İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/202 E. 2026/147 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/202
Karar No
2026/147
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/202 Esas KARAR NO:2026/147

DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:16/03/2022 KARAR TARİHİ:24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davacının, davalı .... A.Ş. İle aralarında imzaladıkları "Taşıma Sözleşmesi" gereği taşıyıcı olarak yüklendiği edimi 14.06.2020 tarihinden itibaren yerine getirmeye başladığını, talep edilmesine rağmen ilgili sözleşmenin aslı veya bir nüshası davalı tarafından davacıya verilmediğini, sözleşme imzalandığı tarihte davacıdan 60.000,00TL değerinde teminat senedinin alındığını, davacı sözleşme gereği ... ... A.Ş. tarafından kendisine verilen talimatlar doğrultusunda, teslim edilen ürünleri, davalı tarafından bildirilen adres ve alıcılara teslim etmekte veya alıcılardan iade edilen ürünleri teslim almakta olduğunu, görevlendirilmelerin davalının kurmuş olduğu "..." isimli online mobil uygulaması üzerinden günlük olarak yapıldığını, davacının gün içerisinde uğradığı her adresin uygulama üzerinden takip edildiğini, davacının yaptığı işler karşılığında da davalı tarafından belirlenen hakedişin alındığını, sözleşmenin süresinin 1 yıl olduğunu, sözleşme aynı şartlarla 14.06.2021 tarihinde yenilendiğini, 22.09.2021 tarihinde davacı yeni satın aldığı aracı ile her zaman olduğu gibi alıcılara teslim etmek üzere dağıtılacak olan ürünleri almak için şubeye müracaat ettiğini, Şube Müdürü... ve Yardımcısı ... tarafından kendisine, sözleşmesinin feshedildiğini, bir daha iş verilmeyeceğini söylendiğini, davacıya, fesih kendisi tarafından yapılmış gibi göstermek amacıyla zorla fesih sözleşmesi imzalatılmaya çalışıldığını, davacının herhangi bir imza atmadığını, davacı "..." mobil uygulamasından ve şube içi görüşmelerin yapıldığı "..." isimli whatsapp grubundan da haksız bir şekilde çıkarıldığını, anılan bu nedenlerle; bu tutum ve safahat, taraflar arasında akdedilen Taşımacılık Sözleşmesinin; davalı ... ... A.Ş. tarafından, 22.09.2021 tarihinde, sözleşmeye aykırı ve haksız olarak feshedildiği sonucunu doğurduğunu, bunun üzerine davalı tarafa, .... Noterliği'nin 06.10.2021 tarihli 12492 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, sözleşmeyi haksız olarak feshetmiş olduklarını ve bu nedenle davacının uğramış olduğu zararların karşılanması gerektiğini belirtilerek davalı tarafa süre verildiğini, Bölge Müdürü bu görüşmede davacıya yapılan haksızlıkları kabul ettiğini ve davacıya başka bir şubede çalışmak üzere yeni bir sözleşme yapılmasını teklif ettiğini, davacı aradaki güven ilişkisi zedelendiği ve maddi olarak mağdur edilmiş olduğundan yeni sözleşme yapmak istemediğini, sözleşme imzalanırken alınan teminat senedinin davacıya hala iade edilmediğini, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulünü, davacı tarafından davalı tarafa sözleşmeye binaen keşide edilen 60.000,00TL bedelli teminat senedine ilişkin tedbiren devir ve ciro yasağı konulmasını, senet aslının davalıdan alınarak dava sonuna kadar mahkeme kasasında saklanmasını ve dava sonunda davacı müvekkile teslim edilmesini, davacının yoksun kaldığı kazançlar ve sözleşmenin devam edeceğine güvenerek yapmış olduğu giderler için; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 4.500,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesini davalı şirketin feshettiğine yönelik iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davalı şirket ... ... A.Ş., taşımacılık alanında taşıma işleri organizatörü olarak faaliyet gösterdiğini, davalı, e-ticaret alanında satışa sunulan ürünlerin taşıma faaliyetlerine aracılık ettiğini, tüzel kişiliğe sahip taşıyıcılar ile e-ticaret alanında faaliyet gösteren şirketleri buluşturarak taşıma işleri organizatörü sıfatını üstlendiğini, davacı ise, taşıma alanında faaliyet gösteren ve kendine ait vergi açılışı olan bir şirket konumunda olduğunu, davalı ile davacı arasında Taşıma Sözleşmesi'nin imzalanmasıyla ticari ilişki kurulduğunu, davacı taraflar arasında taşıma hizmetine yönelik usul ve esasların belirlendiği 14.06.2020 tarihli Sözleşme'nin davalı şirket tarafından haksız yere feshedildiğini iddia ettiğini, bu iddiaların herhangi bir gerçeklik barındırmadığını, taraflar arasındaki Sözleşme gereği davıalı şirket taşıma hizmeti veren kişilere taşıma kapasitesine ilişkin herhangi bir taahhütte bulunmadığını, davacı taşıyıcının şubeye davet edilmemesinin davalı şirketin fesih iradesinde olduğunu kati surette göstermeyeceğini, somut olayın yaşandığı ... Şube sorumlularıyla görüşüldüğünde davacının, daha evvel kargoların teslim alınıp dağıtıma çıkartılması faaliyetini gerçekleştirdiği süreç içerisinde, yanlış kişiye teslimat yaptığı, davacı tarafından sisteme hatalı bilgilerin girildiğini, dolayısıyla aradaki ticari ilişkinin sekteye uğradığı bilgisi edinildiğini, bu olumsuzluklara rağmen davalı şirket ... Şube sorumluları tarafından ticari ilişkinin devamı için olağanüstü çaba gösterildiğini, müşteri şikayetlerine ve operasyonel süreçleri sekteye uğratan eylemlerine rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir fesih işlemi gerçekleştirilmediğini, davacının araç alım - satım işlemine yönelik masrafları davalı şirkete yüklemeye çabasının dayanaktan yoksun olduğunu, davacının başka firmaların kargolarını da taşıdığını, dolayısıyla davacının dava dilekçesinde yer alan davalı şirketin kendisine araç aldırdığı, yapılacak taşıma faaliyeti nedeniyle kendisi tarafından yapılan yatırım ve/veya masrafın davalı şirket tarafından üstlenilmesi gerektiğine yönelik iddialarının herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile alacak istemine ilişkindir. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Bilirkişi ... ve ... alınan 24.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi dava dosyası, davalı yana ait ticari defter ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Taşıma Sözleşmesi kapsamında davalı yanın sözleşmeyi haksız olarak feshettiği iddiası ile buna bağlı uğranılan zararların ve kazanç kaybına ilişkin şimdilik 4.500,00 TL'nin davalı yandan tahsili talebinden ibaret olduğu, davalının 2020-2021 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre; davalı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yanın ekstre bitim tarihi (26.09.2022) itibariyle davacı yan ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacı yanın araç modelini yükseltmek için katlandığı masraf talebine ilişkin davalı şirket kayıtlarından mali anlamda bir tespit yapılamayacak olup iş bu talep nezdinde davacının alacağı olup olmadığı yönünden takdir mahkemenize ait olmak üzere değerlendirmelerimize göre; davacı kazanç kaybı talebine ilişkin, taraflar arasında davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede, görüleceği üzere davacıya sözleşme süresi boyunca taraflar arasında 14.06.2020 tarihinde Taşıma Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin süresi 1 yıl olup sözleşme aynı şartlarla 14.06.2021 tarihinde yenilenerek sözleşmenin 14.06.2022 tarihine kadar uzatıldığı, sözleşmenin 22.09.2021 tarihinde feshedildiği taraflarca beyan edilmekle, bakiye sözleşme süresinin (14.06.2022 — 22.09.2021) 8 ay 23 gün olarak toplamda 266 gün olduğu, sözleşmenin 14.06.2020 - 22.09.2021 tarihleri süre geldiği 466 gün süre içerisinde davalı yan tarafından davacı tarafa 169.299,04 TL ödeme yaptığı görülmekle gün bazında hesap edildiğinde (169.299,04 TL / 466 gün -) 363,30 TL tutara tekabül ettiği, bu bağlamda sözleşme feshedildikten sonra kalan bakiye sözleşme süresinin 266 gün olduğuna göre davacının (266 gün x 363,30 TL-) 96.637,80 TL kazanç kaybının olabileceği, hesap edilmiş olup durumun hukuki değerlendirmesi ve takdiri mahkemeye ait olacağı, sonuç ve kanaatine varılmaktadır." şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Davacı tarafın bildirmiş olduğu tanıklar talimat mahkemesince dinlenmiş, dosyada mevcut delillerle davalının cevap dilekçesinde iddia ettiği eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediği, sözleşmenin kim tarafından nasıl feshedildiği, fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, feshin haksız olup olmadığı hususlarında dinlenen tanık beyanları da dikkate alınmak suretiyle ek rapor alınması için dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi eidlmiştir. Bilirkişi ... ve ... alınan 03.03.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, talimat dosyası ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin davalı tarafından, haksız şekilde feshedildiği, sair hususların mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmaktadır." şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Bilirkişi ... ve ... alınan 16/12/2025 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle: ' Davacı yanın araç modelini yükseltmek için katlandığı masraf talebine ilişkin davalı şirket kayıtlarından mali anlamda bir tespit yapılamayacak olup iş bu talep nezdinde davacının alacağı olup olmadığı yönünden Takdir Mahkemenize ait olmak üzere hukuki değerlendirmelerimize rDavacı kazanç kaybı talebine ilişkin, taraflar arasında davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede, görüleceği üzere davacıya sözleşme süresi boyunca taraflar arasında 14.06.2020 tarihinde Taşıma Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin süresi 1 yıl olup sözleşme aynı şartlarla 14.06.2021 tarihinde yenilenerek sözleşmenin 14.06.2022 tarihine kadar uzatıldığı, sözleşmenin 22.09.2021 tarihinde feshedildiği taraflarca beyan edilmekle, bakiye sözleşme süresinin (14.06.2022 – 22.09.2021) 8 ay 23 gün olarak toplamda 266 gün olduğu, sözleşmenin 14.06.2020 – 22.09.2021 tarihleri süre geldiği 466 gün süre içerisinde davalı yan tarafından davacı tarafa 169.299,04 TL ödeme yaptığı görülmekle gün bazında hesap edildiğinde (169.299,04 TL / 466 gün =) 363,30 TL tutara tekabül ettiği, bu bağlamda sözleşme feshedildikten sonra kalan bakiye sözleşme süresinin 266 gün olduğuna göre davacının (266 gün x 363,30 TL=) 96.637,80 TL kazanç kaybının olabileceği hesap edilmiş olup durumun hukuki değerlendirmesi ve Takdiri Mahkemenize ait olacağıDavacı kazanç kaybı talebine ilişkin, taraflar arasında davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede, görüleceği üzere davacıya sözleşme süresi boyunca taraflar arasında 14.06.2020 tarihinde Taşıma Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin süresi 1 yıl olup sözleşme aynı şartlarla 14.06.2021 tarihinde yenilenerek sözleşmenin 14.06.2022 tarihine kadar uzatıldığı, sözleşmenin 22.09.2021 tarihinde feshedildiği taraflarca beyan edilmekle, bakiye sözleşme süresinin (14.06.2022 – 22.09.2021) 8 ay 23 gün olarak toplamda 266 gün olduğu, sözleşmenin 14.06.2020 – 22.09.2021 tarihleri süre geldiği 466 gün süre içerisinde davalı yan tarafından davacı tarafa 169.299,04 TL ödeme yaptığı görülmekle gün bazında hesap edildiğinde (169.299,04 TL / 466 gün =) 363,30 TL tutara tekabül ettiği, bu bağlamda sözleşme feshedildikten sonra kalan bakiye sözleşme süresinin 266 gün olduğuna göre davacının (266 gün x 363,30 TL=) 96.637,80 TL kazanç kaybının olabileceği, tüm takdir ve kararın Mahkemeye ait olmak üzere 96.637,80 TL tutardan Vergi Kanunlarımızda yerini bulan %25 götürü gider dikkate alındığında, Davacının Davalıdan 72.478,35 TL (96.637,80 x %25 = 24.159,45 TL – 96.637,80 = 72.478,35 TL) kazanç kaybı talep edebileceği hesap edildiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır. ' Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, dosya kapsamında alınan raporlar yeterli görüldüğünden tarafların ek rapor ve yeni rapor taleplerinin reddine karar verilerek davacının talebi doğrultusunda ıslah dilekçesi sunmak üzere süre verilmiştir. Davacı vekilinin 08/07/2025 tarihli ıslah dilekçesinde: Dava dilekçesinde davacının yoksun kaldığı kazançlar ve sözleşmenin devam edeceğine güvenerek yapmış olduğu giderler için; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 4.500,00 TL talep edildiği, bu bedel üzerinden harç yatırıldığını, taraflar arasında akdedilen Taşıma Sözleşmesi'nin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile işbu fesih nedeni ile davacının yoksun kaldığı kazanç kaybı için 96.637,80 TL, sözleşmenin devam edeceğine güvenerek yapmış olduğu giderler için 1.500,00 TL, olmak üzere toplam 98.137,80 TL'nin, sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği 22/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya ödenmesini, davacı tarafından davalı tarafa sözleşmeye binaen keşide edilen 50.000,00 TL bedelli teminat senedi aslının hüküm kesinleşinceye kadar mahkeme kasasında saklanmasını ve neticeten davacıya teslim edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda, dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Taşıma Sözleşmesi kapsamında davalı yanın sözleşmeyi haksız olarak feshettiği iddiası ile buna bağlı uğranılan zararların ve kazanç kaybına ilişkin şimdilik 4.500,00 TL’nin davalı yandan tahsili talebinden ibaret olduğu, 21.09.2021 tarihi ve sonrası için davacıya taşıma sözleşmesi kapsamında görev dağılımı ve teslimat kapsamında bir görevlendirme yapılmaması, davacının sunmuş olduğu whatsapp kayıtlarında 21.09.2021 tarihinde whatsapp gurubundan çıkarılması ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde davalı tarafından taşıma sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin madde 5.2 ve madde 5.3'e göre taraflara önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla tek taraflı ve tazminatsız olarak sözleşmeyi feshetme yetkisi tanındığı, davalının sözleşme md.5/3 bendinde kendisine tanınan fesih hakkını, yazılı bildirim koşuluna uymayarak kullandığı, be nedenle sözleşmenin feshinin haksız olduğu anlaşılmıştır. Davalının 2020-2021 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre; davalı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı yanın ekstre bitim tarihi (26.09.2022) itibariyle davacı yan ile borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacı kazanç kaybı talebine ilişkin, taraflar arasında 14.06.2020 tarihinde Taşıma Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin süresi 1 yıl olduğu, sözleşmenin aynı şartlarla 14.06.2021 tarihinde yenilenerek sözleşmenin 14.06.2022 tarihine kadar uzatıldığı, sözleşmenin 22.09.2021 tarihinde feshedildiği, bakiye sözleşme süresinin (14.06.2022 – 22.09.2021) 8 ay 23 gün olarak toplamda 266 gün olduğu, sözleşmenin 14.06.2020 – 22.09.2021 tarihleri süre geldiği 466 gün süre içerisinde davalı yan tarafından davacı tarafa 169.299,04 TL ödeme yaptığı görülmekle gün bazında hesap edildiğinde (169.299,04 TL / 466 gün =) 363,30 TL tutara tekabül ettiği, taşımacılık sektöründe benzer şartlarda ve benzer firmalarda yeni bir iş bulmanın makul süresinin 1 yıl olabileceği, bu bağlamda sözleşme feshedildikten sonra kalan bakiye sözleşme süresinin 266 gün olduğuna göre davacının (266 gün x 363,30 TL=) 96.637,80 TL kazanç kaybının olabileceği, bu tutardan Vergi Kanunlarımızda yerini bulan %25 götürü gider dikkate alındığında, davacının davalıdan 72.478,35 TL (96.637,80 x %25 = 24.159,45 TL – 96.637,80 = 72.478,35 TL) kazanç kaybı talep edebileceği anlaşılmış olup bu miktar üzerinden davanın kabulüne, davacı yanın araç modelini yükseltmek için katlandığı masraf talebine ilişkin dosyada yeterli delil bulunmadığı, davalının, davacının araç modelini yükseltmesine sebep olduğu ve davacının zarara uğradığının ispatlanamadığı ve uğranıldığı iddia edilen zararın hesaplanamadığı anlaşıldığından bu talebin reddine, davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubunun davalının haksız feshi sebebiyle iadesi gerektiğinden teminat mektubunun davacıya iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 74.478,35 TL yoksun kalınan kar tazminatının 22.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davacının yapmış olduğu diğer giderler bakımından tazminat talebinin reddine, 3-Davacı tarafından davalıya verilen 50.000,00 TL bedelli senedin davacıya iadesine, 4-Karar harcı 8.503,12 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL peşin harç, 1.024,65 TL peşin harç ve 1.599,10 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.704,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.798,67 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 1.024,65 TL peşin harç, 1.599,10 TL ıslah harcı ve 11,50 TL vekalet pul ücreti olmak üzere toplam 2.796,65 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 773,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 15.000,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor ücreti olmak üzere toplam 15.773,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 13.249,32 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 23.659,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10.Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 128,00 TL'sinin davacı taraftan, 672,00 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 11-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/02/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/202, K. 2026/147, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-202-e-2026-147-k-dba7fff2859b