İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/620 E. 2021/338 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/620
Karar No
2021/338
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/620 Esas KARAR NO : 2021/338

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2020 KARAR TARİHİ : 01/06/2021

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı aleyhine ... tarihinde, Antalya ... İcra Müdürlüğünde .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış; ödeme emri davalı tarafa ... tarihinde tebliğ edildiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosya borçlusu davalı; icra takibine karşı,... tarihinde tüm faiz ve ferileri ile birlikte borcun tamamına itiraz ettiğini ve takip durduğunu, Müvekkil şirket ile davalı taraflar, sağlık sektöründe çalışmakta ve medikal malzemeler alım satımı yapmaktadırlar. Takibe konu irsaliyeli fatura ise müvekkil davacı şirketin, davalı tarafa satmış ve de teslim etmiş olduğu 200 adet Eklem Enjeksiyonuna dayandığını, Toplamda ... TL bedelli faturanın bir kısmı müvekkili şirkete ödendiğini, kalan ... TL bakiye borç ise malların davalıya teslim edilmiş olmasına rağmen ödenmediğini, taraflar arasındaki ticaret sebebiyle, kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, hak ettiği alacağına kavuşamadığını, davalı borçlu takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davalarının kabulü ile Borçlu/davalı tarafından haksız olarak yapılan itirazın iptali ile, takip talebinde belirtilen oran üzerinden faiz işletilerek takibin devamına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İş bu davada usulüne uygun bir arabuluculuk başvurusu ve arabuluculuk süreci işletilmemiş olduğundan dava şartı olan arabuluculuk şartı gerçekleşmediğini, davanın reddini talep ettiklerini, davaya dayanak teşkil eden Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyasında borca itirazımız ile birlikte yetkiye itirazlarını da sunduklarını, söz konusu icra takibi yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri ... olduğundan yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından müvekkil aleyhine açılan dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine göderilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esas bakımından sunduğumuz gerekçelerle reddine, davacı yanın dava konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Dairesi' nin .../... Esas sayılı takip dosyası ile faturaya dayalı olarak başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce icra dosyası celp edilerek incelenmiş, taraf delilleri toplanmış, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Antalya ... İcra Dairesi' nin .../... Esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının ... tarihli faturadan kaynaklanan bakiye alacak olduğu, davalı borçlu tarafından ödeme emrindeki borca ve ferilerine süresi içerisinde itiraz edildiğinden takibin durduğu anlaşılmaktadır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta davacı taraf davalı ile aralarında alım-satım ilişkisinden kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, takibe konu irsaliyeli faturaya konu malların davalıya satılarak teslim edildiğini, faturadan kalan ... TL bakiye borcun ödenmediğini iddia etmiş, davalı tarafın ise öncelikle cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş ve faturaya konu malların kendilerine davacı tarafından teslim edilmediğini beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafın yetki itirazın bulunduğundan öncelikle Mahkememizin dava yönünden yetkili olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Somut olayda davalı tarafın icra dosyasındaki itirazında icra dairesinin yetkisine itirazının bulunmadığı, cevap dilekçesi ile Mahkemenin yetkisine itiraz ettiği görülmektedir. İİK'nun 50 nci maddesi, icra dairelerinin yetkisini düzenlemiştir. İtirazın iptali davası için İİK'nda özel bir yetki kuralı öngörülmemiştir. Bu nedenle yetkili mahkeme genel yetki kurallarına göre belirlenecektir. Dolayısıyla, itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde bakılması zorunluluk arz etmemektedir. Doğal olarak, icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olması veya itirazın usulüne uygun olmaması yalnız takibin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olmasını gerektirmez. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş veya veya itirazın usulüne uygun değil ise, yetkinin kamu düzenine ilişkin kesin yetki olduğu haller hariç, takip, artık yetki itibariyle kesinleşir. Ancak icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olması veya itirazın usulünce yapılmamış olması halinde davalının açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etme hakkı yine de bulunmakta olup, eldeki davada davalı süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmuştur. Alacaklı, genel yetkili tüm mahkemelerden de borçlunun itirazının iptalini talep edebilir.(Yargıtay 11. HD'nin 06.12.2010 tarih, 2009/6465 - 2010/12510 E/K). Zira itirazın iptali davasının dava konusu takibin yapıldığı yer mahkemesinde açılması gerektiği yönünde bir yetki kuralı bulunmamaktadır(Yargıtay 19. HD'nin 27.01.2016 tarih, 2015/9221 - 2016/1008 E/K). Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6/1. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" düzenlenmesine, 10. maddede ise "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki ticari ilişki satış sözleşmesinden kaynaklı olup, davalı tarafça da sözleşme ilişkisi kabul edilmektedir. Davalı taraf yalnızca sözleşmeye konu malların kendisine teslim edilmediğini beyan etmektedir. Davalı vekili süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde, HMK'nın 116/1-(a) maddesi uyarınca mahkemenin yetkisine itirazda bulunmuş, davalı şirketin adresinin ... il sınırları içerisinde olduğunu, seçimlik haklarını ... Mahkemeleri'nden yana kullandıklarını beyan etmişlerdir. Taraflar arasında satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmakta olup genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesi olduğu gibi (HMK madde 6), sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabileceği HMK’nın 10. maddesinde bulunan düzenleme gereğidir. Davalı borçlunun bulunduğu yer ... olduğu gibi sözleşmenin ifa edildiği yer de Antalya İl sınırları içerisinde değildir. Davacı şirketin merkezi ise ...'dur. Buna göre itirazın iptali davasının görülmesi bakımından Antalya Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğu kanaatine varıldığından, yetkisizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından olmadığından HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli ve yetkili mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/06/2021

Katip ... E imzalı

Hakim ... E imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/620, K. 2021/338, T. 01.06.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-620-e-2021-338-k-1c06bb31e6ea