İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/60 E. 2021/501 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/60
Karar No
2021/501
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/60 KARAR NO : 2021/501

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/01/2020 KARAR TARİHİ : 14/07/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile vardığı anlaşma uyarınca, davalının yapımını yüklendiği ... Şirketinin (...) ... ili, ... ilçesinde bulunan santral binası inşaatının epoksi zemin kaplama imalatını, malzeme+işçilik yaptığını ayrıca davalının bu inşaatta kullandığı bir kısım inşaat malzemelerinin satım ve teslimini de yaptığını, müvekkilinin alacağının ... TL olduğunun belirlendiğini, bu tutara ilişkin mutabakat belgesinin düzenlendiğini, fatura tanzim edildiğini, davalıya faturanın teslim edildiğini, davalının kayıtlarına geçtiğini hatta bu alacağa karşılık ... ₺ (TL) tutarında çekle ödeme yapıldığını, bakiye alacağın tüm ısrarlı taleplere rağmen ödenmemesi nedeniyle Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... değişik iş esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve ayrıca Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... (...) nezdinde ne yüklenici ne de taşeron sıfatıyla yapımını üstlendiği hiç bir yapım işi olmadığını, faturaya konu edilen malların müvekkiline teslimi yapılmadığını, dayanak mutabakat formunun sahte olduğunu, bu durum hakkında şikayette bulunduklarını, malların teslimine ilişkin hiç bir delil sunulmadığını, davacının tanık dinletme talebine muvafakatlarının olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 7.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; aşamalarda, talep/beyan dilekçelerinde geçer ...nin (...) ile yazışma yapılmış, ... tarihli verilen cevapta özetle; taraflar ile yapılan herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığı belirtilmiştir. 8.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma .../... karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı dosya arasına alınmıştır. Şikayetçinin iş bu davanın davalısı, şüphelinin iş bu davanın davacı olduğu karara bakıldığında; "Şikayetçi şirket vekili aracılığı ile yaptığı başvuruda ; şüphelinin Antalya ...İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına eklediği ... tarihli Mutabakat Belgesinin sahte olduğunu iddia ettiği; delil olarak sunulan Antalya ...İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasında belge aslının bulunamadığı yine Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının ihtiyadi haczin kaldırılmasına ilişkin olduğu bu anlamda sahteliği iddia edilen belgenin aslının bulunup bir inceleme yapılamadığı; tüm dosya kapsamından şüphelinin üzerine atılı müsnet suçu işlediği hususunda müştekinin soyut iddiası dışında, ceza davası açmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı bir delil elde edilemediği, olaya ilişkin tanık ta bulunmadığı anlaşılmakla" kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, Antalya ... Sulh ceza hakimliğinin .../... D.İş sayılı dosyası ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 9.Mahkememiz ticari defter incelemesi yaptırmıştır. 10.Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; davacının ibraz edilen 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve sahibi lehine delil olma vasfına sahip olmadığı, davacının ibraz edilen 2019 yılı ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, her iki tarafın gelir idaresinden gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu faturayı vergi dairesine alım satım olarak bildirdiği, BA BS bildirimlerinin uyumlu olduğu belirtilmiştir. 11.Talimat yolu ile davalının da ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ancak noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davalının ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı ve sahibi lehine delil olma vasfına sahip olmadığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davacının davalı şirket adına tanzim ettiği ... tarih ve ... numaralı ... TL tutarlı açık faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dava konusu açık fatura bedelinin davalı şirket tarafından davacıya ...-... tarih aralığında ödendiğinin ... kod numaralı satıcılar hesabı muavin defter dökümünde kayıt altına alındığı, davalının davacıya yaptığını belirttiği ödemelere ilişkin davacının bu paraları tahsil ettiğine dair bir belgenin de mevcut olmadığı ancak davalı şirketten temin edilen Ankara ... İcra dairesinin .../... esas sayılı karar tensip tutanağı ile Antalya ... İcra dairesinin ... tarih ve .../... esas sayılı tahsilat makbuzunun incelenmesinde, davalının davacıya olan ... TL tutarındaki bakiye borcunu dosya masrafları ile birlikte ... tarihinde ... TL olarak icra dairesine yatırdığı, bu belgelere istinaden davalı şirketin davacıya olan borcunu tamamen ödemiş olduğu belirtilmiştir. 12.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 13.Söylemek gerekir ki; Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında ise fatura; "Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir" şeklinde tanımlanmaktadır (Kumkale, R.:Hukuki ve Mali Yönleriyle Fatura, Ankara 2007, s:73).Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın –miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (Doğanay, İ.:Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, Ankara 2003, s:52, Doğanay, İ: Faturanın Kapatılması, Delil Olma Özelliği ve Faturaya İtiraz Aylık Yaklaşım Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13). 14.Davalının ... tarihli bilirkişi raporuna beyanlarını içeren dilekçede de bu hususlar teyit edilmekte, malların teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiği beyan edilmektedir. Usul hukuku gereği, malların teslim edildiği davacı tarafça usulüne uygun delillerle ispat edilmelidir. 15.Dosyada, her iki tarafın gelir idaresinden gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu faturayı vergi dairesine alım satım olarak bildirdiği, BA BS bildirimlerinin uyumlu olduğu bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda açıkça belirtilmiştir. Davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/4326 Esas, 2016/14860 Karar sayılı ilamı)(Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Yine, davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda, davacının davalı şirket adına tanzim ettiği ... tarih ve ... numaralı ... TL tutarlı açık faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Kural olarak, hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır. (Yargıtay HGK., 14/05/2019 Tarih, 2017/19-823 E. 2019/553 K.). 16.Yukarıdaki açıklamalar göz önüne alınarak, her iki tarafın gelir idaresinden gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu faturayı vergi dairesine alım satım olarak bildirdiği, BA BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, davacının davalı şirket adına tanzim ettiği ... tarih ve ... numaralı ... TL tutarlı açık faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla, malların teslim edildiği hususunun davacı tarafça kanıtlandığı mahkememiz kabulündedir. Tarafların usulune uygun tutulmayan ticari defterleri lehe delil olamazsa da aleyhlerine delil olma vasfına sahiptirler. (Benzer yönde; Yargıtay HGK., 2017/19-823 esas, 2019/553 karar) Davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmakta ise de aleyhine olacak olan söz konusu davacının davalı şirket adına tanzim ettiği ... tarih ve ... numaralı ... TL tutarlı açık faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu yönündeki kayıt aleyhine delil olarak değerlendirilmiştir. Artık, malların teslim edilmediği, davacının ispat ettiği teslim hususunun aksi davalı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilmelidir. Böyle bir delil dosyada mevcut değildir. Davalı taraf verdiği ... TL lik çekin de avans çeki olduğunu da iddia etmiştir ancak bir bütün olarak bu hususu da ispatlayan bir delil dosyaya sunamamıştır. Davacı ise ... TL lik bu çek ile bir kısım ödeme yapıldığını, geri kalan miktar yönünde takip yaptıklarını beyan etmiştir. Davacının ticari defterleri de usulüne uygun değildir ve lehe delil olma vasfına sahip değildir. Ancak, dosyadaki davacının iddiasını ispat etmesi davalı defterlerindeki kayıtlar, vergi dairesine bildirilen BA BS formları çerçevesindedir. Davacı iddiasını, kendi ticari defter kayıtları ile ispat edememiştir. Bir çelişkiye yer vermemek için bu husus burada belirtilmiştir. 17.HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir. 18.Davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda her ne kadar, dava konusu açık fatura bedelinin davalı şirket tarafından davacıya ...-... tarih aralığında ödendiğinin ... kod numaralı satıcılar hesabı muavin defter dökümünde kayıt altına alındığı belirtilmiş ise de bu kayıt tek başına davalı lehine delil olamaz. Bu husustaki ispat yükü, dosya kapsamında davalıda olup, bu husus davacı defterlerince doğrulanmamaktadır. Bu hususta davacı defterinde kendi aleyhine bir kayıt da yoktur. Bir yandan da bakıldığında, ticari defterde dava konusu açık fatura bedelinin davalı şirket tarafından davacıya ...-... tarih aralığında ödendiğinin ... kod numaralı satıcılar hesabı muavin defter dökümünde kayıt altına alındığı belirtilmiş bir yandan da raporun sonuç bölümünde, ... tarihinde ödeme yapıldığı da belirtilmiştir. 19.Her ne kadar yargılamada ismi geçen mutabakat metni aslı dosyaya sunulmamış ise de iddia edilen alacak yukarıda belirtildiği üzere başkaca delillerle davacı tarafça ispat edilmiştir. Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir ve somut olayda kanunen bir delille (somut olay bakımından mutabakat metni aslı vb.) ispat zorunluluğu da öngörülmemiştir. 20.Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporun son kısmında, davalı şirketten temin edilen Ankara ... İcra dairesinin .../... esas sayılı karar tensip tutanağı ile Antalya ... İcra dairesinin ... tarih ve .../... esas sayılı tahsilat makbuzunun incelenmesinde, davalının davacıya olan ... TL tutarındaki bakiye borcunu dosya masrafları ile birlikte ... tarihinde ... TL olarak icra dairesine yatırdığı, bu belgelere istinaden davalı şirketin davacıya olan borcunu tamamen ödemiş olduğu belirtilmiş ise de (kural olarak takipten sonra davadan önceki borcun ödenmiş olmasına rağmen dava açılmışsa açılan dava hukuki yarar yokluğundan reddedilir) ... tarihli davalı vekili tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle, ... tarihinde müvekkili şirket tarafından iş bu davaya konu icra dosyasına yatırılan miktarın ihtiyati hacizlerin kaldırılması için teminat olarak yatırılmış olduğunu, hiç bir şekilde borcu kabul anlamına gelmediğini beyan etmiştir. Yatırılmış gözüken bu miktarın, İİK m. 266 gereği hacizleri kaldırmak için yatırıldığı anlaşılmaktadır. Borcun ödendiği, borcun kabul edildiği anlamı çıkmamaktadır. Mahkememiz bu hususu, bu şekilde kabul etmektedir. 21.Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacı iddiasını ispat etmiştir ve ispat yükü artık davalıdadır. Dosyada, davalı mevcut bilgi ve belgelerle savunmasını/iddialarını ispat edememiştir. İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 esas, 2019/370 karar) Davalı vekili, cevap dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanmamış, "her türlü yasal delil" ibaresini kullanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 03.03.2017 gün ve 2015/2 E. 2017/1 K. no’lu kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa 'yemin teklifinde bulunma hakkı'nı hatırlatmayacağına oyçokluğu ile karar verilmiştir. Cevap dilekçesinde, davalı taraf yemin deliline dayanmadığından, mahkememizce bu husus hatırlatılmamıştır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/1-281 E., 2010/323 K., 16.06.2010 tarih, Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleriyle açıklayıcı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.).Davalı yemin deliline de dayanamadığından, ispat yükünü yerine getirememiştir. 22.Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ışığında; her iki tarafın gelir idaresinden gelen müzekkere cevaplarına göre dava konusu faturayı vergi dairesine alım satım olarak bildirdiği, BA BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanının kendisini bağlaması, bunun yanında hiçbir tacirin kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturanın davalı defterinde kayıtlı olmasının faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturması, aksinin usulünce davalı tarafça ispat edilememesi, davalının defterindeki uyuşmazlığa yönelik ödemeye ilişkin kaydın, davalı defteri usulüne uygun olmadığından, bu konuda bir itiraz da gelmediğinden, lehe delil olarak değerlendirilememesi, usulüne uygun tutulsaydı dahi davacı defterinde de böyle bir kaydın/aleyhe de bir kaydın mevcut olmaması da ayrıca düşünülerek, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. 23.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 24.İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 25.Dosyaya baktığımızda; Yukarıdaki hususların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Söylemek gerekir ki; Takip konusu alacağın faturaya dayanması karşısında alacak belirlenebilir (likit) olup davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3613 Esas 2019/1889 Karar sayılı ilamı). HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına (Devir sonucu Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası olmuştur) yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile ... TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harcın ve dava açılırken takipte yatırılan , dava dilekçesinin arka kısmına şerh edilen, Harçlar Kanunu m. 29/3 gereği mahsup edilen ... TL harcın toplamı olan ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/07/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/60, K. 2021/501, T. 14.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-60-e-2021-501-k-9c15e781f55d