İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/326 E. 2020/596 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/326
- Karar No
- 2020/596
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/326 KARAR NO : 2020/596
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/08/2020 KARAR TARİHİ : 18/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; sürücü olan müvekkilinin, ...'a ait ... plakalı araç ile ... tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, köy yolu, üzerinde tek taraflı, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile ... tarihinde zararının giderilmesi için ...'ye başvuru yapıldığını, daha sonra müvekkilinin geçici ve daimi iş göremezlik oranının belirlenmesi için ... Hastanesinden rapor alındığını ve bu rapora göre %13 engel oranı olduğunun anlaşıldığını, ... Genişletilmiş Kasko Poliçesi'ne göre, "ferdi kaza koltuk ölüm sürekli sakatlık koltuk başı limitinin ... TL" olarak belirlendiğini, buna rağmen sigorta şirketi tarafından engel oranının %13 olduğu gerekçesi ile hesaplama yapılarak, ... TL ödeme yapıldığını, poliçe limitinin ise ... TL olduğunu, engel oranının %13 olduğundan bahisle bedelin bu oranda ödenmesinin yasal dayanağının olmadığını belirterek, ... TL bedelin de taraflarına ödenmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Ancak, aşamalarda, "davaya cevaplarımızın sunulması" konulu dilekçe vermiş ve dilekçede özetle; ... TL ödeme yapılarak tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, faiz başlangıç tarihine itirazlarının olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5. Davacı, poliçenin tarafı olmadığından, davanın sigorta hukukuna ilişkin olması da göz önüne alınarak, mahkememiz davada görevlidir. 6.Dava dilekçesinde, ferdi kaza koltuk sigortasından bahsedilmiş ve hatta ... Genişletilmiş Kasko Poliçesi'ne göre, "ferdi kaza koltuk ölüm sürekli sakatlık koltuk başı limitinin ... TL" olarak belirlendiğini, buna rağmen sigorta şirketi tarafından engel oranının %13 olduğu gerekçesi ile hesaplama yapılarak, ... TL ödeme yapıldığını, poliçe limitinin ise ... TL olduğu hususları belirtilmiş, aradaki fark olduğu anlaşılan, ... TL bedelin talep edildiği görülmüştür. Ancak, sonuç kısmında kavramsal olarak bakıldığında, ... TL talep belirtildikten sonda, "kalıcı iş göremezlik" ibaresinin kullanıldığı da görülmüştür. Ancak, ilk celse de poliçede teminat altına alınan ... TL nin tamamının talep edildiğini davacı vekili belirtmiştir. Dosya arasında da olan poliçe örneğine bakıldığında, "ferdi kaza koltuk ölüm sürekli sakatlık teminatı"nın da ... TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacının taleplerinin "ferdi kaza koltuk ölüm sürekli sakatlık teminatı"na ilişkin olduğu, teminatın tamamının ödenmesi gerektiğinden bahisle davanın açıldığı, "kalıcı iş göremezlik" ibaresinden kastedilenin kabule göre "ferdi kaza koltuk ölüm sürekli sakatlık teminatı"ndaki, "sürekli sakatlık" ibaresine tekabül ettiği, bir bütün olarak yapılan değerlendirmede görülmektedir. 7.Dava, Dava, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında yer alan ve Can Sigortası niteliği bulunan Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında ölüm tazminatının ödenmesi talebine ilişkindir. 8.Dava dilekçesine göre; kazanın, tek taraflı olarak yapıldığı, aracın davacı tarafça kullanıldığı anlaşılmaktadır. 9.Ferdi kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.(Benzer yönde; Yargıtay 17. HD., 2015/6757 esas, 2018/257 karar, 2019/733 esas, 2020/3513 karar, 2019/3220 esas, 2019/7933 karar; 2016/17681 esas, 2019/7595 karar; ) 10.Bu açıklamalar ışığında dosyaya bakıldığında, maluliyet oranı konusunda bir ihtilafın olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf bahsedilen maluliyet oranından zaten ödeme yapmıştır ki bu ödeme de ihtilaf konusu değildir. Davacı vekili de duruşmada, maluliyet konusunda bir itirazlarının olmadığından bahsetmiştir.HMK'nun 26.maddesi gereğince Hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. 11.Yukarıda da bahsedildiği üzere; Ferdi Kaza Koltuk Sigortasında, yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir. Ayrıca, bakıldığında, kazanın, tek taraflı olarak yapıldığı, aracın davacı tarafça kullanıldığı da anlaşılmaktadır. 12.Tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacının sakatlık oranına göre, teminat altına alınmış bedelin oranı gereği gerekli ödemeyi yaptığı, bu konuda da ihtilaf olmadığı, teminat altına alınan bedelin tamamının ödenmesi talebinin yerinde olmadığı, yasal şartların mevcut olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan harçların mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, harçların davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 6-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ...'nın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır