İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/36 E. 2024/146 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/36
- Karar No
- 2024/146
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/36 Esas - 2024/146 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/36 Esas KARAR NO : 2024/146
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ... DAVALI : ...
VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2021 KARAR TARİHİ : 22/02/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/12/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında vekili bulundukları şirkete ait ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mezkur kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ... tam ve asli kusurlu olduğunu, vekili bulunduğu şirket adına kayıtlı olan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza sonrası vekili bulunduğu şirket adına kayıtlı aracın görevliler tarafından yediemine götürüldüğünü, kaza tarihi olan 26/12/2018 tarihinden beri aracın yedieminde olduğunu, kaza sonrası sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak taraflarına herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığından usulden reddinin gerektiğini, davada görevli olan mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin ancak sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olacak şekilde sorumluğu olduğundan kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından pert olduğu tespit edilen uyuşmazlığa konu araca ilişkin onarım bedeli ve değer kaybı talep edilemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından açılan hasar dosyasında yapılan araştırmada aracın pert listesinde olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle pert - total işlemine tabi olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, söz konusu durumda müvekkili aracının onarımının mümkün olmaması sebebiyle hasar bedeli ödemesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça işçilik bedeli ve yediemin ücreti talep edilmiş ise de, söz konusu taleplerin müvekkili şirketin sorumluluğu kapsamında olmadığını, davacı yanın ticari faiz talebinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce, araç kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş, kusur dosyası, tarafların kusur oranları ve davacının talep edebileceği tazminat yönünden, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce dosyanın makine mühendisi ve sigortacı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan 28/02/2022 tarihli raporda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ün asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı, dava dosyasında ilgili araca ait hasar ekspertiz raporunun bulunmadığı, sadece değer kaybı ile ilgili ekspertiz raporu olduğu, hasar ekspertiz raporu olmadan bilirkişi heyeti tarafından araçtaki hasarın tespiti ve işçilik bedelinin tespit edilemeyeceği, ... plakalı araçla ilgili 26/12/2018 tarihli ilgili hasarda, araç çekme belgeli işlem gördüğünden araç pert işlemi görmesi sebebi ile araçta değer kaybı olmayacağı, aracın yedieminde kaldığı sürede ödenecek olan ücretin dolaylı zarar olması nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında olmayacağı mahkememize bildirilmiştir. Davacı vekili 25/05/2022 tarihli beyan dilekçesi ile hasar ve işçilik bedelinin tespiti için aracın bulunduğu yediemin deposunda keşif yapılmasını talep etmiştir. Mahkememizce Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, ... Yediemin Deposu'nda keşif yapılmasının talep edildiği, talimatımıza cevaben "bildirilen adrese gelinmesine rağmen deponun kaldırıldığı ve herhangi bir aracın keşif mahallinde olmadığı" belirtilerek talimatımızın bila ikmal iade edildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın, TBK'nun 49. maddesinden kaynaklanan ve araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bedeli nedeniyle açılmış maddi tazminat davası olup, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı, dava dosyasında ilgili araca ait hasar ekspertiz raporunun bulunmadığı, sadece değer kaybı ile ilgili ekspertiz raporu olduğu, hasar ekspertiz raporu olmadan bilirkişi heyeti tarafından araçtaki hasarın tespiti ve işçilik bedelinin tespit edilemeyeceği, davacı vekili tarafından aracın bulunduğu depo olarak bildirilen ... Yediemin Deposu'nun kaldırıldığı ve herhangi bir aracın keşif mahallinde olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle araçtaki hasar ve işçilik tespit edilememiş olup davacının tazminat talep hakkı bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL red harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden ileride karşılanacak olan arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, harç tahsil müzekkeresi yazılmadan önce arabuluculuk ücretinin tahsil edilip edilmediğinin Arabuluculuk Bürosundan sorulmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 22/02/2024
Katip ...
Hakim ...