İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/309 E. 2024/349 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/309
- Karar No
- 2024/349
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/309 Esas KARAR NO : 2024/349 DAVA : Alacak (6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan ) DAVA TARİHİ : 06/05/2021 KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 06/05/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile dava dışı ... arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedilerek davacının gayrimenkulü üzerine üst sınır ipoteği tesis edildiğini, dava dışı ... şirketinin kira borçlarını ödemediği gerekçesi ile .... İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile aleyhine takip başlatıldığını, cari hesabın kesilmesine veya kredi hesabının muaccel kılınmasına yönelik ihtar gönderilmediğini, davacı ... Kakı’nın davalı vekili Av. ... nın hesabına 19.07.2018 tarihinde 560.000,00 TL, 20.07.2018 tarihinde 11.318,00 TL gönderdiğini, davalının sadece borçlu ... aleyhine takip başlattığını, takip borçlusu şirketin davalı vekili Av. ... ’ya banka kanalı ile 29.12.2017 tarihinde 67.950,00 TL ödeme yaptığını, davacıya dosya borcu bildirilirken bu ödeme dikkate alınmadan tahsilat yapıldığını, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca davacının icra tehdidi altında ödemiş olduğu fazla bedelin TBK 99/2 maddesi gereğince Euro olarak ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL olarak davacının ödediği tarihten itibaren faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. TALEP ARTIRIM: Davacı vekili sunmuş olduğu 28/11/2023 tarihli talep artırım dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olduğundan HMK 107.maddesindeki davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceğini, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebildiğini, aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağını, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre davalı taraftan 140.644,00 TL- İcra vekalet ücreti ve masraflar, temerrüt faizi vs.bedeller 10.017,45 TL -Sigorta bedeli olmak üzere toplam 150.661,45 TL'nin müvekkilin ödediği 19.07.2018 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 27/05/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasındaki, 20.07.2018 tarihli kapak hesabında yer alan vekalet ücreti, takip masrafı, tahsil harcı, gecikme faizi ve 1.773,00 Euro sigorta bedelini icra tehdidi altında ödediğinden iadesini talep ettiğini, talep ettiği rakamların icra dosyasındaki ödeme tarihinde bizzat kendilerinin yaptırmış olduğu icra kapak hesabında net olarak belli olduğunu, dava değeri net olarak biliniyor olmasına rağmen belirsiz alacak olarak açıldığını, borçlunun ibraz ettiği dekontlardan 29.12.2017 tarihinde 67.950,00 TL, 19.07.2018 tarihinde 560.000,00 TL, 20.07.2018 tarihinde 11.318,00 TL ödeme yapıldığını, Euro olarak ödeme yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davanın açıldığı tarihte talebin belirlenebilir durumda olması sebebi ile belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığından dava şartı sebebiyle davanın usulden reddine, dava İİK’nun 72/7 maddesi gereğince 19.07.2018 son ödeme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından süre yönünden reddine, bu taleplerin mahkemece kabul edilmemesi halinde davanın gerçek dışı soyut iddialara dayalı olduğu ve hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılacağından esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı icra dosyası, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 2019/... Esas ve 2019/... Karar sayılı ilamı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 2020/... Esas, 2020/... Karar sayılı ilamı, ödeme dekontları, 10/01/2013 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi, 10/01/2013 Tarihli İpotek belgesi, arabulucu tutanağı, 30/10/2013 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... ve İcra İflas Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından 30/10/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet ek raporuna göre; "davanın konusunun, davacının, davalı tarafından .... İcra Dairesi’nin 2017/... esas sayılı takip dosyası ile aleyhine yapılan icra takibi sebebi ile borçlu olmadığı halde ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi talebinden ibaret olduğu, davaya konu .... İcra Müdürlüğü’nün 2017/... esas sayılı dosyası ile davalı şirket tarafından dava dışı şirkete icra takibi başlatıldığı ve işbu icra takibinde davacının borçlu olarak yer almadığı, davacı tarafından davalı vekili Av. ... ’nın banka hesabına toplam 639.268,00 TL ödemenin yapıldığı, davacı tarafça dava konusu takibin ve icra emrinin iptali talebi ile ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/... E. sayılı dosyası ile dava ikame edildiği, yerel mahkemece davanın reddine verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine ... BAM. ... . Hukuk Dairesinin 2019/... E., 2019/ ... K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, şikâyetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiği, işbu kararın Yargıtay ... HD.’nin 2020/... E, 2020/ ... K. sayılı ilamı ile onandığı, bu bağlamda davacının takip dosyasında borçlu sıfatının bulunmadığının sabit hale geldiği, gelinen durum itibariyle, davacı yan adına açılmış olan bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığından davacının icra takibi varmış gibi davalı yana yaptığı ödemeler nedeni ile ödemiş olduğu vekalet ücreti, İcra masrafları, temerrüt faizi vs. kalemler adı altında alınan bedellerden dolayı alacaklı olduğu yönünde karar verilmesi halinde; davacı tarafından toplamda davalıya 639.268,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeden takipteki kesinleşen miktar olan 498.624,00 TL düşüldüğünde bakiye tutar olan 140.644,00 TL’nin (vekalet ücreti, İcra masrafları, temerrüt faizi vs. bedeli) davacıya iadesinin gerekeceği; öte yandan takipte kesinleşen miktarın içinde 1.773,00 Euro sigorta bedelinin yer aldığı görülmekle işbu sigorta bedelinin de davacıya iadesi edilmesi yönünde karar verilmesi durumunda, (kapak hesabı tarihi olan 20.07.2018 tarihi itibariyle 1 Euro = 5,65 TL’dir) davacının sigorta bedeli kapsamında 1.773,00 Euro karşılığı 10.017,45 TL olmak üzere genel toplamda ise (140.644,00 TL + 10.017,45 TL=) 150.661,45 TL alacaklı olabileceği tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, ... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasına konu takip nedeniyle davacı tarafından itirazi kayıtla yaptığı ödemenin sebepsiz zenginleşme nedeniyle iadesi istemiyle açılan alacak davası niteliğindedir. Davacı taraf dava dışı ... Ltd. Şti ile davalı arasındaki finansal kiralama sözleşmesi uyarınca, kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takip dosyasında, aleyhine takip başlatılmamasına rağmen, şirketin borcuna taşınmazını ipotek ettiğinden bahisle gönderilen icra emri üzerine ödeme yaptığından ve icra emri iptal edildiğinden, fazla ödediği miktarın tespiti ile davalı taraftan tahsiline ilişkindir. Davalı taraf davanın açıldığı tarihte talebin belirlenebilir durumda olması sebebi ile belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığından dava şartı sebebiyle davanın usulden reddine, dava İİK’nun 72/7 maddesi gereğince 19.07.2018 son ödeme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından süre yönünden reddine, bu taleplerin mahkemece kabul edilmemesi halinde davanın gerçek dışı soyut iddialara dayalı olduğu ve hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılacağından esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin boma öncesi esası olan 2021/ ... Esas, 2022/... Karar sayılı 07/01/2022 tarihli kararı ile Davanın İİK' nın 72/7. Maddesi Gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı anlaşılmakla HMK' nın 114/2, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararı karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 31/03/2022 tarih, 2022/... Esas, 2022/... Karar ilamıyla "Dava dosyasında, davacı aleyhine başlatılmış icra takibi olmadığı gibi, davacı tarafından açılmış menfi tespit davasının yargılaması sırasında yapılmış bir ödeme bulunmadığından, davanın İİK 72/6 ve 72/7. maddesinde düzenlenen istirdat davası niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, mahkemece talebin İİK 72/6 ve 72/7. maddesi kapsamında olduğuna ilişkin hukuki nitelendirme ve davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi hatalı olduğu" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. .... İcra Dairesi'nin 2017/... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 10/11/2017 tarihinde alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlu ... Ltd. Şti. aleyhine 88.252,00-€(Euro) alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, davacı hakkında başlatılmış bir takip bulunmadığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nın 149. maddesinde; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir. Bu icra emrinde otuz gün içinde borcun ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve tetkik merciinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının taşınmazın satışını isteyebileceği bildirilir." düzenlemesi uyarınca, .... İcra Dairesi'nin 2017/... takip dosyasından davacıya icra emri gönderilmiştir. ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/ ... Esas, 2018/... Karar sayılı dosyasında; davacıya .... İcra Dairesi'nin 2017/... takip dosyasından gönderilen icra emrinin iptali davasında verilen, süre yönünden redde ilişkin ilk derece mahkemesi kararının ... Hukuk Dairesi'nin 2019/... Esas, 2019/... Karar sayılı ilamı ile; İİK'nun 149. maddesi içeriğinden, asıl borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması sebebiyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği dikkate alındığında takipte borçlu olarak sadece şirketin gösterilmesinin usulsüz olduğu, .... İİK nun 150/ı maddesinde yerini bulan cari hesabın kesilmesine veya kredi hesabının muaccel kılınmasına yani hesabın kat edilmesine yönelik bir ihtarname olmadığı bu ihtarnameye dayanılarak borçluya bir icra emri çıkartılamayacağı söz konusu hususun süresiz şikayete tabi olduğu nazara alındığında davacının istinaf talebinin oybirliği ile kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmiş olması ve kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından onanması karşısında, davacı hakkında .... İcra Dairesi'nin 2017/... esas takip yapılmadığı, İİK 149 uyarınca gönderilmiş ve kesinleşmiş usulüne uygun bir takibin ve icra emrinin olmadığı sübuta ermiştir. TBK 77. maddesi; Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş yada sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur. TBK 82. maddesi; Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar hükümlerini taşımaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı arasındaki finansal kiralama sözleşmesi uyarınca, kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takip dosyasında, aleyhine takip başlatılmamasına rağmen, şirketin borcuna taşınmazını ipotek ettiğinden bahisle gönderilen icra emri üzerine ödeme yaptığından ve daha sonra icra emri iptal edildiğinden, fazla ödediği miktarın tespiti ile davalı taraftan tahsilini talep etmiş olup, davalı taraf ise haksız davanın reddi gerektiği yönünde savunmada bulunmuş olup, Mahkememizce verilen ilk kararın istinaf incelemesi sonrası İstinaf Dairesi'nce TBK 77. maddesinde ise sebepsiz zenginleşme için hak düşürücü sürenin "hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten" başlayacağı hüküm altına alındığından, mahkemece tarafların delilleri toplanarak, davacının ödediğini geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihin tespiti gerektiği belirtilmekle, İstinaf Dairesi tarafından Mahkememiz kararının kaldırılması sonrası yapılan yargılama sonrası eldeki sebepsiz zenginleşmeye dayalı davada davacı tarafın eldeki davaya ilişkin yaptığı arabuluculuk başvuru tarihi olan 17/12/2020 tarihinden önce sebepsiz zenginleşmeye dayalı geri isteme hakkı olduğunu öğrendiğini gösterir bir delil bulunmadığı bu haliyle davacı tarafından geri istemi hakkını öğrendiği tarihin arabuluculuk başvuru tarihi olduğu anlaşıldığından TBK 82. maddedeki iki yıllık zamanaşımı süresinin ve davacı tarafça yapılan ödeme tarihleri itibariyle de 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı açık olup, davalı tarafça ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de eldeki davanın belirsiz alacak davası olması sebebiyle talep artırım tarihi itibariyle de zamanaşı söz konusu olmayacağından davalı tarafın davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş, yargılama sırasında alınan dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere yukarıda incelemesi yapılan Mahkeme kararlarıyla da sabit olduğu üzere davacı tarafın hakkında bir icra takibi bulunmamasına rağmen icra takibi varmış gibi davalı tarafa yaptığı ödemeler nedeni ile ödemiş olduğu vekalet ücreti, icra masrafları, temerrüt faizi vs. kalemler adı altında alınan bedellerden dolayı davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle davacının davalı yandan alacaklı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafça davalıya toplam 639.268,00-TL ödeme yapıldığı, bu ödemeden takipteki kesinleşen miktar olan 498.624,00-TL düşülmesi sonrası bakiye tutar olan 140.644,00 TL’nin (vekalet ücreti, icra masrafları, temerrüt faizi vs. bedeli) ve takipte kesinleşen miktarın içindeki 1.773,00-€(Euro) sigorta bedelinin TL karşılığı olan (kapak hesabı tarihi olan 20.07.2018 tarihi itibariyle 1 Euro = 5,65 TL) = 10.017,45-TL sigorta bedelinin de davacıya iadesi gerektiği bu haliyle yapılan yersiz ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleşen davalıdan davacı tarafın (140.644,00 TL + 10.017,45 TL=) 150.661,45 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından, davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın 150.661,45-TL alacağının ödeme tarihi olan 19/07/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın 150.661,45-TL alacağının ödeme tarihi olan 19/07/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 10.291,68-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.560,64-TL karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle arabuluculuk faaliyeti sona erdiğinden 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 171,04-TL peşin harç, 2.560,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.790,34-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 18 adet tebligat-posta gideri 183,00-TL, bilirkişi ücreti 2.900,00-TL olmak üzere toplam 3.083,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 24.265,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ... Hakim ... ¸e-imza* ¸e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.