İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/839 E. 2025/85 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/839
Karar No
2025/85
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/839 Esas KARAR NO :2025/85 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/12/2023 KARAR TARİHİ:27/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacıların murisi ... aleyhine 02.12.2022 tarihinde .... İcra Dairesi'nin ... e. Sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, bu takibin açıldığı tarihten çok daha önce davacıların murisinin vefat ettiğini, bunun devamında davacılar mirasçı sıfatı ile icra dosyasına eklendiğini, ancak davacıların da murislerinin de takip alacaklısına böyle bir borcu bulunmadığını, ilgili icra dosyası incelendiğinde takip tarihinin murisin ölüm tarihinden sonra olduğu ve bir kıymetli evraktan kaynaklı alacak olarak ileri sürüldüğünün anlaşıldığını, işbu davanın açılmasından önce davalı tarafla yapılan görüşmelerde davalı tarafın bu alacağın davacıların murisine sattığı makinelerden kaynaklı olduğunu, murisin bu makineler ile kendisine bir işletme kurduğunu ve bu sebeple alacaklı olduğunu ileri sürdüğünü, yine ilgili kıymetli evraka ait tarih incelendiğinde bu evrakın 28.06.2019 tarihli olduğunun görüldüğünü, belirtilen tarihin davacıların murisi ...'ın yaşamının son dönemlerine denk geldiğini, murisin anılan tarihlerde hastalıkları sebebi ile tedaviler görmekte ve zamanının çoğunu hastanelerde yatarak tedavi görerek geçirmekte olduğunu yani bu tarihlerde ...'ın kendisine işletme kuracak bir sağlık durumunun olmadığını, zaten bu tarihten kısa bir süre sonra da hayatını kaybettiğini, bu sebeple murisin hastane yatış ve tedavi kayıtlarının da Sağlık Bakanlığı'ndan celbini talep ettiklerini, bu kayıtlarda murisin anılan tarihte hastanede yattığının görülmesi halinde de sonraki bentlerde açıklayacakları sahtelik iddialarının kendiliğinden ispatlanmış olacağını, davalı tarafın murisi sosyal hayatta tanımakta ve hayatta olup olmadığını, ne tarihte hayatını kaybettiğini işbu dava konusu takip açılmadan önce de bildiğini, ilgili icra takibine konu kıymetli evrak incelendiğinde bu evrak kapsamında var olduğu iddia edilen borcun, nakten borçluya verildiğinin iddia edildiğini ancak bir yandan da davalı tarafın davacılara ve yakınlarına, bu borcun murise işletme kurmak amacı ile verdiği makinelerden kaynaklandığını ileri sürdüğünü, davalı tarafın bu beyanlarının çelişki oluşturduğunu, davacıların murisi ne bir işletme kurmuş ne de davalı taraftan böyle bir parayı nakten almış olduğunu, iki hali de şiddetle reddediyor, aksini iddia eden tarafı iddialarını ispata davet ettiklerini, belgedeki imzanın davacıların murisine ait olmadığını, davacıların murisine ait olan ellerindeki bir takım örnek imzalar ile ilgili belgedeki imza incelendiğinde bu imzaların birbirleri ile alakası olmadığını, en ufak bir benzerlik bile taşımadıklarının açık şekilde görüldüğünü, bu sebepten dolayı ilgili belge ile ilgili olarak sahtelik iddialarını da ileri sürdüklerini, taraflarınca sunulacak örnek imzalar ve yine Mahkemece toplanmasına karar verilecek imzalar ile ilgili kıymetli evraktaki imza karşılaştırıldığında bilirkişi incelemesine bile gerek kalmaksızın ilgili imzanın davacıların murisine ait olmadığının görüleceğini, takibin dayanağı olan kıymetli evrakın sahte olmasının doğal olarak ilgili takip kapsamında davacıların borçlu olmadığı sonucunu da ortaya çıkaracağını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetle davacılar aleyhine icra takibine giriştiğini, davacı ile davalı taraf arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisinin olmadığını, davacılar aleyhlerine olan haksız haciz tehdidinden malları korumak istediklerini ancak davacı ile ilgili icra dosyası borcunu ödedikten sonra borçsuz olduğu ortaya çıksa dahi davalı taraftan bu parayı geri tahsil etme noktasında şüpheli olduğunu, işbu sebeplerle davacıların iddialarının ciddiyeti ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı talep etme zorunluluğunun doğduğunu, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple davalı tarafından başlatılan icra takibi kapsamında işbu menfi tespit davasını açmalarının zorunlu olduğunu, davaya konu takibin dayanağı kıymetli evrak olduğundan ve TTK gereği kıymetli evraklardan doğan işlerin ticari iş olarak kabul edilmesinden dolayı işbu davada Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğunu düşündüklerini ve bu sebeple davayı Ticaret Mahkemesi'nde açtıklarını, Arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek öncelikle teminatsız olarak davacı tarafça icra veznesine ödenecek olan dosya borcunun alacaklı tarafa verilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davacıların .... İcra Dairesi'nin ... e. Sayılı icra dosyası kapsamında davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, neticeten .... İcra Dairesi'nin ... e. Sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının tedbir talebinin Mahkememizin 10/01/2023 tarihli ara kararı ile İİK 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden icra takibinin durdurulması talebinin reddine, takip çıkışının (215.750,00) %20'si (43.150,00 TL) oranında nakdi teminat mahkeme veznesine yatırıldığı yada ayni miktarda Kat'i ve süresiz banka teminat mektubu verildiği takdirde; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yatırılacak paranın tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya verilmemesine karar verilmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında bulunan 150.000,00 TL bedelli çek aslı, davacılar vekili tarafından sunulan banka hesap dökümleri, veraset ilamı sureti, ... Bankası'ndan gelen ...'a ait imza örneği formu aslı, .... Noterliği'ne ait 22/12/2014 tarih, ... yevmiye ve 22/12/2014 tarih, ... yevmiye numaralı muvafakatlerin aslı, ...'a ait hasta yatış dosyası sureti, davacılar vekili tarafından sunulan epikriz formu, ... Hastanesi'nden ...'a ait evraklar dosyamız içerisine alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacılar murisi ... aleyhine toplam 215.750,00 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Dosya ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, düzenlenen 09/12/2024 tarih, 2024/140549 sayılı raporda; inceleme konusu senette bulunan söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı, ...'ın yeterli yazı örneği bulunmadığından yazı aidiyeti hususunda değerlendirme yapılmadığı belirtilmiştir. Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.) Somut olayda, davalı alacaklı tarafından, keşideci ... borçlu gösterilerek 28/06/2019 tanzim tarihli, 07/12/2019 vade tarihli, 150.000,00 TL bedelli senet dayanak gösterilerek ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip başlatıldığı, takibin devamında borçlu ...'ın 16.04.2020 tarihinde vefat etmesi üzerine alacaklı tarafça mirasçılar ... ve ... aleyhine takibe devam edildiği, davacı mirasçılar tarafından imzanın murise ait olmadığı ve senet tanzim tarihinde murisin hastalığı sebebiyle senet tanzim edemeyecek durumda olmadığı ileri sürülmüş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, senet üzerindeki imzaların davacılar murisine ait olup olmadığı, senet tanzim tarihi itibariyle davacılar murisinin senet düzenleyecek durumda olup olmadığı dolayısı ile söz konusu senet nedeniyle davacıların davalıya borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce aldırılan ATK Fizik İhtisas raporu ile inceleme konusu senette ... adına atılı basit tersimli imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ayrıca dosya kapsamında mevcut sağlık raporlarında/ epikriz formunda ...'ın tanı konulan hastalıklarının bulunduğu ve senet tanzim tarihinde ... Eğitim Araştırma Hastanesi'nde (09.06.2019-29.06.2019 tarih aralığı) operasyon için yatırıldığının anlaşılmış olup, açıklanan nedenlerle Mahkememizce, ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip ve dayanak 28.06.2019 tanzim tarihli, 07.12.2019 ödeme tarihli, 150.000,00-TL bedelli bono nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, öte yandan İİK 72/5 mad uyarınca takip konusu senette yer alan alacak tutarının % 20'sı oranında hesaplanan 30.000,00-TL kötüniyet tazminatının tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 1-)....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip ve dayanak 28.06.2019 tanzim tarihli, 07.12.2019 ödeme tarihli, 150.000,00-TL bedelli bono nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-İİK 72/5 mad uyarınca takip konusu alacak tutarının % 20'sı oranında hesaplanan 30.000,00-TL kötüniyet tazminatının tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 14.737,88-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.684,48-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.053,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 34.520,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan; 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.414,63-TL Tamamlama Harcı, 5.900,00 TL ATK Fatura Ücreti, 1.119,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.703,48TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)-(14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.27/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/839, K. 2025/85, T. 27.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-839-e-2025-85-k-51a6581ca500