İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/615 E. 2026/432 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/615
- Karar No
- 2026/432
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/615 Esas KARAR NO : 2026/432
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/09/2021 KARAR TARİHİ : 16/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... numaralı poliçe ile sigortalı ... Şirketi’nin kullanımda olduğu ...riziko adresli iş yerinde, 03.09.2019 tarihinde, davalı/borçlu ... Şirketi'nin çalışanlarından dava dışı ... ve .. tarafından çelik platformun kaynak yapılması esnasında kaynak çapaklarının elektrik kabloları üzerine düşerek Kablo izolasyonlarını tutuşturması sebebiyle sigortalı mahalde yangın kaynaklı maddi" hasar meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan Ekspertiz Raporuna istinaden meydana gelen hasar 209,327,86-TL olarak belirlenmiş ve bu tazminat bedelinin müşterek sigorta yüzdelik kısmına denk gelen (%25) 52.331,97-TL'lik tazminat tutarının 07.01.2020 tarihînde sigortalı .. Şirketine ödendiğini, ödenen 52.331,97-TL tutarındaki tazminatın ödeme tarihi olan 07.01.2020 tarihinden asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkili Sigorta Şirketinin, TTK m. 1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, Arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacı taraf dava dilekçesinde dava dışı sigortalı ... Şirketi’nin fabrikasında 03.09.2019 tarihinde meydana gelen yangında tüm kusurun müvekkil şirkette olduğundan bahisle meydana gelen zararın sigorta poliçesinde kararlaştırılmış bölünmüş oranı kadar müvekkilin sorumlu olduğunun belirtildiği, olayın meydana geliş şekline göre davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigorta ettirenin kusuru bulunmasına rağmen, yerine geçerek kesin zarar tespitleri de hesaplanmaksızın dayanaksız bir rapor doğrultusunda hasar ödemesi yaptığı, oysa müvekkili şirket ile yapılacak tamirat işlemleri için mutabakat sağlanmış, saha yüzeysel olarak gösterilmiş, müvekkil firmadan istenen taşeronluk hizmeti için malzeme ve işçilik konusunda teklif alınmış, müvekkili firma tarafından kullanılacak malzeme ve bu malzemelerin proje alanına tatbiki için kullanılacak kaynak makinası dahil sarf malzemeleri belirtilmiş olmasına rağmen; çalışma alanının dışında olup, görünmeyen ve bilinmesî imkan kabilinde olmayan havalandırma bacasının amacı dışında kullanılarak elektrik kabloları aktarım alanı olarak tesisat döşendiği bilgisinin verilmediği, fiziksel olarak da taş yünü ile kapatılmış havalandırma bacasının taş yünü ile kapatılmış iç kısmının altında ne olduğuna dair hiç bir bilgi veya proje verilmediği, tespit ve görülme imkanı bulunmadığı halde bilerek ve isteyerek taşeronluk işinin inşa ve ifası için alan teslim edildiği, dosyaya sunulan ekspertiz raporuna dayanak olan evrakın hukuka aykırı olarak suçlu arama gayretine matuf hakikat hilafına düzenlenmiş bir kağıt mahiyetinde olduğu, müvekkile profesyonel şekilde çatı alanında saha teslimi yapılmadan müvekkil firmanın elemanlarının habersiz bir şekilde çalışma yaptığı iddiasının abesle iştigal olduğu. Davacının sigortalı şirketinin istihdam ettiği çalışanları vazifelerini ifa etmeyerek, müvekkili tarafından ifa edilecek çalışma alanının proje ve riziko içeren bilgileri verilmemiş, müvekkili şirket tarafından teslim alınan çalışma sahasının gizli alanlardaki donanımlar bilinmediğinden kaynaklı çalışmaya başlanıldığı, bu çalışma alanının alt kısmı taş yünü ile kapalı olması nedeniyle bir endişe veya haricen bir güvenlik tedbirine gerek duyulmadığı, Çalışma sahasındaki güvenlik zaafiyeti oluşturabilecek rizikoların müvekkili firmaya bildirilmesi durumunda, bu maksatla yapılan sözleşmede tedbir ekipmanları ile bu amaçla yapılması gereken harcama kalemlerinin işleneceğini ve kayıt altına alınacağı, davacı tarafın ispatlaması gereken Haksız Eylem iddiasını ispatlayamadığı, Eksper raporunda belirtilen rücu kavramının müvekkil açısından hukuki ve fiili karşılığı olmadığı, dava dilekçesi ekinde belirtilen iddiaları oluşturan delillerin kendilerine tebliğ edilmediğinden bu konuda cevap haklarını saklı tuttuklarını, özellikle projesine aykırı olarak elektrik tesisatlarına müdahale edildiği, havalandırma bacası altındaki elektrik hatları yağan yağmurdan kaynaklanan havalandırma bacasından sızan sulardan bir şase yaşanır korkusu ile çok daha kötü bir çözüm üreterek yandığı iddia edilen elektrik kablolarının silikon ile kaplanarak izole edilmeye çalışıldığı, sigortalı firmada çalışan ve ismini bildirdikleri tanıklardan biri yangın öncesinde başka işlerle alakalı olarak davacı sigorta şirketinin sigortaladığı Abdi İbrahim fabrikasında yangının başladığı yerde onlarca silikon tüpü ile yanmaz kabloların güya izolesi için kapatıldığını ufak tamirat ihaleleri çalışmalarında gördüklerini, sözde yağmur suyunun izolesi için yanmaz kabloların üzeri yanıcı silikonlarla izole edildiği, yangın söndürme sırasında da bu vaka açık bir şekilde gözlemlendiği, ancak müvekkili firmanın çalıştığı çatı alanından taş yünü ile doldurulmuş havalandırma alanının altında ne olduğu bilgisi fabrikanın çok büyük olması ve bir çok üniteden müteşekkil olması nedeniyle bilinmediği, ... fabrikasında sigortalı firma çalışanları dahi bu tehlikeli çözüm müdahalesini bilmelerine ve yapmalarına rağmen aylar boyunca hiç bir ihbarda bulunmadıklarını, Sonuç itibariyle; müvekkili firmanın ifa ettiği iş ile ilgili olarak profesyonel olarak hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğini. yaptığı iş ve işlemler konusunda bu güne kadar bir mağduriyet veya ihmal ile sonuçlanan bir işlem ve eylemin içinde yer almadığı, sorumsuzluğun kaynağının sözleşme ile yalıtım işlemi talep eden firma yetkilileri tarafından çalışma sahasının görünmeyen alanlarında meydana gelebilecek tehlikeler konusunda firmaya bilgi verilmemesinden kaynaklanan bir vaka olduğu, bu vakanın haksız eylem olarak değerlendirilebilmesi hukuken imkan kabilinde bulunmayacağını, ikame olunan icra takibi ve bu takibin durdurulması nedeniyle ikame olunan iş bu davadaki talepler hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 1.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ...Başkanlığı, ... 4. ATM ... Esas sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevaplarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. ... 1.İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosya celbedilmiş incelendiğinde; alacaklının davacı ... Sigorta A.Ş., borçlunun ise davalı ... Ltd. Şti. olduğu, davacı alacaklı tarafça 52.331,97 TL TL ana para ve 2.093,28 TL TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.425,25 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosyanın mahallinde keşif yapılmak suretiyle yangın konusunda uzman ve elektrik-elektronik konusunda uzman bilirkişi ile sigorta ekspertizi konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 12/06/2022 tarihli raporda özetle; yangın yönünden değerlendirmede, olay yerinde yapmış olduğumuz araştırma ve inceleme sonucunda ve orada bulunan davalı ve davacı taraf ve vekili avukatlarının iddia ve talepleri yerinde değerlendirildi. Yangın olayının 02.09.2019 tarihinde meydana gelmiş olması nedeni ile, yangın mahallinde , yangın atığı sayılan herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır. İtfaiyeye herhangi bir yangın ihbarı yapılmamış, itfaiyeden yangın raporu istenmesi gereği duyulmamış , yangının kendileri tarafından söndürülmüş olduğu öğrenildi. Yangın olayı ile ilgili herhangi bir resmi belge mevcut değil, Sonuç itibari ile, davalı ve davacı tarafça kabul edildiği üzere, keşif mahallinde bir yangın olayı meydana gelmiştir. Yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, elektrik tesisat ve kablolarının geçtiği bölüm, (şaft) etrafının ve üzerinin açık olduğu, şaft bölgesinde kabloların açıkta olduğu, kablolar arasındaki boşlukları doldurmak için poliüreten köpük kullanılmış olduğu, şaft bölgesi kenarlarda bozulmuş, dağılmış lif haline gelmiş cam elyaf olduğu, yangın mahalli alt kattan incelendiğinde bu kısımlarda her hangi bir koruyucu malzeme olmadığı, hatta bu kısımda bulunan borular üzerinde dökülmüş halde irili ufaklı poliüreten köpük parçacıklarının var olduğu tespiti yapıldı. Keşif esnasında verilen bilgilerden, yangın öncesi şaft bölgesi üzeri, yanları ve kenarlı kutu biçimde kalın bir saç ile kaplı muhafaza altına alınmış olduğu, yangına müdahale etmek amacıyla bu koruyucu şaft kapağının açıldığını, Yangın sonrası üzerinin tekrar kapatıldığı fakat bir müddet sonra onunda söküldüğü beyanı yapılmış yangın olayının, şaft bölgesi yakınında elektrik kaynağı ile yapılan çalışma esnasında oluşan kıvılcımların, şaft kanalı içerisine düşerek burada bulunan poliüretan köpüklere sirayeti ile yangın olayının başladığı beyanı yapılmıştır. Yapılan kaynağın cinsine göre, kaynak sıcaklıkları 1000 c – 1300 c derece ile, 5000 6000c kadar oluşabilir. Burada yapılan kaynak elektrik kaynağıdır, metal alüminyum üzerine puntolama yapılmakta, oluşabilecek kaynak kıvılcım sıcaklığı 1000 c.ila 1300 c civarıdır. Kaynak kıvılcımın düştüğü ve aradaki mesafe göre bu sıcaklık düşer, Kaynak kıvılcımlarının; üzeri ve yanları kapalı bir yerden iç kısma nasıl düşeceği konusunda açıklayıcı bir bilgi alınamamıştır. Dış yüzeyde sadece üzeri saç ile kaplı, içerisinden kabloların geçtiği kanal kısımda kenarlardaki boşluklar olabileceği tespiti yapıldı. Bu kısımdan içeri düşebilecek kıvılcımlardan veya dış yüzeye yakın yerde bulunan poliüretan köpük varsa, üzerine düşen kıvılcımlardan dolayı yanabilir, böyle bir yangın olayının da meydana gelebilmesi için, ısı ve kıvılcımların sürekli ve devamlı olarak ayın bölgeye düşmüş olması gerekir. Yapmış olduğumuz incelemelerde şaft bölgesinin yeteri kadar koruyucu güvenlik önlemlerinin alınmış olduğu görüldü. Tesisat şaftları ve kanallarından geçen hatlar yanmaz malzemeden yapılmalıdır. Her bir kattan geçen kablo kanalları şaftlar, yanmayan, az duman çıkaran ve ısıya dayanıklı malzemelerle kaplanmalıdır. Böylece kablo yangınlarında ortaya çıkan yoğun dumana ve özellikle kablo yalıtımlarından ortaya çıkacak sülfürik asidin diğer alanlara yayılmasına engel olunacaktır. Ayrıca, her kattaki şaft kapakları duman sızdırmaz ve yangını içeriye geçirmeyecek özellikte yapılmış olmalıdır. Kanaldan geçen kablolar arasındaki boşlukları doldurmak maksadı tutuştuğunda son derece yanıcı malzeme olan poliüretan köpük kullanılmış olduğu görüldü. Köpük bir kez tutuşmaya başlarsa, kontrol edilmesi çok zor olur. Şaft kapakları duman sızdırmaz ve yangını içeriye geçirmeyecek özellikte yapılmış olmalıdır. Yangın sorumluluğu yönünden; Davaya konu yangın olayın meydana gelmiş olmasından; işyerinde söz konusu olabilecek güvenliksiz çalışma tarzlarının tespit edilip, bu durumların önüne geçilebilecek tarzda bir denetim ve gözetim sisteminin tesis edilemediği, bu haliyle güvenli çalışma tarzlarının bir işyeri uygulaması haline getirilemediği, yine bu haliyle çalışma tarzlarının tesadüflere veya kişilerin tercihlerine bırakıldığı yapılan iş sözleşmesi ile anlaşılmaktadır. Denetim ve gözetim eksikliği vardır. Elektrik Mühendisliği Bakımından; Çatı boru köprüsü geçişinden alt kata yağmur sızmaması için kaynak ile yapılan sundurma imalat çalışmaları esnasında dava konusu yangın olayı meydana gelmiştir. Keşif mahallinde yapılan incelemelerde; yukarıda fotoğraf 1 içeriğinde görülebileceği üzere çalışma yapılan yerin hemen altında, yukarıda çizelge 1 içeriğinde detayı verilen kabloların (ADP Panosu ile Tali Dağıtım panosu arasındaki enerji kabloları ile tali dağıtım panosundan çıkarak çatıdaki Klima Santralleri, Chiller, Havalandırma Ünitelerine enerji veren kabloların) bulunduğu tespit edilmiştir. Olay sonrasında bu kabloların izolasyonlarının yanmış olduğu ve kabloların ısı büzüşmeli kılıf ile sarılmış olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda çizelge-1 içeriğinden, hasarın onarımı için ilave kablo kullanılmadığı, ısı büzüşmeli ek mufları ile kablo iletkenlerinin muhafaza altına alınmış oldukları anlaşılmaktadır. Keşif mahallinde yapılan incelemelerde kablo muhafazası yerine geçen ısı büzüşmeli ek muf kılıfları tespit edilmiştir. Hasarın onarımı için yapılan uygulamanın tekniğine uygun olduğuna kanaat getirilmiştir. Hasarın onarımı için eksper tarafından temin edilen teklifler de dikkate alındığında, hasar onarım bedelinin (takibe konu asıl alacak bedelinin) olay tarihi itibariyle ki piyasa rayiçlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir. Olayın meydana gelmesindeki asıl sebep, yapılan kaynak çalışmaları esnasında gerekli önlemlerin davalı tarafça alınmamasıdır. Yanıcı ve parlayıcı maddelerin kaynak işlerinin yapıldığı yerden en az 11 metre uzaklıkta bulundurulması gerekmektedir. Davalı tarafça çalışma yapılan yer dava konusu hasar alan kabloların hemen üzerindedir. Yukarıda da tespit edildiği üzere, kablolar arasındaki boşlukları doldurmak için sigortalı şirketçe poliüreten köpük kullanılmış, şaft bölgesinin kenarlarında dağılmış lif haline gelmiş cam elyaf bulunduğu, yangın mahalli alt kattan incelendiğinde bu kısımlarda herhangi bir koruyucu malzeme bulunmadığı, hatta bu kısımda bulunan borular üzerinde dökülmüş halde irili ufaklı poliüreten köpük parçacıklarının var olduğu tespit edilmiştir. Sigortalı tarafça elektrik kablolarının, elektrik ark kaynaklarında ortaya çıkan sıcaklıkta yanıcı özelliği olabilen poliüretan köpük vb. malzemeler ile izolasyon sağlanmaya çalışıldığı tespit edilmiştir. Her an bir kısa devre ile yangın riski barındıran kablo aralarına çekilmiş poliüretan köpük malzeme tedariki dava dışı sigortalı şirket bakımından kusur atfı gerektirmiştir. Davalı şirketin de kaynak çalışmaları esnasında alınması gereken tedbirlerin alınmasındaki eksiklikler nedeniyle kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar ... İş Güvenliği Uzmanı ...’ın ifadesinde; “Yangına sebebiyet veren iş ile ilgili bölümümüzde herhangi bir açık alevle çalışma iş izni talebinde bulunulmamıştır.” şeklinde beyanda bulunulmuş ise de sözleşme konusu iş kaynak işlerini gerektirmektedir. Üstelik kablolar arasında elektrik ark kaynaklarında ortaya çıkan sıcaklıkta yanıcı özelliği olabilen poliüretan köpük vb. malzemelerin varlığının sigortalı şirket görevlilerince bilinmesi gerekir. İş yeri teslimi dava dışı sigortalı şirketçe davalı şirkete yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Olayın meydana gelmesinde davalı şirketin %70 oranında kusurunun bulunduğu, Dava dışı sigortalı şirketin kontrol/ denetim – sözleşme madde 4 ve iş yeri teslimi esnasındaki zaafları (Elektrik ark kaynağında ortaya çıkan sıcaklıkta yanıcı özelliği olabilen poliüretan köpük ile kablolar arasındaki izolasyonun sağlanmaya çalışılması) nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğu, sonuç olarak Sigortalı ....Tic.A.Ş. nin 31/12/2018 – 31/12/2019 tarihleri arasında davacı ... A.Ş. tarafından %25 HİSSE PAYI kapsamında sigortalı olduğu, Olayın meydana gelmesinde yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı şirketin % 70 oranında kusurunun bulunduğu, Dava dışı sigortalı şirketin kontrol/ denetim (sözleşme madde 4) ve iş yeri teslimi esnasındaki zaafları (Elektrik ark kaynağında ortaya çıkacak sıcaklıkta yanıcı özelliği olabilen poliüretan köpük ile kablolar arasındaki izolasyonun sağlanmaya çalışılması) nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacının sigortalı işyerinde meydana geldiği tespit olunan dava konusu hasar içinde yer alan hasar onarım bedellerinin olay tarihi itibariyle rayiç piyasa değerine denk ve dolayısı ile gerçek zarar olduğu, Hasarın teknik servis kayıtları ile belgelenmiş olduğu, Takibin, Davalı şirketin kusur oranı dahilinde, 52.331,97 TL. x 0,70 = 36.632,38 TL. (asıl alacak) + 1.465,30 TL. (işlemiş faiz) olmak üzere toplam 38.097,68 TL. üzerinden davalı ....Ltd.Şti. adına devam edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosya İş güvenliği, İtfaiye ve Yangın Güvenliği Uzmanı, İnşaat Mühendisi ile Elektrik Mühendisi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 26/02/2024 tarihli raporda özetle; Netice olarak, sayın Mahkemenin görevlendirmesinde yangının çıkış sebebinin ne olduğu, yangının çıktığı işyerinin malikinin ve yangın sırasında çelik kontrüksiyon işi yapan yüklenici davalı şirketin olayda kusurunun olup olmadığı hakkında görüş bildirilmesi istenmiştir. Dosya içeriğine göre söz konusu yangının kaynak işleri sırasında yakında bulunan elektrik kablolarının izolasyonunu kısım kısım tutuşturmasıyla başladığı anlaşılmıştır. Kaynak işleri sırasında kaynak yapanların kendi güvenliklerini sağlaması gerektiği gibi, etrafa sıçrayan kıvılcımlarında yangın için gerekli koşulları oluşturmaması için kıvılcımların hareket alanı içinde düştüğü alanlara yangın battaniyesi sermeleri gerekmektedir. Olay sırasında çalışma yapılan mahalde fabrika teknik ekibinin olmadığı sadece davalı teknik ekibinin çalışma yaptığı, davalı firmanın söz konusu fabrika alanını tanıdığı ve daha önceden burada iş yaptığı, neticede tarafların birbirini önceden bildikleri anlaşılmıştır. Çalışma alanı içinde özellikle çatı kısımda elektrik kablolarının açıktan geçirilmeleri teknik gerekçelerden dolayı mümkün olmayıp dış etkenlere karşı korunaklı alanlardan geçirilir. Bu tür alanlarla çatıyı oluşturan malzeme altındaki tesisatları ve olması muhtemel elektrik panoları ile çatıya yakın kısımlardan geçirilen busbar sistemlerini kaynak sırasında oluşacak yoğun kıvılcım çıkışlarından korumak için önlem alınmalıdır. Çalışma yapılan yer yüksekte ve rüzgâra açık bir alanda olduğundan kaynak sırasında oluşacak kıvılcımların kısa sürede sahip olduğu ısı enerjisi ile uzun mesafeler katedebileceğinin de dikkate alınması gerekmektedir. Dosyada bulunan 12.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda yangının meydana geldiği alanda bulunan elektrik tesisat ve kablolarının geçtiği bölüm, (şaft) etrafının ve üzerinin açık olduğu, şaft bölgesinde kabloların açıkta olduğu, kablolar arasındaki boşlukları doldurmak için poliüreten köpük kullanılmış olduğu, şaft bölgesi kenarlarda bozulmuş, dağılmış lif haline gelmiş cam elyaf olduğu, yangın mahalli alt kattan incelendiğinde bu kısımlarda her hangi bir koruyucu malzeme olmadığı, hatta bu kısımda bulunan borular üzerinde dökülmüş halde irili ufaklı poliüreten köpük parçacıklarının var olduğu tespiti yapılarak dava dışı ... firmasına yangının çıkmasında illiyet bağı kurulduğundan % 30 kusur verilmiş ise de, söz konusu açılma ve bozulmaların yangın sonrası meydana geldiği, zaten davalıdan istenenin söz konusu alana yağmur suyunun etkisinin olmasını önleyecek çelik konstrüksiyon kaplama yapılması olduğu, davalı ekibinin bu alanda basit bir inceleme ile kıvılcımların geçebileceği açıklıkları görüp buna önlem alması gerekirken almadığı görüşümüz devam ettiğinden bilirkişi raporundaki ... firmasına verilen % 30 kusura karşı olduğumuzu Sayın Mahkemenin Takdirlerine sunarız. Neticede, yukarıda belirtilen güvenlik önlemlerinin alınmasından sorumlu olanın davalı şirket ekibi olduğu görüşü ile meydana gelen yangında ve hasarda kusurun davalı ... şirketine ait olduğu, dava dışı ... şirketi ve teknik sorumlularına herhangi bir atfı kabil kusur verilemeyeceği kanaatlerine varılmıştır. Dosyadaki bilgilerde taraflarun aralarında sulh olamadıkları görüldüğünden dava şirketin sigortalısına 07.01.2020 tarihinde yaptığı 52.331,97 TL. ödemenin tahsili için ... 1.İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile 22.03.2020 tarihinde icra takibi başlattığı görülmüştür. Bilirkişi heyetimizce varılan kanaat gereğince davalı tarafın 52.331,97 TL.’nin tümünden sorumlu olacağı görüşüyle davacı tarafın takip tarihi itibariyle talep edebileceği bedel aşağıda hesaplanmıştır. 07.01.2020 Tarihinde yapılan 52.331,97 TL. ödeme için GZ ve KDV hesabı; 07.01.2020 - 22.03.2020 tarihleri arası 75 gün x (% 1,6) / 30 gün = 0,04 Gecikme zammı = 52.331,97 TL. x 0,04 = 2.093,27 TL. KDV (%18) = 0,18 x 2.093,28 TL. = 376,79 TL. Takip Toplamı = 54.802,03 TL. Neticede, davacı tarafın icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği bedelin 54.802,03 TL. olduğu tespit edilmiştir. Dosya ek rapor alınmak üzere İş güvenliği, İtfaiye ve Yangın Güvenliği Uzmanı, İnşaat Mühendisi ile Elektrik Mühendisi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 12/03/2026 tarihli ek raporda özetle; DEĞERLENDİRME .. 4. ATM nin anılan kararında yangın olayında davalının %60 oranında kusurlu olduğuna karar verilmiştir. Karar İstanbul BAM 17 Hukuk Dairesinin 06/11/2025 tarih ve ...Esas,...K sayılı ilamıyla kesinleşmiştir. Dosya kapsamında meydaana gelen yangın olayı nedeni ile davacının sigortalısına Ekspertiz Raporuna istinaden meydana gelen hasar 209,327,86-TL olarak belirlenmiş ve bu tazminat bedelinin müşterek sigorta yüzdelik kısmına denk gelen (%25) 52.331,97-TL'lik tazminat tutarının 07.01.2020 tarihînde sigortalı ...A.Ş.’ne ödenmiştir. Davalının %60 kusur oranı kesinleştiğinden davalının davacıya karşı sorumlu olacağı miktar; %60 x 209.327,86-TL x %25 = 31.399,18 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, davacı sigorta şirketi tarafından davalı çalışanlarının kusur nedeniyle çıkan yangın nedeniyle sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından dava dışı sigortalı ...A.Ş.’nin ilaç üretimi yaptığı, ...adresli iş yerinde 02.09.2019 tarihinde saat 1600 sıralarında başlatılan çalışmanın amacı yağmur sularının çatı boru köprüsü geçişlerinden alt kata sirayetini engellemek için önceden planlanmış şekilde kablo geçen alanlarının da üzerlerinin çelik platform konstrüksiyon yapı ile kapatılma çalışması sırasında dosyaya konu olan yangın hadisesinin meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sigortalısına ödeme yaptığı, ödediği bedel için de davalı şirkete rücu ederek icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık temelde; halefiyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, meydana gelen hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesi gereğince; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü uyarınca davacı Şirketin sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı zarara sebebiyet verenlere karşı talep hakkı doğmaktadır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Hükmünü amirdir. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporları, tarafların ticari defterleri, faturalar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; ava dışı sigortalı ....A.Ş.’nin ilaç üretimi yaptığı, ...adresli iş yerinde 02.09.2019 tarihinde saat 1600 sıralarında başlatılan çalışmanın amacı yağmur sularının çatı boru köprüsü geçişlerinden alt kata sirayetini engellemek için önceden planlanmış şekilde kablo geçen alanlarının da üzerlerinin çelik platform konstrüksiyon yapı ile kapatılma çalışması sırasında dosyaya konu olan yangın hadisesinin meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sigortalısına ödeme yaptığı, ödediği bedel için de davalı şirkete rücu ederek icra takibi başlattığı, davalı tarafın takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu, davacı tarafın itirazın iptaline yönelik iş bu davayı ikame ettiği, tarafların kusur oranlarının tespitine ilişkin olarak dosyamızdan alınan her iki raporun da birbiri ile çeliştiği, ilk raporda olayın meydana gelmesinde davalı şirketin % 70 oranında kusurunun bulunduğu, dava dışı sigortalı şirketin kontrol/ denetim (sözleşme madde 4) ve iş yeri teslimi esnasındaki zaafları (Elektrik ark kaynağında ortaya çıkacak sıcaklıkta yanıcı özelliği olabilen poliüretan köpük ile kablolar arasındaki izolasyonun sağlanmaya çalışılması) nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ikinci raporda ise bilirkişi heyetinin dava dışı Abdi İbrahim firmasına yangının çıkmasında illiyet bağı kurulduğundan % 30 kusur verilmiş ise de, söz konusu açılma ve bozulmaların yangın sonrası meydana geldiği, zaten davalıdan istenenin söz konusu alana yağmur suyunun etkisinin olmasını önleyecek çelik konstrüksiyon kaplama yapılması olduğu, davalı ekibinin bu alanda basit bir inceleme ile kıvılcımların geçebileceği açıklıkları görüp buna önlem alması gerekirken almadığından kusur verilmemesi gerektiğinin tespit edildiği ve davalı şirkete % 100 kusur atfedildiği bu hali ile her iki raporun da birbiri ile çeliştiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden çelişen bu raporlar nedeniyle aynı tarihli yangın olayına ilişkin olarak, dava dışı ... AŞ ile davalı ... Ltd. Şti. arasında görülmekte olan ... 4. ATM nin...E ve ...K sayılı dosyasının, kusur yönünden yapılan tespitler nedeni ile kesinleşmesi beklenmiş ve ilgili karar İstanbul BAM 17 Hukuk Dairesinin 06/11/2025 tarih ve...Esas ... K sayılı ilamıyla kesinleştiği görülmüştür. İlgili kararda davalı şirkete % 60, dava dışı sigortalı şirkete ise % 40 kusur atfedildiği, bu rapor uyarınca verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın kesinleşen bu kusur oranı üzerinden davacının rücu alacağının hesaplanması için dosya ek rapor alınmak üzere aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davalının davacıya karşı sorumlu olacağı miktarın, %60 x 209.327,86-TL x %25 = 31.399,18 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın kısmen kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 31.399,18 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 31.399,18 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.144,88 TL harçtan peşin alınan 657,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.487,56 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 31.399,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 23.026,07-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 657,32 TL peşin/nisbi harcı, 571,90 TL keşif harcı, 19.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.090,75 TL tebligat+posta+diğer masraflar olmak üzere toplam 21.879,27 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%57,69) dikkate alınarak; 12.622,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 761,53 TL'sinin davalıdan, 558,47 TL'sinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 16/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır