İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/41 E. 2026/61 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/41
Karar No
2026/61
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/41 Esas KARAR NO : 2026/61

DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) DAVA TARİHİ : 28/02/2022 KARAR TARİHİ : 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇELERİ Davacılar vekilleri dava dilekçesinde özetle; Davalıların, merhum ...ve ...'ın eser, icra ve yapımlarını, müvekkillerinden izin almadan ve davalı ...'tan alınacak izin dahilinde, sinema filminde kullanmaları eylemleri ile bu yöndeki ısrarlı tutum, işlem ve davranışlarının, müvekkillerinin merhum ... ve ...'ın eser, icra ve yapımları üzerinde irsen, devren ve yasa gereği sahip oldukları mali ve manevi hakları ile bu hakların kullanılması yetkilerine tecavüz oluşturacağının ve ciddi bir tecavüz tehlikesi oluşturduğunun; bu çerçevede davalılar fiillerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitini, davalıların oluşturdukları muarazanın bu şekilde giderilmesini, davalıların, müvekkillerinin murisi merhum ...'ın ve ...'ın eser, icra ve yapımları üzerinde irsen, devren ve yasa gereği sahip oldukları mali ve manevi hakları ile bu hakların kullanılma yetkisine tecavüz veya ciddi bir tecavüz tehlikesi oluşturan, ...'a ait eser, icra ve yapımların, *..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, davalıların çekeceği bir sinema filminde kullanılmasının, anılan eserlerin kullanılacağı bir filmin çekilmesinin, tespitinin, kısmen çekilmiş ise tamamlanmasının, kamuya sunulması ve tanıtılmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının, temsilinin ve gösterilmesinin, yayın veya dijital yollarla umuma iletilmesinin önlenmesini, men'ini yargılama sırasında dava konusu...'a ve ...'a ait eser, icra ve yapımların, “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, davalıların çekeceği bir sinema filminde kullanılmasının, anılan eserlerin kullanılacağı bir filmin çekilmesinin, tespitini, kısmen çekilmiş ise tamamlanmasını, kamuya sunulması ve tanıtılması, çoğaltılması, yayılması, temsili ve gösterilmesi, yayın veya dijital yollarla umuma iletilmesi halinde de; davalıların “..., ...” isimli veya başka bir adı taşıyan sinema filmi aracılığıyla gerçekleşmiş olan müvekkillerine ait mali ve manevi haklara yönelik tecavüzlerinin durdurulmasını ve tüm maddi sonuçlarımn ortadan kaldırılmasını, “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, müvekkillerinin haklarına tecavüz oluşturduğu tespit edilen sinema filminin; uydu, kablo ve karasal gibi her türlü televizyon yayım veya dijital mecralarda yayınlanmasının, umuma iletilmesinin, Sinema salonları gibi her türlü ortamda gösterilmesinin ve temsilini durdurulmasını ve men'ini, CD, DVD veya başka bir formatta çoğaltılmasının ve yayılmasının durdurulmasını, sonuçlarının ortadan kaldın İmasını, muhtemel benzer kullanımların önlenmesini, davalıların işyerlerinde yahut kontrollerindeki yerlerde bulunan veya üçüncü kişilere ait ortamlara bırakmış oldukları “..., ...” isimli ve) a başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, Müvekkillerinin haklarına tecavüz oluşturduğu tespit edilen sinema filminin fiziki ve elektronik ortamlardaki kopyalarına; her türlü Tanıtım araçlarına el konulmasım, “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, Müvekkillerinin haklarına tecavüz oluşturduğu tespit edilen sinema filminin her türlü dijital veya internet ortamlarından, web sitesi ve sosyal ağ sitelerinin içeriklerinden, bilgisayarlardan ve sair her türlü taşıyıcı ve mecradan silinmesini, bu mümkün olmadığı takdirde erişimin engellenmesini, kısmen de olsa imale veya kopyalamaya yarayan dijital veya fiziki her türlü araç, gereç, materyal ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarına el konulup imhasını, hükmün yayımlanmasında müvekkillerinin haklı menfaatinin bulunması nedeniyle verilecek kararın masrafı davalılara ait olmak üzere tüm Türkiye'de yayımlanan 3 gazete de yayımlanmasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılar ..., ... ŞİRKETİ ile ...ŞİRKETİ vekilleri cevap dilekçesinde özetle: FSEK 48. madde hükmü uyarınca eser üzerindeki haklara ilişkin bir tasarruf muamelesi olan devrin gerçekleşmesi için eserin meydana getirilmiş olması gerektiğini, henüz meydana getirilmemiş veya tamamlanmamış eserler üzerindeki hakların devrine ilişkin sözleşmelerin batıl ve geçersiz sayılacağını, bu sebeple husumetin bu aşamada müvekkillerine yöneltilmesi ve davacıların dilekçesinde talep ettikleri FSEK 76/2 maddesi anlamında belgelerin müvekkillerinden sorgulanmasının mümkün olmadığını, FSEK kapsamında bir eserin sahibinin onu vücuda getiren kişi olup, yazarı Prof Dr ... olan ve müteveffa ...'ın hayatının anlatıldığı "... ..." isimli kitabın ... ... isimli 2 cilt kitap ilgili kitabın 2 cilt olarak ... 2. FSHHM'NİN ... D.iş sayılı dosyasından celbini, ayrıca kitabın Kültür Bakanlığı nezdinde eser işletme belgesinin ilgili bakanlıktan celbine karar verilmesini eser sahibinin Prof ... olduğunu, bilindiği üzere; diğer bir eserden faydalanmak suretiyle meydana getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan fikir ve sanat eserlerinin işlenme olduğunu, bu kapsamda asıl esere bağımlı olarak bir eseri; toplama, derleme, farklı bir türe sokma, başka bir dile tercüme etme veya yayınlamaya elverişli bir duruma getirme gibi yöntemlerle meydana getiren işlenme eserlerin sahiplerinin de bu kanun kapsamında korunacağım, bir işlenmenin ve sahibinin, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyen olduğunu, sinema eserlerinde; yönetmenin, özgün müzik bestecisinin, senaryo yazarının ve diyalog yazarının, eserin birlikte sahipleri olduğunu (FSEK m.8). birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eserin ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibinin, onu vücuda getirenlerin birliği olduğunu, birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulandığını (FSEK m. 10), yayımcılar, yapımcılar ve tüzel kişilerin ise eser sahibi olarak nitelendirilemeyeceğini, FSEK'in 18. maddesi uyarınca mali hakları kullanma yetkisinin yalmzca eser sahibi olup, bir eserin yayıncısı ve yapımcısının ancak eser sahibi ile yapacağı bir sözleşme ile bu haklarını kullanabileceğini, FSEK kapsamında henüz vücut bulmayan esere ilişkin mali hakların devrinin mümkün olmadığını, şuan taslak senaryo aşamasında olan filmin çekilip, vücut bulmadığından bu aşamada müvekkillerine dava yöneltilmesi yerinde olmadığım, bu kapsamda taslak senaryo aşamasındaki sinema filmine ilişkin olarak husumetin ancak birliğe yöneltilebilecek olup, henüz taslak senaryo aşamasındaki sinema eseri vücut bulmadığından, birliğin haklarının müvekkili ... tarafından devrahnmadığı ve yasal olarak devrahnamayacağı göz ardı edilerek usulüne uygun şekilde birliğe dava yöneltilemediğini, davacıların, dava tarihinde henüz vücuda getirilmemiş sinema filmi ile ilgili gördükleri bir fragmana dayalı varsayımsal düşüncelerle işbu davayı ikame etmiş olup, henüz vücut dahi bulmamış soyut iddialarına ilişkin hüsümet yöneltecekleri tarafı dahi belirleyemediklerini, oysa müvekkili” ... Şti. tarafından muris davacılara gönderilen ... 6. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde bildirdikleri üzere; ...'nun çekilecek filmde yalnızca "prodüktörlük"” görevini yürüteceğini, davanın yöneltildiği müvekkili.. Tic. Ltd Ştinin de çekilecek filmle hiçbir bağlantısı da bulunmadığını, çekilecek filmin Kültür Bakanlığında eser işletme belgesi olan "... ..." isimli kitaptan uyarlanacağı göz önüne alındığında, asıl edebi esere yani "... ..." isimli kitapta anlatılan hikayeye bağlı olarak yazılan taslak senaryo nedeniyle bu aşamada müvekkillerinin taraf gösterilmesi mümkün olmadığından husumet itirazında bulunduklarım, bununla birlikte ... ve ... mirasçılarının 18.10.2012 ve 01.11.2017 tarihli edisyon sözleşmeleri ile musiki eserler üzerindeki imli haklarını ... devretmiş olup, devir kapsamında mirasçılıktan doğan hak sahiplikleri sona erdiğinden taraf sıfatları bulunmadığını, aktif husumet dava konusu hakkın sahibine ait olduğundan mirasçı davacılar yönünden de husumet itirazında bulunma gereği hasıl olduğunu, davacılar, tecavüzün tespiti ile muarazanın giderilmesi yönündeki talepte bulunmuşlarsa da FSEK'te tecavüz iddiası halinde ileri sürülebilecek talep ve davalar açıklanmış olup, davacıların muarazanın giderilmesi ile ne talep ettiği anlaşılır olmadığım, davacılar, sağlığında hayatına ilişkin tüm bilgileri, anılarını vs belgesellerle, gazete ve televizyon haberleri vb ile "kamunun bilgisine sunan" müteveffa ...'m hayatının filminin yapılmasını istemediğini iddia ettiklerini, bu iddia mahkemenin görevi kapsamında incelenecek bir konu olmadığını kaldı ki; davacıların kendileri de müteveffanın hayat hikayesinin filminin çekilmesi için yapımcılarla görüştüğünden davacıların, mütevefanın hayat hikayesinin filme çekilmesini istemediği iddialarının gerçek dışı olduğunu, bu husus tanıklarla da ispat edileceğini, müvekkili... ŞTİ.'nin, Kültür ve Turizm Bakanlığında künyesi bulunan "... ..." isimli kitabın eser sahibi olan yazar Prof ...'tan bu edebi eserin mali haklarını usulüne uygun şekilde devralmış olup, FSEK kapsamında söz konusu kitabın eser sahibi olan yazar Prof. ...'ın FSEK ve anayasa ile korunan Mali ve manevi haklarının kullanımın davacılar tarafından engellenemeyeceğini, davacıların, edebiyat eseri üzerinde hak sahibi oldukları ve kendilerinden izin alınması gerektiğini iddia etmişlerse de bu iddianın yersiz olduğunu, bilindiği üzere bir eseri vücuda getiren kişi o eserin sahibi olup, “... ..." isimli kitabın yazarı ve dolayısıyla eser sahibi "kitabın üzerinde de açıkça yazdığı üzere" Prof. ... olduğunu,. "... ..." isimli kitabın eser sahibi olduklarına ilişkin davacıların iddialarının ise, işbu tecavüzün men'i davası ile incelenmesinin de mümkün olmadığım, murislerinin müzik eserlerine ilişkin olarak davacıların hak sahibi olduklarını iddia ettikleri icra ve yapımların 23 sayfalık dilekçelerinde tek tek açıklanmamış olması nedeniyle öncelikle davacıların hak sahibi olduklarını iddia ettikleri fikri mülkiyet kanunu kapsamında koruma altına alınmış olan eserlerin açıklanması/belirtilmesi gerektiğini, albümlerinde yer alan her söz ve bestenin neşet ertaşa ait olmadığını, nitekim davacıların da dilekçelerinin 6. sayfasında bu hususu kabul ettiklerini, dolayısıyla gerekli izahat yapılmadan ve davacıların taleplerinin gerçek bir eser sahipliğine dayandığı tespit edilmeden davacıların eser niteliğinde korunan haklarına tecavüz varsayımı ile ileri sürdükleri taleplerinin dinlenemeyeceğini, davacıların, henüz vücut bulmayan taslak senaryo aşamasında olan "... ..." filminde hak sahipliğini iddia ettikleri hangi eserlere tecavüz ihtimali olduğunu açıklayabilmiş olmadıklarını, davacıların bu husustaki iddialarını somutlaştırmaları gerektiğini, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıların eser sahibi olduğu müzik eserlerinin bir an için filmde kullanılacağı varsayılsa dahi tüm filmin çekilmesinin engellenmesi suretiyle sansürlenmesini sağlayabilecek yasal bir dayanak bulunmadığından davacıların bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, davacılar dava dilekçelerinde ... ya da ...'ın hangi eserlerinin mali ve manevi haklarının, henüz vücut dahi bulmamış "... ..." isimli filmin çekilmesiyle tecavüze uğrama ihtimali olduğunu açıklayamadıklarım, ...'ın ve ...'ın seslendirdiği bilinen ancak söz ve bestesi başkalarına ait olan ya da anonim olan pek çok müzik eseri bulunduğunu, çekilecek sinema filminde kullanılacak müzik eserleri davacıların hak sahipliği ileri sürmesi mümkün olmayan müzik eserleri içinden değerlendirileceğini, dolayısıyla davacıların müzik eserlerinin mali haklarına yönelik bir kullanım olmayacağından izinlerinin alınması da gündeme gelmeyeceğini, ne davacılardan izin alma gibi bir gereklilik söz konusu ne de kendilerine telif bedeli ödeneceğini, henüz vücut bulmayan, "taslak senaryo aşamasındaki" sinema eserinden kullanılacak müzik eserleri kesin olmamakla birlikte; dilekçede belirtilen anonim eserler ile eser sahipleri ... ve ... dışındaki sanatçıların müzik eserlerinin sinema filminde kullanılması muhtemel olduğunu, bunların: Anonim Eserler:.., müvekkili şirketin muhtemelen bu eserlerden birkaçım taslak senaryo tamamlandıktan sonra çekeceği filmde kullanacak olup, görüldüğü üzere davacıların murislerinin söz ve beste sahibi olduğu herhangi bir eserin kullanımı söz konusu olmadığını, kaldı ki; bu şarkıların icracı sanatçısının ne ... ne de ... olmayacağını, icracı sanatçıların henüz belli olmamakla birlikte belli olduğunda isimlerinin mahkemeye bildirileceklerini, dolayısıyla; davacıların filmde kullanılacak eserler yönünden hak sahipliği iddia ettikleri Musiki eserlerine tecavüz ihtimali olduğu iddiası yersiz olduğunu, müvekkili şirketin, müteveffa ... ve ...'ın şarkılarına klip de çekecek olmadığım, müvekkili şirketin muris ...'ın hayatının anlatılacağı bir filmin yapımcısı olacağından, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacıların eser sahibi olduğu bir müzik eserinin filmde yer alabileceği varsayılsa dahi, bu eser sahipliği için sansür mahiyetinde olacak şekilde davacıların talep ettiği gibi, filmin tamamen çekiminin durdurulmasımn engellenemeyeceğini, film, müzikten ibaret olmadığını, dolayısıyla Musiki eser sahipliği iddiasından yola çıkarak filmin tamamen sansürlenmesi talebini ileri sürmeleri mümkün olmadığı gibi "eser" mahiyetinde koruma altına alınan ve hak sahipliğini çekişmesiz şekilde kesin olarak ispat ettikleri bir müzik eserin filmde kullanılacağım ispat edemediklerinden davacıların taleplerinin de reddi gerektiğini, davacıların hak sahibi olduğu musiki eserlerine tecavüz ihtimali söz konusu olmamakla birlikte .. Şti.'nin ...'tan aldığı muvafakat/izin belgesindeki birçok eser, anonim ya da başka sanatçılara ait olup, ... eser sahibi olmadığı müzik eserlerin ...Ltd. Şti. devrettiği ya da lisans verdiği yönündeki her türlü belge geçersiz olduğunu, muris ...'m, Prof. ...'a verdiği muvafakatlerde tüm eserleri üzerinde sahibi olduğu haklarını "mirasçılarım da bağlayacak şekilde" Prof ...'a verdiğini, dolayısıyla; Muris ...'ın "ölüme bağlı tasarrufu" mirasçılarını ve ...Şti. ile ... TİC. LTD. ŞTİ.'ni bağlamakta olup, muris ...'ın ölüme bağlı tasarrufuna aykırı şekilde mali hakların kullanımı mümkün olmadığının, taslak senaryo aşamasında kullanılması muhtemel görülen eserlere ilişkin dilekçelerinde açıkladıkları kapsamda; davacıların ilgili eserlerde hak sahibi olmadığının açık olduğunu, üstelik kendisi de yapımcı olan müvekkili şirketin fikri hakların korunmasına önem verdiği ve kullanılacak müzik eserlerine ilişkin telif ödemelerinin yapılacağı belirtilmek suretiyle bir tecavüzün söz konusu olamayacağı bildirilmişken davacıların varsayıma dayalı, kötü niyetli ve soyut iddialarımn hüküm kurmak için yetersiz olduğunun ortada olduğunu, davacıların ... 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasından talep ettikleri tedbirin mahkemenin geçerli hiçbir hukuki dayanağı olmayan kararı ile kabul edilmiş olup, bu usul ve yasaya aykırı karara karşı taraflarınca süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, dosyanın halen istinafta olduğunu, yerel mahkemenin tedbir kararında FSEK 77, SMK 159, HMK 389 ve 400 maddesinde düzenlemeleri hükme yazıp, tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçünün tereddütsüz ortaya konması gerektiğini, yaklaşık ispatta ise iddiamn ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimal olsa da aksinin göz ardı edilmeyeceğini, geçici hukuki korumada karşı tarafın dinlenmemesi, delillerin ayrıntılı incelenmesine yeterli bir zaman olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispatın yeterli görüldüğünü, ancak kararda filmin çekimini tamamen yasaklamasını gerektirecek kadar ağır bir tedbire hükmetmesi için yaklaşık ispat bakımından hangi delili değerlendirdiğini belirtmediğini, ne yazık ki; tedbir kararı veren yerel mahkemenin kararında, Anayasa ve FSEK ile korunan bir edebi eserin (... ... isimli kitap) işlenerek yine sanat eseri olarak korunması gereken bir sinema eseri vücuda getirilmesinin tamamen yasaklanması şeklinde ağır bir tedbirin uygulanmasını gerektiren yaklaşık ispatı sağlayan delilin ne olduğu belirtilmediğini, tedbir talep edenler n varsayımından yola çıkarak üstün körü bir inceleme ile yaklaşık ispat şartı bile yerine getirilmemişken tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki menfaat dengesinin mahkeme tarafından korunmamış ve yargılama gerektiren talepler için adeta hüküm kurar şekilde karar verildiğini, talep edenlerin, hak sahipliği bile tartışmalı olan eserlere ilişkin salt varsayımsal iddialarından yola çıkarak tedbir talebinin kabul edilmesi ve tedbir talep edenlerin hak sahibi olmadığı kitabın işlenerek filme uyarlanmasının yasaklanmasının hak ihlali olduğunu, kaldı ki; kabul anlamına gelmemekle birlikte bir filmin on milyonlarca lira maliyetle çekildiği dikkate alındığında, yargılama süresince filmin vücuda getirilmesini engelleyecek şekilde verilen tedbir kararı için belirlenen 50.000 TL teminat tutarı müvekkilinin uğrayabileceği zararı karşılamaktan çok uzak olduğunu, tedbir talep eden davacıların ihtiyati tedbir talebinin, ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı davasında "tedbir talebinde ileri sürülen talebin yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle verilen karar ile reddedilmiş olup, davacıların ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermediği tedbir kararını, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinden yeniden isteyerek hukuku dolandığını, ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ara kararında "....hayat hikayesini konu edinen "... ..." isimli sinema filmine ait fragman dahil tüm içeriklerin yazılı, sözlü ve görsel medya araçlarıyla kamuoyu ile paylaşılmasının ve dava konusu "..., ..." isimli filmin çekimlerinin tedbiren durdurulmasına...karar verilmesi" talebi yargılamayı gerektirdiğinden talebin reddine karar verildiğini, açıklanan ve resen belirlenecek sebeplerle husumet itirazlarının kabulünü, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili yönünden, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddini, davacıların dilekçesinin netice ve talep kısmında, haklarının davacılara ait olduğu iddia edilen ... eserlerinin, çekilmesi muhtemel bir sinema filminde kullanılmasının önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması vs. yönünde talepte bulunulduğunu, Müvekkilinin sinema filmi çekilmesi ihtimali ile bir ilgisinin bulunmayıp, kendisinin ... ..." adlı edebi eserin (kitabın) yazarı olduğunu, müvekkilinin sinema filmi yapımcılığı veya çekimi ile ilgili bir mesleği ya da görevi bulunmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde, çekilmesi muhtemel film iddiasının, müvekkilince yazılan kitaptan uyarlanacak olduğu ileri sürülmüş ise de, dava dilekçesinin netice kısmındaki taleplerine göre, bu davanın konusunun, müvekkilinin yazdığı kitabın içeriği ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, kitap ve içeriğinde kaleme alınan murisin hayat hikayesinin, dava konusu edilen musiki eserlerden tamamen ayrı, bağımsız bir edebi eser olup ihtiva ettiği mali ve Manevi hakların münhasıran müvekkiline ait olduğunu, nitekim murisin hayat hikayesi üzerinde davacıların da mali veya manevi hiçbir hakkı olmadığını, davanın, ... eserlerinin, çekilmesi muhtemel bir sinema filminde kullanılmaması veya bunun durdurulması ya da durdurulması amacı taşımakta olduğunu, dava dilekçesinin neticesinin anılan eserlerin müvekkilinin kitabından çıkarılmasına yönelik bir talep de içermediğini, bu hali ile davanın, müvekkili yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, dava dilekçesine göre ...'ın hayatını konu alan bir sinema filmi çekilmesine hukuken engel olmadığım, davacıların iddia ve taleplerinin iki yönü bulunduğunu, ...'a ait eserlerin davahlarca bir sinema filminde kullanılmamasını, ...'ın hayatını konu alan kitap içerisinde eserler de yer aldığından, bu kitap üzerinden bir sinema filmi çekilmemesini, davalıların hak iddia ettikleri yönün birinci maddede yer alan kısım olduğunu, davacıların ...'a ait eserler üzerinde hak sahibi olup olmadıklarını ispatlamaları gerekeceğini, her ne kadar davacıların muristen aldıkları izin belgelerine göre eserler üzerinde münhasır hak sahibi olduklarım ileri sürmüş iseler de, bu izin belgeleri ekinde yer alan tüm eserlerin ...'a ait olmadığını, bazı eserlerin anonim oldukları ya da eser sahiplerinin 3. Kişiler olduğunu, bazı eserlerin ise izin belgesi tarihi olan 2001 yılında sonrasına ait olduğunu, ...'ın davacılar lehine verdiği bu izin belgelerinin tanzim tarihlerinden sonra ortaya ika ettiği tasarruflar ile bu izin belgelerinin aksine eylem ve işlemlerde bulunduğunu, bu tasarruflar ile ...'ın söz konusu izinlerden cayma iradesi gösterdiğini, nitekim davacılara münhasıran verildiği ileri sürülen izinlere rağmen ...'ın bu eserler üzerindeki tüm mali ve manevi haklarına da sağ iken kullanmaya devam ettiğini, davacıların buna karşı çıkmadıkları gibi ...'ın bu hakları bilahare Müvekkiline devretmesinden de haberdar oldukları halde itir z etmediklerini, bu cayma teşkil eden eylem ve işlemlerin davacıların da her dönemde bilgisi ve rızası dahilinde olduğunu, murisin vefatından sonra dahi davacıların kendileri lehine verilmiş bulunan bu izin belgelerinin aksini ihtiva eden eylem ve işlemlere itiraz etmediklerini, böylece davacıların dayanak gösterdikleri izin belgelerinin mutlak surette hak sahipliklerini kamtlayamayacağım, buna göre davacıların, ...'a ait olup da mali ve manevi haklarının münhasıran kendilerinde olduğunu iddia ettikleri eserlerin bütünü üzerinde hak sahibi olmamaları nedeniyle, bu eserler yönünden davanın reddi gerekeceğini, bu eserlerin tek tek yargılama aşamasında tespiti ile davanın reddine karar verilmesi halinde, bu eserlerin sinema filminde kullanılmasına da hukuken engel bulunmadığının anlaşılacağım, zira sinema filminin müvekkiline ait kitaptan uyarlanması ve kitabın bütünüyle değil de davada tespit edilecek eserler ile sinema filmine aktarılması halinde, Müvekkiline davacılarca ve murisçe verilmiş izinler kapsamında hukuka aykırılık oluşmayacağım, kitaptan uyarlama yolu ile sinema filmi çekilmesi hususunda ise, davacıların ...'ın hayat hikayesi üzerinde bir mali ve manevi hakkı bulunmadığının açık olduğunu, gerek müvekkilince kaleme alınan ve ...'ın hayat hikayesini konu alan bir edebi eserin (kitabın) sinemaya uyarlanması, gerekse hiçbir uyarlama olmaksızın kaleme alınacak bir senaryo ile ...'ın hayatının (gerçeğe uygun veyahut da kurgu olarak) filme dönüştürülmesinin, halihazırda hukuken mümkün olduğunu, sinema filminde ...'ın musiki eserlerine veya söz, şiir türünden eserlerine yer verilmediği takdirde, bu aşamada merhumun hayatını konu alan bir film çekilmesine hukuken engel olmadığını, dolayısıyla davanın bu yönden reddine karar verilmesi gerektiği gibi, bu yönden verilmiş bulunan ihtiyati tedbir kararının da davacıların hem Değişik İş dosyasındaki taleplerinin içeriğini ve amacını dahi aştığından hem de işbu dava dilekçesinin netice ve talep kısımında talep edilen hususların ötesinde olduğundan, dava tarihi itibarıyla tecavüz veya hak ihlali kanıtlanmadığını, iddia edilen sinema filminde, dava konusu ihtilaflı eserlerin kullanılacağının mutlak olmadığını, davacıların izin belgesindeki eserlerin bir kısmının ...'a veya ...'a ait olmadığını, bir kısmının ise davacıların izin belgesinin tarihi olan 2001 yılından sonrasına ait olduğunu, davacılardan ... Şti.'nin ve ...Şti.'nin ...'tan aldığı izinlerin kapsamı ve içeriğini, esasen Teknik Bilim Kurlu tarafından değiştirilip ve ortadan kaldırılmış olup, anılan davacıların izin eklerinde yer alan eser listeleri gerçeğe aykırı ve hatalı düzenlendiğinden, hukuken hüküm ve sonuç doğurmadığını, Teknik Bilim Kurulunun 19-25-26/10/2007 tarihli karar tutanaklarına göre davacıların izinlerinin ekinde sıralanan eserlerin bir kısmı anonim olup bir kısmı ise ...'a ve ...'a ait olmadığını, keza 2001 yılından sonraki tarihli eserler için ise davacıların izin belgeleri olmadığını, Teknik Bilim Kurulunun bu toplantılarına ... da bizzat iştirak ettiğini ve merhumun verdiği bilgilere göre Teknik Bilim Kurulunun, anılan eserlerin hak sahiplerini düzenlendiğini, bu eserlerin birçoğu, davacıların hak sahibi olduklarını iddia ettikleri eserler olup, söz konusu karar tutanaklarının davacıların izin belgelerinin eklerini çürüttüğünü, bu yönüyle anılan davacıların ...'tan ve ...'tan aldıkları izin belgeleri muhteviyatı itibarıyla gerçeğe aykırı ve dayanaksız olduğunu, dolayısıyla ... tarafından müvekkiline verilen 2 ayrı izin belgesinin, hukuken geçerli olduğunu, hüküm ve sonuç doğurduğu mutlak olduğunu, diğer yandan ...'ın davacılara verdiği izin belgelerinin tarihlerinden sonrasına ait tasarruflarının cayma teşkil ettiğini ve davacıların bütün bunlara ...'ın sağlığında itiraz etmediklerini, bu yönüyle tam ruhsat iddiasının eylemli olarak tadil edilerek cayma vaki olduğu gözden uzak tutulmamasını, davacılardan ... Şti. tarafından müvekkiline verilen 2012 tarihli izin belgesine göre, ...'a ait eserlerin Müvekkilinin edebi eserinde (kitabında) kullanılması hukuken mümkün olduğunu, dolayısıyla müvekkiline ait edebi eser (kitap) içeriğinde ...'a ait eserlerin kullanılmasına, davacı şirketlerin de izin verdiğini, ayrıca müvekkilinin edebi eseri (kitap) içerisinde kullanılan eserlerin bir kısmının. ...'a ait ve fakat davacı şirketin 2001 tarihli izin belgesinden sonrasına ait olduğu gibi, bazı eserlerin ise anonim veya 3. kişilere ait eserler olduğunu, kitap içerisinde yer alan eserlerin haklarının münhasıran kime ait olduğunun tespitinin ancak ...'a yazılacak müzekkere ile anlaşılabilecek ve listelerdeki eser sayısının çokluğunun, bu konuda Teknik Bilim Kurulu kararları da nazara alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kılacağını, ...'ın hayatının sinema filmi yapılmasının veya ...'a ait kitabın sinema filmine uyarlanmasının önlenmesine dair bir ibare olmadığını, tedbir talep edilen Değişik İş dosyasında da davacıların bu yönde bir talepleri bulunmadığını, davacıların yalnızca eserlerin kullanılmasını önlemek istediklerini, eserlerin kullanılması ihtimali üzerinden taleplerde bulunduklarını ancak ...'ın hayatını konu alan bir sinema filmi çekilmesinin önlenmesine dair bir talepte bulunmadığını, açıkladıkları nedenlerle davanın müvekkili ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar Vekillerinin ... Şti. Ve ... Şirketi'ne Cevaba Cevap Dilekçesinde Özetle; davalılar ... ve ..., bu davanın açılmasını -sözde- anlamsızlaştırmak için, ihtiyati tedbir kararının verilmesinden sonra ve fakat iş bu davanın açılmasından hemen önce düzenledikleri 09.02.2022 tarihli yeni bir muvafakatname ile yeni bir hukuki durum yaratmaya çalıştığını, oysa, anılan bu yeni muvafakatname, tarafımıza davalı şirketlerin davaya cevapları ekinde tebliğ edildiği gibi, dilekçelerinin içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, davalıların hukuki açıdan durdukları yer ve hukuk tanımaz tutumlarında bir değişikliğe de işaret etmediğini, davalılar cevap dilekçelerinin 1.nolu başlığı altında davayı doğru biçimde ifade etmelerine karşın, devam eden açıklamalarında talepleri ve dayanakları çarpıtan, yargılama konusuyla ilgisiz, talep edilmeyen hususları varmış gibi gösteren, Türk Medeni Kanunu ile Fikir ve Sanat Eserleri Hukukuna aykırı ve yabancı bir kısım anlatımlarda bulunduğunu, davalıların, merhum ...'ın sağlığında Noter aracılığıyla diğer davalı ...'a verdiği ... ve ... sayılı basit ruhsat niteliği tartışmasız sağlararası işlemleri, ortada bir vasiyetname (TMK m.531) ve miras sözleşmesi (TMK m.527) olmaksızın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 514 hükmüne aykırı olarak FSEK m. 63 hükmü kapsamında ÖLÜME BAĞLI TASARRUF olarak nitelendirip lehlerine hukuki çıkarımlarda bulunma yaklaşımı hukuken hatalı ve kabul edilemez nitelikte olduğunu,Davalıların bir yandan kendilerine işbu davada husumet düşmediğini savunurken, ardından kendileri dışındaki diğer davalılar ... ve özellikle ... adına dahi savunmalara yönelmesi, müvekkillerin haklarına sahip oldukları eser, icra ve yapımlara yönelik hep birlikte hareket ederek bir emrivaki peşinde olduklarını ortaya koymaktadır.Açılan dava, hakları müvekkillere ait eser, icra ve yapımların, ...'ın kitabından alındığı görüntüsü verilerek ihlal eyleminin gizlenmesinin veya üstünün örtülmesinin engellenmesi amaçlıdır. Zira ... yetkisiz biçimde (ki aşağıda neden yetkisiz olduğu açıklanmıştır), diğer davalılara kitabındaki ... eserlerinin sinema filminde kullanılması yönünde muvafakat verdiğini, bu sebeple davalıların sansür, Erol Parlık'ın eser sahipliğinin yok sayıldığı gibi iddialarının hukuki dayanağı bulunmadığını, kaldı ki bu istemleri davalılar değil, adı geçen kişi yapacağını, henüz çekilmemiş sinema eseri için yapımcı ve prodüktör olan davalılara husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin savunma hukuka aykırıdır İşbu dava merhum ...'ın hayatının filme alınmasıyla ilgili olmadığından, davalıların 4 nolu başlık altındaki savunmalarının kabul edilebilirliği bulunmadığını, açılan dava "davalıların merhum ...'ın hayatını kona alacak Bir ... ... adlı veya başka isimli sinema eserinde hakları müvekkillere ait eser, icra ve yapımların kullanımının önlenmesine ve şayet film çekilmiş olursa da kamuya sunumunun,tanıtılmasının, çoğaltılmasının, yayın ve umuma iletiminin önlenmesi" istemli olduğunu, bu sebeple davalıların 4 nolu başlık altındaki savunmalarının işbu davayla ilgisi olmadığını, merhum ...'ın ...'a bir kısım eserlerinin icra edilmesine, temsil, yayma, devir vs suretiyle faydalanılmasına yönelik verdiği... tarihli, ... yevmiye nolu Izin Belgesinin (Muvafakatname), icra konusu eserlerin sinema eserinde kullanımına ve yetkinin başkalarına devri yetkisini içermediği; bu nedenle davalı ...'ın diğer davalılara verdiği 05.04.2021 tarihli sinema eserinde kullanıma ilişkin işleme izninin geçersiz olduğu; anılan nedenle davalıların çekimini yapacakları filmde kullanacakları ...'a ait eser, icra ve yapımların ...'ın verdiği muvafakatına dayalı olduğundan hukuka uygun bulunduğu yönündeki iddialarının kabul edilemez nitelikte bulunduğu Davalılardan ... Ltd. Şti. Ve ... Şirketi'nin cevap dilekçesine karşı cevaba cevaplarının kabulünü, hukuki dayanaktan yoksun savunmaların reddine; Davanın tüm istemleri yönünden kabulüne; tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekillerinin Davalı ...'ın cevap dilekçesine yönelik cevaba cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme nezdinde açılan iş bu dava öncesi gerçekleşen vakıa ve sürecin yeniden hatırlatılmasında yarar olduğu düşünüldüğünü, zira davalılar ... ve ..., bu davanın açılmasını -sözde- anlamsızlaştırmak için, ihtiyati tedbir kararının verilmesinden sonra ve fakat iş bu davanın açılmasından önce düzenledikleri 09.02.2022 tarihli yeni bir muvafakatname ile yeni bir hukuki durum yaratmaya çalıştığını, oysa, anılan bu yeni muvafakatname, tarafımıza davalı şirketlerin davaya cevapları ekinde tebliğ edildiği gibi, bu dilekçelerinin içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, davalıların hukuki açıdan durdukları yer ve hukuk tanımaz tutumlarında bir değişikliğe de işaret etmediğini,...değişik iş sayılı dosya içeriği incelendiğinde görüleceği üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ilk olarak Davalı ...'nun ...'ın hayatını konu alan bir film yapacaklarını, kamuya duyurması sonrası meydana gelen bir dizi olay ve gelişmelerden kaynaklandığını, ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 08.02.2020 gün ve ... değişik iş sayılı kararıyla merhum ...'a ait eser, icra ve yapımların tüm haklarının müvekkil davacılara ait olduğunu, davalıların anılan ürünleri çekimini yapacakları sinema eserinde kullanmak için yetkileri bulunmadığını ve buna rağmen kullanma iradesinde bulunduklarını tespit ettikten sonra, 08.02.2022 tarihli kararıyla özetle "davalıların merhum ...'ın hayatını konu alacak Bir ... ... adlı veya başka isimli sinema eserinde hakları müvekkillere ait eser, icra ve yapımların kullanımının önlenmesine ve şayet film çekilmiş olursa da kamuya sunumunun,tanıtılmasının, çoğaltılmasının, yayın ve umuma iletiminin önlenmesi" yönünde ihtiyati tedbir kararı vermiştir. Anılan kararda yazılı teminat mahkeme veznesine depo edilmiş ve ihtiyati tedbir kararı infaz olunduğunu, ardından da yasal süre içerisinde işbu dava açıldığını, açılan davadaki istemlerin davalıların, merhum ... ve ...’ın eser, icra ve yapımlarını, müvekkillerden izin almadan ve ...'tan alınacak izin dahilinde, sinema filminde kullanmaları eylemleri ile bu yöndeki ısrarlı tutum, işlem ve davranışlarının, müvekkillerin merhum ... ve ...’ın eser, icra ve yapımları üzerinde irsen, devren ve yasa gereği sahip oldukları mali ve manevi hakları ile bu hakların kullanılması yetkilerine tecavüz oluşturacağının ve ciddi bir tecavüz tehlikesi oluşturduğunun; bu çerçevede davalılar fiillerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine; davalıların oluşturdukları muarazanın bu şekilde giderilmesine; davalıların, tecavüz oluşturacağı kesin olan “..., ...” isimli veya başka bir adla müvekkillerin hak sahibi olduğu eser, icra ve yapımların kullanılması suretiyle film çekilmesinin, kamuya sunumunun, çoğaltılmasının, yayılmasının, temsilinin ve gösterilmesinin, umuma iletilmesinin önlenmesine ve eğer yargılama sırasında bu işlemler tamamlanmış olursa eylemlerin ref'ine yönelik olduğunu, Davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceği, pasif husumet ehliyeti yokluğundan istemin reddedilmesi gerektiğine yönelik iddia haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının, dava tarihi itibariyle hak ihlali ihtimali bulunduğu kanıtlanamadığı, iddia edilen sinema filminde ihtilaf konusu eserlerin kullanılacağının mutlak bulunmadığına yönelik savunması dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, davalının, davada hak ihlali ihtimali bulunduğunun kanıtlanamadığı, iddia konusu sinema filminde yargılama konusu eserlerin kullanılacağının mutlak ve muhakkak olmadığına yönelik beyanı dosyadaki kanıtlar kaşısında gerçekliği yansıtmadığını, gerçekten de davadaki taleplerden biri de, hakları müvekkillere ait eser, icra ve yapımların sinema eserinde kullanılmasının önlenmesine yönelik olduğunu, Davalı ... ile diğer davalılar ise hakları müvekkile ait eser, icra ve yapımları, anılan davalıya ait bir kitabın uyarlanması suretiyle çekimini yapacakları sinema eserinde kullanılmalarına imkan verdiği hususunda, gerek ihtiyati tedbir ve asıl davaya ilişkin yargılama sürecinde ve gerekse kamuya açık ortam ve mecralarda verdikleri beyanlarda, açıkça ifade ettiğini, Davalı ... ise, diğer davalılara verdiği 05.04.2021 tarihli muvafakatla, müvekkillere ait eserlerin kullanımını da içerecek biçimde “... ...” isimli kitabın sinema eserine uyarlanmak suretiyle işlenmesine izin verdiğini, bir edebiyat eserinin (şiirler) veya musiki eserinin sinema eseri içerisinde kullanılması onun işlenmesi niteliğinde bir eylem olduğunu, (FSEK m.21 ). Yine bir icra ve tespitinin sinema eseri içerisinde kullanılması onların çoğaltılması niteliğinde bir eylem olduğunu, (FSEK m.80/1,A, 80/1,B). Eğer anılan eser, icra ve yapımları içeren sinema filmi vücuda getirilip CD, VCD gibi taşıyıcı materyallere kaydedilip dağıtılırsa çoğaltma ve yayma; umuma açık yerlerde gösterilirse temsil; dijital ortama konulursa veya televizyonda gösterilirse umuma iletim gibi eylemlerde bulunulmuş olduğunu, buna karşın davalıların, müvekkillerin murisleri ... ve ...’a ait eser, icra ve yapımları içeren bir sinema eseri vücuda getirmeye olanak sağlayacak hiçbir mali hakları bulunmadığını, davalılar işte bu hukuki ilke ve gereklilikler ile olguları kabul etmek istemediğini ve bunda hala ısrarlı olduğunu, hatta davalı ..., ihlal eylemlerine katılımının esas dayanağı olan diğer davalılara verdiği 05.04.2021 tarihli yazılı muvafakatten hiç bahsetmediğini, Davalının, ...ve ...'in ...'tan aldığı izinlerin kapsamında yer alan bir kısım eserlerin ... ve ...'a ait olmadığı, bir kısmının da 2001 yılı sonrasına ait bulunduğuna yönelik savunması temelsiz ve hukuka aykırı olduğunu, Davalının, merhum ...'ın, ...'a verdiği 03.09.2012 tarihli izin belgelerinin ve ayrıca K...'in ...'a verdiği 25.08.2012 tarihli muvafakatin, hakları müvekkillere ait eserlerin sinema eserine uyarlanarak işlenmesi ve belgedeki yetkilerin üçüncü kişilere devredilmesi yetkisini içermediği, bunun için eser sahibinin mirasçıları olan müvekkillerden yazılı izin alınması gereği bulunduğuna yönelik iddialarımıza cevap vermekten kaçınarak, kendi kişilik haklarına saldırı teşkil eden söylemleri nedeniyle davacılar hakkında hukuki ve cezai dava ve şikayet haklarını saklı tuttuklarına yönelik yaklaşımı kabul edilemez nitelikte olduğunu, diğer taraftan, davalı ... cevabında belirtilmemekle beraber, diğer davalı şirketlerin verdikleri cevap dilekçeleri ekinde, davalılar ... ve... arasında imzalanmış, sinema filminin ...'a ait kitabın işlenmesi suretiyle çekilmesine imkan vermeyi amaçlayan 09.02.2022 tarihli yeni bir muvafakatname sunmuş olduğunu, bu davanın açılmasını -sözde- anlamsızlaştırmak için, ihtiyati tedbir kararının verilmesinden sonra ve fakat iş bu davanın açılmasından önce düzenlenen 09.02.2022 tarihli bu yeni muvafakatname ile yeni bir hukuki durum yaratılmaya çalışmakla beraber, bu yeni belgenin, iş bu davanın açıldığı tarihteki koşullara bir etkisi bulunmadığını, ne var ki, anılan bu muvafakatla, davalıların yargılama öncesi ve ihtiyati tedbir yargılaması sırasında yaptıkları -hakları müvekkillere ait- ... eser, icra ve yapımlarının çekimini yapacakları sinema eserinde kullanacaklarına yönelik söylemlerini kısmen de olsa yumuşatmaları söz konusu olduğunu, bu cümleden olarak ...'tan aldıkları yeni 09.02.2022 tarihli muvafakatı kitabın 308. sayfasına kadar olan kısımla sınırladıklarına yönelik açıklamalarının, haksız ve hukuka aykırı eylemlerini geri plana itme amaçlı olduğu açık olduğunu, zira bu yeni muvafakata rağmen, davalılar hakları müvekkillere ait ... ve ... eser, icra ve yapımlarını, müvekkillerden izin almadan çekimini yapacakları sinema eserinde kullanmayacaklarına veya kullanacakları eser, icra ve yapımların hangileri olacağına dair bir beyanda bulunmadığını, kaldı ki, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre inceleneceğini, davalıların ısrarlı ve hukuk tanımaz tutumları, iş bu davanın açıldığı tarihte mevcut ve davanın konusu da açılmasından önceki davalı tutum, davranış ve fiillerine ilişkin olduğunu, sonuç olarak, davalıların sunduğu 09.02.2022 tarihli bu yeni muvafakatın, iş bu davanın açılmasını gerektiren hukuki durum ve koşullarda hiç bir değişiklik yapmadığını bu nedenle Davalılardan ...'ın cevap dilekçesine karşı cevaba cevaplarımızın kabulünü, hukuki dayanaktan yoksun savunmaların reddini, davanın tüm istemleri yönünden kabulünü tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... ve ... evi vekilinin 2. Cevap dilekçesinde özetle; Davacılar Prof. ... ile müvekkil şirket arasında düzenlenen 09.02.2022 tarihli muvafakatnameye ilişkin iddialarda bulunmuşlarsa da kendi cevap dilekçelerinde ikrar ve kabul ettikleri üzere hak sahibi olmadıkları ve Prof. ... tarafından kaleme alınan bağımsız esere ilişkin iddiaları eser sahibi kendileri olmadıkları için dikkate alınabilir olduğunu, henüz bir sinema eseri vücuda gelmemişken müvekkilin işleyeceği esere ilişkin ilgili eser sahibi ile düzenlediği metnin içeriği, hak sahibi olmayan ve taraf sıfatı da bulunmayan davacıları ilgilendirmediğini, davacılara ... 6. Noterliğinden gönderilen ... yevmiye nolu ihtarıyla ... tarihinden beri bildirdiğimiz üzere kendilerinin eser sahibi olduğu herhangi bir eser kullanılmayacağını, bu muvafakatname de henüz vücut bulmamış sinema eseri yönünden bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, davacılar kendilerine emrivaki yapıldığını iddia etmişse de hak sahibi olmadıkları ve Prof. ...'ın kaleme aldığı bir eserin mali haklarından işleme hakkının kullanımını engellemeye yönelik çabaları kendilerinin hukuka aykırı talepleriyle emrivaki yaptıklarını ortaya koyduğunu, davacıların hak sahibi olmadığı esere ilişkin savunma ve iddiada bulunmaları yersiz olduğu gibi davanın niteliği itibariyle de bu hususta iddialardı dinlenebilir olmadığını, bu sebeple; davacıların kitabın işlenmesi hususunda...aldığımız muvafakatnameye ilişkin iddialarını dikkate almamaktayız.Bununla birlikte; defalarca belirttiğimiz üzere ...'ın hayatı filme alındığında filmde ...'ın hak sahibi olduğu bir müzik eseri kullanılmayacağından davacının ikame ettiği bu davanın reddi gerektiğini, davacı filmde Prof. ...'ın verdiği izinle ...'ın icralarının kullanılmasının amaçlandığını iddia etmişse de davacının ihtarnamesine cevap aşamasından itibaren hiçbir beyan ve dilekçemizde ...'ın eser sahibi olduğu bir müzik eserinin kullanılmayacağı, kullanılacak müzik eserleri için hak sahiplerine hangi müzik eseri kullanılacağı belli olunca ödeme yapılacağı belirtilmiştir. Davacı tarafın tüm bu beyanlarımıza rağmen bu hususu anlamamak ve yanlış yorumlamak için harcadığı çaba anlaşılabilir olmadığını, ...'ın herhagi bir müzik eseri kullanılmak istense davacılarla masaya oturup, sözleşme yapılır, ödeme yapılır vs. Ancak böyle bir kullanım söz konusu olmayacağından davacılarla anlaşmamızı gerektiren bir durum olmadığını, davacılar ısrarla hak sahibi oldukları musiki eser ve icraların "... ..." isimli kitaptaki hikayeden uyarlanacak sinema filminde kullanılacağı varsayımındalarsa da buna dair hiçbir delilleri olmadığı gibi zaten bu zamana kadarki ihtar ve dilekçelerde bu musiki eserlere yönelik bir kullanımın olmayacağı müvekkil şirket tarafından açıkça izah edildiğini, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. II.DELİLLER ... 2. Fshhm'nin ... D.iş sayılı dosyası celp edilmiştir. Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü'nden "...." adlı kitap eserine ilişkin eser işletme belgeleri celp edilmiştir. ...Müdürlüğü ve Mesam'dan "..." ve "..." adlı eserlerin anonim eserler olup olmadığı ve bu eserlere ilişkin var ise sahiplik belgeleri, "..." şeklinde başlayan versiyonu ve diğer tüm versiyonlarının anonim eserler olup olmadığı ve bu eserlere ilişkin var ise sahiplik belgeleri celp edilmiştir. ...'dan Teknik Bilim Kurulunun 19/10/2007 ve 25/10/2007 tarihli ... eserleri hakkındaki karar tutanakları ile 26/10/2007 tarihli ... eserleri hakkındaki karar tutanağı celp edilmiştir. ... 37. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı izin belgesi celp edilmiştir. Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü'nden "... ..." adlı filmin, bu isimle veya başka herhangi bir isim altında kayıt ve tescil başvurusunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise başvuruya ilişkin bütün bilgi ve belgeler celp edilmiştir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Fsek uzmanı ..., Sinema ve senaryo uzmanı ...ve Sözleşmeler hukuku alanında uzman ...'ın 04/07/2023 tarihli raporun sonuç kısmında; 1. ...şirketinin, merhum ... ile ...'ın eser ve icraları üzerindeki mali hakları, sinema filminde kullanımda dahil olmak üzere kullanım yetkisini devralmış olmakla hem eser ve icralar üzerinde mali hakkı kullanma yetkisi sahibi hem de fonogram yapımcısından kaynaklanan mali hak sahibi olduğu, 2.Bir müzik eserinin bir sinema filminde görüntü arkasına yerleştirilmesinin başka bir deyişle senkronizasyonunun FSEK 6 çerçevesinde müzik eserinin işlenmesi sayıldığı, meslek birliklerinin senkronizasyon haklarını devretme yetkileri bulunmadığından bu hakkın hak sahiplerinden kullanım yetkisinin ve hakkın kendisinin devralınmasının gerektiği, 3. Davalıların belirttiği şekliyle kullanımın hukuka uygun olması için ...'ın mali hak sahibi ...şirketinden veya merhum ...'tan eserlerin sinema filminde de kullanımı yetkisini almasının gerektiği, davalılarca dosyaya sunulan muvafakatnamelerden de açıkça görüleceği üzere merhum ... tarafından davalı ...'a verilen muvafakatname eserlerinin notaları ile şiirlerinin ... - ... ,..." İsimli kitapta verilmiş olup, eserlerin bir sinema filmi içinde görüntü arkasına yayınlanması yerleştirilmesi başka bir deyişe FSEK 6 kapsamında senkronizasyon yetkisinin verilmemiş olduğu, bir an için böyle bir yetki verilmiş olsa bile muvafakatnamede ...'a verilen hakların başkalarına da kullandırılmasına ilişkin FSEK 49 anlamında verilmiş bir yetki de bulunmadığı, bu çerçevede ... ile ...'ın eser ve iİcralarının davaya konu “... ...” isimli sinema filminde kullanılabilmesi için davacı ... isimli şirketten izin alınmasının gerektiği, dosyada mübrez ... tarafından gönderilen belge ve bilgiler incelendiğinde;a. Montajlanmış filmde yer alan ..., ..., ..., ..., ..., ...isimli eserlerin söz ve bestelerinin ... Ait olduğu, ... isimli eserin ise bestesinin ...'A ait olduğu, b. Senaryoda yer alan ...( söz ..., söz ...), ...(söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ... (Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(sadece bestesi), ...(Söz müzik ...), ... (Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), AH ...(Söz müzik ...),...(...) eserlerin de ... ve ...'a ait olduklarının görüldüğü, Bu çerçevede davacı ...'ın mali hak sahibi olduğu yukarıdaki eserlerin senaryoda ve sinema filmde kullanılmasını men ve ref'i konusundaki Takdir Sayın Mahkemeye ait olacağı 5. Davacı gerçek kişiler merhum ... ve ... mirasçılarının manevi hak ihlaline dayalı taleplerle ile ilgili olarak ise, Yargıtay'ın Her ne kadar kural olarak eserin kamuya sunulması bir defalık hukuki eylem ise de, fikri Mülkiyet hukukunda yer alan “tükenme ilkesi” manevi haklar üzerinde uygulanamayacağından, eser daha önce alenileşmiş olsa bile, eser sahibin FSEK 14/1'de düzenlenen kamuya sunma hakkı sona ermez ve izinsiz çoğaltma, yayma vb. her türlü mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin gerçekleştirilmesi halinde mali hak taleplerinin yanında FSEK 14/1 gereğince manevi tazminat talebi hakkı verir şeklindeki kararı doğrultusunda manevi hak ihlaline dayalı men ve ref hususundaki Takdirin de yine Sayın Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Fsek uzmanı ..., müzisyen yapımcı ... Sinema ve senaryo uzmanı ...ve Sözleşmeler hukuku alanında uzman ...'ın 05/09/2024 tarihli raporun sonuç kısmında; 1. ... şirketinin, merhum ... ile ...'ın eser ve icraları üzerindeki mali hakları, sinema filminde kullanımda dahil olmak üzere kullanım yetkisini devralmış olmakla hem eser ve icralar üzerinde mali hakkı kullanma yetkisi sahibi hem de fonogram yapımcısından kaynaklanan mali hak sahibi olduğu, 2. Bir müzik eserinin bir sinema filminde görüntü arkasına yerleştirilmesinin başka bir deyişle senkronizasyonunun FSEK 6 çerçevesinde müzik eserinin işlenmesi sayıldığı, meslek birliklerinin senkronizasyon haklarını devretme yetkileri bulunmadığından bu hakkın hak sahiplerinden kullanım yetkisinin ve hakkın kendisinin devralınmasının gerektiği, 3. Davalıların belirttiği şekliyle kullanımın hukuka uygun olması için ...'ın mali hak sahibi ... şirketinden veya merhum ...'tan eserlerin sinema filminde de kullanımı yetkisini almasının gerektiği, davalılarca dosyaya sunulan muvafakatnamelerden de açıkça görüleceği üzere merhum ... tarafından davalı ...'a verilen muvafakatname eserlerinin notaları ile şiirlerinin ... - ... ,..." İsimli kitapta yayınlanması için verilmiş olup, eserlerin bir sinema filmi içinde görüntü arkasına yerleştirilmesi başka bir deyişle FSEK 6 kapsamında senkronizasyon yetkisinin verilmemiş olduğu, bir an için böyle bir yetki verilmiş olsa bile muvafakatnamede ...'a verilen hakların başkalarına da kullandırılmasına ilişkin FSEK 49 anlamında verilmiş bir yetki de bulunmadığı, bu çerçevede ... ile ...'ın eser ve icralarının davaya konu “... ...” isimli sinema filminde kullanılabilmesi için davacı ... isimli şirketten izin alınmasının gerektiği, 4. Dosyada mübrez ... tarafından gönderilen belge ve bilgiler incelendiğinde; a. Montajlanmış filmde yer alan ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli eserlerin söz ve bestelerinin ... Ait olduğu, ... isimli eserin ise bestesinin ...'A ait olduğu, b. Senaryoda yer alan ...( söz ..., söz ...),...(söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(sadece bestesi), ...(Söz müzik ...),... (Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...),...(...) eserlerin de ... ve ...'a ait olduklarının görüldüğü, bu çerçevede davacı ...'ın mali hak sahibi olduğu yukarıdaki eserlerin senaryoda ve sinema filmde kullanılmasını men ve ref'i konusundaki Takdir Sayın Mahkemeye ait olacağı 5. Davacı gerçek kişiler merhum ... ve ... mirasçılarının manevi hak ihlaline dayalı taleplerle ile ilgili olarak ise, Yargıtay'ın Her ne kadar kural olarak eserin kamuya sunulması bir defalık hukuki eylem ise de, fikri Mülkiyet hukukunda yer alan “tükenme ilkesi” manevi haklar üzerinde uygulanamayacağından, eser daha önce alenileşmiş olsa bile, eser sahibin FSEK 14/1'de düzenlenen kamuya sunma hakkı sona ermez ve izinsiz çoğaltma, yayma vb. her türlü mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin gerçekleştirilmesi halinde mali hak taleplerinin yanında FSEK 14/1 gereğince manevi tazminat talebi hakkı verir şeklindeki kararı doğrultusunda manevi hak ihlaline dayalı men ve ref hususundaki Takdirin de yine Sayın Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Davalıların, merhum ... ve ...’ın eser, icra ve yapımlarını, davacılardan izin almadan ve davalı ...'tan alınacak izin dahilinde, sinema filminde kullanmaları eylemleri ile bu yöndeki ısrarlı tutum, işlem ve davranışlarının, davacıların merhum ... ve ...’ın eser, icra ve yapımları üzerinde irsen, devren ve yasa gereği sahip oldukları mali ve manevi hakları ile bu hakların kullanılması yetkilerine tecavüz oluşturacağının ve ciddi bir tecavüz tehlikesi oluşturduğunun, bu çerçevede davalıların fiillerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine, davalıların oluşturdukları muarazanın bu şekilde giderilmesine, davalıların, davacıların merhum ...’ın ve ...''ın eser, icra ve yapımları üzerinde irsen, devren ve yasa gereği sahip oldukları mali ve manevi hakları ile bu hakların kullanılma yetkisine tecavüz veya ciddi bir tecavüz tehlikesi oluşturan, ...’a ait eser, icra ve yapımların, “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, davalıların çekeceği bir sinema filminde kullanılmasının, anılan eserlerin kullanılacağı bir filmin çekilmesinin, tespitinin, kısmen çekilmiş ise tamamlanmasının, kamuya sunulması ve tanıtılmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının, temsilinin ve gösterilmesinin, yayın veya dijital yollarla umuma iletilmesinin önlenmesine (men’ine), yargılama sırasında dava konusu ...’a ve ...'a ait eser, icra ve yapımların, “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, davalıların çekeceği bir sinema filminde kullanılması, anılan eserlerin kullanılacağı bir filmin çekilmesi, tespiti, kısmen çekilmiş ise tamamlanması, kamuya sunulması ve tanıtılması, çoğaltılması, yayılması, temsili ve gösterilmesi, yayın veya dijital yollarla umuma iletilmesi halinde de; Davalıların “..., ...” isimli veya başka bir adı taşıyan sinema filmi aracılığıyla gerçekleşmiş olan davacılara ait mali ve manevi haklara yönelik tecavüzlerinin durdurulmasına ve tüm maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına (ref’ine), “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, davacıların haklarına tecavüz oluşturduğu tespit edilen sinema filminin; Uydu, kablo ve her türlü televizyon yayını veya dijital mecralarda yayınlanmasının, umuma iletilmesinin, sinema salonları gibi her türlü ortamda gösterilmesinin ve temsilinin durdurulmasına ve men’ine, CD, DVD veya başka bir formatta çoğaltılmasının ve yayılmasının durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, muhtemel benzer kullanımların önlenmesine, davalıların işyerlerinde yahut kontrollerindeki yerlerde bulunan veya üçüncü kişilere ait ortamlara bırakmış oldukları “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, davacıların haklarına tecavüz oluşturduğu tespit edilen sinema filminin fiziki ve elektronik ortamlardaki kopyalarına her türlü tanıtım araçlarına el konulmasına, “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, davacıların haklarına tecavüz oluşturduğu tespit edilen sinema filminin; Her türlü dijital veya internet ortamlarından, web sitesi ve sosyal ağ sitelerinin içeriklerinden, bilgisayarlardan ve sair her türlü taşıyıcı ve mecradan silinmesine, bu mümkün olmadığı takdirde erişimin engellenmesine, kısmen de olsa imale veya kopyalamaya yarayan dijital veya fiziki her türlü araç, gereç, materyal ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarına el konulup imhasına ve hükmün ilanına ilişkindir. IV. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Davaya konu uyuşmazlık davacı gerçek kişilerin mirasçısı olan Merhum ...'ın eser sahibi ve icracı sanatçı sıfatıyla icra ettiği eserlerin “ ... ..." isimli henüz yayınlanmamış filmde kullanılıp kullanılamayacağı, bu eserler ve icralar üzerinde davacılar hak sahibi olup olmadığı, davaya konu filmde kullanılacak Müzik eserlerinin davalıların iddia ettiği üzere merhum ... tarafından verilen muvafakatnameler doğrultusunda kullanılıp kullanılamayacağı noktasında toplanmaktadır. ... ... tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmeye göre merhum ... icracı sanatçı sıfatından kaynaklanan FSEK 80/1- A'da belirtilen tüm mali hakları davacılardan ... isimli şirkete devretmiştir. ... ... tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmeye göre merhum ... sözleşmenin imzalandığı tarihe kadar kendisine ve babası merhum ...'a ait tüm eserler üzerindeki mali hakları FSEK 21,22,23,24, ve 25) bu eserlerin sinema filminde de gösterilmesi hakları da dahil davacılardan ... isimli şirkete devretmiştir. ... 19. Noterliği'nin ...tarih ve ... nolu Edisyon sözleşmesine göre merhum ... icracı sanatçı sıfatıyla icra ettiği eserler üzerindeki icracı sanatçılıktan kaynaklanan FSEK 80-1 A da belirtilen tüm mali hakları davacılardan ...isimli şirkete devretmiştir. ... 19. Noterliği'nin ...tarih ve ... nolu Edisyon sözleşmesine göre merhum ... kendisi ve babası ...'a ait eserler üzerindeki tüm mali hakları(FSEK 21,22,23,24,25) davacılardan ... isimli şirkete devretmiştir. İlgili kayıtların yanı sıra merhum ...'ın ölümünden sonra davacılardan ... şirketi ile ... mirasçıları arasında yapılan 01.11.2017 tarihli ve 18.10.2012 tarihli Edisyon sözleşmeleri ile de merhum ... ile ...'ın eser ve icralarından kaynaklanan tüm mali haklar ... isimli şirkete devredilmiştir. Bu sözleşmeler çerçevesinde ...şirketi, merhum ... ile ...'ın eser ve icraları üzerindeki mali hakları, sinema filminde kullanımda dahil olmak üzere kullanım yetkisini devralmış olmakla hem eser ve icralar üzerinde mali hakkı kullanma yetkisi sahibi hem de fonogram yapımcısından kaynaklanan mali hak sahibi şeklinde tespit edilmiştir. Bir müzik eserinin bir sinema filminde görüntü arkasına yerleştirilmesi başka bir deyişle senkronizasyonu FSEK m. 6 çerçevesinde müzik eserinin işlenmesi sayılmaktadır. Meslek birliklerinin senkronizasyon haklarını devretme yetkileri bulunmadığından bu hakkın hak sahiplerinden kullanım yetkisinin ve hakkın kendisinin devralınması gerekmektedir. FSEK m.48, eser sahibine mali haklarını devretmesi imkanı tanındığı gibi, eser üzerindeki hakkın kendisinin değil, sadece kullanılmasının devrine de izin verilmiştir. Bu tip devirler FSEK m.48/ll'de, “ruhsat” olarak adlandırılmıştır. Bu takdirde mali hak özü itibariyle eser sahibinin malvarlığında kalmakla beraber, maddi bir malın hasılat kirasına verilmesinde veya intifa hakkıyla sınırlandırılmasında olduğu gibi, mali hakkı kullanma ve semerelerinden faydalanma yetkisi karşı tarafa intikal etmiş olur (FSEK. m.56/III). Lisans sözleşmeleri FSEK m.56'da ikiye ayrılmıştır. Eğer lisans, mali hakkın kullanılmasını bütün olarak karşı tarafa geçiriyorsa ve hakkın kullanılmasının başkasına verilmesini de engelliyorsa tam lisans (ruhsat)tan söz edilir. Bu durumda kullanma hakkını tam olarak kazanan kişinin durumu, hakkı bütün olarak devralan kişinin durumundan farksızdır. Eğer aynı mali hakka ilişkin başka yetkilerin de, bir başkasına verilmesini engellemeyen bir lisans veriliyorsa bu lisans, basit bir lisanstır. Tam lisans sahibi, devraldığı hakların ihlali halinde dava açma hakkını haiz iken basit ruhsat sahibinin dava açma hakkı yoktur. Mali hak devir sözleşmeleri ise hakkın, eser sahibi veya mirasçılarının Malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına geçiren bir tasarruf işlemidir. Sözleşmenin kurulması ile birlikte sözleşme konusu mali haklar, devreden kişinin mal varlığından çıkıp devralanın malvarlığına intikal eder. FSEK 48/1 gereğince; eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve içerik itibariyle sınırlı veya sınırsız, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler. Mali hakkın içerdiği yetkilerin tamamı devredilebileceği gibi yetkilerin sadece bir parçası da devredilebilir. Devren iktisap ise FSEK m.49'da düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. Bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerekir. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür. Bu hakları geçerli olarak ilk devralandan devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde artık bir onay ya da icazete gerek olmaksızın tasarruf edebilir. Bir eser ile ilgili silsile halinde yani birbirini izleyen birden çok mali hak devri ve ya kullanım yetkisinin devri varsa her bir devir zincirinin halkasının birbirine bağlı olması zincirinin halkaları arasında kopukluk olmaması şarttır. Zincirin halkalarından birinin kopukluğu devirleri geçersiz hale getirir. Tüm açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde; Davalılar davaya konu filmde kullanılan müziklerin merhum ... tarafından davalı ...'a verilen ... 37. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ve ... nolu muvafakatnamelerdeki yetki çerçevesinde ... ile yapılan anlaşma doğrultusunda kullanıldığını bu nedenle de kullanımlar için davacılardan izin alınmasına gerek olmadığını iddia etmektedirler. Davalıların belirttiği şekliyle kullanımın hukuka uygun olması için ...'ın mali hak sahibi ... şirketinden veya merhum ...'tan eserlerin sinema filminde de kullanımı yetkisini alması gerekmekte olup, dosya kapsamında bu yönde bir izin bulunmadığı tespit edilmiştir. Merhum ... tarafından davalı ...'a verilen ... 37. Noterliğinin ... tarihli ... ve ... numaralı muvafakatnameler ile 25.08.2012 tarihli muvakatnameler incelendiğinde; Merhum ... tarafından davalı ...'a verilen muvafakatname eserlerinin notaları ile şiirlerinin ... - ... ,...İsimli kitapta yayınlanması için verilmiş olup, eserlerin bir sinema filmi içinde görüntü arkasına yerleştirilmesi başka bir deyişle FSEK 6 kapsamında senkronizasyon yetkisi verilmemiştir. Bir an için aksi düşünülse dahi; muvafakatnamelerde ...'a verilen hakların başkalarına da kullandırılmasına ilişkin FSEK 49 anlamında verilmiş bir yetki de bulunmamaktadır. Bu çerçevede ... ile ...'ın eser ve icralarının davaya konu “... ..." isimli sinema filminde kullanılabilmesi için davacı ... isimli şirketten izin alınmasının gerektiği sabittir. Bu çerçevede davaya konu filmde ... ve ...'ın kendi seslendirdiği icralar ile kendilerine ait eserlerin kullanılabilmesi için izin gerekli olup, bu iznin alınmadığı görülmüştür. Davalılar kullanılan bazı müziklerin anonim olduğunu da ileri sürmüşlerdir. ... ve ...'ın kendi sesinden olmamak koşuluyla anonim eserlerin davaya konu filmde kullanılması halinde hak ihlali söz konusu olmayacaktır. Zira anonim bir eserin işlenmesi serbesttir. Anonim eseri ilk defa işleyen anonim eseri daha sonra işleyenleri engelleyemez. Ancak ikinci işleme ilk işlemeye bağlı olarak oluşturulmuş ise yani bağımsız bir fikri ameliye ürünü olmayıp ilk işlemenin taklidi ise bu halde ilk işleme eser sahibi ikinci işleme eser sahibine karşı koruma talep edebilir. Bu çerçevede senaryo ve film incelemesi ile hangi eserlerin kullanıldığı, davalıların anonim savunması ile birlikte değerlendirildiğinde; Montajlanmış filmde yer alan ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli eserlerin söz ve bestelerinin ... Ait olduğu, ... isimli eserin ise bestesinin ...'A ait olduğu, Senaryoda ise, ...( söz ..., söz ...), ...(söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ... (Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...İisadece bestesi), ...(Söz müzik ...),... (Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(Söz müzik ...), ...(...) eserlerin de ... ve ...'a ait oldukları tespit edilmiştir. Yer verilen eserlerde mali hak sahibi davacı ... olduğu, söz konusu eserlerin kullanılması için davacı ... isimli şirketten izin alınmasının gerektiği, davalıların belirttiği şekliyle kullanımın hukuka uygun olması için davalı ...'ın mali hak sahibi davacı ... şirketinden veya merhum ...'tan eserlerin sinema filminde de kullanımı yetkisini almasının gerektiği, davalılarca dosyaya sunulan muvafakatnamelerden de açıkça görüleceği üzere merhum ... tarafından davalı ...'a verilen muvafakatname eserlerinin notaları ile şiirlerinin ... - ... ,...” İsimli kitapta yayınlanması için verilmiş olup, eserlerin bir sinema filmi içinde görüntü arkasına yerleştirilmesi başka bir deyişe FSEK 6 kapsamında senkronizasyon yetkisinin verilmemiş olduğu, bir an için böyle bir yetki verilmiş olsa bile muvafakatnamede davalı ...'a verilen hakların başkalarına da kullandırılmasına ilişkin FSEK 49 anlamında verilmiş bir yetki de bulunmadığı, bu çerçevede ... ile ...'ın eser ve icralarının davaya konu “... ...” isimli sinema filminde kullanılabilmesi için davacı ... isimli şirketten izin alınmasının gerektiği, davalılarca bu yönde herhangi bir izin alınmadığı anlaşılmıştır. Davacı gerçek kişiler merhum ... ve ... mirasçıları manevi hak ihlaline dayalı taleplerle ile ilgili olarak ise, Yargıtay'a göre Her ne kadar kural olarak eserin kamuya sunulması bir defalık hukuki eylem ise de, bu yolla eserin alenileşmesi sağlanmakta ve eser fikri mülkiyet hukukunun koruma konusu haline gelmektedir. FSEK kapsamında tükenme ilkesi, eser sahibinin mali haklarının belirli bir kullanım sonrasında tükenmesini ifade eder. Tükenme ilkesi manevi haklar üzerinde uygulanmaz. Manevi haklar eser sahibinin kişiliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu haklar ekonomik değil, kişisel değerleri korumaya yöneliktir. Mali haklar belirli bir ekonomik işlemle tükenirken, manevi haklar eser var olduğu sürece devam eder. Tükenme ilkesi piyasadaki mal dolaşımını kolaylaştırmak için vardır. Manevi haklar ise eserin sanat değerini ve eser sahibinin itibarı gibi değerleri koruduğundan ekonomik dolaşım ilkesinden bağımsızdır. Fikri mülkiyet hukukunda yer alan “tükenme ilkesi” manevi haklar üzerinde uygulanamayacağından, eser daha önce alenileşmiş olsa bile, eser sahibin FSEK 14/1'de düzenlenen kamuya sunma hakkı sona ermez ve izinsiz çoğaltma, yayma vb. her türlü mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin gerçekleştirilmesi halinde mali hak taleplerinin yanında FSEK 14/1 gereğince manevi tazminat talebi hakkı verdiğine kanaat getirilmiştir. Ayrıca davalılar vekilince yargılamanın tahkikat aşamasında sunulan 05/02/2026 tarihli ıslah dilekçesinin HMK ilgili hükümleri ve YHGK ...E., ...K., YHGK ...E., ...K., YHGK ...E., ...K., YHGK ...E. / K., YHGK...E., ...K. Ve benzer minvaldeki kararlar kapsamında değerlendirilmesinde; Davalılar vekilince sunulan ıslah dilekçesinin; "Davacı tarafın, somut delillere dayanmayan, varsayıma dayalı ve hukuki temelden yoksun iddialarla açmış olduğu davanın tamamen reddine, Tedbir talebinin reddi ile dosyadan verilen ihtiyati tedbire ilişkin kararın kaldırılmasına, Islah talebimizin kabulü ile davacı tarafın hukuki temelden yoksun ve ölçüsüz talepleri nedeniyle tarafımızın uğradığı ağır ekonomik zararların bir an evvel son bulması ve uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla, davacılar lehine bilirkişi marifetiyle belirlenecek denkleştirme bedeline hükmedilmesine, bu kapsamda dosyanın bilirkişiye tevdiine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini" şeklinde sonuç kısmına haiz olduğu, Islah işleminde konu tarafın kendi usul işlemidir. Kısmen veya tamamen yapılabilir. Islah; yeni bir talep ihdası için kullanılamaz, bağımsız bir talep ileri sürülmesine imkan tanımaz. Davalılar taraf vekilince ıslah dilekçesinde bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmesi ile bu incelemeye göre belirlenecek maddi tutarın davacılar lehine denkleştirme bedeli şeklinde hükmedilmesi de talep edilmiştir. Tahkikatın ancak ön inceleme duruşmasına göre yapılacağı, incelenen talepte davacı lehine denkleştirme bedeline hükmedilmesi talebinin, ön inceleme duruşmasında "...Davalıların, merhum ... ve ...’ın eser, icra ve yapımlarını, müvekkillerden izin almadan ve ...'tan alınacak izin dahilinde, sinema filminde kullanmaları eylemleri ve davranışlarının, müvekkillerin merhum ... ve ...’ın eser, icra ve yapımları üzerinde sahip oldukları mali ve manevi haklara tecavüz oluşturacağının ve ciddi bir tecavüz tehlikesi oluşturduğunun; bu çerçevede davalılar fiillerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine; muarazanın bu şekilde giderilmesine; anılan davalılar eylemlerinin önlenmesine (MEN'ine); tecavüzlerinin durdurulmasına ve tüm maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına (REF’İNE); muhtemel benzer kullanımların ÖNLENMESİNE..." şeklinde tespit edilen dava konusundan bağımsız bir talep olduğu, aralarında herhangi bir bağlantı bulunmadığı, denkleştirme bedeline yönelik talebin davacının tecavüzün men'i, ref'i ve önlenmesi davasına ıslah işlemi ile dahil edilmesinin mümkün olmadığı, denkleştirme bedeline ilişkin görülecek davanın işbu yargılamadan ayrı kendine özgü koşullara haiz olduğu, aksinin kabulü hâlinde aleyhe dayanılan vakıa hakkında karşı tarafın ispat hakkının elinden alınarak hukukî dinlenilme hakkının ihlal edileceğinin gözetilmesi gerektiği, dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığına kanaat getirilerek davalılar vekilince gerçekleştirilen ıslah işlemi hakkına karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tahsis edilmşitr. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE 1)Davalıların sübut bulan eylemleri iye gerçekleştirdikleri TECAVÜZÜN TESPİTİNE, MUARAZININ GİDERİLMESİNE, 2)Davalıların, ...’a ait eser, icra ve yapımların, “..., ...” isimli veya başka bir adla ve aynı içerikte olmak üzere, davalıların çekeceği bir sinema filminde kullanılmasının, anılan eserlerin kullanılacağı bir filmin çekilmesinin, tespitinin, kısmen çekilmiş ise tamamlanmasının, kamuya sunulması ve tanıtılmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının, temsilinin ve gösterilmesinin, yayın veya dijital yollarla umuma iletilmesinin ÖNLENMESİNE (MEN’İNE), 3) İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin ...E., ...K. Sayılı ve 09/02/2023 tarihli kesin kararına konu Mahkememizce 13/12/2022 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının DEVAMINA, karar kesinleştiğinde yediemine teslim edilen materyallerin imhasına, 4)Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazetede ilanına, masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5)Davalılar taraf vekilince gerçekleştirilen ıslah işlemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince 55.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan 80,70 TL Başvuru harcı, 9.236,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 9.316,70 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra resen yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/41, K. 2026/61, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-41-e-2026-61-k-defaff6e79ee