İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/103 E. 2024/770 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/103
Karar No
2024/770
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/103 Esas KARAR NO : 2024/770 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, merkezi İstanbul'da olmak üzere, gerçek ve tüzel kişilerin, muhasebe sistemlerini kurmak geliştirmek, işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor düzenlemek, bilirkişilik vb. işleri yapmak, şirketlerin belirtilen konularda, tahlil, denetimlerini yapmak, mali tablo ve beyannameler ile ilgili rapor hazırlamak, muhesebe ve hesapların mevzuata uygunluğunu denetlemek gibi konularda, dünyada 140'tan fazla ülkede hizmet veren 56.000 çalışana sahip ... bünyesinde, Türkiye'nin 5 farklı lokasyonunda 200'den fazla çalışanı ve 24 işbirliği partneri ile denetim ve mali müşavirlik hizmeti veren sektörün öncü kuruluşlarından olduğunu, müvekkili şirket ile davalı ... şirketi arasında, 29.05.2019 imza tarihli TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesi imzalandığını ve ticari ilişki kurulduğunu, sözleşme mucibince, davalı şirketin 31.12.2018 tarihi itibari ile 15 milyon USD ve üzerinde olan ve TCMB'ye bildirilen yurtiçinden ve yurtdışından sağlanan yabancı para nakdi kredileri ve dövize endeksli kredilerinin denetimi yapıldığını ve bu denetim neticesinde rapor tanzim edilerek davalı şirkete sunulduğunu, müvekkili şirketçe, verilen hizmet karşılığında, davalı şirkete 14.750,00-TL tutarlı e-fatura tanzim edilerek tebliğ edildiğini ve cari hesaplara alacak olarak işlendiğini, davalı şirketin, müvekkili tarafından sağlanan denetim ve rapor tanzimi hizmetlerini almasına, tarafına e-faturalar tebliğ edilmesine rağmen borcunu ödemediğini ve müvekkili şirketçe başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takibine de haksız ve dayanaksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin icra takibine itirazı neticesinde, müvekkili şirketçe, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, bu görüşmeler neticesinde de müspet bir sonuca varılamadığını, tüm bu sebeplerle; davanın kabulüne, davalı şirketin haksız itirazı nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davacı tarafa icra takibinde talep edildiği kadar borcu bulunmadığını, alacağın likit olamdığını ve yargılamayı gerektirdiğini, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, bu sebeple, davacının edimini ifa ettiğine dair ispat yükü kendisine ait olduğunu, hakediş tutanaklarının yetkilendirilmiş kişiler tarafından imzalandığını ve sözleşme ile üstlenilen işi yaptığını ispat etmek zorunda olduğunu, davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığını işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağını, davacı yana ait hesap kayıtları ve faturalar üstlenilen edimlerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini ve müvekkil şirketin borçlu olduğunu göstermeyeceğini, davacının öncelikle müvekkili şirket ile ticari ilişkisini, mevcut faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yaptığını, yapılan işin eksiksiz ve tam olarak müvekkili şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlaması, faturayı dayanaklandırması gerektiğini, bu hali ile ödeme emrinin haksız, usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini, tüm bu sebeplerle; davacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı, .... İflas Dairesinin 2022/9 İflas dosyası UYAP kayıtları, taraflar arasında akdedilen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret İtirazın İptali davasıdır. Davacı taraf, davalı ile 29.05.2019 imza tarihli TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşmenin gereğini yerine getirerek sözleşme konusu hizmeti sunduklarını ancak davalı tarafın sözleşmenin gereği olan fatura karşılığı ödeme edimini ifa etmediklerini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini , davalı tarafın takibe konu borca itiraz ettiğini beyan ederek icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimini sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirmediğini, sözleşme sebebiyle düzenlenen faturaların defterlerde kayıtlı olmasının işin gereği gibi yapıldığının ispatı sayılamayacağını, işin davacı şirket tarafından gereği gibi yerine getirildiğinin ispatlanması gerektiği nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 14/01/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. İcra takip dosyasının incelenmesinde; .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 14.750,00-TL asıl alacak ve 2.677,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.427,73-TL borcun ödenmesi amacıyla 09/12/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 17/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/12/2021 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın ve davanın süresi içerisinde olduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK) "hukuk davalarının tatili" kenar başlıklı 194. maddesi "Acele hâller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. Dava durduğu müddetçe zaman aşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez." hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere bu yasal düzenleme uyarınca, iflâsın açılmasından sonra müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam olunabilir. Dava konusu alacak iflâs masasına bildirilmiş ve ikinci alacaklılar toplantısında masaya kabul edilmişse alacak davasının konusu kalmaz. Ancak davaya konu alacağın ikinci alacaklılar toplantısında kabul edilmemesi hâlinde husumet iflas idaresine yöneltilerek davaya kayıt kabul davası olarak devam edilir ve iflas tarihi itibarıyla saptanan alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-916 E. 2019/1085 K. Sayılı ilamı) Davalı borçlu şirket hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarih ve 2018/... Esas sayılı kararı dosyasında; davalı ... A. Ş.'nin iflasına ve iflasın 30/06/2022 günü 16:00 itibarıyla karar verildiği ve kararın 21/03/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı Müflis ... A. Ş.'nin iflas işlemlerini yürüten .... İflas Dairesi'ne yazılan müzekkereye 2022/ ... iflas sayılı dosya ile iflas işlemleri yürütülen davalı için davacı tarafça Alacaklı ... A.Ş. Vekili AV.... tarafından sunalan alacak kayıt dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde; talep edilen 14.750,00-TL alacağın dayanağının ... İcra Dairesinin 2021/... E. Sayılı icra takibine konu, kesinleşmeyen alacak olduğu ve yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla; talep edilen 14.750,00-TL alacağın iflas masasının talep hakkı saklı kalmak kaydıyla REDDİNE, aksi yönde kesinleşmiş mahkeme kararı ibraz edildiğinde İİK'nun 206 maddesi kapsamında 4. Sıraya alınmasına, Sıra cetvelinin alacaklıya tebliğ ve ilanına karar verildi." şeklinde karar verilmiş olup alacak kaydının henüz kesin olarak yapılmadığı anlaşıldığından ve karar vermeye engel durum bulunmadığından davaya devam olunarak esas hakkında karar verilmiştir. İflas Masasından tasfiyenin şekli, iflas idare memurları, davacının alacak kaydı dilekçesi, ekleri, masa nizalı kayıt kararı ve diğer belgeler celp edilmiş, mali müşavir bilirkişisi vasıtasıyla davacı şirket kayıtları üzerinde ve davalı müflis şirket kayıtları üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır.

Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09/09/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; "Davacı şirketin elektronik ortamda tutulan 2020-2021 yılı Ocak-Aralık ayları yevmiye ve kebir beratları, ilgili yıllara ait fiziki ortamda tutulan envanter defterlerinin noter onaylı açılış sayfalar, davalıyla ilgili muavin defter dökümü incelenmiş olup: fiziki ortamda tutulan envanter defterlerinin onay durumu aşağıdaki gibidir ¸Davalı şirketin elektronik ortamda tutulan 2020-2021 yılı Ocak-Aralık dönemi yevmiye ve kebir beratları, yevmiye ve kebir kayıtları, ilgili yıllara ait fiziki ortamda tutulan envanter defterlerinin noter onaylı açılış sayfaları incelenmiş olup: fiziki ortamda tutulan envanter defterlerinin onay durumu aşağıdaki gibidir; ¸ İbraz edilen muavin defter dökümüne göre, davalı şirket ile olan ticari ilişkiye ait işlemler aşağıda gösterildiği gibidir; ¸ 2020 yılında düzenlenen 1 adet fatura sebebiyle davalı şirket hesabına 14.750,00 TL borç kaydedildiği, borca karşılık herhangi bir tahsilat yapılmadığı, dolayısıyla 06.10.2020 tarihi itibariyle davalı şirketin 14.750,00 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin takip ve dava konusu edildiği görüldüğü,

İbraz edilen yevmiye kayıtlarına göre davacı ile olan ticari ilişki ... kebir hesabı altında ... kod.lu yardımcı hesapta izlenmekte olup, anılan hesapta yer alan işlemler aşağıda gösterildiği gibidir; ¸ 06.10.2020 tarihli, 633 nolu, 14.750,00 TL tutarındaki fatura sebebiyle davacı şirket hesabına belirtilen tutarda alacak kaydedildiği, faturaya karşılık ödeme yapılmadığı, dolayısıyla 31.12.2020 tarihi itibariyle davacı şirketin 14.750,00 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, 2021 yılına ait kayıtlarda ise davacı şirketle ilgili bir işlem bulunmadığı, 31.12.2021 tarihi itibariyle, dolayısıyla 10.12.2021 takip tarihi itibariyle davacı şirketin 14.750,00 TL alacak bakiyesinin bulunduğu görüldüğü, Taraflar arasında 29.05.2019 tarihli, TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesi imzalandığı, Sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından 06.10.2020 tarihli, ... no.lu, 14.750,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre 06.10.2020 tarihi itibariyle davalı şirketin 14.750,00 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu faturanın takip ve dava konusu edildiği, usulüne uygun tutulan davalı şirket defterlerine göre 10.12.2021 takip tarihi itibariyle davacı şirketin 14.750,00 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, taraflarca imzalanan sözleşmenin 8. Maddesine göre; düzenlenen faturanın alınmasını takip eden 30 gün içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, Sözleşme kapsamında kararlaştırılan fatura içeriği hizmetin davalı şirkete verildiğine, denetim raporunun teslim edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı" görüş ve kanaatinde bulunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, davacı ve davalı beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davaya konu faturanın düzenlendiği, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturanın ve alacağın hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu durumda davalının bu fatura içeriği hizmeti aldığına dair karine oluştuğu, aksini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturayı iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği, bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 14.750,00-TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur. Davacı tarafça işlemiş faiz alacağı talebinde bulunmuşsa da TBK 117/1'e göre davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin ihtarname bulunmadığından işlemiş faiz alacağı yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek, davalının yargılama sırasında iflas etmesi sebebiyle itirazın iptali davası kayıt kabul davasına dönüşmüş bu haliyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacı şirketin toplam 14.750,00-TL alacağının davalı şirketin İFLAS MASASINA KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; davacı şirketin toplam 14.750,00-TL alacağının davalı şirketin İFLAS MASASINA KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.007,57-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 210,49-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 797,08-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.320,31-TL'sinin davalıdan, geri kalan 239,69-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 14.750,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.677,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 210,49-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 291,19-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 950,00-TL Bilirkişi ücreti, 471,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.421,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.202,67-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/103, K. 2024/770, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-103-e-2024-770-k-f6516c6137ad