İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/152 E. 2021/538 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/152
Karar No
2021/538
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/368 Esas - 2025/384 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/368 Esas KARAR NO : 2025/384 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2021 KARAR TARİHİ : 03/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; TTK'nın 5. maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüleceği, 4. maddesinde ise bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan davalar ile her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davaların ticari dava olduğunun düzenlendiğini, somut olaydaki uyuşmazlığın, davalının, kasko poliçesi kapsamında göndermiş olduğu çekici tarafından verilen zararın tazmini istemine ilişkin olduğunu, hem sigorta hukukunun Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmesi hem de davalı ile müvekkili firmanın her ikisinin de tacir olması nedeniyle huzurdaki uyuşmazlığın ticari dava olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, HMK'nın 15. maddesinde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen taşınırlara ilişkin zarar sigortalarından doğan davaların, rizikonun gerçekleştiği yerde açılabileceği düzenlemesine yer verildiğini, rizikonun, Köyü mevkiinde gerçekleştiğini, bu nedenle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde mahkemenin yetkili olduğunu, davacı firmaya ait olan plaka sayılı ticari araç üzerinde 18.250 kg'lik kuru yük var iken 18.01.2021 tarihinde köyü mevkiinde çamura saplandığını, davacı firmanın bunun üzerine, aracı poliçe numarasıyla kaskolayan davalıyı arayarak ticari aracın bulunduğu yere çekici gönderilmesini istediğini, gelen çekicinin, kurtarma halatını, aracın yük dolu arka kısmına değil daha hafif olan ön kısmına bağlandığından arkadaki ağırlığın savrulmaya neden olduğunu ve silobas araçtaki bağlantı noktalarından koparak yere düştüğünü, silobas devrilirken aracın sağ ön cam aynasını kırdığını, panjurunu ezdiğini, akü ayakları ile sol arka stop lambasını kırdığını ve araç deposunu deldiğini, bununla birlikte silobas yere devrilirken kapakları da kırıldığı için içerisinde bulunan 18.250 kg'lik kuru yemin de yere dökülerek zayi olduğunu, silobasın devrilmesi sonrasında davacı firmanın zararının 6 kalemden oluştuğunu, bunlardan ilk iki tanesinin araçta ve silobasta meydana gelen hasar kalemi olduğunu, Makine Yüksek Mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre araçtaki hasarın giderilmesi için yapılması gereken masrafın yaklaşık 37.995,00-TL olduğunu, silobastaki hasarın giderilmesi için de yapılması gereken masrafın yaklaşık 20.600,00-TL olduğunu, bu bedellerin davalıya yükletilmesi gerektiğini, davacının üçüncü zarar kaleminin zayi olan yemlerden oluştuğunu, dördüncü zarar kaleminin araçta ve silobasta yaşanan değer kaybı olduğunu, davacının hasara maruz kalan ticari aracı 2019 model ve Scanıa Kamyon P320 Db+x2msz Cp14 Kabinli marka olup bu olaydan önce herhangi bir kazası olmadığını, yapılacak tamiratın aracın tramer kayıtlarına işlenecek olması nedeniyle araçta değer kaybı yaşanacağını, benzer şekilde silobas üzerinde de ciddi tamirat yapılacağı için silobasın değerinde de düşüş yaşanacağını, bu nedenle yaşanan değer kayıplarının bilirkişi marifetiyle hesaplatılarak tazmin edilmesi gerektiğini, beşinci zarar kaleminin ise ikame silobas kiralama bedeli olduğu, silobasın kısa süre içerisinde tamir edilemeyeceği anlaşıldığından davacının kazadan hemen sonra 21.01.2021 tarihinde aylık 4.000,00-TL + KDV karşılığında ikame silobas kiralaması yapmak zorunda kaldığını, altıncı ve son zarar kaleminin ise Geyve Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırılan delil tespitinde 559,60-TL'si harç, 2.250,00-TL'si gider avansı olmak üzere toplam 2.809,60-TL olarak ödenen dosya masrafı olduğunu belirterek, araç tamir bedeli için 100,00-TL, silobas tamir bedeli için 100,00-TL, zayi olan yemler için 100,00-TL, ikame silobas bedeli için 100,00-TL ve araç ile silobastaki değer kaybı için 100,00-TL olmak üzere toplam şimdilik 500,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesini özetle; davanın, yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, davalı şirketin adresi olup, HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacıya ait plaka sayılı aracın davalı şirket tarafından nolu Kasko Sigorta Poliçesi ile 19/04/2020-19/04/2021 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde meydana gelebilecek rizikolara karşı kamyon+kasa olmak üzere teminat altına alındığını, davacı yan tarafından, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın 19/01/2021 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde, davacının aracında meydana geldiği iddia olunan hasar nedeniyle dava açılması neticesinde nolu hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında yapılan inceleme ile aracın ilk olarak kara battığı, çekme neticesinde de ikinci bir hasar meydana geldiği belirtilmiş olup, bu doğrultuda araçta 2 farklı hasar meydana geldiğini, alınan ekspertiz raporu ile meydana gelen ilk hasara ilişkin olarak 30/04/2021 tarihinde 26,456.22-TL servise, meydana gelen ikinci hasar için kasa teminatından davacı sigortalıya 09/04/2021 tarihinde 21,750.00-TL hasar tazminatı ödemesi yapılmış olup, ödeme ile davanın konusuz kaldığını, davalı şirketin başkaca bir borcu kalmadığından davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde yer alan faiz türü ve faiz başlangıç tarihi de hukuki dayanaktan yoksun olduğundan bu taleplerinin de reddini talep ettiklerini, hiçbir kabul teşkil etmemek üzere TTK 1427 gereği, talebin en erken tüm belgelerin teslim edildiği tarihten itibaren 45 gün sonra muaccel olacağı ve/veya muacceliyetin tazminat talebinin reddi tarihinden itibaren başlayacağını, bu nedenlerle talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini, davalı şirketin yokluğunda yapılan tespite ilişkin masraflardan sorumluluklarının bulunmadığını belirterek, dosyanın işbu davayı görmeye yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne gönderilmesini, yapılacak yargılamada tüm delillerin toplanmasından sonra sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi gözetilerek, davacının açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. Tarafların dilekçelerinde bildirmiş olduğu tüm belge ve deliller dosya arasına alınarak incelenmiştir. Dava, Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/152 Esas sayılı dosyası ile açılmış, verilen 22/09/2021 tarih, 2021/152 Esas ve 2021/538 Karar sayılı görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair karar üzerine mahkememize gönderilerek 2021/996 Esasına kaydedilmiştir. Mahkememizce verilen 11/03/2022 tarih, 2021/996 Esas ve 2022/767 Karar sayılı görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair kararının kesinleşmesi üzerine dosya, Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/292 Esasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir. Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 27/09/2023 tarih, 2022/292 Esas ve 2023/906 Karar sayılı karar ile, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30/04/2025 tarih, 2023/2417 Esas ve 2025/803 Karar sayılı ilamı ile; "...Davanın görüldüğü Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 22/09/2021 tarih, 2021/152 E., 2021/538 K. sayılı kararı ile dosyanın faaliyete geçen görevli Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2022 tarih, 2021/996 E., 2022/767 K. sayılı kararı ile davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği, Geyve Asliye Hukuk Mahkemesince 29/04/2022 tarih, 2022/292 Esas sayılı tensip kararı ile usul ekonomisi gereğince dosyanın merci tayinine gönderilmeksizin yargılamaya geçilmesine karar verildiği ve yargılama sonunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 6 HD. 09.02.2023 tarih, 2023/124 Esas - 2023/490 Karar sayılı içtihadında da "2. Sakarya 5.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 10.09.2021 tarihinde dava dosyasının görevli Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi ise 24.03.2022 tarihinde görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddi ile dosyanın Sakarya 5.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Sakarya 5.Asliye Hukuk Mahkemesi dosyayı esastan görerek konkordatonun tasdikine karar vermiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 21 inci madde gereğince iki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur. Aynı Kanunun 22nci maddesinin 2 inci fıkrası gereğince görevli mahkeme ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir. Anılan hükümler gereğince yargı yeri belirlenmesi kararı verilmeden ilk görevsizlik kararını veren mahkemenin ikinci görevsizlik kararını kendiliğinden benimseyerek kendisini görevli sayıp davaya bakması ve uyuşmazlığı çözerek bir karar vermesi mümkün değildir. Öncelikle yargı yeri belirlenmesine ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi ve belirlenecek görevli mahkemece uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esası incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin faaliyete geçmesi ile Sakarya Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlıklarında merci tayini yoluna gidilmesi gerektiğine karar vermiştir. Eldeki davada, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesince yargı yeri belirlenmesi için dosyanın ilgili BAM dairesine gönderilmesi gerekirken dosya Geyve Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve esastan karar verilmiş ise de bu kararın anılan içtihatlar, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesi dikkate alınarak kaldırılması gerektiği ve ilk derece mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesi uyarınca merci tayini işlemlerinin yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır..." gerekçeleri ile kamu düzeni yönünden Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı üzerine dosya, Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/272 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilerek dosyanın HMK'nın 21. maddesi uyarınca merci tayini işlemleri yapılmak üzere dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verildiği ve mahkememizce 2025/368 esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin kurulması sonrasında yargı çevremizdeki asliye hukuk mahkemeleri ile mahkememiz arasında çıkan görev uyuşmazlıklarına ilişkin olarak Yargıtay 5. Hukuk Dairelerine gönderilmiş dosyalarda verilmiş emsal kararlar bulunmaktadır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 10.10.2022 tarih, 2022/9392 esas 2022/13597 karar sayılı ilamında, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 14.11.2022 tarihli 2022/13720 esas 2022/15927 karar sayılı ilamında, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12.09.2022 tarihli 2022/7747 esas 2022/11671 karar sayılı ilamında, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 12.09.2022 tarihli 2022/7743 esas 2022/11670 karar sayılı ilamında, (Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarının devir ve gönderme şeklinde olmamasına ve açıkça görevsizlik kararı olarak verilmesine rağmen) "Somut olayda, iki mahkeme arasında gerçek anlamda karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, ... Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen kararın devir karar niteliğinde olduğu anlaşıldığından yargı yeri belirlenme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir." denilmek suretiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik şeklinde verdiği karar dahi devir kararı olarak kabul edilmiş ve görev uyuşmazlığının doğmadığı ifade edilmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 07.11.2022 tarihli 2022/13108 esas 2022/15376 karar sayılı ilamında da Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği "devir" şeklindeki kararı üzerine Tekirdağ Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine yaptığı incelemede aynı gerekçe ile yargı yeri belirlenme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermiştir. Görüldüğü üzere Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin güncel kararlarına göre; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi kurulduğundan bahisle Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş olan devir/gönderme ve hatta görevsizlik kararı üzerine mahkememizce verilen görevsizlik kararları ile iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı doğmuş olmamaktadır. Yakın tarihli benzer bir dosyada Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 04/01/2023 tarihli 2022/4070 Esas 2023/6 Karar sayılı kararında da "Buna göre eldeki dava dosyasında iki mahkeme arasında gerçek anlamda karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup, Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) verilen kararın devir kararı niteliğinde olduğu ve yargı yeri belirlenme koşullarının bulunmadığı, kaldı ki gönderme kararının görevsizlik kararı niteliğinde olmayan bir devir kararı olduğu yerleşik Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu gözetilerek Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince karşı görevsizlik verilmeyerek davanın esasına dair karar verildiği, buna rağmen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2022/2188 E - 2022/939 K sayılı ilamında da merci tayini koşullarının oluştuğuna vurgu yapılarak bu yönüyle değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, gelişen bu sürecin dava tarihi 26.09.2018 olan dosyada işin görülmesini sürüncemede bıraktığı (Emsal; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2014/25083 E - 2015/133 K. sayılı ilamı, 2014/24005 E - 2014/19895 K sayılı ilamı, 2014/22509 E - 2014/19872 K sayılı ilamı, 2014/24249 E - 2014/19619 K sayılı ilamı) anlaşılmakla yargı yeri belirleme koşulları oluşmadığından mahalline iadesi gerektiği halde uyuşmazlığın, 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince davanın ilk açıldığı Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görülüp sonuçlandırılması gerektiği" şeklinde karar verilmiştir. Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 2025/272 Esas sırasına kaydedilen bu dosyada yapılan yargılama neticesinde mahkemece 2025/330 Karar sayılı 16/05/2025 tarihli kararla dosyanın merci tayini için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesi gerekmiş, daha önce Mahkememizce 11/03/2022 tarihli ve 2021/996 Esas 2022/767 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden ve bu karar halen geçerli olduğundan bu yönde ayrıca yeni bir karar verilmemiştir. G.D.: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanmak üzere; 1-Mahkememizce 11/03/2022 Tarihli ve 2021/996 Esas 2022/767 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden yeniden aynı hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, esasın bu şekilde kapatılmasına, 2-Çıktığı belirtilen görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tensiben karar verildi.. 03/06/2025 Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/152, K. 2021/538, T. 26.09.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-152-e-2021-538-k-3a3ea7c00a2b