İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/523 E. 2024/392 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/523
- Karar No
- 2024/392
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : *** KATİP : ***
DAVACI : ***- VEKİLİ : Av. DAVALI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Menfi Tespit-İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** Birleşen Dosya Bilgileri : *** DAVACI : ***- VEKİLİ : Av. DAVALI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 04/05/2021 tarihli sözleşme ile Köşk Mahallesi, İncirli Sk. No:1 - Melikgazi/Kayseri adresinde müvekkilinin müteahhit sıfatı ile inşaa ettiği taşınmazın pvc doğrama ve çift camlarının imalatı ve montajı işini üstlendiğini, sözleşme gereğince davalının üstlendiği yükümlülüğünü yerine getirme süresinin 30-40 gün olarak ön görüldüğünü, davalı tarafın taahhüdüne rağmen yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü ve yaptığı 100.000,00-TL'lik ödemenin ve verdiği 2 adet çekin iadesini talep ettiğini ancak davalının iadeyi gerçekleştirmediğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermiş olması nedeniyle çeklerin iadesinin gerektiğini, davalının herhangi bir alacağı olmamasına rağmen günü geldiğinde çekleri ibraz ederek tahsil etme ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle söz konusu iki adet çek üzerine üçüncü kişilere devir ve ciro edilmemesi ve icraya konulmaması için ihtiyati tedbir konulmasına, söz konusu T. İş Bankası A.Ş. Gaziantep - Kayaönü Şubesi'ne ait, keşidecisi ... ... Ltd. Şti. Olan, ... seri numaralı, 31/07/2021 vade tarihli, 250.000,00-TL bedelli çek ile T. İş Bankası A.Ş. Kayseri - Ankara Yolu Şubesi'ne ait, keşidecisi ... ... Ltd. Şti. Olan, ... seri numaralı, 03/09/2021 vade tarihli, 250.000,00-TL bedelli çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, çeklerin müvekkiline iadesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sözleşmeye göre üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, sözleşme hükümleri doğrultusunda salamander markalı ürünlerin ithalatı için gerekli prosedüre başladıklarını, ürünleri yurt dışından tedarik ettiklerini ve sözleşme konusu bu ürünlerin müvekkilinin uhdesinde bulunduğunu, bu ürünlerin başka yere uygulanmasının mümkün olmadığını zira özel ölçü üzerine sipariş geçildiğini, ödemesinin Euro kuru üzerinden ve peşin olarak yapıldığını, dava konusu iş ve sözleşme kapsamına edimlerinin ifası açısından mütemerrit olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın sözleşmeye uygun şekilde müvekkiline ödeme yada ödeme aracı teslim etmediğini, bu durumun kendilerine 09/07/2021 tarihli ihtarda da bildirildiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi örnek dairenin pencere yapım işinin müvekkili şirkete ait olmadığını, örnek dairenin pencere sayısının mahsup edilerek hesaplama yapıldığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Köşk Mahallesi İncirli Sokak No:1 - Melikgazi/Kayseri adresinde müvekkilinin müteahhit sıfatı ile inşaa ettiği taşınmazın PVC doğrama ve çift camlarının imalatı ve montajı işini davalının üstlendiğini, 04/05/2021 tarihli bir sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme gereğince davalının üstlendiği yükümlülüğünü yerine getirilmesi için öngörülen sürenin 30-40 gün olduğunu, davalının bu taahhüdüne rağmen yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkili sözleşmeden dönerek sözleşme gereğince yapılan 10.000,00-TL ödemenin ve verdiği 2 adet çekin iadesini talep etmişse de davalı iadeyi gerçekleştirmediğini, bu sebeple davalı aleyhine 100.000,00-TL asıl alacak miktarı için Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas numaralı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, tarafların arasında arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas numaralı takibe yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Derdestlik ve hukuki yarar yokluğu itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkiline verdiği çeklerin ve nakil olarak ödediği paraya ilişkin itiraz ve taleplerinin hukuken dinlenilmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı her tür edimini yerine getirdiğini, sözleşme konusu tüm ürünleri talep gibi müvekkili uhdesinde tedarik edildiğini, müvekkilinin dava konusu iş ve sözleşme kapsamında edimlerinin ifası açısından mütemerrit olduğu iddiasının gerçekle ve ticari ahlakla bağdaşmadığını, davacının sözleşmeye dayanan edimlerini söylemeye uygun şekilde yerine getirmediğini, bu hususun müvekkili tarafından kendilerine gönderilen Kayseri 7. Noterliğinin 09/07/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde bildirildiğini, Davacının iddia ettiği gibi örnek dairesinin iş bu sözleşme ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, örnek dairenin 2020 yılında yapıldığını, bu sözleşmenin 5 ay sonra imzalandığını, ayrıca örnek dairenin Adopen marka olup sözleşme konusu dairelerin PVC doğramalarının ise Salamander marka olduğunu, bu ürünün ithal bir ürün olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmesinin söz konusu olmadığını, davacının sözleşmeden dönmesi için gerekli yasal şartların da oluşmadığını, anılan ve resen gözetilecek sebeplerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın reddini, %20'den aşağı olmamak kaydı ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Asıl dava menfi tespit-istirdat, birleşen dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Tarafların tacir olması ve işin ticari iş olması nedeniyle nispi ticari dava olmakla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Asıl davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davalarında arabuluculuk zorunlu dava şartı olmadığından davacı tarafça arabulucuya başvurulmamış, birleşen davada ise arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı dosyasında verilen birleştirme kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görüldü. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasının uyap kayıtları, tapu kayıtları, banka kayıtları, Kayseri 7. Noterliği'nden ve Kayseri 3. Noterliği'nden temin edilen ihtarname suretleri ve tebliğ evrakları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, mahallinde keşif icra edilmiş ve bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında: alacaklının Serdar Mühendislik İnşaat ... Ltd. Şti., borçlunun Gül Cam Pvc ... A.Ş. olduğu, 100.321,23-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen 04/05/2021 tarihli sözleşme ile Köşk Mah. İncirli Sk. No:1 Melikgazi/Kayseri adresinde davacı tarafından inşa edilen taşınmazın PVC doğrama ve çift camların imalatı ve montajı işinin davalı tarafından üstlenildiği, davacının bu sözleşme uyarınca asıl davada dava konusu olan 31/07/2021 tarihli, 250.000,00-TL bedelli ve 15/09/2021 tarihli, 250.000,00-TL bedelli 2 adet çek ile birleşen davada dava konusu olan 03/05/2021 tarihli 100.000,00-TL ödemeyi davalıya yaptığı anlaşılmıştır. Davacı taraf sözleşme uyarınca davalının üstlendiği yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmeden döndüğünü iddia ederek asıl davada vermiş olduğu 2 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, birleşen davada ise ödemiş olduğu 100.000,00-TL'nin iadesi için başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Yargılama sırasında çeklerin ödenmesi nedeniyle davacı vekilin 13/09/2021 tarihli dilekçesi ile asıl davayı İİK 72/6 maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştürdüğünü beyan etmiştir. Davalı taraf davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirdiğini, davacının talepleri ve sözleşme hükümleri uyarınca Salamender markalı ürünlerin ithalatı için gerekli prosedüre başladığını, ürünleri tedarik ettiğini, ancak sözleşmenin 3. Maddesi uyarınca davacının inşaat alanı hazır olduktan ve kör kasa takıldıktan sonra kendilerine bildirimde bulunması gerektiğini, ancak bu bildirimin yapılmadığını, ürünlerin depoda hazır beklediğini, sözleşmede örnek daireye takılan pencerelerin sözleşme kapsamında olmadığını, davanın bu nedenlerle reddi gerektiğini savunmuştur. Tarafların asıl ve birleşen davada sunmuş oldukları iddia ve savunmalardan her iki dava dosyasının temelinin aynı hukuki ilişkiye dayandığı anlaşılmıştır. 22/06/2022 tarihinde inşaat mühendisi, mali müşavir ve borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisi refakate alınarak inşaat alanında keşif yapılmıştır. 29/11/2022 havale tarihli inşaat mühendisi bilirkişinin raporunda: taraflar arasında protokol sözleşme başlıklı belgenin 04/05/2021 tarihinde imzalanmış olduğu, sözleşme kapsamında yapılacak olan işin konusunun pvc doğrama ve çift cam imalat ve montajı olduğu, davalıya ait stok sahasında yapılan incelemede stoktaki mevcut malzemelerin kahve hamur ve gri desenli malzemeler ve aynı yerde beyaz hamur malzemelerin de olduğu, yine stokta bulunan bu malzemeler karma şekilde beyaz, kahve ve beyaz hamurlu şekilde 4-5 odacıklı ısı yalıtımlı kasa malzemeler olduğunun tespit edildiği, kendinden pervazlı kasa malzemelerinin 4 odacıklı olduğu, malzemelerin henüz işleme girmemiş ham boy profil malzeme olarak bulunduğu, bu bakımdan adı geçen malzemelerin hangi imalat için kullanılacağının bu hali ile belirlenemediği, malzemenin yarı mamul olduğu, imalatçının bu malzemeleri bu şekilde tedarik etiği ve siparişe bağlı olarak imalata soktuğu, davacının 24/06/2021 tarihinde 04/05/2021 tarihli akitten rücu edildiğinin davalı tarafa ihtar edildiği, davalı tarafın ise yapılan işten rücu konulu ihtara 09/07/2021 tarihinde cevap verdiği, inşaat sahasında örnek dairenin sözleşme kapsamında yapıldığı ancak diğer dairelerde ise win-fat marka ürün selenit 75 serisi ile imalat yapılmış olduğu, bu imalatın başka bir firma tarafından yapıldığı, Kayseri Gümrük Müdürlüğü'nde düzenlenen evrakın 29/06/2021 beyan tarihli olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. 09/02/2024 havale tarihli inşaat mühendisi bilirkişi ek raporunda: kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerinde bir değişiklik olmadığına belirtmiştir. 15/06/2023 havale tarihli mali müşavir ve hesap bilirkişisi heyet raporunda: taraf defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutulduğu, davacının ticari defterlerinde davalıya toplam tutarı 500.000,00-TL olan 2 adet çek verildiği ve ayrıca banka havalesi ile 100.000,00-TL ödeme yapıldığına ilişkin kayıt olduğu, bu ödemelerin davalını defterlerinde de kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin uyumlu olduğu, davacının davalıdan 38.450,12-TL tutarında alım yaptığı, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça sözleşmede belirtilen süre içerisinde sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği, yükümlülüklerini yerine getirmeme konusunda haklı bir neden ileri sürülemediği, davacı tarafın akdedilen sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirdiği, davacı tarafın TBK'nın 473/1 uyarınca sözleşmeden dönmesinin haklı nedene dayandığı sonuç ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. 04/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: kök raporda sözleşme hükümlerini tümden değerlendirmek, somut olayla bağlantı kurmak ve mevzuat da dikkate alınmak üzere ayrıntılı değerlendirme yapıldığı, bu hali ile kök raporda tashihi gerektirir bir husus bulunmadığı, davacının ticari defterlerinde davalıya toplam tutarı 500.000,00-TL olan 2 adet çek verildiği ve ayrıca banka havalesi ile 100.000,00-TL ödeme yapıldığına ilişkin kayıt olduğu, bu ödemelerin davalının defterlerinde de kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin uyumlu olduğu, davacının davalıdan 38.450,12-TL tutarında alım yaptığı, hu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu miktarın, uyuşmazlığa konu sözleşme kapsamında yer almadığı, bu nedenle mahsup işlemi yapılamayacağı, davalı tarafça sözleşmede belirtilen süre içerisinde sözleşmeden kaynaklı yükümlüklerini yerine getirmediği, yükümlülüklerini yerine getirmeme konusunda haklı bir neden ileri sürülemediği, davacı tarafın akdedilen sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirdiği, davacı tarafın TBK. 473/1 uyarınca sözleşmeden dönmesinin haklı nedene dayandığı kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470 inci maddesinde eser sözleşmesi; “Yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek eser, aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, eser sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise eser sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir. Eser sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir hale getirilmesine de ilişkin olabilir. Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin istemi üzerine kural olarak bir şey meydana getirmeyi ve bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Sözleşmede beceriye dayalı sonuç unsuru yerine emek verilmesi üstün ise eser sözleşmesi değil, hizmet sözleşmesi söz konusu olacaktır. (YHGK’nun 14.11.2019 ve *** K sayılı ilamı da bu yöndedir) Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafında talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, TBK’nın 125/III maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. (Yargıtay 6. HD *** Karar) 6098 sayılı TBK 125. Maddesinde, temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir." şeklinde düzenlenmiş olup davacının sözleşmeden döndüğü sabittir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen davada davacının 04/05/2021 tarihli sözleşmeye dayandığı, davalının davaya vermiş olduğu cevap ve beyan dilekçelerinde sözleşmeyi ve yapılan ödemeleri inkar etmeyip savunmasını davacı tarafın sözleşme uyarınca ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasına dayandırdığı, alınan 29/11/2022 tarihli inşaat mühendisi raporuna göre inşaat sahasındaki örnek dairenin sözleşme kapsamında yapıldığı, ancak diğer dairelerde WİIN-FAT marka ürün Selenit 75 serisi ile imalat yapılmış olduğu, bu imalatın başka bir firma tarafından yapılmış olduğu, dava dışı Yasin Sarar ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve dava konusu sözleşme birlikte değerlendirildiğinde davacının yüklenici, davalının alt yüklenici olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. Maddesi metninden davalı tarafa inşaat alanının hazır olduğunun bildirilmesi ile pvc ölçümlerinin değerlendirilebileceği şeklinde anlaşılabilse de davalı tarafın da kabulünde olduğu üzere örnek dairenin pvc ölçümü ve montajının sözleşmenin kurulmasından 5 ay önce gerçekleştirildiği, dinlenen tanık beyanları ve teknik bilirkişi tespitlerinden de anlaşılacağı üzere örnek daire ölçümleri ile diğer daire ölçümlerinin maksimum 1-2 cm farklılık göstereceği, bu farklılığın ise pvc montajı sırasında giderilebileceği, davalı tarafın yazılı sözleşmenin kurulması aşamasında pvc montajının yapılma aşamasında olduğunu bildiği, davacı tarafça sözleşmeye uygun olarak ödemelerin gerçekleştirildiği, alt yüklenicilik sözleşmesinde işin başlangıç tarihi belli olmasa da alt yüklenicinin makul ön hazırlık süresi içerisinde hemen işe başlamakla yükümlü olduğu, bu hususun sınırsız bir keyfiyet sağlamayacağı, davalı tarafça sözleşmede belirtilen süre içerisinde montaja başlanmadığı, sözleşme ekinde pvc montaj ölçüleri belirlendiği halde montaja başlamayan davalının gerekli özeni göstermediği gibi ürün ve tedarik işlemini de geç ve eksik olarak gerçekleştirdiği, davalı vekilinin montaj sırasındaki işçilik ve malzeme firesi nazara alındığında bilirkişi heyetinin uyuşmazlığın çözümünde uzman bilirkişiler olmadığı yönünde itirazı mevcut olsa da keşif heyetinde inşaat mühendisi bilirkişinin de bulunduğu ve bu bilirkişinin de ayrıca kök ve ek rapor düzenlediği, düzenlenen bu raporlarda sözleşme evrakının ekinde imalatı yapılacak olan PVC doğramaların teknik çizimi ve ölçülerinin belirlenmiş olduğunun tespit edildiği, davalının sözleşmeye göre üzerine düşen edimi süresinde ve eksiksiz olarak yerine getirmediği anlaşılmış ve hem asıl hem de birleşen dava yönünden davaların ayrı ayrı kabulüne karar vermek gerekmiştir. Asıl dava dosyası yönünden yukarıda bahsedildiği üzere davacı vekilinin çeklerin üçüncü şahıslara ödenmesi nedeniyle 13/09/2021 tarihli dilekçesi ile davasını istirdat davasına dönüştürdüğü, İİK 72/6 maddesi uyarınca bunun mümkün olduğu, ancak dilekçede faiz talebi bulunmadığı, mahkememizce talepten fazlasına hükmedilemeyeceği nazara alındığından iki adet çek bedeli toplamı 500.000,00-TL 'nin davalıdan tahsiline dair hüküm kurmakla yetinilmiştir. Yine asıl dava dosyasında davacı tarafça çeklerin iadesi talep edilmiş ise de çeklerin tahsil edilmiş olması ve davanın istirdat davasına dönüşmüş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden alacağın likit olması ve dava dilekçesinde talep bulunması dikkate alınarak İİK 67/2 maddesi uyarınca şartları oluşmakla alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN: Davanın KABULÜ ile; 1-Türkiye İş Bankası A.Ş. Kayaönü-Gaziantep Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Mobilya İnş. Gıda San. Ve Ltd. Şti olan, ... seri numaralı, 31.07.2021 vade tarihli ve 250.000,00-TL bedelli, 2- Türkiye İş Bankası A.Ş. Kayseri-Ankara Yolu Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Tekstil İnş. Nak. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti olan, ... seri numaralı, 03/09/2021 vade tarihli ve 250.000,00-TL bedelli çeklerden kaynaklı olarak istirdada dönüşen 500.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Çeklerin davacıya verilmesi yönündeki talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, B-BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN: Davanın KABULÜ ile; 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizi uygunlanmasına, 2-İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'si tutarında 20.064,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, C-Asıl Dava Dosyası Yönünden Yargılama Giderleri: 1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 34.155,00-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 8.538,75-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 25.616,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafın yaptığı 59,30-TL başvurma harcı, 8.538,75-TL peşin harç, 97,70-TL tedbir talebi harcı, 571,90-TL keşif harcı, 6.600,00-TL bilirkişi ücreti, 300,00-TL keşif araç ücreti ve 255,10-TL posta ücreti olmak üzere toplam 16.422,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafın yaptığı 78,00-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 76.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, D-Birleşen Dava Dosyası Yönünden Yargılama Giderleri: 1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.852,94-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 1.211,63-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 5.641,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 1.211,63-TL peşin harç, 111,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 1.403,33-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, E-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/04/2024
Katip *** e-imzalı
Hakim *** e-imzalı