İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/717 E. 2026/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/717
- Karar No
- 2026/43
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/717 Esas KARAR NO :2026/43
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ:1.664.070,65 TL KABUL EDİLEN DEĞER:143.931,09 TL REDDEDİLEN DEĞER:1.520.139,56 TL DAVA TARİHİ:01/11/2021 KARAR TARİHİ:22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... okulları markasının sahibi olduğunu, Ülkemizin birçok şehrinde onlarca kampüs ve binlerce öğrencisi ile eğitim öğretim alanında hizmet verdiğini, Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumlarını işlettiğini, verdiği eğitim öğretim hizmetini daha ileriye taşımak ve eğitim sistemini geliştirmek, kurumsal bir şekilde ilerleyebilmek için birçok firma ile sözleşme akdettiğini, hizmet almakta ve yapılan sözleşmeler kapsamında tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, bu kapsamda dava dışı ... ... A.Ş. ile davalı arasında, 30/09/2013 imza tarihli 01.09.2014 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli Franchise sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmenin 16.09.2020 tarihli temlik sözleşmesi ile müvekkil tarafından temlik alındığını ve müvekkil şirket Franchise sözleşmesinin tarafı haline geldiğini, taraflar arasında akdedilen Franchise Sözleşmesi kapsamında müvekkil şirket tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini ve sözleşmeye aykırı hiçbir davranışta bulunulmadığını, taraflar arasında akdedilen Franchise sözleşmesinin Franchise alan davalı tarafından ....Noterliği'nin 3 Aralık2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile 2019-2020 eğitim öğretim dönemi sonunda feshedildiğini, ancak davalı tarafından keşide edilen ve yukarıda noter ve yevmiye numarası bildirilen ihtarnamede haklı ve geçerli bir sebep belirtilmediğini ve herhangi bir somut delil ileri sürülmediğini, müvekkil şirket yaşadığı ekonomik kriz döneminde dahi ( 2019 yılı ile 2020 yılında yaşadığı mali kriz sebebiyle), ... Okulları ünvanı altında, 100'ü aşkın okulda eğitim öğretim görmekte olan öğrencilerin ve çalışan öğretmen ile personelin mağduriyetini giderme adına,.. Üniversitesi ve ... ... Vakfı, tamamen milli görev bilinci ile hareket ettiğini, davacı şirketin düşmüş bulunduğu zor durumu iyileştirme adına, davacı şirket yetkilileri ile bir takım müzakerelerde bulunduğunu ve sürecin çözüme ulaştırılmadığını, yaşanan ekonomik kriz döneminde dahi müvekkil şirketin daha da güçlenerek ve marka değerini arttırarak eğitim öğretim hayatına devam ettiğini, başarılı bir şekilde Türkiye'nin önde gelen eğitim kurumu olarak hayatına devam ettiğini, davalının sözleşmeyi feshi için haklı ve geçerli bir gerekçesinin bulunmadığını, müvekkil şirketin yaşadığı kriz döneminde dahi kayıt sayılarında herhangi bir düşüş olmadığını, herhangi bir haciz veya tehdit altında kalmadığını, davalı tarafından haklı gerekçe olmadan taraflar arasında akdedilen 10 yıllık sözleşme haklı sebep olmaksızın keyfi gerekçeler ile feshedildiğini ve müvekkil şirketin kasten zarara uğratıldığını, davalı tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı hareket edildiğini, davalının İskenderun'da ... Okulları markası ile elde etmiş olduğu imajının taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme devam etmekte iken kurum markası ve ismini kullanıp kullanmaya devam ettiğini ve sözleşmeye aykırı reklam ve tanıtımlarda bulunduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından davalı aleyhine takip başlatıldığını beyanla davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin 1.664.070,65 TL’lik alacak ve faiz yönünden devamına, davalının İ.İ.K. md. 67 gereğince %20’den aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından , müvekkili şirket aleyhine .... İcra müdürlüğünün 2020/... E. sayılı dosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe taraflarınca haklı olarak itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu ancak akabinde davacı tarafından işbu haksız itirazın iptali davası açtığını, öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, davalının adresinin İskenderun olması nedeniyle yetkili mahkemenin İskenderun Hatay mahkemeleri ve yetkili icra dairesinin de İskenderun Hatay İcra Daireleri olduğunu, davacı tarafın dava dışı ... ... Aş. ile müvekkili şirket arasında imzaladığı 30.09.2013 tarihli sözleşmeye dayanarak-, söz konusu sözleşmenin taraflarınca temlik alındığından bahisle huzurdaki davayı açtığını, davalı müvekkili şirketin, davacı tarafa ve temlik eden dava dışı şirkete) söz konusu sözleşme kapsamında herhangi bir borcunun, özellikle hizmet bedeli ve reklam payı katılım hizmet bedeli borcunun bulunmadığını, davacı tarafın söz konusu sözleşmenin, müvekkili şirket tarafından haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini iddia ettiğini, oysa ki davaya konu franchise sözleşmesinin, müvekkili şirket tarafından yasal fesih sürelerine uyulmak suretiyle olduğunu, davacı yanın aksi yöndeki iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu 30.09.2013 tarihli Franchising sözleşmesinin “ sözleşmenin başlangıç tarihi ve süresi “ başlığı altındaki 3.2. maddesinde taraflardan birinin içinde bulunulan eğitim ve öğretim döneminin sona ermesinden en az 6 ay önce fesih ihbarında bulunması halinde sözleşmenin sona ereceğinin kararlaştırıldığını, yine aynı sözleşmenin sözleşmenin sona ermesi başlığı altındaki 16.6. maddesinde de francsihe alan bu franchise sözleşmesini içinde bulunulan eğitim ve öğretim dönemi bitiminden en az 6 ay önce bildirimde bulunmak kaydıyla eğitim öğretim dönemi sonunda feshedebilir şeklinde düzenleme yapıldığını, dolayısıyla sözleşme ile, franchise alan konumundaki müvekkil şirkete, fesih bildirim sürelere uymak kaydı ile tek taraflı fesih yetkisinin verildiğini, müvekkil şirket tarafından da söz konusu sözleşmenin bahsi geçen 3.2. ve 16.6. maddelerine istinaden 6 ay önceden bildirim kuralına uymak kaydı ile şirkete yazılı ihtarname gönderildiğini, dolayısıyla sözleşmenin feshinin hukuka uygun olduğunu, davacı tarafın aksi yöndeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket nezdinde öğrencilere eğitim-öğretim döneminde uygulanması gereken deneme sınavlarının, davacı tarafça hazırlandığını, müvekkil şirkete iletilmesi gerekmekte iken ve önceki yıllarda da uygulama bu yönde iken fesih dönemi ve bir önceki dönemde (2018-2019 ) söz konusu deneme sınavlarının müvekkil şirkete ya hiç iletilmediğini, ya da geç iletildiğini, bu durumun ise özellikle lise ve üniversitesi sınavlarına hazırlık döneminde olan 8. ve 12. sınıf öğrencileri için ciddi kaygılara sebep olduğunu, öğrenci - velileri nezdinde güven duygusunun sarsıldığını, davacı taraf ile, öğrencilere verilecek eğitim – öğretim standardı ve bilhassa Milli Eğitim Bakanlığı talimatları ile uyum sağlanması bakımından – koordinasyon sağlanması gerekirken, davacı yandan kaynaklı olarak gerekli koordinasyon ve işbirliği sağlanamadığını, hatta son dönemde özellikle eksikliklerin giderilmesi hususunda yapılan aramalara davacı nezdinde muhatap dahi bulunamadığını, bütün bu eksiklikler ve ayıplı hizmet sebebiyle, öğrenci/velileri tarafından müvekkili şirkete sürekli şikayetler iletildiğini, bu hususta davacı tarafa gerek e- posta gerekse telefonla ulaşılmaya çalışıldığını, davacı tarafından maillere ve aramalara yanıt verilmediğini, hatta son dönemde telefon aramalarında muhatap dahi bulunamadığını, müvekkil şirket tarafından bu hususta davacı tarafa Noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini ancak bu şekilde de herhangi bir sonuç alınamadığını, mağduriyetin giderilmediğini, yine özellikle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında “... ...” ismi- markası ve eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin her türlü tanıtım ve halkla ilişkiler faaliyetlerini yerine getirme yükümlülüğünün davacı tarafa ait olmasına rağmen, davacı tarafından fesih döneminde tanıtım ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin gerektiği gibi yerine getirilmediğini, aksine davacı taraf nezdinde yaşanan idari – mali sorunlar ve davacı yanın yukarıda belirttiğimiz mevcut olumsuz durumu ulusal basına dahi yansıdığını, ... ... ismi hakkında ulusal basında bir çok olumsuz haber yayınlandığını, davacı tarafın cezai şart talebinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının İskenderun‘da ... okulları markası ile elde ettiği imajın, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme devam etmekte iken kurum markası ve ismini kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, davacı tarafın, davaya konu icra takibinde alacak kalemi olarak sadece asıl alacak ve cezai şart isteminde bulunduğunu, borcun sebebi kısmında ise bu alacak kalemlerini sözleşmeden doğan Franchise hizmet bedeli ve franchise reklam payı katılım hizmeti bedeli ve reklam yasağı ihlali nedeniyle cezai şart şeklinde açıkladığını, bu yönde talepte bulunduğunu, davacı tarafın iddialarının her durumda gerçeğe aykırı ve soyut olduğunu, reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı reklam veya tanıtımlarda bulunmadığını, özellikle sözleşmenin 16.7. maddesine aykırı şekilde sözleşme süresi içerisinde reklam yasağı ihlaline vücut verecek şekilde herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacı tarafından, dava dilekçesi ekinde sunulan temlik sözleşmesinde sadece asıl alacak ve cezai şart bedeli yönünden alacağın temlik edildiğinin görüldüğünü, söz konusu temlik sözleşmesinde özellikle alacağın fer’ileri ile birlikte temlik edildiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığını, davacı tarafından, davalı müvekkil şirket aleyhine haksız ve kötü niyetle icra takibi başlatıldığını beyanla işbu haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı tarafın, müvekkili şirkete toplam alacağın en az % 20’si oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; davalı şirket ile dava dışı ... ... arasında 30/09/2013 imza tarihli 01/09/2014 başlangıç tarihli ve 10 yıl süre ile imzalanan Franchise sözleşmesinden kaynaklanan alacağın 16/09/2020 tarihli temlik sözleşmesi ile davacı tarafından temlik alındığı belirtilerek yapılan hizmete esas bedelin tahsili için temlik sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen alacağa dayanılarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı ile başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin olup, İİK 67 maddesi gereğince davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı dosyamız kapsamı ile sabittir. Mahkememizce celp ve incelenen .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra dosyasında; ... ve Bilim Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından Star Lion İnşaat Turizm... A.Ş. aleyhine 1.500.000,00-TL asıl alacak ve 164.070,65 TL reeskont faizi ile birlikte toplam 1.664.070,65 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %13,75 avans faiz uygulanmak suretiyle tahsili için yapılan icra takibine ilişkin olduğu davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durmasına sebebiyet verdiği görülmüştür. Mahkememizce özellikle dava dışı ... ... A.Ş. Franschise veren sıfatı ile davalı Starlion A.Ş. İle aralarındaki 30/09/2013 tarihli 01/09/2014 başlangıç ve 10 yıl süreli Francshise sözleşmesi gereğince davalıdan olan alacağını 16/09/2020 tarihli sözleşme ile temlik etmiş ve davacı ile davalı arasında kurulmuş bir sözleşme yok ise de, Franschise veren dava dışı şirket ile Franschise alan davalı şirket ile aralarındaki sözleşmenin 23. Maddesinde "Taraflar arasında doğacak ihtilafları çözmeye İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" şeklinde yapılan yetki sözleşmesinin sözleşme taraflarının tacir olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 17 ve 18. Maddesi gereğince geçerli bir şekilde kurulduğu ve 19. Maddesi gereğince süresinde yapılan yetki itirazının yetki sözleşmesinin geçerli olması durumunda mahkememizi bağlayıcı ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, işbu sözleşmeden kaynaklanan hakların temliki halinde sözleşmedeki yetki düzenlemesinin temlik alanı da HMK 17 ve 18. Maddesi gereğince, temlik üzerine, yükleniciden temlik alan davacı bakımından geçerli ve bağlayıcı olduğu münhasır yetki kurullarının uygulanması gerektiği, bu nedenle Franschise sözleşmesindeki yetki şartının davacı temlik alan yönünden de hükümleri doğurduğu bu nedenle yapılan takip ve açılan davanın yetkili mahkemede açıldığı mahkememizce benimsenmiş ve yetki itirazının 02/06/2022 tarihli duruşma ara kararında belirtildiği gibi İİK'nın 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 17. maddesi uyarınca davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı EMİNE TÜLAY ÇUBUKÇU beyanında özetle; "Ben davacı şirketin İskenderun bölgesinde Franschise koordinatörü olarak yaklaşık 4 yıl önce 1,5 yıl kadar çalıştım. İskenderun ... Kolejinin Franschise sözleşmesinin imzalanmasına ben tanık oldum. Şirketin o dönemdeki genel müdürü davalı yanla sözleşmeyi yaptı. Davalı yan ... ... tabelasını indirip farklı bir isimle eğitime devam ettiğini duydum ancak o süreçte ben görevde değildim bunun için bu konuda detaylı bir bilgim yoktur bilgim görgüm bundan ibarettir "şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yazılan talimat sonucu İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dinlenen davalı tanığı SEDAT ÇEKİÇ beyanında özetle; "Ben davalının işletmekte olduğu ... ... eğitim kurumlarında kızımın eğitim görmesi nedeniyle bildiklerimi anlatmak için burada bulunuyorum. Kızım 3. Sınıfa giderken yani 2019-2020 eğitim öğretim yılında, yeni kayıt döneminde eğitim materyallerinin tedarik edilmesi noktasında problem yaşadık. Yine aynı problemi başka velilerinde yaşadığını biliyorum. Bizler materyellerin ücretini ödememize rağmen okul başladıktan yaklaşık 1,5- 2 ay sonra eğitim materyalleri geldi. (İngilizce eğitim seti, ders kitapları, bilgisayar beceriler seti vb.) Okul ile veli arasındaki ileşitim sağlandığı e-... isimli internet platformunda sık sık problem yaşanıyordu. Bizler veliler olarak bu sistemden takip yapamayıp mağdur olduk. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yazılan talimat sonucu İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dinlenen davacı tanığı ENDER KIZGIN beyanında özetle; "Ben davalının işletmekte olduğu ... ... eğitim kurumlarında kızımın eğitim görmesi nedeniyle bildiklerimi anlatmak için burada bulunuyorum. Kızım yanılmıyorsam 4. Sınıfa giderken yani 2019-2020 eğitim öğretim yılında, yeni kayıt döneminde eğitim materyallerinin tedarik edilmesi noktasında problem yaşadık. Yine aynı problemi başka velilerinde yaşadığını biliyorum. Bizler materyellerin ücretini ödememize rağmen okul başladıktan yaklaşık 1,5- 2 ay sonra eğitim materyalleri geldi. ( ingilizce eğitim seti, ders kitapları, bilgisayar beceriler seti vb.) geldiğinde de yine eksik materyaller vardı. Eksik olan kitap ve materyalleri kızım arkadaşlarından destek alarak yürüttü. Yine o dönemde haberlere ve sosyal medyaya da düşmüştü. ... Kolejindeki öğretmenler maaşlarını alamıyordu. Bizler veliler olarak öğretmelerle samimi idik. Öğretmeler de sürekli maaşlarını alamamanın bir huzursuzluğu vardı. Benim kızım okulda artık eskisi gibi ilgilenilmediğini düşündüğü için okula gitmek istemiyordu. O yıl sınıftaki velilerin neredeyse tamamına yakını bir sonraki sene çocuklarını o okula göndermeyeceklerinden bahsediyorlardı. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yazılan talimat sonucu İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dinlenen davacı tanığı ... beyanında özetle; "ben davalının işletmekte olduğu ... Kolejinin İskenderun şubesinde muhasebe sorumlusu olarak çalışıyordum. 2018-2019 eğitim öğretim döneminde ... Kolejinin merkezi el değiştirmiştir. Bu el değiştirme nedeniyle 2018-2019-2020 yıllarında İskenderun şubesinde de ciddi problemler yaşandı. ... ... hakkında olumsuz yapılan haberlerden veliler kötü etkilendiler. ... kolejinin devam edip etmeyeceğinden endişe duymaları nedeniyle kayıt sildirenler, ödemeyi geciktirenler ve yine ödeme yapmayanlar vardı. Yine bu dönemde eğitim materyalleri geç ve eksik geliyordu. Eksikliğin tamamlanmasını istediğimizde merkezden bize geri dönüş olmuyordu. Telefonlara dahi cevap verilmiyordu. Yine e-... sisteminde kopmalar ve aksaklıklar oluyordu. Veliler sürekli bundan da şikayet ediyordu. Öğretmenler maaşları buradaki ... kolejinde düzenli ödeniyordu. Ancak haberlere yansıyan husus nedeniyle velilerin ve çalışanların bu konuda endişeleri her zaman bulunuyordu. Bu aksaklıklar nedeniyle davacı tarafa bir ihtar çekildi. İhtara da geri dönüş olmadı, fesih süresi de dikkate alınarak sözleşme fesih edildi. ... ... 2019-2020 eğitim öğretim yılından sonra kapandı, 2020 Eylül'den itibaren ... ... olarak devam etti. Bildiğim kadarıyla ... kolejini şuan davalı işletmemektedir. Ben 2019-2020 yılının haziran ayında işten ayrıldım. ... ... kapanacağı için ve akıbeti de belli olmadığı için işten ayrıldım. 2022 nisan ayında ben yine davalı şirkette muhasebe sorumlusu olarak işe girdim. Davalının şu an da işletmiş olduğu bir okul yoktur. Davalının şuan ... ... ile herhangi bir ilişkisi yoktur. Dedi. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yazılan talimat sonucu Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dinlenen tanık ... beyanında özetle; "... Okulları daha önce ... ... AŞ'nin iken ekonomik sorunlar nedeniyle daha sonra davacı ... Şirketi'ne devir edildi. Bu devirden önce ... ... AŞ ile davalı şirket arasında davacının lisans sahibi olduğu İskenderun'daki ... Okulları yerleşkesinin bir bütün halinde işletilmesi konusunda davalı ile sözleşme imzalandı. 2018 yılından itibaren davacı şirkette mali ve idari yönden basına yansıyan sorunlar ortaya çıktı. Bu durum öğrenci sayısının azalmasına yol açtı. ... Okullarının sahibi olan davacı şirketin bu ekonomik sorunlarına rağmen biz İskenderun'daki okulu bu durumdan etkilenmeyecek şekilde idare etmeye devam etmeye çaba gösterdik. Eğitimde kullanılan bütün basılı yayınlar davacı tarafından hazırlanıp bize önerilmekte, gönderilen eğitim araçları bizim tarafımızdan öğrencilere dağıtılmakta idi. Bu işte biz sadece aracılık yapmaktaydık. Bir süre sonra davacı taraf eğitim malzemelerinin temininde de sorun çıkarmaya başladı. Bu gelişmelerin sözleşmeyi devam ettirmemizi zorlaştırması nedeniyle biz okulun sözleşme ile üstlendiğimiz işletme hakkını dava dışı başka bir şirkete devrettik. Bu devirden sonra okulun adı ... Okulları olarak değiştirildi. Yukarıda belirttiğim davacıdan kaynaklanan mali ve yönetsel krizler, davacının işlettiği diğer okullardaki öğretmen ücretlerinin ödenememesi gibi basına yansıyan sorunlar nedeniyle bizde de öğrenci sayısı azalması oldu. Yukarıda da belirttiğim gibi eğitim ve öğretim materyalleri davacı tarafından temin edilmesi gerekirken bu yükümlülük yerine getirilmediği gibi sözleşme ile öngörüldüğü halde genel müdürlük tarafından düzenli biçimde danışmanlık hizmeti sağlanması gerekirken bu yerine getirilmedi. Yine öğretmenler için düzenli biçimde zümre toplantılarının yapılması gerekirken davacı taraf bu yükümlülüklerini de yerine getirmedi. Bu bilgilere davalı şirketin 2018 - 2022 yılları arasında yönetim kurulu danışmanı ve verilen özel vekaletnameler gereği yönetim kurulu başkan vekili olarak görev yapmış olmam nedeniyle sahip oldum. Şimdilik olayla ilgili bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflar arasındaki sözleşmeler, dosyaya sundukları delillerle birlikte değerlendirilerek, Franchise ve temlik sözleşmeleri gereğince tarafların iddia, talep ve delillerin tek tek değerlendirilerek, davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacak ve temerrüt tarihinin tespiti, aynı cezai şart talep etme koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi bakımından Bilirkişi olarak Mustafa Kınacı, Duygu Koçak Diker ve Erol Demir'den rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 10/10/2024 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı raporlarında özetle; "Dava dışı ... ... A.Ş. ile davalı arasında, 30.09.2013 imza ve 01.09.2014 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli Franchise sözleşmesi imzalanmış olduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, söz konusu sözleşmede ... şirketinin ... ... ile ilgili olarak franchise veren davalı tarafın franchise alan olarak yer aldığı, Davalı tarafça Dava dışı ... ... A.Ş. ne .... Noterliğinin 03.12.2019 tarihli noterlik ihtarnamesi keşide edilerek taraflar arasında akdedilen arihli sözleşmenin 3.2 ve 16.6 madde hükümlerine istinaden 2019-2020 tim dönemi sonunda geçerli olmak üzere feshettiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.2 ve 16.6 de taraflardan herhangi birisinin sözleşmeyi 6 ay öncesinden bildirmek süratiyle hiçbir neden gösterilmeksizin feshedilebileceğinin düzenlendiği, davalının fesih beyanının, sözleşmede kendisine tanınan (m.3.2, m.16.6) olağan fesih hakkına dayandığı, söz konusu fesih hakkının kullanılabilmesi için herhangi bir nedene dayanılmasının gerekmediği ve fakat 6 aylık fesih bildirimi süresine uyulmasının zorunlu olduğu, davalının da sözleşmede belirlenen süreye uyarak sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle feshin haksız olduğundan bahsedilemeyeceği, Yapılan incelemede 2019/2020 eğitim öğretim döneminin 19.06.2020 tarihinde bittiği, Davalı tarafın dosyaya sunduğu 13/06/2022 tarihli beyan ekinde yer alan tebliğ mazbatasına göre anılan ihtarnamenin 09/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, sözleşmede yer alan olağan feshin hüküm ve sonuçlarını 09/06/2020 tarihinden itibaren ileriye etkili olarak doğuracağı, bu nedenle anılan tarihe kadar olan hak ve yükümlülüklerin geçerliklerini koruyacağı, Dava dışı ... ... ile Davacı ... arasında temlik Sözleşmesi kapsamında 16.09.2020 tarihinde ... şirketi davalıdan olan alacak tutarını davacıya temlik ettiğini, Söz konusu temliknamenin, TBK m.183 uyarınca alacağın devri niteliğinde olduğu, bu nedenle yalnızca alacak hakkının sahibi bakımından değişiklik yaratacağı, devir alanın temliknamede yer alan (var olduğu iddia edilen) alacakların sahibi haline geleceği, sözleşmenin tarafı olamayacağı, alacağın devrinin geçerliliği için borçlunun (davalının) rızasına veya sözleşmeye katılmasına gerek olmadığı, Temliknamede, talep konusu asıl alacak olarak ifade edilen 164.070,65-TL'nin alacağın sözleşme kapsamında hangi maddeye dayanarak yer aldığı belirtilmemişse de icra takibinde “sözleşmeden doğan “Franchise hizmet bedeli ve franchise reklam payı katılım hizmeti bedeli ve reklam yasağı ihlali nedeniyle cezai şart” şeklinde açıklandığı, aynı şekilde dava dilekçesinde de Franchise hizmet bedeli ve franchise reklam payı katılım hizmeti bedeli ifadesine yer verildiği, “Franchise hizmet bedeli nchise reklam payı katılım hizmeti bedeli”nin Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.2 ve 15.4 maddelerinde düzenlendiği, sözleşmenin olağan fesih ile 19.06.2020 tarihinde ileriye etkili sona erdiği göz önüne alındığında, 2019-2020 öğretim dönemi içinde doğmuş bulunan Franchise hizmet bedeli (sözleşmede merkez katılım payı olarak ifade edilmektedir) ve franchise reklam payı katılım hizmeti bedelinin, davalı tarafından sözleşme m.3.2 hükmü uyarınca ödenmesi gerektiği, Davacı tarafın icra takibinde 164.070,65.- TL asıl alacak ve 1.500.000.- TL tutarında cezai şart talep ettiğini, Dava dışı (dava konusu alacağı temlik eden) ... ... firmasına ait yasal defter ve dayanak belgeler incelenemediğinden temlik konusu 164.070,65-TL asıl alacak yönünden herhangi bir incelemenin yapılamadığı, davalı tarafça icra takibine verilen dilekçede ve huzurdaki davaya karşı vermiş olduğu dilekçede borçlarının olmadığının beyan edildiğini ancak söz konusu borcun le dair dayanak belgeleri dosyaya sunmadığı, Temliknamede, talep konusu 3.023.569,76-TL cezai şart bedelinin sözleşme kapsamında hangi maddeye dayanarak yer aldığının belirtilmediği, davaya konu icra takibinde alacak kalemi olarak sadece asıl alacak ve cezai şart isteminde bulunduğunu, borcun sebebi kısmında ise bu alacak kalemlerini “sözleşmeden doğan “Franchise hizmet bedeli ve franchise reklam payı katılım hizmeti bedeli ve reklam yasağı ihlali nedeniyle cezai şart” şeklinde açıklandığı, dava dilekçesinde ise cezai şartın, dayanağı olarak sözleşme m.14, 16.6 ve 16.7 hükümlerine dayanıldığı, İcra takibi ile dava dilel eriğinin, reklam yasağına aykırılık eş deyişle m. 16.7 noktasında kesiştiği, dava dilekçesinde belirtilen m. 14 ve 16.6 hükümlerinde yer alan cezai şartların konularının farklı olduğu, Ayrıca davacı tarafından 27.12.2022 tarih ve “Talimat Dosyasında Dinlenen Tanık Anlatımlarına İlişkin İtiraz Beyanların Sunulmasından İbarettir” Konulu beyan dilekçesi ile sözleşme m. 20 hükmünde düzenlenen rekabet yasağı uyarınca, davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra 2 yıl boyunca rekabet etmeme taahhüdü altında olduğu, buna karşılık sözleşmeye konu coğrafi alanda davalının başka bir okul ismi ile hizmet vermeye başladığı, bu hususun davalı tanığı ... tarafından beyan edildiğini ileri sürüldüğü, dilekçede davacının alacaklı olduğu tutarların, sözleşme kapsamındaki hizmete dayanan alacak, reklam yasağı ve sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesine dayanan rekabet yasağı hükümleri olduğunun ifade edi Özetle, icra takil dava dilekçesinde ve yargılamanın devamında verilen 27.12.2022 tarihli beyan dilekçesinde sözleşmeden doğan asıl alacak taleplerinin ortak olduğu ve fakat cezai şartın dayandığı hükümlerin, reklam yasağına bu nedenle takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere değerlendirme yapıldığı, İcra takibinde, Dava dilekçesinde ve 27.12.2022 tarihli beyan dilekçesince cezai şart alacağının varlığı bakımından dayanılan tek ortak sebebin reklam yasağına aykırılık olduğu, her ne kadar anılan hükümde reklam yasağına aykırılığın yaptırımının m.17.6 hükmünde düzenlenmiş olduğu belirtilmişse de sözleşmede m. 17.6 sayılı bir hükmün bulunmadığı, dosya kapsamında konuya ilişkin olarak alınan tanık ifadesinin takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere sözleşmenin devam ettiği dönemde, davalı tarafın reklam yasağına aykırı bir davranışının bulunduğu yönünde dosya kapsamında bir belge bulunmadığı, eş deyişle tanık ifadesi dışındaki dosya kapsamından franchise sözleşmesi devam ederken, başka eğitim kurumlarının reklamının, tanıtımının yapıldığı veya ürünlerinin satıldığı sonucuna varılamadığı, Dava dilekçesinde, icra takibinden farklı olarak cezai şartın talebi için ayrıca sözleşme m.14, 16.6 hükümlerine dayanıldığı, Sözleşmenin Cezai Şart ve Tazminat başlıklı, m. 14 hükmünde düzenlenen cezai şartın unsurlarının gerçekleştiği konusunda dosya kapsamında bir belge bulunmadığı, Davacı tarafın takip tarihinde davalıdan 1.500.000.- TL tutarında cezai şart talep ettiği, Söz konusu cezai şart bedelinin davacı tarafça nasıl hesaplandığı hususunda hesaplama tablosuna dosyada rastlanılmadığı, takip tarihi itibariyle 1.500.000. TL' nin EURO ya çevrilmesi neticesinde 161.238,31.- EURO tutara denk geldiği, davalının sözleşme sona erdikten 3,23 ay (yaklaşık 3 ay 7 gün) daha ... ... tabelasının davalıya ait okulda asılı kalması ve davalının ... ibaresini kullanmasının gerektiği, dosyada kesin bir kanaate varacak şekilde böyle bir tespitin mevcut olmadığı, Sözleşmenin m. 16.6 hükmünde düzenlenen cezai şartın ise unsurlarının oluşmadığı, zira somut olayda davalının fesih beyanının, sözleşmede kendisine tanınan (m.3.2, m.16.6) olağan fesih hakkına dayandığı, söz konusu fesih hakkının kullanılabilmesi için herhangi bir nedene dayanılmasının gerekmediği ve fakat 6 aylık fesih bildirimi süresine uyulmasının zorunlu olduğu, davalının da sözleşmede belirlenen süreye uyarak sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle feshin haksız olduğundan bahsedilemeyeceği ve dolayısıyla sözleşmede belirtilen usule ve süreye uymaksızın yapılacak fesihler için öngörülmüş olan cezai şartın düzenlendiği m. 16.6 hükmü uyarınca cezai şartın unsurlarının oluşmadığı, Davacı tarafından yargılamanın devamında verilen 27.12.2022 tarihli beyan dilekçesinde, cezai şart alacağına ilişkin olarak icra takibinde ve dava dilekçesinde dayanılan sebepten farklı menin m. 20 hükmü uyarınca rekabet yasağının da ileri si uyarınca, sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesinin ardından davalının, 2 yıl boyunca rekabet etmeme taahhüdü altında bulunduğu, rekabet yasağının kapsamına mevcuttaki okul işletmesini üçüncü şahıslara devir, temlik veya ciro edemeyeceği hususlarının da girdiği, Franchise Alanın Rekabet Yasağı yükümlülüğünün süresi, sözleşmenin herhangi bir nedenle sona erdiği tarihi takip eden iki yıl boyunca devam edeceğinin düzenlendiği, alacağın devrinin geçerli olabilmesi için alacağın mevcut olması ve devir sözleşmesi kapsamında yer alması gerektiği, ancak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere taraflar arasındaki temliknamede söz edilen cezai şartın sözleşmedeki hangi maddeye dayalı olarak yer verildiği ve nasıl hesaplandığı belirlenemediği için davacı temlik alana sözleşmenin hangi maddesinde düzenlenen cezai şart alacağının devredildiğinin anlaşılamadığı, icra takibinde temliknameye dayalı olarak reklam yasağına aykırılıktan doğan cezai şart talebine yer verildiği, dava dilekçesinde bu sebebe ek m. 14 ve m. 16.6 hükümlerindeki cezai şartın da unsurlarının oluştuğunun ileri sürüldüğü, rekabet yasağına aykırılığa dayanan cezai şarta ise 22.7.2022 tarihli beyanda yer verildiği, özetlediğimiz silsile içerisinde Sayın Mahkemenin icra takibine konu edilmeyen ve dava dilekçesinde yer almayan rekabet yasağına aykırılığa dayalı m. 20 hükmünde düzenlenen cezai şartın temliknamede yer şart tutarının kaynağı olduğunu ve takip talebinde yer almamasına rağmen kabul etmesi halinde ise değerlendirme yapılabileceği, bu konuda dosyada tanık beyanlarının bulunduğu, tanığın işletmenin devredildiği ve ... okulları adı altında faaliyet gösterildiğini beyan ettiği, tanık beyanları dışında fesih sonrası söz konusu m.20 hükmü kapsamında rekabet yasağını ihlal eden bir davranışın bulunup bulunmadığı konusunda dosya kapsamında bir belge bulunmadığı, Davacı tarafça talep edilen 1.500.000.- TL yi davalının ödemesi durumunda davalının ekonomik mahvına sebep olunup olmayacağı hususunda davalının mali verileri dosyada bulunmadığından bu yönde de herhangi bir hesaplama yapılamadığı" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce davacının itirazlarına ilişkin dilekçe, dosyadaki deliller ve davacı tarafından dosyaya sunulacak cezai şart konusundaki açıklayıcı ve somutlaştırıcı hesaplama yöntemini içeren bilgi ve belgeler de değerlendirilerek, davacının; a-Taraflar arasındaki temliknameye konu cezai şart alacağının talep koşulları oluşup oluşmadığı ve varsa miktarının belirlenmesi, b-Davacının dava dışı temlik eden ... .. AŞ'de 30/09/2013 tarihli ve 01/09/2014 başlangıç tarihli sözleşme gereğince, sözleşmeden kaynaklanan ve icra takibine konu edilen 164.070,65-TL'lik asıl alacak olarak istenilen miktar yönünden dava dışı temlik eden ... .. AŞ'nin ticari defter ve kayıtları ile davalı ticari defter ve kayıtlarının karşılıklı olarak incelenmesi gerektiğinden, işbu şirketin mümkünse temlik sözleşmesinin yapıldığı 16/09/2020 tarihi itibariyle dava konusu temlike konu alacağın davalıdan talep edilme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi bakımından bilirkişi kurulundan davacının tüm itirazlarını karşılar şekilde bilirkişilerden ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 28/11/2025 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle; "Sözleşmenin haksız feshedildiğinden söz edilemediği için buna bağlı olarak sözleşmede öngörülen m. 16.6 hükmünde yer alan cezai şartın koşullarının oluştuğu sonucuna varılamadığı, Reklam yasağına ilişkin olarak sözleşme m. 16.7'de düzenlenen ve hesaplanmasında m. 16.6 hükmüne atıf yapan reklam yasağına aykırılık nedeniyle talep edilen cezai şartın unsurlarından reklam yasağına aykırı hareketlere ilişkin dosya kapsamından bir sonuca ulaşılamadığı, Sözleşme m. 20'de yer alan rekabet yasağı doğrultusunda, davalının 2 yıl boyunca rekabet etmeme taahhüdü altında bulunduğu, tanık beyanlarına göre işletme hakkının devredildiği ve ... Okulları adı altında faaliyet gösterildiğinin ifade edildiği, dosyada tanık beyanı dışında bir belge bulunmadığı, nitekim davacının da Mili Eğitim Bakanlığı'na müzekkere yazılarak bu hususun sorulması durumunda açıkça görüleceğini beyan ettiği, Sayın Mahkemenin, dosya kapsamındaki tanık beyanları doğrultusunda, fesih sonrası 2 yıl içinde, işletme hakkının devredildiği ve rekabet yasağına aykırı davranıldığına hükmetmesi halinde, anılan cezai şartın koşullarının gerçekleştiği sonucuna varılacak olmakla birlikte bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemede olduğu, Franchise hizmet bedeli ve franchise reklam payı katılım hizmeti bedelinin, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.2 ve 15.4 maddelerinde düzenlendiği, sözleşmenin olağan fesih ile 19.06.2020 tarihinde ileriye etkili sona erdiği göz önüne alındığında, 2019- 2020 öğretim dönemi içinde doğmuş bulunan Franchise hizmet bedeli (sözleşmede merkez katılım payı olarak ifade edilmektedir) ve franchise reklam payı katılım hizmeti bedelinin, davalı tarafından sözleşme m.3.2 hükmü uyarınca ödenmesinin gerektiği, davacı tarafça davalıya kesilen faturalar muhteviyatında Franchise hizmet bedeli ve franchise reklam payı katılım hizmeti bedeli olarak düzenlendiği, heyetimizce hesaplanan 143.931,09.- TL tutarındaki cari hesap alacağının bu kalemlerden oluştuğu, ara karar gereği heyetimizdeki mali müşavir bilirkişi tarafından davalı firma yasal defter ve dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davalının davacıya cari hesap bakiyesi olarak 143.931,09.- TL tutarında borçlu olarak göründüğü ve davalı şirketin incelenen 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin özkaynaklarının kaydi değerlere göre negatif durumda olduğu ve borçlarının varlıklarından daha fazla olduğunun tespit edilmiştir" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememize açılmış bulunan işbu davada; davacı şirket, davalı şirket ile dava dışı ... ... arasında 30/09/2013 imza tarihli 01/09/2014 başlangıç tarihli ve 10 yıl süre ile imzalanan Franchise sözleşmesinden kaynaklanan alacağın 16/09/2020 tarihli temlik sözleşmesi ile davacı tarafından temlik alındığı belirtilerek yapılan hizmete esas bedelin tahsili için temlik sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen alacağa dayanılarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı ile başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık esasen dava dışı temlik eden şirketin davalıdan dava konusu temlike esas 16/09/2020 günlü sözleşmede belirtilen haklardan ötürü, dava dışı ... Öğretim Kurumu'nun ne miktar talep edebileceği, temlik tarihi 16/09/2020 itibariyle bu hakların varlığını devam ettirip ettirmediği ve talep edebileceği, icra takibine konu alacak miktarının belirlenmesi, temerrüt tarihinin tespiti noktalarında toplandığı tartışmasızdır. Mahkememizce, dava dışı ... ... ile Davacı ... arasında temlik Sözleşmesi kapsamında 16.09.2020 tarihinde ... şirketi davalıdan olan alacak tutarını davacıya temlik ettiğini, söz konusu temliknamenin, TBK m.183 uyarınca alacağın devri niteliğinde olduğu, bu nedenle yalnızca alacak hakkının sahibi bakımından değişiklik yaratacağı, devir alanın temliknamede yer alan (var olduğu iddia edilen) alacakların sahibi haline geleceği, sözleşmenin tarafı olamayacağı, alacağın devrinin geçerliliği için borçlunun (davalının) rızasına veya sözleşmeye katılmasına gerek olmadığı, mahkememizce benimsenmiştir. Davalı tarafça dava dışı ... Öğretim kurumlarına (temlik eden) .... Noterliğinin 03/12/2019 günlü ihtarnamesi ile Francshise sözleşmesinin tarafları arasında imza edilen 30/09/2013 tarihli sözleşmenin 3.2 ve 6.6 maddeleri gereğince 2019 -2020 Eğitim Öğretim yılı için geçerli olmak üzere sözleşmenin fesih edildiği, taraflar arasında akdedilen bahsi geçen sözleşme maddelerine göre taraflardan herhangi birinin sözleşmeyi 6 ay önceden bildirmek suretiyle hiç bir neden göstermeden fesih hakkını kullanabilmesinin mümkün olduğu, önemli hususun sözleşmenin 6 aylık fesih bildirim süresine uygun olarak fesih edilmiş olmasının, sözleşmenin haklı sebeple fesih için yeterli olduğu, olayımızda taraflar arasındaki sözleşmenin 19/06/2000 tarihinde 2019-2020 yılı Eğitim Öğretim yılı sona erdiği için işbu tarihten 6 ay önce sözleşmenin feshi gerektiği ve davalı tarafından dosyaya sunulan 13/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ekindeki tebliğ mazbatasına göre yukarıda bahsi geçen ihtarnamenin 09/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve 6 aylık sürenin 09/06/2020 tarihinde dolduğu, sözleşmede yer alan fesih hüküm ve sonuçlarının bu tarihten itibaren ileriye etkili olarak doğuracağı, sözleşmenin fesih için verilen sürenin dolduğu, 09/06/2000 tarihinden önceki hakların dava dışı ... tarafından davacı ... A.Ş.'ye 16/09/2020 tarihinde TBK 183 maddesi gereğince temlik etmesinin geçerli olduğu, bu tarihe kadar olan hakların bilirkişi raporu ile Franchise hizmet bedeli olarak 164.070,65 TL olduğu iddia edilmiş ise de, mahkememizce alınan 28/11/2025 günlü ek raporda dava dışı Franchise veren şirketin 3.2 ve 15.4 maddesi gereğince tarafça kesilen faturaların muhteviyatında Franchise hizmet bedeli ve Franchise reklam payı bedeli olarak 143.931,09 TL cari hesap alacağı olduğu ve bunun davalı firmanın yasal defterleri ile de uyumlu bulunduğu, bu nedenle davalı defterlerine göre davalının usulüne uygun tutulmuş bulunan 2018/-2020 dönemine ait defterleri ile temlik eden dava dışı ... şirketine olan 143.931,09 TL'lik temlikin TBK 183. Maddesi gereğince geçerli bir temlik olduğu ve talep edebileceği mahkememizce benimsenmiştir. Davacının icra takibine konu sözleşmenin 16.7 maddesi ve devamı maddelerine göre, dava dışı ...'in davalının aykırı hareketlerinden kaynaklanan cezai şart talep koşulları, davacıya temlik eden tarafından başka kurumların reklam ve tanıtımını yaptığı ve ürünlerini sattığı ve sözleşmeye 2019-2020 Eğitim ve Öğretim sezonu öncesi veya sonrasında aykırı hareket ettiği iddiaları somut HMK 201 ve devamı maddelerine uygun olarak deliller ve tanık anlatımları ile ispat edilemediği, rekabet yasağına aykırı davrandığı mahkememizce de belirlenemediği görülmekle, cezai şart alacağı istemi bakımından ispatlanamayan davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile de cezai şart alacağının talep ve koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin davalı şirket tarafından usulüne uygun olarak süresinde çekilen ihtarname ile sözleşme koşullarına uygun olarak davalı tarafından sözleşmenin fesih yapılmış olması nedeniyle cezai şart alacağı talebinin dava dışı temlik eden yönünden oluşmadığı gibi, oluşmayan bir hakkın temlikinin de sonuç doğurmayacağı mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenle; davanın kısmen kabulü ile; dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2020/... Esas sayılı takip dosyasında icra takibine yapılan itirazın; Temlik konusu asıl alacak yönünden kısmen kabulü ile, 143.931,09-TL üzerinden itirazın iptali ile talebin bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak yönünden istemin reddine, icra talebine konu temliknameye dayalı dava dilekçesindeki sözleşmenin 16.6 ve 16.7 maddeleri gereğince talep edildiği açıklanan cezai şart alacağına ilişkin ve dosya kapsamında istenilen cezai şart tazminat istem koşulları oluşmadığından işbu isteme yönelik itirazın iptali davasının reddine, davacı tarafından talep edilen alacağın varlık ve miktarının tespiti, temlik sözleşmesi ve temlike konu alacağın talep koşullarının oluşup oluşladığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatı talebinin, istemin sırf davacıyı zarara uğratmak için haksız ve kötü niyetli yapıldığı ispat edilemediğinden reddedilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatı isteminin talep koşulları oluşmadığından İİK m.67 gereğince reddine dair hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2020/... Esas sayılı takip dosyasında icra takibine yapılan itirazın; a)Temlik konusu asıl alacak yönünden kısmen kabulü ile, 143.931,09-TL üzerinden itirazın iptali ile talebin bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki koşullarla birlikte DEVAMINA, b)Fazlaya ilişkin asıl alacak yönünden istemin REDDİNE, c)İcra talebine konu temliknameye dayalı dava dilekçesindeki sözleşmenin 16.6 ve 16.7 maddeleri gereğince talep edildiği açıklanan cezai şart alacağına ilişkin ve dosya kapsamında istenilen cezai şart tazminat istem koşulları oluşmadığından işbu isteme yönelik itirazın iptali davasının REDDİNE, 2-a)Davacı tarafından talep edilen alacağın varlık ve miktarının tespiti, temlik sözleşmesi ve temlike konu alacağın talep koşullarının oluşup oluşladığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, b)Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatı talebinin, istemin sırf davacıyı zarara uğratmak için haksız ve kötü niyetli yapıldığı ispat edilemediğinden reddedilen miktar üzerinden kötü niyet tazminatı isteminin talep koşulları oluşmadığından İİK m.67 gereğince REDDİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 9.831,93 ilam harcının peşin alınan 28.418,17 TL ile icra dosyasına yatırılan 8.320,35 TL olmak üzere toplam 36.738,52 TL harçtan mahsubu ile bakiye 26.906,58 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 9.831,93 TL harç ile 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 9.891,23 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ( bakiye tutar 26.906,58 TL hükmün 3 numaralı maddesi ile davacıya iadesine karar verilmiştir) 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 230.819,54 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 22.960,75 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s posta masrafları) yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesap edilen 1.985,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan 10.472,00 TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesap edilen 9.566,24 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 114,17 TL'sinin davalıdan, 1.205,83 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/01/2026
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza