İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/614 E. 2025/45 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/614
Karar No
2025/45
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/614 Esas KARAR NO : 2025/45 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/07/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticaret gereği sürekli olarak bir takım işler yapıldığını ve bu işlerin bedellerinin tahsil edildiğini, müvekkili genel olarak karşı tarafa iç dış kapak ve etiket basımı işini yapmayı üstlenmekte karşı taraf ise bunun karşılığı olarak her seferinde karşılıklı anlaşılan miktarları ödediğini, taraflar arasında en son yapılan işte ise müvekkilinin kendi edimini yerine getirmiş olmasına karşın karşı tarafın en son ödemeyi yapmadığını, bu sebeple Menderes İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibinin açıldığını, karşı tarafın itiraz ederek icra takibinin durduğunu, usule ilişkin itizarlarda bulunarak takibin yetkili icra dairesinde açılmadığını, alacaklıya hiçbir borcunun olmadığını bu sebeple de borca faize, faiz oranına açıkça itiraz ettiğini, karşı tarafın hukuka aykırı ve mesnetsiz iddiaların bertaraf edilmesinin gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla karşı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, karşı taraf davalının, alacağının likit olması sebebiyle dava konusunun %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, mahkemenizce uygun görülecek başka tedbirlere hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurda açılan davayı yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, müvekkili şirketin adresinin Torbalı olduğunu, davalı müvekkili şirketin hukuki ve idari işlemlerin yürütüldüğü merkezinin Torbalı olduğunu, konuya ilişkin açılan icra takibinde de tarafımızca buna ilişkin yetki itirazında bulunduğunu, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nca yapılan atıf nedeniyle çözümleneceği yer davalının ticari faaliyetlerini sürdüğü adreste olan Torbalı İcra Dairesi ve İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olacağını, bu sebeple Menderes İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, ayrıca davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu "müvekkil tarafından tüm edimleri yerine getirilmiş, iç dış kapak ve etiketler basılmış karşı tarafa gönderilmiştir" şeklinde iddiasının doğruluğunu ispat eder herhangi somut delil mevcut olmadığını, davacının kötü niyetinin açıkça göstergesi olan hukuki dayanaktan yoksun ,haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişinden alınan 23/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre, "Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;" Davalı şirketin Mali Müşaviri... ile yapılan görüşmelerde firmanın e defter kapsamında olduğu "Firmanın kullanmış olduğu entegratör firmadan güncelleme yapmadığımızdan program e defter lisansı kapatılmış bu neden ile defter gönderimi yapmamış bulunmaktayız" mesajı tarafıma iletmiş olup ticari defter tasdiklerine ilişkin inceleme yapılamamıştır. Davalı şirket ticari defterlerini sunmamış olup incelenmeye 2022-2023 yılı muavin kayıtlarını sunduğundan delil vasfı değerlendirilmesi takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere muavin kayıtları üzerinde yapılan incelemede; *Davacının davalıya düzenlendiği 11.08.2022-tarih ... nolu 14.743,46-TL tutarındaki faturanın davalı muavin kayıtlarında yer aldığı, bu faturaya ilişkin bir ödeme kaydının olmadığı, *Davalı muavin kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalının davacıya 14.743,46-TL tutarında borcunun olduğu, takibin asıl alacağının da tutar üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 14/11/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre, "Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede; *İncelemeye sunulan ticari defterlerin 213 sayılı VUK 221. Ve222. Maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca noter açılışı onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı HMK 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirilmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere;6102 sayılı T.T.K. 64/3 maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2022-2023 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, Malın Teslimine ilişkin Yapılan İncelemede; *Malın teslimine ilişkin yapılan incelemede alacağa konu 11.08.2022 tarih...nolu 14.743,46-TL tutarlı faturaya dayanak 11.08.2022 tarih... nolu e irsaliyenin dijital olarak düzenlendiği, miktar bilgilerinin fatura ile uyumlu olduğu, Davalı Tarafa Ait BA Formlarının incelenmesi, *-Dosyada bulunan davalıya ait 2022 yılı BA formları üzerinde yapılan incelemede davacının davalıya 2022 yılında 2 adet fatura düzenlediği, KDV hariç faturalar toplamının 28.493,02-TL olduğu, bu tutarın davacı defterleri ile örtüştüğü, *-523 sıra noliu VUK Genel tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik ortamda düzenlenen belgelerin mükellefler tarafından bildirimlere konu edilemeyeceği, sistem tarafından otomatik olarak BA formlarına dahil edileceği hükmünün bulunduğu, Davacı Ticari Defter Kayıtları Üzerinde Yapılan İncelemeler; *-Davacının davalıya 11.08.2022 tarihinde...nolu 14.743,46-TL tutarında fatura düzenlendiği, davalının bu faturaya ilişkin bir ödemede bulunmadığı, *-Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 14.473,46-TL tutarında alacaklı olduğu takibin asıl alacağının da bu tutar üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir. *-Takipte 495,02-TL tutarında işlenmiş faiz talebinin bulunduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede davalıya gönderilmiş ihtarnamenin bulunmadığı, işlemiş faize ilişkin takdirin mahkemenizde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenici/davacının başlattığı icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu Menderes İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağından kaynaklanan 15.238,48-TL'nin talep ettiği ödeme emrinin borçlu /davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2002 gün 13-241 Esas, 208 Karar sayılı ilâmı ile Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre hem icra dairesi hem de mahkemenin yetkisine itiraz halinde itirazın iptâli davasına bakan mahkemenin öncelikle takip dosyasında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi, icra dairesi yetkili ise işin esasına girmesi, yetkili değilse itirazın iptâli davasını yetkili icra dairesinde takip yapılmaması sebebiyle ortada geçerli icra takibi bulunmadığından reddetmesi gerekir. Çünkü, itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Davalı vekili tarafından icra dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. İİK'nın 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi incelenirken HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanacaktır. Yetki kuralları incelenirken davanın özelliğini de gözönünde tutmak gerekmektedir. Nitekim taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin niteliktedir (HMK.nun 12.maddesi). Öte yandan sözleşmeye dayalı alacak davalarında ise, kesin yetkinin bulunmadığı hallerde tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde HMK'nın 17. maddesi gözetilerek yetki sözleşmesi yapılabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Eser sözleşmelerinde ise, genel yetki kuralı, HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi (takip yönünden ise icra dairesi), aynı zamanda özel yetki kuralı uyarınca (HMK'nın 10. maddesi) sözleşmenin ifa yeri mahkemesi (icra dairesi) de yetkilidir. Bu durumda takibin davalının ikametgahında yapılabileceği gibi, sözleşmenin ifa yerinde de takip başlatılabilir. Eser sözleşmesinden doğan borçlar münhasır para borcuna ilişkin olmadığından 6098 sayılı TBK'nın 89.maddesinin ise olayda uygulama yeri bulunmamaktadır (Yargıtay 6. H.D. 2021/4070 E. , 2022/3314 K. ,İzmir BAM 14. H.D. 2024/1875 E. , 2024/1764 K.). Somut olayda; davacı tarafından Menderes İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasında davalı aleyhine icra takibinin başlatıldığı, davalının yetkili icra dairesinin Torbalı icra dairesi olduğunu olduğunu belirterek borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği; davacının adresinin Menderes /İzmir , davalının adresinin Torbalı/İzmir olduğu, eser sözleşmesinden doğan borçlar münhasır para borcuna ilişkin olmadığından 6098 sayılı TBK'nın 89.maddesinin ise olayda uygulama yeri bulunmadığı; tacir olan taraflar arasındaki yazılı olmayan eser sözleşmesine göre eserin teslim yerinin davalının şirket merkezi olduğu, (davacı şirket temsilcisinin 16/01/2025 tarihli beyanına göre) Menderes İcra Dairesi'nin yetkili olmadığı halde takibin Menderes İcra Dairesi'nde başlatıldığı görülmekle yetkili icra dairesinden yapılmış geçerli bir icra takip bulunmadığından ve yetki itirazı ileri sürüldüğünden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın HMK' nun 114/2 ve 115/2. Maddeleri uyarınca (geçerli bir takip bulunmadığından) USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40) TL başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna eksik kalan 345,55-TLharcın davacından alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT madde 7/2 ve 13 uyarınca hesap ve takdir edilen 2.438,15-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re'se8 yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re'sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2025 Katip ... E imza Hakim ... ¸eimza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/614, K. 2025/45, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-614-e-2025-45-k-68e596474690