İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/188 E. 2024/570 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/188
Karar No
2024/570
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/188 Esas KARAR NO : 2024/570

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2020 KARAR TARİHİ : 03/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı aleyhine üyesi bulunduğu müvekkili kooperatife, aidat ve kooperatif genel kurul kararlarıyla üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemelerin ödenmemesi sonucu oluşan borç nedeniyle .. 3.İsra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu vekili aracığıyla tüm borca ve ferilerine haksız itiraz edilerek icra takibinin durmasına sebebiyet verildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözülmesi için arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı kooperatif üyesinin müvekkili kooperatife üyelikten kaynaklanan birikmiş borcu bulunduğunu, icra dosyasına sundukları borç döküm belgesinde davalı kooperatif üyesinin borcunun ayrıntılarının net olarak listelendiğini, üyelik hak ve vecibelerini yerine getirmeyen ve bu çerçevede kooperatife borçlu olan üyelerin borçlarına aylık %5 gecikme faizi uygulanacağı yönünde müvekkili kooperatif genel kurullarında alınan kararlar doğrultusunda üyelerin asıl alacaklarına aylık %5 gecikme faizi uygulandığını beyanla davalı/borçlunun ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya borcuna, faiz oranına, beyanlarına ve tüm feri'lere ilişkin itirazının iptaline, dosya konusu alacaklarının fer'ileri ile birlikle tahsili için takibin devamına, alacaklarının %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalı/borçludan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı tarafından haksız olarak müvekkili aleyhine başlatılan ... 3.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına taraflarınca itiraz edildiğini, davacı her ne kadar müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunu iddia etmekte ise de müvekkilinin iddia edilen kooperatife üye olmadığını, icra dosyasına davacı tarafça sunulmuş olan Ortaklık Devri Hakkında konulu evrakta yer alan ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkiline ait olmadığını, ilgili evrakta bulunan ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkile ait olmadığının tespiti amacıyla, müvekkilin imza tespitinin mahkemenizce yaptırılmasını, müvekkilinin davacı kooperatife üye olduğuna ilişkin şu ana kadar dosya içerisinde hukuka uygun bir delil bulunmadığını, müvekkilinin hatırladığı kadarıyla ilgili icra takibi açılmadan önce kooperatifin, müvekkilinin çalışmış olduğu ... Bankası'ndan kooperatif hesabına geçmiş dönemde kendisinin bir para yatırdığını iddia etmiş, müvekkilinin iddia edilen para transferini bankasından sorgulatması üzerine 3. bir kişinin kendi adı soyadı ve tc kimlik numarasıyla, müvekkilinin adına davacı hesabına para yatırdığını, gönderildiği iddia edilen bu paranın ve davacı tarafça delil olarak gösterilebilecek başkaca para transferlerinin müvekkili ile alakası bulunmadığını, müvekkilinin davacı kooperatife ait hiçbir gayrimenkul almadığını, kooperatif üzerinden taşınmaz elde etmediğini, davacıya ait kooperatifte müvekkile ait taşınmaz bulunmadığını, müvekkilinin ilgili kooperatifin bulunduğu siteden çatı dubleksi bir gayrimenkul aldığını, aldığı bu gayrimenkulü müteahhit firma olan ...A.Ş.'den aldığını ancak bu gayrimenkulün 2018 yılında müvekkilince satıldığını, kooperatifçe müvekkiline karşı yapılan bu şifahi bildirimden sonra müvekkilince yapılan araştırmada benzer durumda olan ve hukuka aykırı gerçek dışı belgelerle kooperatif arasında hukuki uyuşmazlık olduğunun öğrenildiğini beyanla haksız davanın ve tüm taleplerin reddine, davalı/müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, müvekkili lehine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı kooperatifin İTO kaydı dosyamız arasına alınmış, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmış, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 04/11/2021 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; ''Davalı vekilinin tanık dinletme talebinin tanıkla ispat edileceği belirtilen hususlar gözönüne alınarak reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 04/11/2021 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; ''...dosyanın davaya konu ve takibe dayanak olan Ortaklığımın Devri Hk. Konulu evrakın altındaki imzanın davalı ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespiti için Grafolog bilirkişi ...'e GÜNSÜZ tevdii ile rapor tanziminin istenilmesine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Adli Tıp Öğretim Üyesi ... tarafından tanzim edilen 22/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; İnceleme konusu belgedeki ...’a atfen atılmış imza ile ...’a ait mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgedeki imzanın ...’ın eli ürünü olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 02/02/2023 tarihli duruşmasının (2) numaralı ara kararı ile; "...dosyanın taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmesi ve davacı vekilinin 29/12/2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir dilekçesinin ekinde sunduğu Genel Kurul Tutanağında yer alan -davalının imzasının yer aldığını iddia ettiği evrağı- imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespiti ile işbu evraktaki imza ile dosyaya celbedilen diğer evrak asıllarında yer alan davalı imzaları da değerlendirilerek/karşılaştırılarak rapor tanzimi için önceki bilirkişiye tevdii ile rapor tanziminin istenilmesine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Adli Tıp Öğretim Üyesi ... tarafından tanzim edilen 17/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; İnceleme konusu belgedeki ...'a atfen atılmış imza ile ...'a ait mevcut mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde benzerlikler görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgedeki imzanın ...'ın eli ürünü olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 25/05/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için davacı kooperatifin Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Kooperatif mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi ... ve SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 11/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; -Davacı yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süreleri içerisinde yapılmış olduğu nazara alındığında davacının defterlerinin sahibi lehine delil niteliği olduğu, -Davacı defterlerine göre 2018 yılından devir olan davalı borcunun 31.920,00-TL ve 7.542,00-TL faiz olmak üzere toplam 39.462,00-TL'si olduğu ancak talepte bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının 11.03.2019 takip tarihi itibari ile davalıdan olan alacağının 23.200,00-TL'si olabileceği, -Davacının alacağı ile ilgili genel kurul kararları çerçevesinde davacı kooperatifin alacaklarının 01.02.2015 tarihinden itibaren (alınan genel kurul kararları çerçevesinde aylık aidatın 100,00-TL ve 15.08.2018 tarihinden itibaren aylık 3.700,00-TL ek ara ödeme yapılacağı hususundaki kararlar çerçevesinde) belirlenen alacaklara yine alınan karar çerçevesinde aylık %1,5 oran üzerinden yapılan faiz hesaplaması sonucunda faizli alacağının 26.438,10-TL'si olacağı, Davacının 30.948,00-TL'lik takibi ile karşılaştırıldığında 4.509,90-TL fazla talebin olduğu, Fazlalığın işlemiş faiz talebinden kaynaklandığı, Bu itibarla takibin 26.438,10 TL üzerinden devamı ile davacı asıl alacağı 23.200,00-TL'sine takip tarihi sonrasında da faiz işletilmesi gerektiği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 14/03/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davalı vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Kooperatif mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi ... ve SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 28/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kök raporda varmış oldukları sonucu değiştirecek bir veri olmadığı, aynı görüşlerinin devam ettiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava; alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili davasıdır. ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alındığı ve takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı/borçlu hakkında toplam 30.948,00-TL alacağın ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu, davalının yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK'nun 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının;davalının davacı kooperatife üye olup olmadığı, davalı davacı kooperatife üye ise davacı kooperatife üye olması nedeniyle aidat ve kooperatif genel kurul kararlarıyla üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemelerin davalı tarafından ödenip ödenmediği, davacı kooperatifin davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise varlığı ve miktarı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak olan ortaklığımın devri hakkında konulu evrakın altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı, icra-inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İddia, savunma, davacı vekilinin 29/12/2021 tarihli dilekçesi, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; eldeki davada davacı taraf, davalının davacı kooperatif üyesi olduğunu, davalının üyesi bulunduğu kooperatife, aidat ve kooperatif genel kurul kararlarıyla üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemeleri ödemediğini, kooperatife borçlu olan üyelerin borçlarına aylık %5 gecikme faizi uygulandığını, bu doğrultuda davalı/borçlu aleyhine icra takibini başlattıklarını ve fakat davalı/borçlunun icra takibine haksız olarak itiraz etmesi üzerine itirazın iptali için işbu davayı açtıklarını iddia etmiş, davalı taraf ise, davacı kooperatife üye olmadığını, bu nedenle üye olmayan kendisinin kooperatife, aidat ve kooperatif genel kurul kararlarıyla üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemelerden de sorumlu tutulamayacağını, icra dosyasına davacı tarafça sunulmuş olan Ortaklık Devri Hakkında konulu evrakta yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, davacı tarafça ilgili icra takibi açılmadan önce kooperatifin, kendisinin çalışmış olduğu ... Bankası'ndan kooperatif hesabına geçmiş dönemde kendisinin bir para yatırdığını iddia etmişse de, kendisinin iddia edilen para transferini bankasından sorgulatması üzerine 3. bir kişinin kendi adı soyadı ve tc kimlik numarasıyla, kendisinin adına davacı hesabına para yatırdığını, gönderildiği iddia edilen bu paranın ve davacı tarafça delil olarak gösterilebilecek başkaca para transferlerinin kendisi ile alakası bulunmadığını, kendisinin davacı kooperatife ait hiçbir gayrimenkul almadığı iddiasıyla davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki ihtilaf, az yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Eldeki davada ispat külfeti, davacı taraf üzerindedir. Taraflar arasındaki ihtilaflardan çözümlenmesi gereken ilk husus, davalının davacı kooperatife üye olup olmadığı hususudur. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan 17/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda 23/05/2008 tarihli Hazirun Listesi üzerindeki davalıya atfen atılmış imzanın davalının eli ürünü olduğunun tespit edilmesi, yine Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan 11/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda davalı tarafça, davacı kooperatif hesabına yapılan ödemelerin detaylı olarak belirtilmesi hususları birlikte ele alındığında kooperatife üye olmadığını iddia eden davalının 23/05/2008 tarihli Hazirun Listesinde adının yer alması ve hatta davalının bu Genel Kurula katılarak bizzat imza attığının tespit edilmesi ile yine üye olmadığını iddia ettiği davacı kooperatif hesabına para yatırmasının hayatın olağan akışlarına uymadığı, davalının davacı kooperatif üyesi olduğu kanaatine Mahkememizce varılmıştır. Davalının, davacı kooperatif hesabına yatırılan paraların 3.bir kişi tarafından yatırıldığı iddiasına ise bu iddiasını ispatlayamadığından Mahkememizce itibar edilmemiştir.Taraflar arasındaki ihtilaflardan çözümlenmesi gereken ikinci husus ise, davalı davacı kooperatife üye ise davacı kooperatife üye olması nedeniyle aidat ve kooperatif genel kurul kararlarıyla üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemelerin davalı tarafından ödenip ödenmediği, davacı kooperatifin davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise varlığı ve miktarı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olup olmadığı hususudur. Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve itibar edilen bilirkişi heyeti raporlarına göre HMK'nun 222/3.Maddesi de dikkate alınarak davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği ve alacağın(26.438,10-TL) ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu durumda, bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu ispat etmesi gerekir. Davalının bu alacak yönünden ödeme hususunu ispat edemediği tespit edilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.İİK'nın 67/1.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kısmen kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2.maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 26.438,10-TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ise davacının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden başka bir deyişle yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 23.200,00-TL Asıl Alacak ve 3.238,10-TL Gecikme Faizi olmak üzere toplam 26.438,10-TL alacak yönünden İPTALİ ile, takibin asıl alacak olan 23.200,00-TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek yasal faizi uygulanması suretiyle ve takipteki diğer koşullarla birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, 2-Hükmolunan 26.438,10-TL'nin %20'si oranında 5.287,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 1.805,98-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 373,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.432,20-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 26.438,10-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 4.509,90-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 373,78-TL peşin harç, 6.100,00-TL bilirkişi ücreti ve 178,20-TL posta gideri olmak üzere toplam 6.706,38-TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre (%85) toplam 5.700,42-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul red oranına göre (%85) 1.122,00-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 9-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul red oranına göre (%15) 198,00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 10-Davalı tarafından yapılan 955,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (%15) 143,25-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/188, K. 2024/570, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-188-e-2024-570-k-96b4496c854d