İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/488 E. 2024/950 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/488
Karar No
2024/950
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/488 Esas KARAR NO : 2024/950 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2014 KARAR TARİHİ : 24/12/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın piyasada süt ve süt ürünlerinin satış ve pazarlamasını yaptığını, bir süre öncesine kadar ... Tic.A.Ş. adıyla faaliyet gösteren ancak ... A.Ş. tarafından devralınma sureti ile birleştikten sonra ... A.Ş. adıyla faaliyetini sürdüren davalı/borçlunun ise mağazalar zinciri şeklinde her türlü gıda ve dayanıklı tüketim mamullerinin satışını yapan bir firma olduğunu, davalı şirket tarafından sipariş olunan ve faturalandırmak suretiyle davalıya teslim edilen mamullerle ilgili olarak muaccel hale gelen 202.737,43-TL tutarındaki cari hesap alacağın tahsili için davalı/borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğü’nün 2013/... E.sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, ancak davalı/borçlu şirketin , söz konusu takibe kısmen itiraz ederek müvekkili şirkete 22.213,00-TL cari hesap borcu bulunduğunu, dolayısıyla bu kısmı aşan takip borcuna ve ferilerine itiraz ettiğini, 180.524,43-TLlik alacak kısmı yönünden takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalıya teslim edilen mamullerinin bedeli ödenmediği halde itiraz edildiğini belirterek takibin devamına, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağının 2009 yılında akdedilen Satıcı Firma Sözleşmesi ve eki niteliğindeki belgeler olup işbu sözleşme ve ekleri ile taraflar arasındaki borçlandırıcı işlemlerin düzenlendiğini, tarafların hak ve yükümlülüklerinin hüküm altına alındığını, müvekkili şirketin , davacı ile devam eden ticari ilişki kapsamında sözleşmeye ve/veya ticari teamüle uygun faturalar düzenlediğini ve bu faturaları davacıya tebliğ ettirmesine rağmen, davacının haksız yere bu faturaları defterlerine işlemekten kaçındığını ve devam eden ticari ilişki neticesinde kendi defterlerine göre müvekkili şirketin borçlu hale geldiğini, davacının süreç içerisinde ticari ilişkinin devamlılığı amacı ile düzenlenen protokole de aykırı hareket ederek, protokol hükümlerinin uygulanmasını imkansız hale getirdiğini, davacının kendi defter ve kayıtlarına göre müvekkil şirketi borçlandırmanın neticesinde takip başlattığını, müvekkili şirketin takip tarihi itibariyle borçlu bulunduğu 22.213,00-TL yi icra dosyasına yatırdığını, (toplam 26.021,96-TL ), bakiyesine de yasal süre zarfında itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa başkaca borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İşbu dava 05/02/2014 tarihinde açılmakla mahkememizin 2014/... Esasına kaydı yapılmış olup yapılan yargılama neticesinde "1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının ... İcra Müd nün 2013/... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 59.230,38 TL lik kısmı yönünden iptali ile takibin 81.443,38 TL (bu miktarın 22.213,00 TL lik kısmın itiraz edilmeyen kesinleşen ve dava konusu olmayan miktardır) lik asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına, 59.230,38 TL nin %20 si oranında hesaplanan 11846,00 TL icra İnkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," dair verilen karar karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2018/... Esas, 2021/... Karar Sayılı, 04/02/2021 Tarihli "Dava, İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, davalıya ürün tedarik ettiğini iddia etmiş, davalı taraf ise davanın reddini savunmuştur. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, tarafların defterlerindeki farklılıkların sebepleri ortaya konulmuş, neticeten davacının takip tarihi itibariyle 81.443, 38 TL alacaklı olduğu yolunda görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkemece, söz konusu raporlara dayalı olarak hüküm kurulmuş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir. Gerek bilirkişi raporları içeriğinden, gerekse dosya kapsamından davalı tarafın davacıya düzenlediği faturaların mahkemenin kabulünde olan kısmı dışında kalan tutar bakımından ispatlanamadığı görülmüş olup davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde değildir. Öte yandan davacının düzenlemiş olduğu 116.526,18 TL'lik fatura yönünden ise bilirkişilerin ek raporun 5.sayfasında, taraflar arasında düzenlenen 20/07/2012 tarihli protokolde belirlenen 88.574,00 TL tutarın Ağustos, Eylül, Ekim aylarında davacı tarafın hak edişlerinden mahsup edilerek düşüleceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından 20/01/2013 tarihinde fatura tanzim edilmesinin dayanağı bulunmadığı sonucuna varıldığının belirtildiği görülmüş ve mahkemece de bilirkişi raporundaki bu görüşün benimsendiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda bu şekilde belirtilen görüşün dayanakları açıkça gösterilmemiştir. Zira davacı tarafça bahsi geçen aylarda bir hak edişinin olup olmadığı, olmuşsa ne kadar tuttuğu ve bunlardan yapılması gereken bir mahsup işlemi bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve istinaf denetimine elverişli bir rapor yazılmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin bu yönden istinaf talebi yerinde olmakla bu hususlar yönünden bilirkişi heyetinden ayrıntılı açıklamayı içerir ve istinaf denetimine elverişli bir ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabul şekli itibariyle davalının icraya itirazında kabul ettiği miktar yönünden de yazılı şekilde takibin devamına karar verilmesi de usule aykırıdır. Öte yandan dava dosyasının istinaf incelemesi için dairemizde beklediği sırada ilk derece mahkemesince dairemize gönderilen yazıda, davacı şirketin konkordato talebiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/... esasında kayıtlı açtığı dava sonunda iflasına ve iflasın 09/07/2020 gün, saat 16:33 itibariyle açılmasına karar verildiği, ayrıca dairemizce yapılan araştırmada birinci alacaklar toplantısının yapıldığı, henüz ikinci alacaklar toplantısının ise yapılmadığının bildirildiği görülmüştür. İİK'nun 194.maddesi uyarınca acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir. Açıklanan bu husus gözetildiğinde dava dosyasının İİK'nun 194.maddesi çerçevesinde işlem yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine, ayrıca usul ekonomisi ilkeleri gözetilerek davacı vekilinin istinaf talebi yönünden kabul kararı, davalı vekilinin istinaf talebi yönünden red kararı vermek gerekmiş" şeklindeki ilamı ile kaldırılmakla mahkememizin işbu esasına kaydı yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İşbu davanın konusunu oluşturan ....İcra Müdürlüğü’nün 2013/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 202.737,43 TL asıl alacak üzerinden davalı aleyhine icra takibine girişmiş olduğu, davalının kısmi olarak 22.213,00 TL bakımından borca itiraz etmediği, bakiyesi yönünden borca itiraz ettiği, bu kapsamda icra dosyasına 08.01.2014 tarihinde 26.021,96 TL yatırılmış olduğu, işbu davanın ise 202.737,43 TL asıl alacaktan itiraz edilmeyen 22.213,00 TL'nin mahsubu ile 180.524,43 TL üzerinden harçlandırılarak açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Yargılama esnasında davacının iflasına karar verilmiş olması sebebiyle öncelikle 2. Alacaklılar toplantısının yapılması beklenilmiş, akabinde kaldırma ilamındaki eksikliklerin giderilebilmesi amacıyla tarafların celp edilen ba-bs formları ile birlikte ticari defterleri üzerinden mali müşavir bilirkişi vasıtası ile inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu hazırlanılması yönünde ara karar tesis edilmiştir. Yargılama esnasında davacının defterlerinin yargı çevremiz dışarısında olması sebebiyle talimat yolu ile alınan mali müşavir raporunda; Davacıya ait ticari defterde 02.12.2014'de ödeme (Vergi D.) 15.124,36 TL Tahsil işlemi muhasebeleşmiştir. İbraz olunan davacı ticari defterinde borç tutarı 181.979,88 TL'dan 15.124,36 TL'sı düşüldüğünde davacı İcra takip alacaklısı şirkete ait ticari defterler üzerinden icra takip-borçlusundan güncel toplam alacağı 166.855,02 TL'sı olduğu hesaplanmıştır. Davacı şirketin ticari defterinde ... kodlu Şüpheli alacaklar hesabında ... hesap no.lu ... Tic.A.Ş.nin 30.06.2015 tarihinde 168.855,02 TL cari borç bakiyesi bulunmaktadır. Bu durumda cari borç miktarında değişiklik olup olmadığı bilirkişiliğimce yıllar itibariyle izlenmiştir. 2015 Hesap yılından itibaren 2023 hesap yılı dahil davacı şirketin ticari defterinde davalı şirketten alacak bakiyesi yıllar itibariyle aynı miktar 168.855,02 Türk Lirası borç olarak devam etmiştir. Neticede icra ve dava konusu süt ürünleri ticari- alışverişinden kaynaklanan davaçı (icra takip alacaklısının) davalı (İcra takip borçlusundan) toplam 166.855,02 TL'sı alacaklı olduğu davacı şirketin ticari defter incelemesinde görülmüş ve hesaplanmıştır. Şeklinde hazırlanan rapor mahkememize ibraz edilmiştir. Yargılama esnasında davalının ticari defter ve belgeleri üzerinden yapılan inceleme, talimat mahkemesi aracılığı ile alınan bilirkişi raporundaki tespitler kapsamında karşılaştırmalı olarak inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi amacıyla borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavir bilirkişine dosya tevdi edilmiş, bu kapsamda mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; İstinaf Kararına göre taraflara arasındaki uyuşmazlığın; Davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği ve davalı ticari defterlerinde yer almayan 21.01.2013 tarih, 116.526,18 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, Bu nedenle; Davacı şirket ticari defterleri üzerinde talimatla tekrar inceleme yapılarak; davacı şirketin davalı şirketten 2012/ Ağustos- Eylül ve Ekim aylarına ait ayrıca bir hakkedişin bulunup bulunmadığı bulunuyorsa ne kadar bulunduğunun tespit edilmesi gerektiği, Tespit edilen tutarın takip alacağına eklenmesinden sonra ödeme emri tarihindeki davacı şirket alacağının ne kadar olduğunun belirlenebileceği, Herhangi hakkediş yoksa davalı şirket tarafından ödeme emrine edilen itirazın 59.230,38.- TL üzerinden iptal edilmesi gerektiği, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Alınan bu rapor akabinde davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yeniden inceleme yaptırılarak ek rapor tanzim edilmesi talep edilmiş, bu kapsamda mahkememize ibraz edilmiş olan ek raporda özetle; ... A.Ş.ne ait 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 yılı defterleri bilgisayar kütükleri bilirkişiliğime ibraz edilememiştir. İnceleme tarihi itibariyle Vergi Usul kanunu ve TTK ilgili hükümleri uyarınca 10 yıllık saklama müddeti sona ermiştir. Bu hususta ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/... esas dava dosyasına mahkemece resen seçilen bilirkişilerin sunduğu “kök” bilirkişi raporu, bilirkişi raporlarına karşı taraf itiraz ve beyanlarını müteakip aynı bilirkişi heyetinden Ek Bilirkişi Raporu alındığı görülmüş ve okunmuş, incelenmiştir. 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yılı defter incelemelerine dayalı mahkemece re'sen seçilen bilirkişilere yaptırılan Bilirkişi Raporu denetime ve işbu dava dosyası için elverişli olduğu görülmüştür. 2014 yılında ... Anonim Şirketi'nde 4 (dört) şirket birleşmiştir. Devir olan 1- ... Ticaret Sicil- ... numaralı, ... A.Ş., Devir olan 2-Ankara Ticaret sicil- ... numaralı, ... Ticaret A.Ş., Devir olan 3-İstanbul Ticaret sicil- ... numaralı, ... A.Ş. Devir Alan 4-susurluk Ticaret sicil- ... numaralı, ... ... A.Ş.'dir. Davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket hesapları muhasebeleşmiş olup, ... no.lu Alıcılar hesabında 2014 Yılı cari hesap hareketleri kök raporumda denetime elverişli listelenmiştir. Bilirkişiliğime ibraz olunan ve incelenen davacı ticari defterleri ; 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, ve 2023 Hesap yılı'na ait olup, tasdik ve berat bilgileri Bilirkişi “KÖK” Raporumda ayrıntılı olarak raporlanmış, incelenen ticari defterler TBK., VUK. ve TTK hükümlerine göre delil niteliğine haizdir. Dava dosyası ve ekleri 2014/437 esas dava dosyalarında mahkemece yaptırılan bilirkişi kök ve ek raporlarını ve itirazın iptali davasına konu icra dosyasını okuduğumda, alınan raporlar toplanan yazılı deliller, taraf vekillerinin itiraz ve beyanları doğrultusunda davacı ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında 2009-2014 arası sözleşmeli “süt ürünleri alım-satımı” sözleşmeli ve faturalı ticari ilişki bulunmaktadır. Davanın taraflarını bağlayıcı 20.07.2012 tarihli alıcı-satıcı arasında düzenlenmiş imzalı protokol geçerlidir. Protokol çerçevesinde, davacı tarafından düzenlenmiş 21.01.2013 tarihli 116.526,18 TL bedelli fatura davacı ticari defterinde muhasebeleşmiştir. Davalı şirketçe 21.01.2013 tarihli 116.526,18 TL'lık fatura ticari defter kayıtlarına alınmamıştır. İmzalı protokole davalı borçlunun itirazı vaki değildir ve protokol iptal edilmemiştir. Bu yönde karşı dava açılmamıştır. Taraflara ait ticari defterler üzerinden dosya için görevlendirilen bilirkişilerden alınan Raporlarında 20.07.2012 tarihli protokol tarihinden sonra alışverişin devam ettiği tespit edilmiş ve hesap hareketleri de denetime elverişli olarak raporlanmıştır. 2014 yılı öncesi davacı şirketin ticari defterleri Tasfiye Halinde ... A.Ş.İflas Masası'nda olmadığından hesap bilirkişiliğime tevdi edilememiş ve incelenememiştir. Çekişme konusu 21.01.2023 tarihli 116.526,18 TL bedelli fatura 20.07.2012 tarihli protokole, yürürlükteki yasal mevzuat VUK, TBK ve TTK'na uygundur. Mal ve hizmet faturasıyla davalıya teslim gerçekleşmiştir. KÖK BİLİRKİŞİ RAPORUMDA Mahkeme heyetine rapor edilen cari borç miktarında değişiklik olup olmadığı bilirkişiliğimce yıllar itibariyle izlenmiştir. 02.12.2014'de 181.979,38 TL alacak bakiyesi olup, 02.12.2014'de ödeme ( Vergi D.) 15.124,36 TL düşüldüğünde 166.855,02 TL alacak bakiyesi kalmıştır. 2015 Hesap yılından itibaren 2023 hesap yılı dahil davacı şirketin ticari defterinde davalı şirketten yıllar itibariyle aynı miktar 166.855,02 Türk Lirası davacının alacak bakiyesi davalının cari hesap borçlusu olduğu bu miktarın ... kodlu şüpheli alacaklar hesabında devam ettiği tespit ve hesap edilmiştir. Neticede, icra ve dava konusu süt ürünleri ticari-alışverişinden kaynaklanan davacı (icra takip alacaklısının) davalı (İcra takip borçlusundan) icra takibine konu edilen Asıl alacağı 202.737,43 TL'sı ödeme emri'nden 4.767,87 TL davacının kabulü miktar ile icra dosyasına itiraz ve beyanda davalının kabul ettiği 22.213,00 TL icra kapak hesabından düştüğümde davaya konu alacağın 175.756, 56 TL'sı olduğu hesaplanmıştır. Aradaki “davalı şirket lehine fatura yada tahsilat” 175.756,56'dan 166.855,02 TL cari borcun farkı 8.901,54 TL'nın düşümü kayıtlar On yılı aşkın olup, incelenemediği için ticari defter cari bakiyesi 2014 ila 2024 arası kalanı 166.855,02 TL'sı olduğu bilirkişiliğimce hesap ve rapor edilmiştir. Şeklinde hazırlanan rapor mahkememize ibraz edilmiştir. Toplanan tüm deliller, alınan kök ve ek bilirkişi raporu dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşme ve protokoller uyarınca davacının işbu davasının kısmi itirazın iptali davası olarak açmış olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda dava tarihi itibari ile davacının davalıdan 166.855,02 TL üzerinden alacaklı olduğu kabul edilmekle bu tutara ilişkin olarak davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle işbu davaya konu edilen ve mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 166.855,02 TL'nin %20'si oranında olan 33.371,01 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının KISMİ İTİRAZIN İPTALİ davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının ... İcra Müdürlüğü’nün 2013/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu kısmi itirazının 166.855,02 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu koşullar üzerinden kaldığı yerden devamına, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 166.855,02 TL'nin %20'si oranında olan 33.371,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 11.397,87-TL karar ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 2.180,33-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 9.217,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.180,33-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 29,00-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 751,90-TL, bilirkişi ücreti: 11.600,00TL olmak üzere toplam: 12.380,90-TL yargılama giderinin %92,40 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 11.439,95TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen toplam 180,00TL yargılama giderinin %92,40 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 13,68TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 13.669,41-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/488, K. 2024/950, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-488-e-2024-950-k-047e824bf09e