasında fark bulunup bulunmadığının, fark bulunuyor ise oranının veya miktarının tespiti amacıyla bankacı bilirkişi ...Kutlu'dan ...tarihli bilirkişi raporu, bankacı bilirkişi ...tarihli kök ve ..., ...ile ...tarihli ek bilirkişi raporları ve bankacı bilirkişi ...tarihli kök bilirkişi raporu ile ...ve ...tarihli ek bilirkişi raporları alınmıştır. Bankacı bilirkişi ...ile bankacı bilirkişi ...alınan bilirkişi raporlarında, davacı banka tarafından yapılan kesintilerin yerinde olduğu belirtilmiş, bankacı bilirkişi ...alınan bilirkişi raporunda ise, alınan ücretlerin yerinde olmadığı ve iadesi gerektiği belirtilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde, sözleşme uyarınca kullandığı veya kullanacağı krediler nedeniyle komisyon, masraf, fon, ücret ve halen mevcut veya ileride konulacak, arttırılacak her türlü kaynak kullanımını destekleme fonu gibi sair teferruat ve ayrıca yasalarca yetkilendirilmiş mercilerce tayin edilen miktar ve oranlarda gider vergisi alınabileceği ve bankacılık işlemleri sözleşmesinde bankanın, masraf ve komisyon listelerinde ilan edeceği tutar ve aralıklarda müşterinin mevduat hesaplarından “Hesap İşletim Ücreti”, “Kredi Limiti Tahsis Ücreti”, “Dönemsel Hizmet Komisyonu” ve sair adlar altında ücretler tahsil etmeye hakkı bulunduğu, bu ücretin aylık, üç aylık, yıllık veya belirlenecek süreler dâhilinde alınabileceği gibi, birden fazla hesap ve/veya ek hesabının varlığına göre de farklılık gösterebileceği belirtilmesine rağmen alınacak ücretlerin oranları yada tutarları konusunda bir bilginin bulunmadığı, bu nedenle davalı bankanın ancak belgelendirebildiği ve emsal banka uygulama esaslarına göre ücret vs.talep edebileceği, bu kriterlere göre yapılan incelemede, genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya kullandırılan herhangi bir kredi de bulunmadığı gözetildiğinde, davalı bankaca tahsil edilen toplam 2.942,52 TL tutarındaki kredi limit revize ücreti ve kredi limit tahsis ücretinin hangi sebeple alındığının tespit edilememesi ve belgelendirilememesi nedeniyle, davacıya ait hesaplardan tahsil edilen toplamda 2.942,52 TL'nın iadesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜNE, 2.942,52 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 201,00 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 120,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 80,70 TL peşin harcın toplamı olan 161,40 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 366,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 4.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.066,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 2.942,52 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/323, K. 2025/534, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-323-e-2025-534-k-52612af431ec