İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/177 E. 2026/84 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/177
Karar No
2026/84
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/177 Esas KARAR NO : 2026/84

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 05/03/2021 KARAR TARİHİ : 28/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Dosya kapsamına göre; davalı şirketlerin, “...Şube Müdürlükleri Mesuliyet Sahası İçerisinde Bozuk, Çökük, Hasarlı ve Hizmet Dışı Kalmış Mevcut Atıksu ve İçme Suyu Hatlarında Kısmi Yenileme ve Rehabilitasyon İşi” kapsamında ihale edilen işlerde farklı tarihlerde yüklenici olarak görev aldıkları, davalı şirketler bünyesinde çalışmış olan dava dışı ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan ... 31. İş Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiği, ilamın ... 15. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu ve bu takip kapsamında toplam 15.838,00 TL tutarındaki borcun tamamının ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı idare, iş mahkemesi yargılamasında asıl işveren sıfatıyla 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. ve 3. maddeleri uyarınca işçiye karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, ancak bu sorumluluğun kanundan kaynaklanan dış ilişkiye ait bir sorumluluk olduğunu, yüklenicilerle olan iç ilişkide sorumluluğunun bulunmadığını, iç ilişkinin taraflar arasında akdedilen ihale şartnameleri ve hizmet alımı sözleşmelerine dayandığını, söz konusu sözleşmeler gereğince iş akdinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından yüklenici davalı şirketlerin, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle sınırlı olmak üzere sorumlu olduklarını ileri sürmüştür. Bu nedenle davacı idare tarafından, işçiye ödenen 15.838,00 TL’nin, davalı şirketlerin sorumlulukları oranında ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte rücuen tahsili talep edilmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER; ... 31. İş Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. .... 15. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ...Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, idari şartnameler ve TBK 167. Maddesi hükümlerinin hukuki tavsif ve nihai değerlendirmesi münhasıran Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere; ihale sözleşme hükümleri çerçevesinde davalı yüklenicilerin dava dışı işçinin özlük haklarından sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunduğu ve davacı idarenin sorumlu olacağına ilişkin özel bir hüküm bulunmadığı, davacı idarenin yerleşik Yargıtay içtihatları gereği dava dışı işçiye ödediği miktarı davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreye orantılı olarak rücu edebileceği, davalı alt işverenlerin sorumluluk dağılım miktarlarının aşağıdaki tablodaki gibi olabileceği; Davalı) ... Şirketi 1.141,38 TL, Davalı) ... Şirketi 8.281,93 TL, Davalı) ...Şti. 1.429,68 TL olmak üzere toplam 10.852,99 TL olduğu " sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereğince, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının, davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı, hizmet alım ihalesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalılar yüklenicilerin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup kıdem tazminatının dava dışı işçiye ödendiği ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ... E. ...K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ...E.... K., 11/05/2017 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamları) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarihli ...E. ...K. sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir. İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli ... E.... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir. TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir. Taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde, davacı tarafından yapılan işçilik alacakları ödemesinin davalı yüklenicilerin işçinin özlük haklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunduğu, davacının sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı görlümüştür. Buna göre işçilik alacaklarından davacı işverenin sorumluluğuna dair bir hükme yer verilmediğinden, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları nedeniyle davalı şirketler işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden işçilik alacakları nedeniyle sorumludur. Dava dışı işçinin SGK kayıtlarına göre; 1-Dava dışı .... Ltd. Şti'de 20/06/2008-19/09/2008 tarihleri arasında 91 gün, 2-Dava dışı .... Ltd. Şti'de 09/10/2008-31/07/2010 tarihleri arasında 660 gün, 3-Davalı ...Şti'de 01/08/2010-23/11/2010 tarihleri arasında 114 gün, 4-Dava dışı ... Ltd. Şti'de 21/01/2011-30/09/2012 tarihleri arasında 618 gün, çalıştığı tespit edilmiştir. Davalı şirketlerin, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından sorumlu oldukları miktarların, işçinin son brüt ücreti üzerinden ve çalıştırdıkları süreyle sınırlı olarak hesap edilmesi gerekmektedir. Mahkememizce bilirkişi ...'dan alınan 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilkelere göre hesaplama yapılmış, düzenlenen rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmış, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından, davalı şirketlerin kendi çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak ancak son brüt ücret üzerinden sorumlu oldukları ve davacı vekilinin 28/01/2026 tarihli celsede "Davamızda talep ettiğimiz 15,838,00 TL'nin 1.141,38 TL'si ... yönünden, 1.429,68 TL'si ...yönünden, kalan kısmı ise ... yönünden tahsili taleplidir" beyanı gözetilerek, 1.141,38-TL alacağın davalı müflis ...Şti'nin ... 3.İcra İflas Müdürlüğünün ... iflas dosyasında tasfiye işlemleri yürütülen iflas masasına kayıt ve kabulüne, 1.429,68-TL alacağın davalı müflis ...Şti.'nin ... İcra İflas Müdürlüğünün 2015/2 iflas dosyasında tasfiye işlemleri yürütülen iflas masasına kayıt ve kabulüne, 8.281,93 TL'nin davalılardan .... Şti'den 10.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -1.141,38-TL alacağın davalı müflis ... Şti'nin ... 3.İcra İflas Müdürlüğünün ... iflas dosyasında tasfiye işlemleri yürütülen iflas masasına kayıt ve kabulüne, -1.429,68-TL alacağın davalı müflis ...Tic. Ltd. Şti.'nin ... İcra İflas Müdürlüğünün ...iflas dosyasında tasfiye işlemleri yürütülen iflas masasına kayıt ve kabulüne, -8.281,93 TL'nin davalılardan ...Şti'den 10.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL nispi karar harcının, peşin alınan 270,48 TL harcın mahsubu ile geri kalan 295,25 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.852,99 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ( davalılardan ... Şirketi 1.141,38 TL'sinden, ...Şirketi 1.429,68 TL'sinden, ... Şirketi 8.281,93 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 329,78 TL (59,30 TL BHV, 270,48TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, 5- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.254,35 TL (754,35 TL tebliğler ve posta, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.285,79 TL yargılama giderinin davalılardan ( davalılardan ...Şirketi 450,72 TL'sinden, ... Şirketi 564,56 TL'sinden, ... Şirketi 3.270,51 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 428,06 TL'sının davacıdan, 931,94 TL'sının davalılardan (davalılardan ...Şirketi 98,01 TL'sinden, ...Şirketi 122,77 TL'sinden, ... Limited Şirketi 711,16 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve İflas İdare Memuru ... vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/177, K. 2026/84, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-177-e-2026-84-k-600e46bb6c74