İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/199 E. 2026/141 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/199
Karar No
2026/141
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO:2022/199 Esas KARAR NO :2026/141

DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:09/08/2021 KARAR TARİHİ:31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi İpoteğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile Davalı Şirket arasında 06.10.2020 imza tarihli "Taşıma-Nakliye Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme gereğince Taşıyıcı sıfatındaki Davalı Şirketin, Müvekkili Şirketin ihraç ettiği telekomünikasyon kulelerini “..., ...” adresindeki alıcıya ulaştırma yükümlülüğünü üstlendiğini, müvekkil Şirketin sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüğüne uygun şekilde sözleşmeye konu malları taşıyıcısına teslim etmesine rağmen Davalı Şirket tarafından basiretli tacir sıfatına yaraşmayacak nitelikte iş ve işlemler nedeniyle teslimatın, mutabık kalınan süreden iki ay daha geç yapıldığını, söz konusu süreç boyunca Davalı Şirket ile temasa geçmeye çalışan Müvekkili Şirket yetkililerinin çabalarının sonuçsuz kaldığını, TIK ilgili düzenlemeleri uyarınca Davalı Şirketin basiretli tacir sıfatına aykırı eylemleri nedeniyle Müvekkili Şirketin ciddi anlamda itibar kaybına uğradığı gibi hali hazırda almış olduğu siparişlerin iptalinden dolayı da ayrıca maddi zararı meydana geldiğini, aynı zamanda malların içinde bulunduğu konteynerlerin Davalı şirketten kaynaklanan sebeplerle uzun süre boyunca limanda beklemeleri nedeniyle ortaya 10.634,34 Euro ve 1.995,00 Euro bedelli ardiye masraflarının çıktığını, ancak işbu tutarların hiçbir şekilde sorumluluğundan olmamasına rağmen mesleki ve ticari kaygılar nedeniyle Müvekkili şirketçe karşılanmak zorunda kalındığını, davanın kabulü ile ardiye masraflarının ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Müvekkili Şirkete verilmesine, sevkiyatın gecikmesi üzerine iptal edilen siparişlerinden kaynaklanan zararlara ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin Davalı Şirketten tazminine, Müvekkili Şirket nezdinde meydana gelen portföy-kar kaybından kaynaklanan zararlara ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin Davalı Şirketten tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine dava açmışsa da işbu davanın konusunun bir deniz taşımasından kaynaklı olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Dava konusu taşımanın tam ve eksiksiz yapıldığını, gecikmede müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Taraflar arasındaki yazışmalardan da görüleceği üzere 26/02/2021 tarihinde tüm konteynerlerin tren yolu teslimlerinin tamamlanmış olduğunun bildirilmiş olmasına rağmen alıcının halen orijinal konşimentoyu ibraz ederek malı çekmemiş olmasının müvekkilince taşımanın özenli bir şekilde yapıldığını, davacının kendi kusuru sebebiyle gecikme yaşandığını gösterdiğini, müvekkilince tüm bildirimlerin eksizsiz ve zamanında yapıldığını, gecikmelerde herhangi bir sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirketin tüm bu süreç boyunca davacı firmaya gerekli bildirimleri gerek müvekkili şirket gerekse de armatör tarafından e-mail yoluyla eksiksiz olarak yapıldığını, ihtara konu ardiye masraflarının davacı şirketin kusurundan kaynaklı belge eksikliği sebebiyle oluştuğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, müvekkili şirketin işbu davaya konu gecikmeden sorumluluğunun bulunmadığını, taşımadaki gecikmenin asıl sebebinin belgelerin teslim edilmemesi sebebiyle oluştuğunu, bu durumun müvekkili şirketin elinde olan bir durum olmadığını, taşıma işleminin müvekkilince tam ve eksiksiz yapıldığını, haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2021 tarih, ... sayılı Görevsizlik kararı ile mahkememize gelerek eldeki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında geç teslimden kaynaklanan kar kaybı ile maddi ve manevi zararın tahsili talepli kısmi alacak davası olup Uyuşmazlığın gecikme kapsamında gecikmeye hangi tarafın eylemlerinin sebep olduğu, buna göre oluşan ardiye ve demuraj masraflarının davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, deniz taşıması sonrası konşimento asıllarının fiili taşıyana tesliminin gerekip gerekmediği, konşimento asıllarının teslim edilmemesi halinde deniz taşıma sonrası tren yüklemelerinin yapılıp yapılamayacağı, davacının kar kaybı ile manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı ve tüm bunlara göre var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 09/07/2023 tarihli raporda; Tahliye limanındakiler dahil tüm taşıma organizasyonun yapılmasında Davalı şirketin Akdi taşıyan konumunda olduğundan Davacıya karşı sorumlu olduğu, Bu limanda demir yolu yüklemesi öncesinde yapılması gerekli olan gümrük işlemleri için gerekli evrakların (e-posta yoluyla hemen gönderilebilecek) dava dışı gönderilene bildirilip bildirilmediğinin bilinmediği, Gönderilenin teslim adresinin ...'da değil ...'da olduğu, Davacıya zamanında bildirilmediğinden dolayı konteynerlerin deniz limanında bu limandaki gümrük işlemleri tamamlanmadığından, beklediği ve anlaşıldığı kadarıyla tren yolu organizasyonunun bozularak konteynerlerin bu limanda beklediği ve ardiye masraflarının oluştuğu, Söz konusu masrafların tarafların ticari defter kayıtlarına göre 12.589,34 EUR bedelli "Ardiye Masrafları" açıklamalı olarak davalıya ödemesinin gerçekleştirilmiş olduğu, bu ödemenin oluşmasında davalının sorumlu olduğunun değerlendirildiği, nihai takdirin yüce mahkemeye ait olacağı, Davalının taşıma taahhüdünün tüm taşıma sürecini üstlendiği, navlun belirlemesinde varma yeri ve aktarmalarda lokal masrafların davalı yanca karşılanacağının belirlendiği, buna karşın resmi nitelikte kullanılacak taşıma ve sevk evrakı hazırlanması, düzenlenmesi ve taşıma sürecinde davalının kullanımına sunulmasının davacının görevi olduğu, beklemenin ise bu belge ve bilgi temininde aksaklık değil, davalının temin taleplerinde aksama kaynaklı olduğu, bu nedenle oluşan ardiye ve demuraj masraflarından davalının sorumlu olduğu gözetilerek iadesi gerektiğinin değerlendirildiği, Konşimento multimodal taşıma konişmentosu şeklinde tanzim edildiği, asıllarının nihai teslim noktasında, yükün teslimi sırasında, gönderilen tarafından emteanın teslim alınması için fiili taşıyana (o aşamada demiryolu taşıyıcısına) ibraz edilmesi gerektiği, özellikle fiili deniz taşıyanının yükü demiryolu aktarması için limanda teslim etmeden önce konişmentoyu ibraz zorunluluğu bulunmadığı, Fiili taşıyan ... ofisinden gönderilen 05.01.2021 tarihli e-postaya göre Orijinal Konşimentonun gönderilene emteanın teslimi sırasında gerekeceğinden ve zamanında gönderilmemesi durumunda ...'da ilave bekleme masraflarına yol açabileceği için gönderilende olduğunun teyit edilmesi istenilmekte olduğu anlaşılmakla birlikte ...'daki gümrük işlemleri için gerekli olmadığı, ancak Çad'da gerektiği, Davalının kendi risk alanından kaynaklı sebeplerle taşıma süresinde bir takım ardiye ve bekleme masraflarına yol açılmış ise de davalının gecikmesi ve gecikmeye bağlı oluşan zararın sabit olmadığı, davacını iddia ettiği gibi öncelikle gecikme ve bunun yol açtığını iddia ettiği zararı sabit olacak olursa davalının TTK m.1186/6 gereği azami 2,5 kat navlun miktarı tutarı ile sınırlı sorumlu olabileceğine ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 10/10/2025 tarihli ek raporda; kök rapordaki görüş ve tespitlerini yinelemişlerdir. Dosyaya ibraz edilen ... numaralı konşimento kayıtları, davalı tarafından davacı adına düzenlendiği görülen 21/10/2020 tarihli Navlun açıklamalı 206.400 USD bedelli navlun faturası, taraflar arasındaki ...-Nakliye Sözleşmesi ve e posta yazışmaları ve dosyaya celp edilen gümrük kayıtları incelendiğinde; davacı tarafından dava dışı ...firmasına satışı yapılan telekomünikasyon kulelelei emtiasının, davacıya ait Silivri adresinden teslim alınarak Ambarlı Limanı-... ... arası taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, konşimento üzerinde bulunan kayıtlar, satım sözleşmesi ve taraflar arasındaki nakliye sözleşmesine göre, taşımanın kapıdan-kapıya olacak şekilde ve navlun davacı tarafından peşin ödemeli kaydı ile kararlaştırıldığı, Ambarlı-Doula arası taşımanın deniz yolu ile organize edilerek deniz taşımasının dava dışı ... firması tarafından ... ... isimli gemi ile gerçekleştirildiği, Dula Limanı sonrası ... arası taşımanın ise demiryolu ile gerçekleştirildiği, geminin Ambarlı Limanı'ndan 18/10/2020 tarihinde ayrıldığı, 01/12/2020 tarihinde ... Limanı'na ulaştığı ancak tüm emtianın parça parça olacak şekilde en son 23/02/2021 tarihinde teslim edilebildiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan satım faturası, navlun faturası, taşıma sözleşmesi ve e posta yazışmaları uyarınca, davacının taşıma talimatını veren, navlun faturasın ve satım faturasının muhatabı olarak, taşıtan ve yükleten-satıcı sıfatını; davalının ise düzenlediği navlun faturası ve taşıma sözleşmesi uyarınca taşımayı taahhüt etmek ve fatura düzenlemek sureti ile akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu; taşımanın ise kapıdan kapıya olacak şekilde multi modal bir taşıma olarak organize edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile; denizyolu ile yapılan taşımanın planlanan 38 günden daha uzun olacak şekilde 44 günde 01/12/2020 tarihinde tamamlandığı, varış ihbarının zamanında yapıldığına kanaat getirildiği, Fiili taşıyana ait sistemde konteynerlerin trene yüklendiği ve teslim edileceğinin görünmesi nedeni ile Davalı şirketin de bu sistemdeki yanılgıyla Davacı tarafa yanlış bilgilendirmeler yaptığı, ancak bu limanda evrak eksikliği sebebiyle gümrük işlemlerinin esasen yapılamadığı ve konteynerlerin bekletildiği, bu durumun çok sonra farkına varıldığı ve evrakların Davalı akdi taşıyan tarafından ancak 30/12/2020 tarihinde Fiili taşıyandan öğrenildiği ve ertesi gün e-posta yoluyla gönderildiği, taraflar arasındaki taşıma-nakliye sözleşmesi gereği Davalı Akdi taşıyanın taşıma işleri organizasyonu konusunda Davacı Taşıtan şirkete karşı sorumlu olduğu, Fiili taşıyanın bu evrakları gönderilen şirketten isteyip istemediğinin dosyada belirli olmadığı anlaşılymış ancak bilirkişiler tarafından açıklandığı hali ile Orijinal konşimentonun gönderilene ulaşıp ulaşmamasının konu yüklerin bu limandaki gecikmeye sebebiyet vermeyeceği zira, esasında Orijinal konşimentonun en son teslim limanında emteanın teslimi sırasında gecikme oluşmaması amacıyla gerekli olduğu, ancak konu gecikmenin aktarma durağı olan deniz limanında gerçekleştiği anlaşılmış olup; uyuşmazlığıa konu edilen alacak taleplerinin bir kısmının, deniz limanı ... / ...'da konteynerlerin beklemesi sırasında oluşan liman ardiye faturaları olduğu, Fiili taşıyan tarafından davalıdan istenen demuraj faturasının iptal edildiği ve bu tutarın dava dışı gönderilen taraftan talep edildiği ancak gönderilen şirketin kusuru olmadığına dayanarak ödeme yapmaması sonucunda taşımanın tamamlanması adına ödemenin Satıcı konumundaki Davacı şirket tarafından zorunlu olarak yapıldığı ve bu bedelin iadesi ile bu sorundan kaynaklı olarak sipariş iptali, kar kaybı kalemleri ile manevi tazminat talebinin dava konusu edildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket çalışanları Orijinal Konşimentonun Gönderilene konteynerler ...'de teslim edildiğinde verileceği konusunda Gönderilen ile mutabık oldukları, Ödeme şeklinin Mal mukabili olduğu, Daha önce orijinal Konşimento olmadan benzer taşımayı yaptıklarından bu konuda emin olduklarını belirtmiş; fiili taşıyan ... ofis yetkilisi ...'da konteynerleri trene yüklemeden önce gümrük işlemleri yapılması gerektiği, bu sebeple emin olmak için dokümanların varıştan 14 gün önceden gelmesini istediklerini, ancak geminin 01/12/2020 tarihinde vardığını ve dökümanları 31/12/2020 tarihinde aldıklarını belirtmişlerdir. Dava dışı fiili taşıyan tarafından talep edilen dokümanların 31/12/2020 tarihindeki e-posta ile Fiili taşıyan ... ofisi tarafından Davalı şirkete hatırlatıldığı; davalı şirket çalışanı tarafından aynı gün e-posta ile dönüş yapıldığı ve dokümanların gönderildiği, Fiili taşıyan ... ofisi tarafından bu durumun teyit edildiği dokümanların alındığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin taşıma sözleşmesinin tarafı ve navlun faturasının keşidecisi olduğu, taşıma işlerini kapıdan kapıya olacak şekilde taahhüt ederek organize ettiği, buna göre akdi taşıyan konumunda olduğu, teslim limanında ve adresindeki yerel masrafların da dahil olacağı şekilde navlun faturası tanzim ettiği, ödemesini aldığı ve taşımayı organize ettiği sabit olmakla birlikte, deniz taşıması sonrası aktarma ile demiryolu taşıma sürecinin gereği gibi işletilebilmesi için bulunması gereken evrak tamamlama ve temin sürecinden kaynaklı bir takım beklemeler ve bu nedenle oluşan masraflar uyuşmazlık konusudur. Dosya içeriğine göre, bekleme sebeplerinin evrak teminine dayandığı, bu gibi evrakların talep ve takip edilmesi ve gümrük ve liman ile sair yerel işlemlerin yapılması işlerinin davalı-akdi taşıyan risk alanında kaldığı bilirkişiler tarafından açıklanmış olup, belge ve bilgi taşıtan tarafından sağlanacak ise de, bunların zamaında talep ve temini bakımından multimodal taşıma ile tüm iş ve işlemleri üstlenen davalının beklemeden sorumlu olacağı mahkemece kabul edilmiştir. Başka bir ifade ile, uyuşmazlığa konu masraflar belgelerin davacı tarafından temin edilmemesinden değil, bu belgelerin talep ve kullanım sürecinin, organizasyonu üstlenen davalı tarafından gereği gibi yürütülmemesinden kaynaklandığı, bu nedenle de aktarma aşamasında bekleme ve ardiye masraflarının oluştuğu anlaşılmıştır. Mahkemenin bu tespiti ışığında; davalının, uluslararası taşıma işleri organizatörü sıfatı ile kapıdan kapıya teslim şekli ile yük taşımayı taahhüt ettiği süreçte, evrak düzeninden ve takibinden ve lokal işlemlerin tamamlanmasından sorumlu olduğu anlaşıldığından; dosya kapsamında alınan builirkişi raporu ile davacı tarafından davalıya ödemesinin yapıldığı sabit olan 12.629,34 EURO bakımından davacının iade talep edebileceği mahkemece kabul edilmiştir. Dava konusu yapılan bir diğer davacı talebi, dava dışı alıcı tarafından gecikme nedeni ile sonraki siparişlerin iptalinden kaynaklı kar kaybı talebi olmakla birlikte, davacı tarafından bu talebine ilişkin olarak yalnızca bir e posta yazışması ibraz edilmesi, ancak sipariş verildiğine dair başkaca bir sipariş formu, sözleşme, hangi ürünlerden ne kadar sipariş verildiğine ilişkin detay yahut bu siparişler nedeni ile davacının yapmış olduğu hazırlık ya da masraflara ilişkin herhangi bir somut delil ibraz edilmemiş olması nedeni ile ispatlanamayan bu talep mahkemece yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen son talep ise manevi tazminata ilişkin olup; TBK'nın 58. Maddesinde kişisel hakları zarara uğrayan kimselerin manevi tazminat isteyebileceği düzenlenmiş olup bu durumdaki bir kimseye belli miktardaki paranın ödenmesi ilgilinin ruhsal olarak yaşadığı acılarını kısmen de olsa giderme amacına yöneliktir. Bu noktadan hareket edildiğinde mal varlığına yönelik bir eylem TBK'nın 58. Maddesi anlamında doğrudan kişisel hakları ihlal eden bir eylem niteliğinde değildir. Dolayısıyla madde hükmünce manevi tazminata hükmedilebilmesi ve kişisel yararların haleldar olması ön şart olarak aranmakta, bu hüküm mal varlığına ilişkin zarar halini kapsamamaktadır. Somut olayda yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu edilen demuraj ve ardiye masraflarının, davalı tarafından üstlenilen taşıma organizasyonu kapsamında belgelerin kullanım sürecindeki aksaklıktan kaynaklandığı kabulü ile, davacı tarafından yapılmak zorunda kalınan 12.589,34.EURO masrafın davacıya iadesinin gerektiği kanaati ile davanın kısman kabulüne, kar kaybı ile manevi tazminat taleplerinin ise reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 12.589,34.EURO'nun 28/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasananın 4/a maddesi uyarınca EURO faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, -Fazlaya dair talebin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 8.727,31.TL'den peşin alınan 256,17.TL ve 2.188,76.TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.444,93.TL'nin mahsubu ile bakiye 6.282,38.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacının peşin olarak yatırdığı 256,17.TL ve 2.188,76.TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.444,93.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı yargı gider toplamı olan 12.561,20.TL'nin ( 59,30.TL başvurma harcı, 456,90.TL posta gideri ve 12.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 12.561,20.TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı yargı gider toplamı olan 6.130,65.TL'nin ( 130,65.TL posta gideri ve 6.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 659,66.TL'sinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı için takdir edilen 45.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE, 7-Davalı vekili için takdir edilen 15.405,93.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.177,97.TL sinin davalıdan, 142,03.TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/199, K. 2026/141, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-199-e-2026-141-k-dc86002740fa