İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/580 E. 2024/709 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/580
Karar No
2024/709
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/580 Esas KARAR NO : 2024/709

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - Av. ... DAVALI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2021 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 YAZIM TARİHİ : 24/01/2025

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ... esas sayılı icra takip dosyasına konu alacağın dayanağının, ticari ilişkilerde taraflar arasında mevcut faturadan kaynaklı bir cari hesap olması nedeniyle her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığını ve alacağın ticari defter kayıtlarının bilirkişilerce incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını belirterek, Davalı borçludan mevcut alacaklarının tahsili amacıyla ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen ve icra takibine dayanak yapılan fatura bedellerinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ödeme konusu yapılmayan faturaya dayalı alacak varsa bu mal ya da hizmetin müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle sevk irsaliyesi sunulup incelenmesinin talep edildiğini, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturaların hepsinin kayıt altına alındığını ve davacının talebi doğrultusunda ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle müvekkilinin borcunun olmadığının anlaşılacağını, Müvekkilinin değişik tarihlerde davacıya toplamda 2.869.800,00 TL ödediğini, ancak toplam ödenen tutarın görmezden gelinerek haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının belirlenmesine ilişkindir. Taraflarca delil olarak dayanılan faturalar, tahsilat makbuzları, ödeme aracı olarak sunulan banka dekontları ve çek örnekleri ile diğer belgeler dosyaya sunulmuş, yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden, Davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine bakiye cari hesap alacağına istinaden 1.307.806,00 TL asıl alacak için asıl alacağa yıllık %13,75 ve değişen oranlarda avans faiz uygulanmak suretiyle tahsil amacıyla 18/09/2020 tarihinde başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin davalı (borçlu) şirkete 21/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilince 21/09/2020 tarihinde süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, mevcut davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belgelerin ve beyanların incelenmesinden, davalı ...'nin ...'nden alınan iş kapsamında, davacının taşeronu olduğu, davacının ikinci sınıf tacirlerin tuttuğu defteri tutmakla, söz konusu defterlerin ödeme ve bakiye alacağı tespit etmeye uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 25/05/2022 tarihli raporda, davalı şirketin davacıyı muhatap alarak düzenlediği 5 adet toplam 2.819.720,00 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, aynı kayıtların davalı şirkete ait defterlerde de yer aldığı, Davalı şirketin ayrıca toplam 1.271.326,00 TL tutarlı 6 adet çeki keşide ederek davacıya teslim ettiği, bu şekilde davacının borcuna kaydedilenler toplamının 2.819.720,00 TL + 1.271.326,00 TL = 4.091.046,00 TL olup, karşılığında davacı tarafça toplamda 4.091.046,00 TL ödendiğine ilişkin kayıt olmakla, davalı şirket defterlerinde takip ve dava tarihi itibariyle borç alacak rakamının kalmadığı tespiti yapılmıştır. Yine davalı tarafça dava dosyasına 4 adet çek teslimine ilişkin 05/07/2019 tarihli toplam 220.000,00 TL tutarlı, 2 adet çek teslimine ilişkin 09/09/2019 tarihli toplam 1.051.326,00 TL tutarlı, Olmak üzere toplam 1.271.326,00 TL olan 2 adet tahsilat makbuzu sunulmuş olup, davacı bu çeklerin kendilerince alınmadığı, imzaların kendilerine ait olmadığı, kaşe-imza olarak basıldığını ifade etmiştir. Davacı ... tarafından, ...'na bilişim sistemleri banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiası ile davalı şirket yetkilileri ... ile Mali Müşavir ... aleyhine yapılan şikayet sonucu, mevcut davanın konusunu da oluşturan çeklerin tahsilatı ile ilgili resmi evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açılabilmesi için yeterli delil elde edilemediği, uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklı faturalarla ilgili bakiye alacağın tahsiline ilişkin olduğu ifade edilerek, 15/01/2024 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde karar verildiği, söz konusu kararın Sulh Ceza Mahkemesi'ne yapılan itirazın reddi ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça, keşidecisi davalı şirket, lehtarı davacı olan, 24/10/2019 tarihli 600.000,00 TL bedelli, 25/10/2019 tarihli 451.326,00 TL bedelli, 29/11/2019 tarihli 50.000,00 TL bedelli, 28/11/2019 tarihli 50.000,00 TL bedelli, 30/11/2019 tarihli 90.000,00 TL bedelli, 08/10/2019 tarihli 30.000,00 TL bedelli toplam 1.271.326,00 TL bedelli çeklere, ödeme aracı olarak dayanmıştır. Söz konusu çekler bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı ticari defterlerinde ödeme aracı olarak kayıtlıdır. 29/11/2019 keşide tarihli ... nolu 50.000,00 TL bedelli çek üzerinde "İPTAL" yazısı bulunmasına karşın davalı kayıtlarında ödendi olarak yer almakla, davalının bu tutar kadar ödeme yapmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan ödeme aracı olarak davalı tarafça dayanılan çeklerin usulünce davacıya verildiği kanıtlanamadığı gibi, Yine mahkememizce grafolog bilirkişiden aldırılan 15/08/2024 tarihli raporda, ödeme aracı olarak sunulan 6 adet çekin, bu çeklerin verildiği iddiasına dayalı olarak sunulan 3 adet tahsilat makbuzu aslı ve çek-senet girişi başlıklı belge aslı ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, söz konusu imzaların davacıya ait olmadığı şeklinde gerekçeli ve denetime elverişli şekilde tespit yapılmıştır. Ödeme aracı olarak davalı tarafça sunulan altı adet çekten 50.000,00 TL tutarlı bir adedi iptal edilmiş, diğer beş adedinde ise lehtar olarak davacı adına yer verilmiş ise de; gerek bir kısım senetlerde yer alan lehtar cirosundaki imzanın davacıya ait olmaması, gerekse söz konusu senetlerin davalı şirket tarafından borcuna karşılık davacıya ödeme aracı olarak verildiğinin ve özellikle davacı tarafından tahsil edildiğinin kanıtlanamadığı dikkate alındığında, Davalının davacı ile aralarında olan ticari ilişki kapsamında, takip tarihi itibariyle kendi kayıtlarında ödeme aracı olarak yer alan altı adet toplam 1.271.326,00 TL tutarındaki çek bedellerini ödemediği, dolayısıyla bu tutarda borçlu olduğu anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle, bu miktar için davanın (alacağın likit olmayıp varlık ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edilmiş olmakla, icra inkar tazminatı istemi haklı görülmeyerek) kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, 1.271.326,00 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile, Bu miktar asıl alacak için takibin, 18/09/2020 tarihli takip talebindeki koşullarla devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 86.844,28 TL harçtan, peşin alınan 15.795,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 71.049,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 15.795,03 TL peşin harç olmak üzere toplam 15.854,33 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 189.985,64 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 328,50 TL ve bilirkişi ücreti 3.500,00 TL olmak üzere toplam 3.828,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.721,71 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca; 1.283,18 TL'sinin davalıdan, 36,82TL'sinin davacıdan, Alınarak hazineye gelir kaydına, 9-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. ... 'nin(e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024

Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/580, K. 2024/709, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-580-e-2024-709-k-e49bb609f047