İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/2719 E. 2022/2557 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/2719
Karar No
2022/2557
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1053 Esas KARAR NO : 2024/1293 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/05/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Caddesi, No:13, ...... ada, ..... parselde kurulu D Blok, 11. Katta yer alan 109 ve 110 nolu bağımsız bölümlerin satışı için Satış Vaadi Sözleşmelerini 20.12.2014 tarihinde imzaladıklarını, müvekkilinin her bir bağımsız bölüm için 200.000 TL olmak üzere toplam 400.000-TL satış bedelini makbuz karşılığında davalı şirkete ödediğini, müvekkili şirketin bağımsız bölümleri 30.10.2019 yılına kadar inşaatlarının tamamlanması ve müvekkiline teslim edilmesinin kararlaştırıldığını ancak davalı şirket taahhüt ettiği tarihte taşınmazların inşaatını tamamlayamadığı gibi müvekkile tapu devrini de gerçekleştirmediğini, dava konusu taşınmazların hali hazırda tahmini olarak %80 civarında olduğunu, davalı şirketin iflas etmiş durumda olup iflas sürecinin Bakırköy ...... İflas Müdürlüğünün ..... İflas nolu dosyası üzerinden devam ettiğini beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Caddesi, No:13, ..... ada, ..... parselde kurulu D Blok, 11. Katta yer alan 109 ve 110 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile takyidatlardan ari olarak müvekkili adına kayıt ve tescilini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Masa vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafından açılan iş bu davanın tapu iptali ve tescili davası olup gayrimenkulün aynına ilişkin olduğunu, bu davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle, dava şartı olan görev yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, davaya iki adet taşınmaz konu olduğu da göz önüne alındığında davacı tarafın tüketici olmadığının açık olduğunu, davanın iflasın açılmasından sonra açıldığından görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine ilişkin davalarda 10 yıllık zamanaşımı uygulandığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte olsa tesliminin vaat edileceği tarihte olsa zamanaşımının söz konusu olduğunu, davalı müflis şirketin, taşınmazın geç tesliminde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen sözleşme geçersiz olduğundan davacı taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya, Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin 16/10/2024 tarih ...... esas ...... karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememize gönderilmekle yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür. 6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır. Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir. (İ.İ.K. m. 198) Somut olayda davacının öncelikli talebi tapu iptali ve tescile yönelik olup bedelin tahsili için sıra cetveline kayıt talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 7.Hukuk Dairesi, 12/11/2020 tarih, 2020/1886 Esas, 2020/1689 Karar, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, 3.Hukuk Dairesi, 2020/1317 Esas, 2020/830 Karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/1010 Esas, 2019/1164 Karar Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2020/275 Esas, 2020/302 Karar Sayılı ilamları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. H.D. 2022/2719 E. - 2022/2557 K. Sayılı ilamı; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1272E. 2023/1072K. ve İstanbul Bam 37 Hukuk Dairesi 2020/1983 E.- 2021/306 K. , 2023/1652 E 2024/24K Sayılı kararı ve 2024/846 E.2024/2679K.sayılı kararı) Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya bunun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem 6502 sayılı yasa 3/l maddesine göre tüketici işlemi niteliğindedir. Somut olayda; davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün konut vasfına sahip olduğu, davacının bu nedenle tüketici olarak kabulü gerekmektedir. Davalı şirketin iflasına karar verilmiş olması ve davacının asıl talebi dikkate alındığında davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın kayıt kabul davası olarak da görülmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle iş bu davaya bakmakta Mahkememiz görevli olmadığından, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı davanın usulden reddine karar verilmiş, iş bu karar karşı görevsizlik mahiyetinde olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-Davaya bakmaya Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna, 3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın davacı vekilince yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olamak üzere karar verildi.18/12/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/2719, K. 2022/2557, T. 30.10.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-2719-e-2022-2557-k-a4e28b33e353