İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/719 E. 2023/870 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/719
- Karar No
- 2023/870
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/719 Esas - 2023/870 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/719 Esas KARAR NO : 2023/870
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/11/2021 KARAR TARİHİ : 20/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.04.2005-15.03.2019 tarihleri arasında davalılar ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davalılar işçisi olan Ziya Çerçi'nin talebi üzerine kendisine 25.06.2019 tarihinde 22.823,01 TL kıdem tazminatının ödendiğini, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında, bahse konu ödemeden davalı yüklenicilerin sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle; 22.823,01 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden sunduğu bila tarihli dilekçesinde özetle; davalı ... İnş.Gıda...Ltd.Şti., Yıldırımlar İnşaat ...Ltd.Şti.,.... Taş. Gıda. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş ortaklığından 994,72 TL'nin 25/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Araştırma Yönetim Danışmanlık İnsan Kaynakları Temizlik Sanayi ve Ticaret Lmt.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, İş Kanunu'na göre dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere aksi kabul edilse dahi müvekkilinin kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere ancak sözleşmesinde açık hüküm varsa sorumlu olabileceğini, daha önce bir bildirim yapılmadığından temerrüt gerçekleşmediğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin yersiz olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve beyan etmiştir. Davalı ... İnş.Tur.Tek.Nak.San.Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Bursa Çalışma Müdürlüğünün 31/08/2010 tarih ve 69 sayılı raporu ile davacı ile müvekkili şirket arasında yer alan hizmet sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, asıl işverenin davacı olduğunun tespiti yapıldığını, Bursa 3. İş Mahkemesi'nin 2010/980 Esas 2012/142 karar sayılı kararı ile de bu hususun kesinleştiğini, buna göre davacı ile müvekkilleri arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, öncelikle talebin zamanaşıma uğradığını, ödemeden itibaren iki yıllık süre geçtiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere aksi kabul edilse dahi müvekkilinin kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere ancak sözleşmesinde açık hüküm varsa sorumlu olabileceğini, davacı ödeme yapılan işçinin asıl işvereni olup, işçilik alacaklarından kendisinin sorumlu olduğunu, işçinin davalı asıl işveren döneminde çalışmaları karşılığı tazminattan asıl işveren davacının sorumlu olduğunu, daha önce bir bildirim yapılmadığından temerrüt gerçekleşmediğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin yersiz olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve beyan etmiştir. Davalı ...Turizm ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay kararları ve kanunun açık hükmü doğrultusunda davacı tarafın iddiaları kabul etmemekle birlikte müvekkilinden talep etmiş olduğu rücuen alacak isteminin zamanaşımına uğradığının sabit olduğunu, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/25603 Esas, 2017/1753 Karar sayılı ilamı " ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunulduğu takdirde, mahkemece yetki yönünden HMK. 164. maddesinde gösterilen şekilde incelenmesi için taraflara yetki konusunda delillerini gösterme olanağı tanınması, gösterilmesi halinde bütün deliller toplanarak; gerçekleşecek sonuca göre yetki itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekir." şeklinde olup, işbu nedenle Mahkeme'nin yetkisine itiraz ettiklerini, davanın niteliği itibariyle genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini düşünmekle görev yönünden itiraz ettiklerini, esas yönünden alt işverenler değişse dahi dava dışı işçi .... bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, müvekkili şirket de dahil olmak üzere diğer davalıların sayısı da düşünüldüğünde neredeyse her yıl alt işverenlerin değiştiğini, Ceylanpınarı Tarım İşletmeleleri Müdürlüğü işçilik hizmetleri işinde sadece asıl işveren konumunda olan davacının sabit kaldığını, müvekkili tarafından ihale ve sözleşme usulü ile gördürülen tarım işçilik hizmetlerinin müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmenin sona ermesinden sonra bir başka alt işveren ile görüşülerek işyeri devri gerçekleştirildiğini, bu işyeri devri gerçekleştirilirken asıl işverene bağlı olarak o işte sürekli olarak çalışan personellerde yeni işbaşı yapan alt işveren, yeni yükleniciye devredildiğini, yani 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. Maddesinde belirtildiği anlamda bir işyeri devri söz konusu olduğunu, devirden sonraki süreçlere vakıf olmayan müvekkilinin son alt işveren olmadığı gibi asıl işverende olmadığından davacı tarafından ödenen tazminata dair bir yükümlülüğü bulunmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmilin karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... Kurumsal Hizmetler İnşaat Yemek Hizm.Temizlik Gıda San.ve Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, kıdem tazminatı ödemesinden sadece asıl işverenin sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili açısından davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin kendi dönemine ait hizmet süresi ve işçinin son ücreti üzerinden hesaptan sorumlu tutulabileceğini, fakat bu miktarın da ihale sözleşmesinde açık hüküm olmadığından ancak yarısından sorumlu tutulabileceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 31/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; rücuya ilişkin sorumluluk başlığı altında belirtildiği gibi “ Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmelerde davalıların çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunu düzenleyen 6./b maddesinde; “işin yürütülmesi esnasında işlerin yapılma şekli yeri ve çalışma şartları İş Kanunu,SGK ve diğer Kanunlar ve yönetmeliklerle ilgili hükümler ....vs hususlar ekli idari ve teknik şartnamede mevcut olup,aynen geçerlidir.”, yine 5/f maddesinde “yüklenicinin işçilerine ödemediği ücret fazla çalışma ücreti ve diğer mali haklarının işçiler tarafından yargı yoluyla idareden tazmin edilmesi durumunda idarece davacı işçiye ödenen miktarlar yükleniciye rücu edilir”, sözleşme eki idari şartnamenin sözleşmenin uygulanmasına ilişkin hususlar başlıklı 31/6 maddesinde “ yüklenicinin işçilere ödemediği ücret,fazla çalışma ücreti ve diğer mali hakların işçiler tarafından yargı yolu ile idareden tazmin edilmesi durumunda idarece davalı işçilere ödenen miktarlar yükleniciye rücu edilir” düzenlemesinin mevcut olduğu, “... Bam 4. Hukuk Dairesi kararlarına göre; davacı ile davalılar arasında imzalanmış olan sözleşmelerde dava dışı işçiye ödenecek olan alacaklardan davalıların sorumlu olacağına ilişkin yukarıda alıntılanan sözleşme ve şartname hükümleri dikkate alındığında, davacının tespit edilen alacakların yarısını mı yoksa tamamını mı talep edebileceği yönündeki takdirin sayın mahkemede olduğu, “Davacının hesaplanan tutarların tamamını talep edebileceğinin kabulü halinde ... iş ortaklığının 475,83 TL, ... .... ... Ltd.Şti'nin oluşturduğu iş ortaklığının 246,90 TL olmak üzere toplam 8.037,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Dava rücuen alacak istemine ilişkindir.
Dava dışı işçi Ziya Çerçi'ye ilişkin hizmet döküm cetveli, işyeri ünvan listesi celp edilerek incelenmiştir. Rücu alacağına ilişkin olarak 6098 sayılı Kanunun 73. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, “rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar” hükmü uyarınca iki yılık ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanacaktır. Somut davada, ödeme tarihi olan 25/06/2019 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, bir kısım davalıların ileri sürdükleri zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın tacirler arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle Mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmış ve bir kısım davalıların görev itirazı yerinde görülmemiş ve davanın esası incelenmiştir. Davalılar ... İnş. Gıda Su Ürn. İmal. Paz. San. Tic. Ltd. Şti., Yıldırımlar İnş. Maden Tur. ve Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Metaloji Tur. Taş. Gıda. Teks. San. Ltd. Şti. aleyhine açılan davadan feragat edilmesi nedeniyle, iş bu davalılar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Diğer davalı yükleniciler yönünden;
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur,” hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan, 6552 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112.maddesine eklenen 8. maddenin gerekçesinden, alt işveren işçilerinin hak kazandıkları kıdem tazminatının alamamalarının büyük sorun olduğu, alt işverenlerin her yıl değişmesinin bu şirketlerde çalışan işçilerin bir yıllık çalışma şartını sağlamalarını zorlaştırdığı, aynı şekilde kıdem şartını yerine getirse dahi işçilerin kıdem tazminatlarının birçok alt işveren tarafından ödenmediği, herhangi bir uyuşmazlık durumunda alt işverene ulaşılamadığı, özellikle kamu sektöründe iş alan alt işverenlerin işçilerinin hak ettiği kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından doğrudan işçinin banka hesabına aktarılarak sorunun çözümleneceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre, alt ve üst işverenin, işçiye karşı dış ilişkide birlikte sorumlu olmasına, hatta İş Kanunu'nun 6552 sayılı Yasa ile değişik 112.maddesi uyarınca işçinin kıdem tazminatını üst işveren kamu kurumunun ödemesi gerekmesine rağmen, iç ilişkide tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacaktır. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi, tarafların birbirlerine karşı hak, borç ve yükümlülüklerini düzenlemekte olup, işçiye karşı yükümlülüklerin düzenlendiği İş Kanunu hükümlerine aykırılığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu açıklamalar ışığında; taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmelerde davalıların çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunu düzenleyen 6./b maddesinde; “işin yürütülmesi esnasında işlerin yapılma şekli yeri ve çalışma şartları İş Kanunu,SGK ve diğer Kanunlar ve yönetmeliklerle ilgili hükümler ....vs hususlar ekli idari ve teknik şartnamede mevcut olup,aynen geçerlidir.”, yine 5/f maddesinde “yüklenicinin işçilerine ödemediği ücret fazla çalışma ücreti ve diğer mali haklarının işçiler tarafından yargı yoluyla idareden tazmin edilmesi durumunda idarece davacı işçiye ödenen miktarlar yükleniciye rücu edilir”, sözleşme eki idari şartnamenin sözleşmenin uygulanmasına ilişkin hususlar başlıklı 31/6 maddesinde “ yüklenicinin işçilere ödemediği ücret,fazla çalışma ücreti ve diğer mali hakların işçiler tarafından yargı yolu ile idareden tazmin edilmesi durumunda idarece davalı işçilere ödenen miktarlar yükleniciye rücu edilir” düzenlemesinin mevcut olduğu, iş bu sözleşme hükümleri doğrultusunda, davalı yüklenicilerin dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ödemesinin tamamından sorumlu olacakları sonuç ve kanaatine varılmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı yüklenicilerin işçilik alacağının tamamından sorumlu olarak düzenlenen tablo esas alınarak, davacının netice-i talebini açıkladığı dilekçesinde talep edilen alacak tutarları gözetilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren, avans faizi ile birlikte(tarafların tacir olduğu gözetilerek) davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı) Davalılardan, ... Kurumsal Hizmetler İnşaat Yemek Hizmetleri Temizlik Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, .... ... ... İş ortaklığından 493,80 TL olmak üzere toplam 13.500,80 TL'nin 25/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alınması gereken 922,23 TL harcın, peşin olarak yatırılan 389,76 TL harçtan mahsubu ile, bakiye kalan 532,47 TL harcın, -Davalı ...... ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 459,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 334,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 5.752,15 TL yargılama giderinin,kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.757,87 TL'sinin;
- Davalı Bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 11-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1440,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan, 940,75 TL'sinin;
- Davalı . Davacıdan 499,25 TL alınmak sureti ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde iş bu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2023
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: Bilirkişi Ücreti : 1.000,00 TL Posta Masrafı : 4.684,35 TL Başvurma Harcı : 59,30 TL Vekalet Harcı : 8,50 TL