İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/659 E. 2026/159 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/659
- Karar No
- 2026/159
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/659 Esas KARAR NO : 2026/159
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2022 KARAR TARİHİ : 24/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil ...A.Ş ile davalı şirket arasında ...A.Ş Afyonkarahisar ve...Şube Müdürlüklerinin ihtiyacı olan "... Elektrik Hizmeti"nin aşağıda belirtilen abone numaralarına Ptf+yekdem+%1.19 Kar Payı ile satın alımı konulu 05.12.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, Müvekkil şirketin davalı şirketten hizmet alımı sürerken davalı şirket tarafından müvekkil şirkete 05.07.2021 tarihli ihtarname gönderilmiştir. Söz konusu ihtarnamede özetle; EPDK tarafından tarife değişikliğine gidildiğini, 1 Temmuz’dan itibaren elektrik fiyatlarında tüm abone grupları için %15 oranında elektrik tüketim fiyatlarında artış yapıldığını, tarafımızca imzalanan sözleşmenin 19. maddesi gereğince tarafınızın sözleşmeyi askıya alma hakkı bulunduğunu ileri sürerek EPDK tarafınca açıklanan fiyat artışının mücbir sebep kapsamında sayılacağından bahisle Elektrik Enerjisi Tedarik Sözleşmesinin askıya alındığını bildirildiği, müvekkil şirket tarafından Ankara ... Noterliği kanalıyla gönderilen 06.07.2021 tarih,... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verilmiş, davalı şirket tarafından gönderilen 05.07.2021 tarihli ihtarnamedeki hususların kabul edilmediği bildirildiği, davalı şirket ile akdedilen 05.12.2020 tarihli sözleşme, 11 madde ve eklerinden müteşekkil olup davalı şirketin yapmış olduğu haksız artışın hukuki dayanağı olarak göstermiş olduğu ve sözleşmenin 19. maddesi olarak belirttiği madde sözleşmede bulunmadığı, taraflarca akdedilen 05/12/2020 tarihli 1 yıllık sanayi tipi elektrik hizmeti konulu sözleşmede sözleşmenin askıya alınmasına ilişkin herhangi bir madde yer almamakla birlikte mücbir sebep hâlleri de sözleşmede düzenlenmediği, bu nedenlerle mevcut olmayan sözleşme maddeleri dayanak gösterilerek mücbir sebep gerekçesiyle sözleşmenin askıya alınması haksız ve hukuka aykırı nitelikte olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede mücbir sebep hâlleri sayılmadığı, ancak sözleşmede mücbir sebebe ilişkin düzenleme bulunsa dahi EPDK tarafından yapılan %15’lik artış öngörülebilir düzeyde olduğundan mücbir sebep olarak ileri sürülmesi mümkün olmadığı, Gelinen aşamada davalı şirket tarafından, tarafımıza bildirilen herhangi bir yazılı fesih bildirimi bulunmamaktadır. 60 günlük bildirim süresine uymaksızın resmiyeti dahi bulunmayan bir ihtarname ile "sözleşmenin tek taraflı askıya alınması" iradesinin hukuken hiçbir geçerliliği bulunmadığı, 2021 Ağustos ayı dahil olmak üzere, bu tarihten itibaren müvekkil şirkete fatura edilen bedeller, fatura ödenmediği gerekçesiyle davalı şirket tarafından sağlanan elektriğin kesilmesi tehdidi altında, ticari faaliyetin bu sebepten ötürü aksamaması adına ihtirazi kayıtla ödenmiş, sözleşmedeki fiyat ile arttırılan bedel arasındaki farklara ilişkin her türlü hakkın saklı tutulduğu ve bu farklardan kaynaklanan zararın tahsili için yasal yollara başvurulacağı davalı firmaya 09.09.2021 tarihinde haricen bildirildiği, sonuç itibariyle, müvekkilin 2021 Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım ayları fiyat farkından kaynaklanan zararı toplamda 631.266,40- TL civarında bir miktardan müteşekkil olduğu, zarar miktarının tam olarak belirlenebilmesi adına müvekkil şirket ve davalı şirket ticari defterlerinin, faturaların, ödeme dokümanlarının uzman bilirkişi tarafından incelenerek hesaplanması ve bu hesaplama üzerinden müvekkil şirket zararının tazminine karar verilmesi gerektiği, yukarıda detayları ile izah edilen ve mahkemece resen tespit olunacak hususlar bakımından; öncelikle davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini haksız olarak ihlal ettiğinin ve müvekkili zarara uğrattığının tespiti ile birlikte, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yana ait dava dilekçesinde belirtilen husular kabul etmek mümkün değildir. Müvekkil şirket üzerine düşen yükümlülükleri eksiz bir şekilde yerine getirerek mevzuata uygun olarak işlem tesis etmektedir. Bölgede bulunan Görevli Tedarik Şirketi olarak faturalama işlemlerini tesis etmekte olup yapılan tüm işlemler EPDK tarafından her yıl yayınlanan tarifeye uygun olarak yapılmaktadır. Davacı yan ile 01/01/2021Enerji Tedarik Başlangıç Tarihi ve 31/12/2021 İkili Anlaşma Sona Erme Tarihli Elektrik Enerjisi Tedarik Sözleşmesi (Yüksek Tüketimli Serbest Tüketici ) imzalanmıştır. İşbu sözleşme kapsamında müvekkil şirket Görevli Tedarik Şirketi olarak Serbest Tüketici vasfında olan davacı yana enerji sağlamayı taahhüt ettiği, serbest tüketici olan davacı yan ile akdedilen sözleşme müvekkil şirketin kusuru bulunmayan sebeplerin ve olayların meydana gelmesi hasebiyle Elektrik Enerjisi Tedarik Sözleşmesi (Yüksek Tüketimli Serbest Tüketici )'ne ilgili maddelerine uygun olarak sona erdirildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun tarafından elektrik üretiminde oluşan maliyet artışları nedeniyle tarifelerde değişikliğe gidildiği, yapılan bu ani değişiklik sonucunda müvekkil şirketinde aralarında bulunduğu Türkiye'deki tüm Görevli Tedarik Şirketleri yani Elektrik Perakende Şirketleri akdetmiş olduğu Elektrik Enerjisi Tedarik Sözleşmelerini bir bir sona erdirmiş ve Enerji Piyasasında Portföy boşaltılması olarak geçen durum meydana geldiği, müvekkil şirkette diğer Görevli Tedarik Şirketleri gibi bu olağanüstü durumdan çok etkilinmiş olup fahiş miktarda zarar ettiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) ilk 1 Temmuz'dan itibaren geçerli olmak üzere elektrik fiyatlarında tüm abone grupları için yüzde 15 oranında elektrik tüketim fiyatlarında artış yapıldığı, ilerleyen süreçlerde zamlar artarak devam ettiği, devam eden süreçte elektrik tüketim birim fiyatlarına yüzde yüzün üzerinde zam yapıldığı, müvekkil şirketin mahvına sebep olan bu durum üzerine müvekkil şirket diğer tüm Görevli Tedarik Şirketleri gibi portföy boşaltmak zorunda kaldığı, çünkü hiçbir Elektrik perakende şirketi oluşan bu piyasada Enerji Tedarik Sözleşmesi yapamamış ve sözleşmede belirtilen elektrik tüketim birim bedeli üzerinden satış yapamadığı, taraflar arasında akdedilen 01/01/2021 Enerji Tedarik Başlangıç Tarihi ve 31/12/2021 İkili Anlaşma Sona Erme Tarihli Elektrik Enerjisi Tedarik Sözleşmesi (Yüksek Tüketimli Serbest Tüketici ) 19. Maddesinde Mücbir Sebep ve Fiili İmkansızlık Halleri istinaden Tedarik Sözleşmesi askıya alındığı, bu kapsamda maddenin sair hükmünden de anlaşılacağı üzere Yetkili Tedarikçi sözleşme kapsamın da üzerine düşün yükümlülükleri askıya alma hakkı mevcuttur. Yukarıda arz ve izah edilen hususlar göz önünde bulundurularak, Sayın Mahkemenizce de re’sen göz önüne alınacak nedenler ile yargılama sırasında oluşacak durumlar gözetilerek davacının 28/07/2022 tarihli dilekçesindeki taleplerinin reddine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 02/06/2023 tarihli raporda özetle; "IV. SONUÇ: 1.)Sayın Mahkeme tarafından 12.01.2023 tarihli celsede davalının defter incelemesine karar verildiği, davalının faaliyet adresinin Erzurum ili olduğu görülmekle birlikte henüz davalının ticari defterlerinin talimatla incelendiğine ilişkin olarak dosyaya henüz herhangi bir bilirkişi raporu sunulmadığı, 2.)Yanlar arasındaki çekişmede, her iki yanca en son imza edilmiş sanayi tipi elektrik hizmet alımı işine ait 05.12.2020 tarihli Sözleşme hükümlerinin uygulanabileceği, 3.)05.12.2020 tarihli sözleşmenin davalı yanca askıya alındığı beyanına yönelik sözleşmenin davalı yanca feshinin haksız fesih olarak değerlendirilebileceği, 4.)Davacı yanın sözleşmenin haksız feshine dayalı olarak menfi zararını talep ve dava edebileceği, 5.)Davacı yanın menfi zararının hesap edilebilmesi için Sayın Mahkemece öncelikle davacı şirketin davalı yanı davet ederek uyguladığı ihalede başka bir firmadan teklif alınıp alınmadığının, alındı ise söz konusu tekliflerin ne oranda/bedelde olduğunun öncelikle belirlenmesinin gerekeceği, 6.)Başka bir firmadan teklif alınmadı ise, davalı şirketin pazarlık görüşmesine davet edildiği ve aynı zamanda davalının imza ettiği Taahhütname tarihi olan 24.11.2020 tarihi itibarı ile sanayi tipi elektrik hizmet alımı işinin piyasa fiyatı itibariyle davacı yanın menfi zararının hesaplanabileceği, 7.)Davacı yanın menfi zarar talebine ilişkin hesaplamanın heyetimiz uzmanlık alanı içerisinde olmadığından davacı yanın menfi zararının hesaplanamaması nedeniyle, Enerji Piyasası elektrik hizmet alımı (ihale) işinde ve bu konudaki hesaplama iş ve işlemlerinde uzman Elektrik Mühendisi bilirkişi tarafından davacı yanın menfi zararının hesaplanabileceği, 8.)Davalı yanın temerrüdünün dava tarihi itibarı ile oluştuğu, işbu dava ile talep ve dava edilmiş 1.000,00.-TL yönünden de dava tarihinden itibaren tacir olan yanlar bakımından avans faiz oranı işletilebileceği," şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13/04/2024 tarihli raporda özetle; "Taraflar arasında imzalanan 05/10/2020 tarihli sözleşmenin “Fiyat Farkı ve Fiyatlandırma” başlıklı 4. Maddesi’nde “Firma, sözleşme süresi boyunca, EPDK tarafından açıklanan fiyatlara göre faturalandırma yapacaktır. “EPDK tarafından açıklanan PTF+YEKDEM birim fiyatlarının toplamı üzerine, firma tarafından eklenecek ORAN sonucunda, oluşan birim fiyat 0,52 TL/kWh rakamını geçmesi durumunda, firma elektrik birim fiyatını 0,52 TL/kWh olarak faturalandıracaktır” hükmü yer almıştır. Bundan dolayı, sözleşme 4.Madde hükmü gereğince davacının Ağustos’2021, Eylül’2021, Ekim’2021 ve Kasım’2021 aylarında kullandığı elektrik enerjisinin bedelleri 0,52 TL/kWh birim fiyatı üzerinden 962.110,92 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı şirketin, Ağustos’2021, Eylül’2021, Ekim’2021 ve Kasım’2021 ayları için tahakkuk ettirdiği elektrik enerji bedeli için 1.134.442,30 TL olarak belirlenmiştir. Ancak, davalı sözleşmede yer alan 0,52 TL/kWh aktif enerji bedeli yerine, EPDK Ulusal Tarife fiyatı 0,635338 TL/kWh üzerinden hesapladığından sözleşmeye aykırıdır. Davacının tükettiği elektrik enerjisinin bedeli 962.110,92 TL, davalı şirketin tahakkuk ettirdiği bedel 1.134.442,30 TL olduğundan davacı ...Anonim Şirketi, davalı ... Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi’nden 1.134.442,30 TL-962.110,92 TL=172.331,38TL (istirdat) isteyebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edidiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/09/2024 tarihli raporda özetle; "1.) Huzurdaki davanın; davacı elektrik satın alan tarafından, davalı elektrik dağıtıcı/satıcısı aleyhinde, davalının sözleşme şartlarına uymaması nedeni ile oluşan zarar/alacak talepli 28.07.2022 dava tarihli bir alacak davası olduğu, 2. )02.06.2023 tarihli heyet olarak düzenlenmiş kök raporumuzda arz olunan; yanlar arasındaki çekişmede, her iki yanca en son imza edilmiş sanayi tipi elektrik hizmet alımı işine ait 05.12.2020 tarihli Sözleşme hükümlerinin uygulanabileceği, 05.12.2020 tarihli sözleşmenin davalı yanca askıya alındığı beyanına yönelik sözleşmenin davalı yanca feshinin haksız fesih olarak değerlendirilebileceği, davacı yanın sözleşmenin haksız feshine dayalı olarak menfi zararını talep ve dava edebileceği, davacı yanın menfi zararının hesap edilebilmesi için Sayın Mahkemece öncelikle davacı şirketin davalı yanı davet ederek uyguladığı ihalede başka bir firmadan teklif alınıp alınmadığının, alındı ise söz konusu tekliflerin ne oranda/bedelde olduğunun öncelikle belirlenmesinin gerekeceği, başka bir firmadan teklif alınmadı ise, davalı şirketin pazarlık görüşmesine davet edildiği ve aynı zamanda davalının imza ettiği Taahhütname tarihi olan 24.11.2020 tarihi itibarı ile sanayi tipi elektrik hizmet alımı işinin piyasa fiyatı itibariyle davacı yanın menfi zararının hesaplanabileceği, şeklindeki görüş ve kanaatimizin aynen korunduğu, 3.) 13.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundaki hesaplamanın Elektrik Mühendisi ... tarafından yapılmış olması, ancak yanların 13.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna itirazlarının değerlendirilmesine ilişkin görevlendirmede Elektrik Mühendisi ...’nın atanmaması nedeniyle, 13.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda bilirkişi Elektrik Mühendisi ...tarafından yapılmış hesaplama neticesinde oluşan değerlendirme ve sonucun, SMMM ve Hukukçu bilirkişiden oluşan heyetimizce değerlendirilmesinin söz konusu olamadığı, 4.)Heyetimiz SMMM üyesi tarafından, davacı yanın yasal ticari defter ve kayıtlarında işlenmiş bilgi ve hususlar esas alınarak düzenlenmiş ve Sayın Mahkemeye sunulmuş bulunan 02.06.2023 tarihli “Ayrık Mali Görüş” başlıklı raporda arz edildiği üzere; -Davacı yanın KDV öncesinde 513.620,28 TL alacaklı olduğu, Hesaplama yapılırken davacı taraf davalı ile yaptığı sözleşme kapsamında (Fiyat Farkı ve Fiyatlandırma” başlıklı 4. Maddesi) en çok 0,52 TL/1 KWH Elektrik Bedeli + 0,129281 TL Dağıtım Bedeli = 0,649281 TL fiyatlandırmaya göre KDV öncesinde ve 513.620,28 TL davacının davalıdan alacaklı olabileceği mütalaa edilmekle birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, -Davacı yanca yapılmış fatura ödemeleri tarihleri ile dava tarihi arasındaki süreçte davacı yanın 513.620,28 TL olarak hesaplanabilecek asıl alacağına 61.162,90 TL tutarında avans faizi bedeli hesaplandığı, davacının belirtilen asıl alacağına dava tarihinden itibaren % 15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Hususlarındaki tespit / hesaplama ve değerlendirmeyi değiştirecek yeni bir bilgi ve belge mevcut olmadığından, hesaplama ve değerlendirme sonucunun aynen korunduğu, 5.) Erzurum...Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden düzenlenmiş bulunan 13.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ile ise; Davalının defterlerinin TTK ve VUK ilgili maddelerine uygun tutulduğu, Davalı ...Elektrik tarafından davacı Kozolay’a (KDV dahil) 1.113.618,49 TL. tutannda fatura düzenlediği, sözleşmeye göre düzenlemiş olduğu faturalann toplamının ise (KDV dahil) 757.333,26 T olduğu ve davacı 1.113.618,49 TL-757.333,26 TL=356.285,23 TL (KDV dahil ) sözleşme fiyatına göre fazla ödeme yapıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, 6.) Heyetimiz SMMM üyesi tarafından düzenlenerek Sayın Mahkemeye sunulmuş bulunan 02.06.2023 tarihli “Ayrık Mali Görüş” başlıklı raporda, KDV hususunda; yapılan hesaplamanın KDV hariç olarak yapıldığı, zira; dava dosyası içeriğinde davacı tarafından, iş bu davaya konu bedele ilişkin davalıya kesilen herhangi bir kesilen fatura görülemediği, Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere Mahkeme'ce takdir olunacak olası zarar/alacak bedeline hükmedilmesi durumunda, Sayın Mahkeme'ce takdir edilen tutara + % 18 KDV eklenmesi ile davalıya fatura kesilmesi, bir suretinin Sayın Mahkeme'ye ibraz edilmesi ve ayrıca davalıya ilgili faturanın da tebliğ edilmesi ve tebliğ şerhinin Sayın Mahkeme'ye ibraz edilmesi halinde; bu şekilde davacının davalıdan KDV talep edebileceği, görüşünün de aynen korunduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edidiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 17/04/2025 tarihli raporda özetle; "a) Davacı Şirketin İtirazlarının Karşılanması: Davacı şirketin davalı şirketten isteyebileceği (istirdat) bedelin 172.331,38TL olarak hesaplanabileceği, Davacı şirket alacağına KDV eklenmesi halinde KDV dahil alacak tutarının 203.351,02 TL olacağı, Davacı yanca çekilmiş Ankara ... Noterliği’nin 06.07.2021 tarih ve ... Y.Nolu ihtarnamesinin dava konusu edilen menfi zarar alacağına ilişkin temerrüt ihtarı niteliğinde değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu ihtarnameye dayalı temerrüt halinin varlığından söz edilemeyeceği, davacı yanın menfi zarar talebine ilişkin temerrüdün dava tarihinden itibaren oluşacağı mütalaa edilmekle birlikte, davacı yanın talebi veçhile faiz hesaplaması yapılması halinde ise; İşlemiş faiz tutarının 44.720,27.-TL olarak hesaplanabileceği, b) Davalı Şirketin İtirazlarının Karşılanması: Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4. Maddesinin “Firma, sözleşme süresi boyunca, EPDK tarafından açıklanan fiyatlara göre faturalandırma yapacaktır. “EPDK tarafından açıklanan PTF+YEKDEM birim fiyatlarının toplamı üzerine, firma tarafından eklenecek ORAN sonucunda, oluşan birim fiyat 0,52 TL/kWh rakamını geçmesi durumunda, firma elektrik birim fiyatını 0,52 TL/kWh olarak faturalandıracaktır” hükmü gereğince, davacının Ağustos’2021, Eylül’2021, Ekim’2021 ve Kasım’2021 aylarında kullandığı elektrik enerjisi bedellerinin 0,52 TL/kWh birim fiyatı üzerinden 962.110,92 TL olarak hesaplanabileceği, Davalı şirketin ileri sürebileceği mücbir sebep halinin söz konusu olamayacağı, Davalı şirketin EPDK’nın %15 oranındaki zammını ileri sürerek 05.12.2020 tarihli sözleşmenin askıya alındığı beyanına yönelik sözleşmenin davalı yanca feshinin haksız fesih olarak değerlendirilebileceği, Sözleşmenin haksız feshi nedeni ile davacı şirketin talep ve dava edebileceği zararının 172.331,38TL olarak hesaplanabileceği, Davacının KDV dahil alacağının ise 203.351,02 TL olarak hesaplanabileceği, Davalının temerrüdünün dava tarihinden itibaren oluşacağı ancak Sayın Mahkemece takdir edilmesi halinde işlemiş faiz tutarının ise 44.720,27.-TL olarak hesaplanabileceği, Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporları, talimat evrakları, taraflar arasında yapılan sözleşme, cevabi yazılar ile tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın taraflar arasında imzalanan 05/12/2020 tarihli 1 yıllık sanayi tipi elektrik hizmet sözleşmesi uyarınca edim yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve sözleşme dışı fiyat artışı nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacı ile davalı arasında 05/12/2020 tarihli sanayi tipi elektrik hizmet alım satım sözleşmesi yapıldığı, sözleşme uyarınca sözleşme süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, davalının 05/07/2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi mücbir sebeple askıya aldığını bildirdiği, davalının askıya alma gerekçesini EPDK tarafından açıklanan fiyat artış oranı olarak gösterdiği, davacının işbu askıya alma ihtarının kendisini bağlamadığını, davalının fiyat farkından kaynaklı 2021 Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ilişkin fiyat farkı uygulayarak davacıdan fatura bedellerini tahsil ettiğini ileri sürdüğü, mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, davalının yapmış olduğu fiyat farkı uygulaması ve tahsilinin mücbir sebep teşkil edip etmediğiyle davacının sorumlu tutulamayacağı miktarın belirlenmesi amacıyla bilirkişi heyet raporlarının aldırıldığı, düzenlenen bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında düzenlenen ve kararlaştırılan sözleşmenin 4.maddesi uyarınca 2021 Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ilişkin düzenlemesi gereken fatura bedellerinin 962.110,62 TL olduğu, ancak davalının davacıdan fiyat farkını gerekçe göstererek 1.134,442,30 TL tahsil ettiği, KDV dahil fazla tahsil edilen miktarın 203.351,02 TL olduğu, davalının sözleşmede faturalandırmanın hangi oran ve değer üzerinden yapılacağını karşılıklı irade göstererek kararlaştırmalarına rağmen EPDK'nın %15 oranındaki zammı ileri sürerek fiyat farkını uygulanması ve sözleşmenin feshedilmesinin mücbir sebep olarak nitelendirilemeyeceği, EPDK'nın kararının öngörülemez nitelikte olmadığı, davalının da tacir olduğu dikkate alındığında davalının davacıdan fiyat farkı gerekçesiyle tahsil ettiği bedele ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile 203.351,02TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 13.890,90-TL karar ve ilam harcından 80,70-TL peşin harç ile 3.456,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile geriye kalan 10.354,20-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 172,90-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 8.028,00-TL masraf olmak üzere toplam 8.200,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-1.560,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/02/2026
Katip
Hakim