Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2022/456 E. 2025/686 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/456
Karar No
2025/686
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/456

KARAR NO: 2025/686

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 08/12/2021

NUMARASI: 2017/252 Esas - 2021/899 Karar

DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat

KARAR TARİHİ: 30/04/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/10/2016 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortacı, davalı ...'nin sürücüsü, davalı ...'in maliki bulunduğu, ... plakalı halk otobüsünün davacının ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, HMK'nin 107. maddesi gereğince, alacak tutarlarının tespitiyle, davacı için 500 TL maluliyet (kalıcı ve geçici) tazminatı ile 500 TL tedavi gideri (bakıcı/refakatçi tazminatı) olmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden, işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi, masraf ve ücreti vekâlet ile birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ZMMS tarife limitiyle sınırlı olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davacı için 50.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davacının tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine, şartları oluşmayan sürekli iş göremezlik talebinin reddine, 4.566,82 TL geçici iş göremezlik tazminatının 01/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil alınarak tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya verilmesine, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/10/2016 tarihinden itibaren davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, kaza sonucu davacının yüzünde kalıcı iz kaldığını, kaza anı, hastane ve evde iyileşme döneminde yaşadığı acı ve yüzünde kalıcı izi her gördüğünde kaza anını hatırlayacak olması gibi hususlar dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, 5 yıl süren yargılama süreci göz önüne alındığında 3.000 TL manevi tazminatın yaşanan acıları daha da attıracağını yine kazaya sebebiyet veren aracın ticari araç (otobüs) olduğu gözetilerek, alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekireceğini, davalı sigorta şirketine 11/01/2017 tarihinde, gerekli tüm belgeler eklenerek, yazılı müracaatta bulunulmasına rağmen 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketi yönünden 24/01/2017 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 16/10/2016 olan olay tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini karar verilmesi gerektiğini, davacı lehine kabul edilen manevi tazminat miktarı 3.000 TL olduğuna göre bu miktarı geçemeyecek şekilde taraf vekilleri için vekalet ücretine hükmedileceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ve ... vekili, davacının üzerine vazife olmayan bir işte gönüllü olmakta ısrarcı olarak ağır ihmalleri sonucunda yaralandığını, tazminat taleplerinin TBK'ya göre çözülmesi gerektiğini, sözleşmeye dayanmayan haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında yasal faiz uygulanması gerektiğinin açık olup, ticari faiz istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf lehine 3.000 TL manevi tazminatın kabulüne karar verildiği halde lehine 5.100 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Avukatlık Ücret Tarifesine göre vekalet ücret kabul edilen miktarı geçemeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazsından kaynaklanan maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı da yerinde değildir. KTK'nin 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinin 8. günden itibaren davalı sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilebilir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça, davadan önce davalı sigorta şirketine 11/01/2017 tarihinde başvuru yapılmıştır. Bu durumda, davalı sigorta şirketinin bu başvurudan 8 iş günü sonrası tarihte temerrüde düşmüş olması gerektiği gözetilmeksizin; yine davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüdün olay tarihi olarak belirlenmesi gerekirken dava tarihi olarak belirlenmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazı yerindedir. Davaya konu trafik kazasına sebep olan davalı Sigorta şirketine trafik sigortalı ... plaka sayılı halk otobüsünün kullanım şeklinin şehir içi minibüs taşımacılığı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren sigortalı araç, ticari kullanımda olduğundan İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi, manevi tazminat miktarı bakımından temerrüt faizi olarak avans faize hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Son olarak, Mahkemece kabul edilen manevi tazminat miktarları olan 3.000 TL'den daha fazla vekalet ücreti belirlenmesi AAÜT, usul ve yasaya aykırı olduğundan bu hususa değinen taraf vekilleri istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulüne2-Davacının tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerin feragat nedeniyle reddine, 3-Şartları oluşmayan sürekli iş göremezlik talebinin reddine, 4-Tespit edilen 4.566,82 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 24/01/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 16/10/2016 tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil alınarak tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya verilmesine, 5-Manevi tazminatın kısmen kabulü ile 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 516,89 TL harçtan peşin alınan 188,20 TL harcın (174,20 TL peşin harç+14 TL ıslah harcı) mahsubu ile bakiye 328,69 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketinin sorumluluğunun 103,99 TL ile sınırlı olmasına) hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından sarfedilen ilk dilekçe gideri 210,20 TL, 14 TL ıslah harcı, ATK faturası gideri, bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 3.568,75 TL olmak üzere toplamda 3.792,95 TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 525,97 TL yargılama giderinin (davalı şirketin sorumluluğunun 105,81 TL ile sınırlı olmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından yapılan 61,20 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 52,71 TL'sinin davacıdan alınarak davalı Mustafa'ya verilmesine, bakiye giderin davalı Mustafa üzerinde bırakılmasına, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden 4.566,82 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden 750 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden 3.000 TL vekalet ücretinin davalılar ...'den alınarak davacıya verilmesine, 13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden 3.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ...'e verilmesine, 14-HMK'nin 333. ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,

B-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davacı ve davalılar ... ve ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacıya verilmesine, 3-İstinaf kanun yolu aşamasında davalılar ... ve ... tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 90,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 311,30 TL yargılama giderinin, davacıdan tahsil edilerek, davalılar ... ve ...'ye verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/456, K. 2025/686, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2022-456-e-2025-686-k-cfe41577dfc8