İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/451 E. 2024/357 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/451
Karar No
2024/357
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/451 Esas KARAR NO: 2024/357 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/03/2016 KARAR TARİHİ: 06/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında taşıma hizmetlerine ilişkin ticari faaliyet mevcut olduğunu, taşıma işlemlerinin yerine getirdiğini faturaların şirkete tebliğ edildiğini oluşan bakiyenin ödenmesi üzerine -------- İcra Müdürlüğünün -------- E. sayılı dosyası ile alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini bu sebeple huzurdaki dava ile icra takibine yapılan vaki itirazın iptaline, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, haksız ve kötü niyetle itirazda bulunan borçlu aleyhine olmak üzere yüzde kırktan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine vekaleten arz ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı firma ile müvekkil firma arasında ----------Ş.’nin çeşitli şube ve depolarına dağıtım yapılmak ve teslim edilmek üzere 7 ekimde ürünler teslim edildiğini söz konusu ürünlerin en geç 3 iş günü içerisinde teslim edilmesi gereken ürünlerin 15 ekimde ---------- mağazalarına teslim edildiğini, Söz konusu ürünleri -------- şirketi mağazalarına yetiştirmek için harcamış olduğu emek, mesai ve ekstra çaba için 4 adet toplamı 6.382 TL olan fatura düzenlediğini, davacı tarafın kusuru sebebiyle böyle bir ceza faturası ile karşılaştıklarını aynı zamanda müvekkili firma ile-------- şirketi arasında ticari ilişkilerin zedelendiğini ve bir daha sipariş alamadıklarını ve bunun sorumlusu olan davacı taraftan bu faturaların tahsilinin zorunluluğunun doğduğunu ve fatura bedellerini davacı tarafa yansıttıklarını bu sebeplerle davanın reddine, karşı tarafın yargılama harç ve vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında ki taşıma hizmetine dayalı başlatılan -------- İcra Müdürlüğünün --------E. Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın İİK 67 kapsamında iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce -------- Esas --------- Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilen dosya --------- Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş,-------- sayılı kararı ile karşı yetkisizlik kararı verilmiş, merci tayini için dosyanın -------- Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş olup, ---------- sayılı karar ile------- Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş olup, dosya mahkememize gönderilmiş, -------- Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, alınan 25/12/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden:Davacı şirketin 2015-2016-2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin --------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin mahkemenin belirlediği günde defter ve belgeleri sunmadığı için inceleme yapılamamıştır. Genel Değerlendirme ve İrdeleme bölümünde mali ve sektörel yönden detaylı açıklamalardan sonra; B- Davacı ile davalı arasında dava dışı ----------Ş.’nin depo ve şubelerine dağıtım sürecine dayanan bir taşıma ilişkisi olabileceği kanaati uyandığı, bunun dosya kapsamındaki beyanlar ve ihtarname içeriğinden anlaşıldığı, C- Tarafların beyanlarında taşıma hizmetinin sunulmadığı veya hasar-zayi gibi zararlı bir teslim ile sonuçlandırıldığına ilişkin bir itirazın söz konusu olmadığı, yalnızca gecikme iddiasında bulunulduğu,D-Dosya kapsamına sunulan TAŞIMA SÖZLEŞMESİ irdelendiğinde davacı ile dava dışı ----------Şti. isimli işletme ile aralarındaki taşıma süreçlerini kapsadığı, davalı ile dava dışı ---------- Şti. arasında herhangi organik bir bağ bulunmadığı, varsa da ispata muhtaç kaldığı, dolayısıyla TAŞIMA SÖZLEŞMESİ hükümlerinin dava konusu taşıma sürecini kapsamadığı, Sayın mahkemenin TAŞIMA SÖZLEŞMESİ’nin mevcut olaya uygulanabileceğine kanaati durumuna ilişkin sözleşme kapsamının ayrıca irdelendiği, doğrudan sözleşme ve ek-1 içeriğinde teslim süresine ilişkin bir detayın gözlenmediği, E- Mevcut halde davacı yanın davalı yana taşıma hizmet sunduğu kanaati oluştuğundan TTK Md.850/1-2 ve Md.875/1 uyarınca taşımak için teslim aldığı yüklerde sorumluluğu olacağı, ancak ilgili süreçte gecikme zararından bahsedildiği, bu hususta ilgili yüklerin taşıyıcıya teslimi, ne alıcı tarafından teslim alındığı tarihleri ve onayları gösteren (taşıma sürecinin ortaya koyulabileceği) kayıt, taşıma senedi, irsaliye, fiş vb. hiçbir detayın dosyada mevcut olmadığı,F- Bu haliyle aksi durumlar ispat edilene kadar kanaatimizce beyanlar doğrultusunda davacı yanın sunmuş olacağı hizmetten TTK Md.875/2 uyarınca ücret talep etme hakkı olacağı, takdirin sayın mahkemede olduğu, G- Yanı sıra Davacı şirketin ticari defterleri ve BS-BA formalarının birebir örtüşmesi, eş deyişle davalının alım olarak kabul ettiği faturaları itirazsız defterlerine (Ba Formu defterlerin eki, dayanak belgesi olmakla) alım beyanı olarak kaydedildiğinin kabulü ile 10.03.2016 dava tarihi itibarıyla davacının davalı taraftan 8.312,42 TL ana para alacağını talep edebileceği, H- Faiz : Davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirme yapılmadığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tacir olan taraflarda davacının takipteki 8.312,42 TL asıl alacağına 3095 s.k m..2/2 kapsamında ıskonto avans faizini talep edebileceği "Yönünde rapor tanzim edilmiştir. Davacı firma ile davalı firma arasında ----------Ş.’nin çeşitli şube ve depolarına dağıtım yapılmak taşıma anlaşmasının yapıldığı,bu anlaşma neticesinde düzenlenen faturaların davalı ratafa tebliği edildiği her iki tarafın da ticari defterlerinde ve BA/BS formlarında bu faturaların bulunduğu anlaşılmaktadır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. 7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Davaya konu takip, faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Takibe konu fatura, faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğini, faturadan dolayı davacının alacaklı olduğunu göstermez.Ayrıntıları --------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK`ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Davalı kendisine verilen süreye rağmen ticari defterlerini sunmadığı için davacının defterlerindeki kayıtların kendi lehine delil olacağı kabul edilmiştir. Davaya konu faturaların davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. İşbu karar içtihat doğrultusunda somut olayda davacının faturaya konu hizmetin davalıya verdiğinin kabulü gerektiğinden davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davacının takip talebini fatura değil cari alacağa dayandırması, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedenleri ile şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, işin ticari olması ve her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeni ile takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1- ---------İcra Dairesinin ---------- E sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile 8.312,42 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına 2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca ticari faiz işletilmesine 3-Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE 4-Alınması gerekli 567,82-TL harcın peşin alınan 141,96-TL harçtan mahsubu ile bakiye 425,86-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından harç dahil harcanan 4.864,16-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 8.312,42-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.06/05/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/451, K. 2024/357, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-451-e-2024-357-k-d9777858db90