İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/33 E. 2026/53 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/33
- Karar No
- 2026/53
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/33 KARAR NO : 2026/53
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 22/02/2022 KARAR TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasının Müvekkili (....) kısaca ... adına TÜRK PATENT nezdinde tecilli olduğu, davalılar ... Tic. A.Ş. kısaca ...: ve ... Ltd. Şti. kısaca ... nin dava konusu fiilleri ile müvekkilinin marka haklarının ihlali niteliğinde eylemlerinde bulundukları, davalıların, müvekkiline ait ..., ... ve ... gibi ... esas unsurlu markalarının ayırt edilmezlik derecesinde benzeri olan .., ... ve ... ibarelerini, ticaretini yaptığı sigaralar üzerinde haksız olarak ve kasten müvekkilinin markaları ve geçmiş kullanımlarına yakınlaşarak kullandıklarını, müvekkiline ait ... marasının gümrükler nezdinde korunduğunu ve ... markaları için kabul edilmiş ve kayıtlı gümrük başvuruları bulunduğunu bu doğrultuda ... gümrük müdürlüğü tarafından ... tarihli ... sayılı belge ekinde ... sayılı karar ile ... A.ş. adına işlem gören ... sayılı Taşıma belgesi muhteviyatı eşya üzerinde yapılan muayne neticesinde; üzerinde müvekkilinin ... markaları ve geçmiş tarihli ...kullanımlarını taklit eden bunlara ayırt edilemez derecede benzer bulunan sigaralarının bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu karar ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu” nun 57. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) bendi uyarınca eşyaların 10 iş günün süreyle durdurulmasına kara verildiğini, bunun akabinde taraflarınca gerekli hukuki işlemlerin yerine getirilmesi için ek süre talep edildiğini ve ... sayılı belge ve karar kapsamında taraflarına 5 iş günü ek süre sağlandığını, bu düre içerisinde taraflarınca ürüne dair incelemeler gerçekleştirilmiş, 3 FSHHM” nin ...D.İş sayılı ve 02.02.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı edinilmiş, bu kararın ... Gümrük Müdürlüğü nezdinde İcra Müdürlükleri eliyle infaz edildiğini, davalı ... tarafından ihracatı ve olarak müvekkilinin markalarına benzetilmek ve müvekkilinin geçmiş tarihli tanınmış ürün tasarım ve kullanımlarını taklit ermek amacıyla yaratıldığını, davalının, yukarda açıklanan amaçlanan ürünlerin, doğrudan eylemleri sebebiyle müvekkili ve markalarının tanınmışlığından ve tüketiciler nezdindeki halı itibarından hukuka aykır olarak menfaat elde etmek olduğunu, müvekkilinin markasının itibarına zarar verdiğini, buna ek olarak ortalam tüketicinin, davalıya ait ürünlerde yer alan kullanım ile müvekkiline ait markaları karıştırma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, yine davalının yukarıda açıklanan eylemleri ve müvekkilinin marka hakkına tecavüz eden söz konusu ürünleri piyasaya sunması, müvekkiline ait markaların ayırt etme gücünü ve itibarını istismar edeceğini, ... ve ... kullanımlarının müvekkiline ait ..., ... ve ... ayırt edemezlik derecesinde benzediğini, somut olayda müvekkilinin markaları ve geçmiş tarihli paket tasarımlarının kopyalanmış olması, ... ve ... markaları ile iş mahüllerini taklit etmekte ve haskız rekabet teşkil etnekte olduğunu, tüm açıklamalar sebebi ile ; 3FSHHM' nin ... D.İş sayılı ve 02.02.2022 tarihli ihyiyati tedbir kararının devamını, Davalı tarafından gerçekleştirilen marka haklarına tecavüz fiilinin tespit, men'i ref'i ve marka hakkına tecavüzden doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, Tecavüz ve haksız rekabet sonuçlarının ortadan kaldırılmasına; bu kapsamda da bu müvekkiline ait markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer kullanımlar ihtiva edecek şekilde üretilmiş, stoklanmış, dapıtılmış ve /veya satışa sunulmuş ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemeler, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü materyalin bulundukları yerlerde el konulmasına , toplatılmasına ve el konulan ürünlerin imha edilmesine, Müvekkilinin markalarının taklit edilmesi, markalara yakınlaşmak suretiyle marka hakkının tecavüzü ve ilişki haksız rekabet hükümleri kapsamında müvekkil ve markalarının itibarının zarara uğraması karşılığında SMK m. 150/2 kapsamında 50.000 TL itibar tazminatına hükmedilmesine, SMK 151/2 maddesi uyarınca daha sonra bilirkişilerce hesaplanacak yoksun kalınan kazanç tzminatına ilişkin fazlasına ilişkin haklarımız saklı kalarak, şimdilik 5.000,00 TL tutarında yoksun kalınan tazminatına hükmedilmesini, Müvekkilinin marka haklarına yoğun bir ihlalin süre gelmesi ve söz konusu tecavüz nedeniyle Müvekkilinin ve markasının uğradığı yoğun manevi zarar ve tahribat ışığında müvekkiline 50.000,00 TL den az olmamak üzere manevi tazminat ödenmesini, Ürünlere el konulması yönündeki kararın infazı aşamasında üstlenilen masraflar ve ürünlerin yargı esnasında depolanması için tahakkuk edecek yediemin masrafları dahil olmak üzere, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılar tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 09 Mart 2022 tarihli duruşma esnasında da beyan edildiği üzere; dava konusu edilen ürünlere ait “...” isimli marka ... tarihinde ... sayısı altında .... Sınıfta dava dışı ... Tic. A.Ş. firması adına kayıtlı tescilli bir marka olduğunu, Müvekkili ile dava dışı ...Tic. A.Ş, firması arasında akdedilen Lisans Sözleşmelerine istinaden, Müvekkili Lisans alan sıfatıyla ... markalı ürünlerin üretimi, yurtiçi ve yurtdışı satış ve pazarlaması haklarını haiz olduğunu, müvekkili bu kapsamda T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğünce müvekkili adına düzenlenen ... tarihli ... sayılı Dahilde İşleme İzin Belgesi düzenlendiği, Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında ihracat yapmak amacıyla uygunluk talebinde bulunduğu, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı... tarihli ... sayılı “uygunluk belgesi” ihracat iznini aldığını, ... Markasını TPMK nezdinde geçerli tescil kaydı bulunan bir marka vasfını haiz olduğunu, Müvekkilinin söz konusu markayı dava dışı ... A.Ş. ile akdettiği Lisans Sözleşmesi kapsamında kullanmakta ve üretmekte olduğunu, Lisans Sözleşmesine istinaden alınan Dahilde İşleme Belgesi ve İhracat Uygunluk İzinleri çerçevesinde ... markalı ürünlerin satış ve ihracatını gerçekleştirdiğini, marka tecavüzünün tespiti ve çeşitli tazminat talepli işbu davadaki tüm talepler yönünden Müvekkil Şirketlerin davalı husumet sıfatına haiz bulunmadığını, davanın husumet sıfatı dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer davalı olan müvekkili ... Ltd. Şti. firması, yalnızca dava konusu ürünlerin taşınmasını gerçekleştiren taşımacılık firması olup, faaliyetleri yalnız ve yalnızca taşımacılık işi ile sınırlı olduğu, Marka tecavüzü davalarında dikkat edilmesi gereken husus ise husumetin isabetli bir şekilde marka tecavüzü yapana yöneltilmesidir. Somut olayda, marka hakkına tecavüz iddiasına konu edilen ... Ticaret Marka No.lu ... markası ... TİC. AŞ. firmasına ait olduğunu, Bu itibarla ne Müvekkil Şirketin, ne de diğer davalı olan taşımacı firmanın işbu davada davalı husumet sıfatı bulunmadığını, Türkiye içinde satışı yapılmayan ve satışa sunulmak üzere ... Cumhuriyeti'ne gönderilen dava konusu ürünler nedeniyle zarar yine ihracat yapılan ülkede meydana gelmiş olacağını, “...” isimli marka, 06.07.2004 tarihinde... sayısı altında .... Sınıfta dava dışı ... Tic. A.Ş. firması adına tescil edildiğini, TPE nezdinde geçerli tescil numarasını haiz bir markanın kullanımının ise tecavüz teşkil etmesi mümkün olmadığını, Duruşma esnasında da belirtildiği üzere, karşı tarafça açılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki... Esas - ...Karar sayılı dosya, markanın benzerliği ve/veya tecavüz iddiasına dayalı değil, markanın kullanılmaması iddiasına dayalı olarak açılmış bir dava olduğunu, karşı tarafın markanın kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlük davası dava açıp da; işbu mahkeme nezdinde hükümsüzlük talep ettiği markanın kullanımı nedeniyle marka tecavüzünün tespiti ile çeşitli tazminat taleplerinde bulunması, çelişkili davranma yasağına da aykırı olup, açılan hükümsüzlük davasının dayanaksız olduğunu göstermektedir. Bu itibarla, açılan hükümsüzlük davasına istinaden, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılacağının Davada verilen hükümsüzlük kararı henüz kesinleşmemiş olup, bilindiği üzere hükümsüzlük davaları kesinleşip de marka sicilden terkin edilinceye kadar icra edilemeyeceğini, bu itibarla, ... markasının tescilinin geçerliliği korunmakta olduğunu, Keza markanın kullanımını engelleyen bir tedbir kararı da mevcut olmayıp dava dışı Marka Sahibi ve Lisans Hakkı sahibi olan müvekkil markanın kullanımında serbest olduğunu, müvekkili Şirket ise dava dışı marka sahibi ... Tic. A.Ş ile akdettiği inhisarı lisans sözleşmesi kapsamında tescilli olan “...” markalı ürünlerin üretimi, yurtiçi ve yurtdışı satış ve pazarlaması haklarını haiz olduğunu, Dava şartı yokluğundan reddini, Davanın husumet reddini, yargılamanın dava dışı olan ...Tic. A.Ş'ne İhbarına, Karşı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne yönelik kararın kaldırılmasını, Davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II.DELİLLER Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan Davacıya ait ..., ...,..., ..., ... ... tescil numaralı "..." ibareli markaların,marka tescil belgelerinin, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığının onaylı suretlerinin, Davalıya ait "...", "..." ve "..." ibareli markaların marka tescil belgesinin, başvuru ve tescil tarihlerinin, ürün listelerinin, varsa yenileme tarihlerinin, devir ve lisans belgelerinin, renkli ise renkli suretlerinin ve halen geçerli olup olmadığının onaylı suretlerinin celp edildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen sektör ... ve marka vekili ...tarafından düzenlenen 11/04/2022 tarihli raporunda özetle; ... A.Ş. adına izinlendirilmiş ... marka sigara cinsi bir ürünün bulunmadığı, keza dava dışı ... A.Ş. tarafından Tarım ve Orman Bakanlığından yada mülga ... Piyasası Düzenleme kurumundan alınmış eski veya yeni tarihli ... isim ya da markası taşıyan bir sigara cinsi ürününün Piyasaya Arz uygunluk belgesi de bulunmadığı, Davacı tarafa ait... dosya numaralı ... ibareli markanın tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğu, Davacı tarafa ait marka sicil inceleme kısmınd verilen kelime şekil markaları dışında asli ibaresi ... olan birçok kelime markasının dava konusu Nice sınıflandırılması kapsamındaki .... Sınıf tütün ve tütün mamülleri emtiasında tescilli olduğunu, Davalılardan ... A.Ş. firması adına yapılan incelemede,dava konusu ... sınıf tütün ve tütün mamülleri emtiasında çeşitli marka tescilleri bulunmakla beraber ..., .... veya benzeri şekilde tescilli marka kaydına rastlanmadığı, Davalılardan ... LTD.ŞTİ. firması adına yapılan incelemede marka kaydına rastlanmadığı, Davacı vekilinin mürafaa duruşmasında belirttiği ve dava dışı ... A.Ş. firmasından lisans aldığını belirttiği markaya ilişkin herhangi bir sicil kaydının gözükmediği, ayrıca ... 3 ASHM nin ... Esas ... Karar sayılı kararınca markanın iptal edilmiş olduğu, kararın kesinleşip kesinleşmediği hakkında very bulunmadığı, bununla berabe, karar kesinleşmiş olsa da sicile henüz işlenmediği, Taraf markalarının yüksek görsel benzerliği, kısmi işitsel benzerliğ, kavramsal benzerliği, markaların aynı sektöre işaret etmesi, taraf markalarının kapsamlardaki emtiaların aynı olmaları, aynı alıcı kitlesine hitap etmeleri, aynı ihtaiyaçları karşılamaları, önceki markanın ayırt ediciniteliği birlikte ele alındığında, tüketici, sonraki markayı, önceki markanın yeni varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayabileceğinden kaynaklı markaların karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiceler nezdinde gerek malların gereksede müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği, ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım ypabileceği, sadece alıcıların belirli bir mal yerinde, başja bir malı almak istediklerinde değil, alıcıların malların birbirinden farklı olduklarını anlamalrına ragmen bunların kaynağınınaynı işletme olduğunu veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da iltibas yaratacağı kanaatine varıldığına karar vermişlerdir. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen sektör ... ve marka vekili ...tarafından düzenlenen 08/05/2023 tarihli ek raporunda özetle; Dosya kapsamında; T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar Sayılı Bozma İlamında yapılan incelemeler neticesinde: Gerekçeleri değerlendirme(IV-1) kısmında açıklandığı üzere; sigara tüketicilerinin sık sık marka değiştirmekten ziyade bildiği ve kullanmaya devam ettiği markaları tercih ettiği, Türkiye'de tütün mamullerinin reklam ve tanıtımı her ne suretle olursa olsun mutlak anlamda yasaklanmış olmasından paketler üzerinde karartma yapıldığı, ayrıca bilindiği gibi sigaraların belirli dolaplar içerisinde ve satıcının yardımı ile satın alınacak ürünler olduğu, bu durumda da sigara üreticileri tarafından satıcılara sağlanan içerisindeki sigara konumlandırmaları satıcı tarafından çok iyi bilindi açısından da karıştırılma durumunun ortaya çıkmayacağı, Yukarıdaki maddenin istisnası olarak kaçak, taklit sigara tedarikinin ülkemizde de yoğunlukla yapıldığı, tütün mamullerindeki yüksek vergi ve ÖTV oranlarının kaçak, taklit sigaralara olan talebin arttığı. bu durumda, el altından sisara tedarik eden tüketicilerin daha önceden zihninde var olan imaja istinaden, davalı tarafa ait olan wisdom paketini gördüğünde, davacının ürünü zannederek yanılgıya düşecekleri, Kök raporda da belirtildiği üzere, davalının savunmasında lisans aldığını iddia ettiği Markanın dava dışı ... SAN TİC AŞ. firmasına ait olduğu, TÜRKPATENT marka sicilinde herhangi bir lisans kaydının gözükmediği, TÜRKPATENT” © yazılan müzekkere cevabında da bu durum açıkça görüldüğü, bununla beraber “...” sözcük markasının ... sayı ile davacı adına TÜRKPATENT tanınmış markalar listesinde kayıtlı olduğu, bu kaydın 27.09.2011 tarihte gerçekleşmiş olduğu TÜRKPATENT tarafından 06.01.2012 tarihinde tanınmışlık başvurusunun kabul edildiği, davacının TÜRKPATENT çevrimiçi veri tabanından yapılan araştırmasında, Türkiye'de ilk olarak ... markasını ...tescil numarasıyla 10.07.1973 tarihinde tescil ettirildiği, ... markasının özellikle 34 üncü sınıf kapsamındaki mallarda (tütünler, sigaralar, purolar, vs.) belirli bir tanınmışlığa sahip olduğu, davalının lisans aldığını beyan ettiği, ancak marka sicilinde herhangi bir lisans kaydı lanmayan ve dava dışı ...TİC AŞ. firmasına ait ... tescil numaralı ... markasının başvuru/koruma tarihinin 06.07.2004 olduğu, 6769 Sayılı SMK Madde 155. Maddesinin uygulana bilmesi için ihtilaf konusu sınai mülkiyet hakkının bulunması gerekmektedir. Ancak davalı tarafın, davacının tescilli ve ayırt edici gücü yüksek ... seri markaları ile benzer herhangi bir markasının bulunmaması, aynı zamanda lisans aldığını beyan ettiği, ancak marka sicilinde herhangi rastlanmayan, dava dışı .. TİC AŞ. firmasına ait ... tescil numaralı ... markasını savunma defi olarak sunamayacağı, davalı tarafın herhangi bir tescil veya lisans kaydının bulunmamasından kaynaklı “markayı tescil edildiği şekilde kullanıp kullanmadığı” hususunda inceleme yapmaya gerek duyulmadığı sonucuna varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen mali ..., marka ...ve sektör ... tarafından düzenlenen 29/07/2024 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Davalının ... Gümrüğünde ürünlere ait satış faturasının dışında, Dava konusu marka ile satışına rastlanmadığı, Maddi ve Manevi Tazminatın Takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen mali bilirkişi ... 08/02/2025 tarihli ek raporunda özetle; Davalının ... Gümrüğünde ürünlere ait satış faturasının dışında, Dava konusu marka ile satışına rastlanmadığı, Maddi ve Manevi Tazminatın Takdirinin Sayın Mahkemede olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Maddi ve manevi tazminat talepleri olmak üzere tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, “...” markanın ayırt edilemez derecede benzerinin davalılar tarafından tütün ürünlerinde kullanılması iddiasına dayalı, davalıların eyleminin marka tescilinden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti men'i, ref'i, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden maddi durumun ortadan kaldırılması, bu kapsamda davacıya ait markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer kullanımlar ihtiva edecek şekilde üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya - satışa ” sunulmuş ürünlerin, bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemeler, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü materyalin bulundukları yerlerde el konulmasına, toplatılmasına, el konulan ürünlerin imha edilmesine, davacının markalarının taklit edilmesi, markalara yakınlaşmak suretiyle marka hakkının tecavüzü ve ilişkili haksız rekabet hükümleri kapsamında davacı ile markalarının itibarının zarara uğraması karşılığında SMK150/2 maddesi kapsamında 50.000 TL itibar tazminatı, SMK 151/2 maddesi uyarınca daha sonra bilirkişilerce hesaplanacak yoksun kalınan kazanç tazminatına ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatı ve 50.000,00 TL'den az olmamak üzere manevi tazminata hükmedilmesini, mütecaviz ürünlere el konulmasına, kararın infazı aşamasında üstlenilen masraflar ve ürünlerin yargı esnasında depolanması için tahakkuk edecek yeddiemin masrafları dahil olmak üzere, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine ilişkindir. Davacı vekilleri 15/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile “SMK m. 151/2 uyarınca daha sonra bilirkişilerce hesaplanacak yoksun kalınan kazanç tazminatına ilişkin fazlasına ilişkin haklarımız saklı kalarak, şimdilik 5.000 TL tutarında yoksun kalınan kazanç tazminatına hükmedilmesine” şeklindeki talebimize dair ıslah talebinin kabulüne ve maddi tazminat kapsamındaki yoksun kalınan kazanç tazminatının 10,000 usd”nin döviz alış kuruna denk gelen 412,090 tl olarak takdir edilmesini talep etmiştir. IV. GEREKÇE Markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemine konu ürünlerin sigara ürünü olduğu anlaşılmıştır. Marka tescil kayıtlarından davacı adına “...” ibareli... başvuru numaralı tanınmış marka olarak kayıtlı olduğu, sigara ürününü de kapsayacak şekilde ilki 09/07/1973 tarihinde tescil edilmiş olan, “...” markası ile 2007 yılından sonra tescil edildikleri anlaşılan “...”, “..", “... + şekil”, “...” markalarının tescilli olduğu, davalı, gümrük tarafa ait 320.000 adet ... ibareli sigara ürününün, Ticaret Bakanlığı ... Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü ... Gümrük Müdürlüğünde işlemleri yapıldığı sırada, davacı markaları ile benzer olduğundan bahisle, gümrük işlemlerinin geçici olarak durdurulduğu, mahkemece 02/02/2022 tarihinde, teminat karşılığında ürünlere el konulmuştur. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklife dilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır. (TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491) Davacının marka haklarına tecavüz edilerek ihlal edildiği iddiasına istinaden gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme; marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir. Buna göre, tescilli markanın aynısının/benzerinin aynı/benzer mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ... E., ...K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E., ...K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T.,... E. ... nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında tecavüz eylemlerinin değerlendirilmesinde; Mübrez bilirkişi raporlarında, markaların iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları, sigara ürününün ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği, sigaraların özel dolaplarda satışa sunulduğu, satıcıdan markası söylenerek bizzat istenmesi gerektiğinden markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ancak sigara fiyatlarındaki artış Türkiye'ye pek çok sigara sokulduğu, kaçak sigara satın alacak tüketiciler tarafından markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğuna dair görüş bildirildiği, ek bilirkişi raporunda davalıların “...” markasını tescilli olduğu şekilde kullanıp kullanmadığına dair inceleme yapılmamışsa da, alınan ilk bilirkişi raporunda "taraf markalarına ve ticari sunumlarına bakıldığında; yazı karakterleri, yazı fontları, kutu tasarımları, markaların ambalaj üzerindeki konumlandırmaları, markalarla birlikte kullanılan figüratif unsurların (kuş şekli) birbiriyle ilişkisi, markalardaki tali unsurların (Blue, White) benzerliği bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortalama tüketici nezdinde benzer olarak algılanacağı kanaatine varılmıştır.” şeklinde görüş bildirilmiştir. Dosyada mevcut "..." markasının tescil kaydı ile davalılara ait ürünlerin görselleri incelendiğinde; "..." markası düz yazı olarak tescilli olmasına rağmen davalıların ürünleri üzerinde koyu renk dikdörtgen zemin üzerine yazılarak kullanıldığı, marka üzerinde "..." veya "..." ibarelerine ve uçan bir kuş figürüne yer verildiğinin görüldüğü, bu kullanımın davacı adına tescilli ... ve ... tescil numaralı ambalaj tasarımları ile benzer olduğu, markanın tescil edildiği şekilde kullanılmadığının anlaşıldığı, alınan ilk bilirkişi raporunda bu kullanım şeklinin davacının markaları ile iltibasa neden olacağına dair görüş bildirildiği, davalıların "..." markasını dava dışı şirketten aldığı lisans hakkına dayanarak kullandığına dair dosyaya lisans sözleşmesi sunduğu, lisans sözleşmenin marka siciline tescil edilmesinin şekil şartı olmadığı, ancak lisans sözleşmesi ile davalı şirkete markanın tescil edildiği şekilde kullanılması için hak verildiği, davalıların marka kullanımlarının davacıya ait markalarla karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu anlaşılmakla, davalının ... Gümrüğü'nde ele geçirilen "..." ibareli ürünlere konu tespit edilen eyleminin davacıya ait "..." marka hakkından kaynaklanan hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. Mali yönden incelemelerde ise; davacının tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-b kapsamında seçtiği ve bilirkişi incelemelerinin de buna göre yapıldığı, davalıların mütecaviz eylemleri sebebiyle elde edilen net kazancın tespiti yönünde; Marka hakkına tecavüz fiilleri neticesinde marka hakkı sahibinin maddi ve manevi bütünlüğünün yanında doğrudan markanın itibarında da zarar ortaya çıkabileceğini öngören kanun koyucu, maddi ve manevi tazminat talepleri ile birlikte veya onlardan ayrı şekilde istenebilecek itibar kaybı tazminatını açıkça hükme bağlamıştır. Esasen maddi ve manevi olarak iki şekilde karşımıza çıkan tazminat, zarar verici olayın mal varlığında veya kişilik değerlerinde irade dışı meydana getirdiği eksilmeyi gidermek veya en aza indirmek amacını güden bir tür özel hukuk kurumudur (EREN: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2018, s. 749 vd., OĞUZMAN, M. Kemal/ÖZ, M. Turgut: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 2, B. 10, İstanbul 2013, s. 38 vd.). Marka hakkı sahibinin ticari itibarı, bu kişinin piyasada kazandığı imaj ve güvenden teşekkül eden manevi ticari varlığıdır ve bunda meydana gelen kayıp ve zararlar, manevi tazminat davasının konusunu oluşturur (BOZGEYİK: Marka Hakkının Korunması, B. 2, İstanbul 2019, s. 183-184). Davalılardan ...Ticaret A.Ş.'nin ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davalının 2022 yıllarına ait e-resmi defterlere ait beratların Gelir İdare sistemine süresi içerisinde yüklendiği, Davalı tarafından tutulması zorunlu defterlerin resmi belgeler ve Bağlı olduğu vergi dairesine verilen kurumlar vergisi beyanları ile uyum içinde olduğu, Resmi e-Defterlerin davalı lehine delil niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. ... Gümrük Müdürlüğü tarafından... tarihli ... sayılı belge ekinde ... sayılı karar ile ... A.ş. adına işlem gören ... sayılı Taşıma belgesi muhteviyatı eşya üzerinde yapılan muayene neticesinde; davalı gümrük tarafa ait 320.000 adet ... ibareli sigara ürününün, davacı markaları ile benzer olduğundan bahisle, gümrük işlemlerinin geçici olarak durdurulduğu, bu ürünlere ait satış faturası incelendiğinde "..." ve "..." şeklinde kayıt olduğu görülmüştür. Gümrükte el konulan 320.000 adet ... ibareli sigara ürününe konu incelenen ticari kayıtlarda "..." ve "..." şeklindeki fatura dışında başkaca bir davacı markasına benzer kullanım marka+şekil tespit edilmemiştir. Somut olay Dava konusu ... markası ile ...gümrük müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde tespit edilen ürünlerden başka davalı ...'nin bu marka ile satış yapmadığı anlaşılmıştır. Davalı ...'nin davanın geçekleştiği yıla ait Gelir Tablosunun aşağıdaki gibi olduğu, Davalı 2021 ve 2022 yıllarında SMM düşüldükten sonra zarar ettiği görülmüştür. İncelenen dosya kapsamında mübrez 11/04/2022, 15/05/2023, 30/07/2024 ve 11/02/2025 tarihli bilirkişi raporları ayrı ayrı incelendiğinde; davacının SMK 151/2-b kapsamındaki talebinin karşılanması için defaatle borçlunun ticari kayıtları, gelir beyannameleri, fatura kayıtları ve sair evraklarının incelemeye konu edildiği, borçlu nezdinde yargılayama konu 320.000 adet sigara kutusu satımına konu fatura kaydının 22.800USD+22.800USD şeklinde tespit edildiği, davacının talebine konu davalının bu faturaya konu rakamdan maliyetinin düşülmesi ile elde edilecek net kazancının tespitinin mümkün olmadığı, davalının kayıtlarında maliyet girdisi/çıktısına yönelik bir kayıt bulunmadığı gibi kayıtlardan anlaşıldığı üzere davalının kazancının maliyetlerini karşılamadığı, bu sebeple zarar ederek ilgili yılları tamamladığının görüldüğü, davacının "10.000USD üzerinden yapılan hesaplama ile 412.090,00 TL maddi tazminat" şeklinde ıslah dilekçesi ile tazmin tutarını ilgili faturadaki kayıtlara göre revize ettiği, ıslah harcını yatırdığı, ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğ olduğu, davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı beyanda bulunulduğu anlaşılmakla incelenen dosya kapsamında açıklanan sebeplerle davacı taraf nezdinde maddi ve manevi tazminat için gerekli şartların oluştuğu, TBK 50 ve 51. Maddeleri gereğince somut olayın şartları incelendiğinde davacının maddi ve manevi tazminat talebinin tam kabulünün hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir. Davacı vekili itibar tazminatı da talep etmiştir. Gerek mülga 556 Sayılı KHK’nın 68. maddesine göre gerekse SMK madde 150/2. madde düzenlemesine göre “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu sebeple ayrıca tazminat islenebilir” şeklinde düzenleme mevcuttur. Görüldüğü gibi madde metninde itibar tazminatının oluşabilmesi için tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi şartını aramıştır. Söz konusu tecavüze konu ürünler gümrük kapısında tespit edilmiştir. Tespit edilen ürünlerin kaçak olduğu raporlarla sabittir. Ancak itibar tazminatına hükmedilebilmesi için, davalıların kusurlu eylemi, marka sahibinin itibarının zarara uğraması ve davalıların kusurlu eylemi ile itibarın zarara uğraması arasında illiyet bağı aranır. Bu durumda söz konusu sahte mütecaviz sigaraların kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi ile piyasada davacı markasını kullanan tüketici nezdinde davacı markasının çekim gücünün azaldığı, reklam değerinin düşüğü, kalitesiz görüldüğü ve bu şekilde markanın itibarının azaldığına dair kurulacak illiyet bağının sübutuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığından davacının itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Diğer Davalı ...Ltd. Şti'nın defter ve belgelerinde dava konusu ürün satışına rastlanmadığı gibi firma adına yapılan incelemede marka kaydına rastlanmamıştır ki bu somut olayın şartlarına uygundur, davalılardan ... şirketi taşıma ve nakliye işlemi ile sorumlu olduğu, taşıdığı ürünlerin ise tecavüze konu ürünler olduğu yukarıdaki açıklamalar ile sabittir, taşıyıcı şirket davalı ... yönünden kaçak ürünlerin nakliyesi eyleminin yaptırıma maruz kalmaması, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması somut olay kapsamında kabulü mümkün değildir, taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasının haklı sebepleri somut olayda bulunmamaktadır. Konuya ilişkin CMR (Convention Marchandise Routier) Uluslararası karayolu taşımacılığında koşulları standardize ederek taşıyıcının sorumluluklarını belirleyen sözleşme kapsamında Anayasa madde 90/5 kapsamında hukuki değerlendirmelere ve TTK ilgili hükümleri ile değerlendirme gerçekleştirilecektir. Bu sözleşme 1978 yılında ...'de yazılmış ve 1979 yılında Birleşmiş Milletler tarafından imzalanması için Dünya devletlerine gönderilmiş, Ülkemiz 1995 yılında bu sözleşmeyi imzalayarak Uluslararası Karayolu nakliyesini bu sözleşmenin yükümlülükleri altında gerçekleştirmeye başlamıştır. Sözleşmenin Türkçe'ye çevirisi "Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi" şeklinde zikredilmekle, gerekçede kısaltma CMR kullanılması tercih edilmiştir. TTK ve CMR kapsamında; taşıyıcı davalı ... firmasının taşımaya konu eşyanın içeriğini araştırma sorumluluğu bulunmadığı belirtilmekle birlikte bu hükümler kapsamında taşıyıcının sorumlu olmadığı yönünde mutlak bir kabul bulunmamaktadır. Taşıyıcının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde ancak sorumluluktan kurtulması TTK ve CMR ortak hükümleridir. Hukuka aykırı örneğin işbu yargılama konusu olay gibi kaçak eşya taşıma esnasında taşıyıcının açıkça hukuka aykırı hallerde sorumluluğu bulunmaktadır. Taşıyıcının yükü teslim alırken kontrol etme sorumluluğu vardır. Taşıyıcı ambalajlama, ürünlerin dışarıdan görünüşü, sevk mektubu, gümrük kayıtları, fatura, ürünlere ait numaralar işaretler gibi ayırt edici nitelik ve nicelik yönünden kontrol sağlayıp, eşyayı teslim alır. 24.01.2022 tarihli ... sayılı belge ekinde ... sayılı karar ile ... A.ş. adına işlem gören ... sayılı Taşıma belgesi muhteviyatı eşyanın "..." ibaresi taşıdığının ve tütün ürünü olduğunun belirtildiği, taşıyıcının bu taşıma belgesini okuyarak eşyayı taşımayı kabul ettiği, mübrez bilirkişi raporlarında sabit olduğu üzere SMK 7. Ve 29. Maddeler ile belirtildiği üzere karıştırma ihtimalinde esas alınan ortalama dikkat seviyesi olduğu, bu seviyede karıştırma ihtimalinin bulunduğunun belirtildiği, kaldı ki somut olayda taşıyıcı firmanın tacir sıfatı bulunduğu bu noktada basiretli iş insanı şeklinde dikkat ve özen yükümlülüğünün aleyhine arttığı, devamında taşıyıcı davalıya taşıma işi için sunulan faturalarda da açık bir şekilde "..." ve "..." kaydın bulunduğu, taşıyıcının kendisine teslim edilen ürünlerin davacı markası tütün ürünlerine konu "..." ile benzerliğini kendisinden beklenen özen yükümlülüğü kapsamında fark etmesinin mümkün olduğu, taşıma evrakına konu ürün adının ve cinsinin taşıyıcının özen yükümlülüğü kapsamında taşıyıcı tarafından ortalama dikkat seviyesi ile dahi incelendiğinde davacı markası "...." ile benzerliğinin ilk bakışta anlaşılabileceği, davacının "..." ibareli markasına yönelik tecavüze konu "..." şeklinde faturada kaydın yer aldığı, burada sahte kullanımın açıkça anlaşıldığı, ki incelenen gümrük kayıtlarında taşıma konusu eşyanın şeffaf koruma ile istiflendiği, eşyaların ambalaj tasarımının dışarıdan kolayca açık bir şekilde görülebildiği, taşıyıcının gözle gerçekleştiriği kontrolde dahi eşyanın üzerindeki kuş şekli, pakette kullanılan renk seçimi, yazı karakteri gibi somut unsurları kolaylıkla davacı markası+şekil ile benzerliği yönünde kanaat getirmesinin beklendiği, incelenen taşıma senedinde taşıyıcı davalının bu benzerliğe ilişkin herhangi bir çekince koymadan kabulünün bulunduğu ve mütecaviz eyleme konu eşyayı ticari faaliyetine konu ederek teslim aldığı, davalı ... şirketi yönünden taşıma evraklarına yanıltıcı veya gerçeğe aykırı bir açıklama yer almadığı, kayıtlarda taşımaya konu ürünlerin açık bir şekilde "..." ibaresi ile yer aldığı ve tütün ürünü olduğunun yer aldığı hususları kül halinde değerlendirildiğinde taşıyıcı davalı ... firması nezdinde sorumluluktan kurtulma hallerinin gerçekleşmediğine kanaat getirilerek doğan sorumluluktan davalı ... ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Haksız rekabete dayalı istemler yönünden ise; Yargıtay 11.HD’nin...esas -... karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin ve buna dayalı tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Hüküm fıkrasında "davalı" şeklinde taraf sıfatı sehven yer almakla gerekçede ayrıntısıyla belirtildiği üzere "davalılar"'ın söz konusu eylemlerden ve nihayetinde oluşan tazmin sorumluluğundan müteselsilen ve müştereken sorumlu oldukları işbu paragrafta yer verilen şerh ile gerekçeye aktarılmıştır. HÜKÜM: DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının ... Gümrüğü'nde ele geçirilen "..." ibareli ürünlere konu tespit edilen eyleminin davacıya ait "..." marka hakkından kaynaklanan hakkına tecavüz ettiğinin TESPİTİNE, MEN'İNE VE REF'İNE, 2-Davacının tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-b kapsamında seçtiği ve bilirkişi incelemelerinin de buna göre yapıldığı dolayısıyla yüksek yargı uygulamalarına göre tazminat seçim yönteminin ıslah ile dahi değiştirilmesi mümkün bulunmadığından davacının seçmiş olduğu yönteme göre hesaplanan ve talep artırım dilekçesinde bildirdiği bedel hakkaniyete ve mali raporlara göre uyumlu bulunduğundan TBK 50. ve 51. Maddeleri uyarınca 10.000USD üzerinden yapılan talebin TAM KABULÜ ile 412.090,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, gerek dava dilekçesi gerekse de ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından faize ilişkin bir hesaplamaya hükmedilmemesine, 3-İtibar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Haksız rekabete dayalı istemler yönünden ise; Yargıtay 11.HD’nin ...esas - ... karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin ve buna dayalı tazminat isteminin REDDİNE, 5-İhtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA, 6-Davacının "..." markasına tecavüze konu "..." ibareli üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemeler, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü materyale el konularak masrafı davalıdan alınmak üzere yediemine teslimine, karar kesinleştiğinde el konulan ürünlerin İMHASINA, 7-Vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına, 8-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.565,37.-TL harcın peşin alınan 1.793,14.-TL harç ile 7.037,47.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.830,61.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 22.734,76.-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı tarafından yatırılan 1.793,14.-TL peşin harç ile 7.037,47.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.830,61.-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Kabul edilen maddi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 65.934,40.-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11-Red edilen maddi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 50.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 12-Kabul edilen manevi tazminat davası yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 50.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 11.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 865,00.-TL posta ve tebligat gideri, 80,70.-TL başvuru harcı, 11,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 11.957,20.-TL yargılama giderinden haklı çıktığı oran itibari ile hesaplanan 10.685,37.-TL 'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 14-Davalılar tarafından yapılan 2.611,80.-TL posta ve tebligat giderinin haklı çıktığı oran itibari ile hesaplanan 252,55.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 15-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair verilen davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi.18/02/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
.