İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/385 E. 2025/403 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/385
Karar No
2025/403
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [16881-88866-78564] UETS DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16519-15355-78794] UETS DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " davalı borçlu hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile 125.000,00 TL alacak için davalının haksız itirazı ile durdurulduğunu, davacı ... ile davalı ... Mühendislik firmasının Uğurevler Mahallesinde yaptığı A ve B Blok inşaatların dolap, vestiyer kapı imalatı montajı için 28.05.2021 tarihli protokol yapıldığı, iş bu eser sözleşmenin 4. Maddesinde işin süresinin 15.09.2021 tarih olarak belirlense de "Aslolan işin normal seyrine uygun ve inşaattaki genel iş programına uygun olarak yapılacaktır” denildiğini belirterek işin normal süresinde teslim edildiğini, Kayseri 13. Noterliğinin 11.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtamamesi ile davalı ... İnşaat firmasına ihtar keşide ederek malzeme dahil işi bitirdiğini teslim ettiğini ve tapuda tescil işlemlerinin yapılmasını ihtar ettiği, bu ihtara davalı şirket tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığı, yine 28.04.2022 tarihli 245.007,31-TL bedelli fatura ve 23.06.2022 tarihli ve 199,415,52 TL bedelli fatura ve 26.07.2022 tarihli 398.831,04 TL bedelli fatura davalı müteahhit firmaya teslim edildiği kayıtlarına itirazsız işlendiğini, müvekkilinin dava dışı olduğu Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında davalı şirket aleyhine davaya konu taşınmazdan dolayı tapu iptal ve tescil davası açıldığı, davalı şirket bu davayı davacı müvekkiline ihbar dahi ettirmediği, müvekkilinin davadan haberdar olduktan sonra davaya asli müdahil sıfatıyla dahil olduğunu, dosyanın ise hala derdest olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmede yazılı 125.000,00 TL bedelin ödenmediği gibi dairenin de verilmediğini ve ayrıca yapılan ek imalat ve iş bedellerinin de ödenmediğini, davalı firmanın binasında bir çok dairenin satılığa çıkarıldığı, bazılarında ise oturmaların başladığı, bazılarının ise kiraya verildiğini, dolayısıyla davalı firmanın tamamen kötü niyetli hareket ettiği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun itirazının iptaline, takip konusu alacağın asgari %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle;"Müvekkili ... Limited Şirketinin davacı ... Limited Şirketine sözleşme gereğince hiçbir borcunun olmadığını, aksine sözleşme gereğince alacak ve tazminat haklarının bulunduğunu, davacı ... Ltd. Şti. İşin başlangıcından itibaren sözleşmeye aykırı davrandığını, takip dayanağı olarak gösterilen ve taraflar arasında yapılan 28.05.2021 tarihli iş sözleşmesine göre davacı ... Limited şirketi yapması gereken tüm edimlerini yerine getirmediği, bugün itibarıyla dahi işi tamamlamadığı gibi birçok imalatları da hatalı, ayıplı ve eksik olduğu, sözleşme gereğince işi süresinde tamamlayamamış, henüz işi teslim etmediği, bu eksikliklerin giderilmesi için davacı şirkete Kayseri 8. Noterliğinin 01.02.2023 tarih ve 3550 Yev. No'lu ihtarnamesi gönderilmesine rağmen bugüne kadar hiçbir eksikliğin giderilmediği, hiçbir hatalı imalatların da düzeltilmediği, davacı taraftan tüm alacak ve tazminat hakları saklı tutmak kaydıyla yapılacak yargılama sonunda haksız olarak usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine, %20'den az olmamak kaydıyla inkar tazminatının davacı taraftan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı 24/01/2025 tarihli görevsizlik kararı uyarınca Mahkememize tevzi edilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. Dava konusu Kayseri ili, Kocasinan İlçesi, Uğurevler Mahallesi, 7658 ada 4 parsel A Blok Kat:3 Daire:12 nolu taşınmazın takyidatlı ve tedavüllü tapu kayıtları celp edilmiştir. Kayseri 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiştir. Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinde mahallinde 05/04/2024 günü mahkememizce re'sen seçilen bilirkişiler eşliğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı ve davalı tanıklarının yeminli beyanları alınmış, bilirkişilerce rapor hazırlanarak dosyaya sunulduğu görülmüştür. Davacı vekili 05/02/2025 tarihli arabulucuk tutanağı aslını mahkememize sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dosya kapsamına göre; davanın mutlak ticari dava olduğu, davanın görevsiz asliye hukuk mahkemesine 29/05/2023 tarihinde açıldığı, 24/01/2025 tarihinde verilen görevsizlik kararı sonrası davacı vekilinin dava şartı kapsamında arabulucuya başvurduğu, tarafların anlaşamadığına yönelik 05/02/2025 tarihli ilk ve son oturum tutanağını dosyaya ibraz ettiği, görevsizlik kararı üzerine davacı vekilinin 16/04/2025 tarihinde dosyanın görevli Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi için başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir: (i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır. (ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. (iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; tarafların tacir olması sebebi ile 6102 sayılı TTK m. 4 ve 5 hükmün nisbi ticarî dava olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan, 6100 sayılı HMK m. 20’de belirtilen sürede görevsizlik kararını vermiş olan mahkemeye başvuru üzerine dosyanın gönderilmesi halinde, görevli mahkemede görülmeye başlanan dava, yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğindedir (Bkz. Baki Kuru, Medenî Usûl Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 158; Yargıtay HGK, 23/06/2010, E. 2010/15-310, K. 2010/345; 09/04/2008; E. 2008/15-312, K. 306; 08/12/1984, E. 1981/15-616, K. 1984/75 tarih ve sayılı kararları). Görevsiz mahkemede dava açılması ile kazanılmış olan haklar saklı tutulmuş olacağından, zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gereklidir. Nitekim Yargıtay 11 HD'nin 13/09/2023 tarihli ve 2022/2611 E., 2023/4942 K., sayılı 6. HD'nin 15/02/2023 tarihli ve 2023/526 E., 2023/583 K. sayılı; Yargıtay 9. HD'nin 06/02/2023 tarihli ve 2022/18714 E., 2023/1515 K. sayılı; 12/12/2022 tarihli ve 2022/14704 E., 2022/16485 K. sayılı; 05/12/2022 tarihli ve 2022/14561 E., 2022/15997 K. 2024/1834 E., 2025/291 K., 2024/1834 E., 2025/291 K. Sayılı kararlarında da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanamayacağı kabul edilmiştir. Dosya kapsamından, davanın 29/05/2023 tarihinde açıldığı, her ne kadar dava görevsiz mahkemede açılmış ise de, yukarıda anılan ilke ve esaslar uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, zira görevli mahkemede görülmeye başlanan dava yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğinde olduğu, yasa değişikliğinin yürürlük tarihinin 19/12/2019 olduğu, somut uyuşmazlıkta dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, eldeki davanın 6102 sayılı TTK m. 5/A kapsamında zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve bu hükümde sayılan istisnalar kapsamına girmediğinden, dava öncesinde arabuluculuk yoluna başvurulmasının eldeki dava açısından da dava şartı olduğu tartışmasızdır. Şu hale göre, arabululucuk dava şartının uyuşmazlığın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmediği, uyuşmazlığın ticari dava olmasından kaynaklandığı, görevli mahkemeye dosya gönderildiğinde de davanın açıldığı tarihin görevsiz mahkemedeki dava açılış tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olması karşısında bu tarih itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı, usul ekonomisi gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan dolayı reddi yönünde re'sen hüküm kurulması gerektiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, mahkememizce, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı TTK m. 5/A ve 7155 sayılı Kanun 18/A(2) hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Arabuluculuk tutanağının sunulmaması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 1.509,69-TL harçtan mahsubu ile artan 894,29 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan harç ve yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/1 ve 13. madde gereğince hesap edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/385, K. 2025/403, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-385-e-2025-403-k-20579c6aea32