İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/181 E. 2024/467 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/181
Karar No
2024/467
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/181 Esas KARAR NO : 2024/467 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/03/2020 KARAR TARİHİ : 14/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 17/03/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili savunma sanayiinde hizmet veren firma olup birçok müşterisine ürünlerini gereği gibi paketlenerek sorunsuz şekilde teslim edilmesi için davalı taşımacılık firmasıyla anlaştığını, ancak davalı firma üstlendiği görevi yerine getirmediğini, müvekkili firma tarafından, üçüncü kişi ... San. A.Ş. Adına keşide edilen;17.05.2019 tarih, ... nolu fatura, 210 no'lu sevk irsaliyesi, takip no : ... kodlu ile sevk edilen ürünlerde toplam 6.017,75-TL + KDV tutarında hasar meydana geldiğini, 31.05.2019 tarih, ... no'lu fatura, 242 no'lu sevk irsaliyesi, takip no: ... kodlu ile sevk edilen ürünlerde toplam 32.497,27-TL + KDV tutarında hasar meydana geldiğini, 08.06.2019 tarih, ... no'lu fatura, ... no'lu sevk irsaliyesi, takip no: ... kodlu ile sevk edilen ürünlerde toplam 12.116,82-TL + KDV tutarında hasar meydana geldiğini, yukarıda numaraları belirtilen faturalar münderecatı ürünler üçüncü kişi ... A.Ş. Tarafından teslim alındığını ancak hemen sevkiyattan kaynaklanan hasarlar olduğunu belirterek ürünleri müvekkiline iade ettiğini, dilekçe ekinde sunulan fotoğraflardan da fatura münderecatı tüm ürünlerin özel paketlemelerle korunaklı olarak ulaştırılması gerekirken kargo paketleri dağıldığını, duruma olup ürünlerin usulüne uygunca paketlenmemesi nedeniyle ağır hasara uğradığını, ürünlerin ağır hasar alması nedeniyle müvekkili firma üçüncü kişi firmalarla ürünleri yeniden tamir ettidiğini ve paketlendiğini, ancak davalı firmanın müvekkilini uğrattığı zarar nedeniyle müvekkilinin ticari itibarı da zedelendiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zarar tamamen davalının sevkiyat sırasında gereken özeni göstermemesinden kaynaklanmakta olup bu zararın giderilmesi gerekli olduğunu, bu hususta taraflarınca zorunlu arabuluculuk kapsamında İstanbul Arabulculuk Bürosu'na 2020/29134 dosya numaralı dosya ile başvuru yapıldığını, 12.03.2020 tarihinde davalı firmanın toplantıya katılım sağlamadığını taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, davalı firmanın sözleşmeye aykırı olarak sevkiyatı gereği gibi yapmamasından dolayı müvekkilinin uğramış olduğu toplamda 59.745,57-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir. CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan 04/08/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket 2003 yılında kurulan 800’den fazla şubesi, 7 tanesi Teknolojik Aktarma Merkezi olmak üzere toplam 25 aktarma merkezi, 15 bölge müdürlüğü, 8000’i aşkın çalışanı, 2200 den fazla kara taşıma aracı ve 6 uçağıyla hizmet verdiğini, müvekkili Şirket, Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna ve dünyada 220 farklı ülkede, günde 700 bin adrese dünya standartlarında hizmet ulaştıran Türkiye’nin lider kargo şirketlerinden olduğunu, müvekkili Şirket, sektörde ilk ve tek Teknolojik Aktarma Merkezlerine sahip kargo şirket olduğunu, davacı, her ne kadar ikame ettiği davada müvekkili Şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, müvekkili Şirketin kusuru olduğunu iddia ederek bunun müvekkili Şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkûr taşımaya ilişkin olarak müvekkili Şirketin Davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, göndericinin müvekkili Şirket aracılığı ile gönderdiği ürünler içeriğe uygun olarak paketlenmediğini ve gönderilen ürünlerin içeriği doğru olarak bildirilmediğini, bu nedenle davanın Gönderici ... San. A.Ş.'ye ihbarı gerektiğini, gönderen tarafından Müvekkili Şirkete teslim anında kargonun içeriği beyan edilmemiş ve kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, içerik ve değerinin beyan edilmesi halinde kargonun taşıma esnasında uğrayabileceği olası zararlara karşı uygun şekilde sigortalanması söz konusu olabilecek iken bu hususun gereğinin yapılması, salt sigorta için ek ücret ödemekten imtina etmek adına engellendiğini, taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zarar Göndericiye ait olduğunu, müvekkili Şirket, Davacının gönderileri yetersiz ambalajlaması nedeniyle iddia edilen hasardan sorumlu olmadığını, müvekkili Şirket göstermesi gereken tüm özeni gösterdiğini, ancak Davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte Müvekkili Şirket’in kusurlu olduğu kabul edilse dahi, ağır kusur ve hile durumu mevcut olmadığını, müvekkilinin mezkûr taşımada hiçbir şekilde bir kusuru olmadığından Müvekkilinin tazmin mükellefiyeti de bulunmadığını, Müvekkili Şirketin söz konusu olayda sorumluluğu bulunduğu kabul edilecek olsa dahi TTK 882 hükmüne uygun olarak gönderinin değerini kaybeden kısmının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı istenebileceğini, ilk olarak davanın Gönderici ... San. A.Ş.'ye İhbarı ile davanın müvekkili şirket lehine reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP : İhbar olunan ... A.Ş. vekili tarafından sunulan 06/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. firması, dava konusu gönderilerin göndericisi olduğumuz iddiasıyla davanın tarafımıza ihbarını talep ettiğini, ancak dava konusu gönderilerin göndericisi müvekkili şirket değil davacı ... San. Sis. Tic. Ltd. Şti. Şirketi olduğunu, müvekkili şirketin, davacının davalıdan talep etmekte olduğu tamirat bedellerine ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davanın konusunun müvekkili şirketle ilgili olduğu kabul edilse (asla kabul anlamına gelmemektedir), bu durumda davanın davacı tarafından müvekkili şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, davalının müvekkili şirkete davayı ihbar etmesinde hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, davalı ... A.Ş. Firmasının dava konusu gönderilerin hasarı nedeniyle oluşan tamir bedelini müvekkili şirkete rücu etme hakkı bulunmadığını, tamir işlemi müvekkili şirketçe yapılmadığını, söz konusu gönderilerin göndericisi de müvekkili şirket olmadığını, ayrıca müvekkili şirkete davanın ihbar edilmesine ilişkin dosyada bir karar da bulunmadığını, bu nedenle öncelikle müvekkili şirkete yapılan davanın ihbarı usulen hatalı olduğundan, müvekkili şirkete yapılan ihbar kararının geri çevrilmesini ve müvekkili şirketin ihbar olunan sıfatından azledilmesini talep ettiklerini, dava konusu olay, müvekkili şirkete davacı tarafından gönderilen kargoların hasarlı gelmesi nedeni ile ürünlerin davacıya geri gönderilmesini ve bu doğrultuda davacının hasarlı ürünler için yapmış olduğu tamirat bedellerinin davalı ... firmasından tahsiline ilişkin olduğunu, davada temin edilen son bilirkişi raporunda; dava konusu olaya ilişkin müvekkili şirket çalışanı ... ... tarafından davacı ...'ya gönderilen mail ve içeriğinin sunulması gerektiği belirtildiğini, ilgili mail ve ekleri ekte sunulduğunu, bununla birlikte dava konusu olayın 2019 tarihli olması ve müvekkili şirkete bugüne kadar dava konusu konuya ilişkin hiçbir talep, ihbar v.s. bulunmadığından, müvekkili şirkette dava konusu olaya ilişkin başka bir belge bulunamadığını, 2019 yılında gerçekleşen olaydan sonra hasarlı kargolara ilişkin davacı tarafından taraflarına yapılmış hiçbir itiraz veya talep de bulunmadığını, dava konusu olaya ilişkin diğer belgelere ulaşma imkanları bulunmadığını, dava dosyasındaki tarafların dilekçeleri ve bilirkişi raporları incelendiğinde, müvekkili şirkete sorumluluk veya kusur yükleyecek hiçbir durumun bulunmadığının görüleceğini, hasarlı gelen kargolar, gönderici davacıya bildirdiğini ve davacı da bu doğrultuda hasarlı kargoları müvekkili şirketten iade aldığını, müvekkili şirketin dava konusu hasarla ilgili hiçbir kusur veya sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle davanın müvekkili şirkete hiçbir karar olmadan ihbar edilmesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. Maddesi doğrultusunda davanın müvekkili şirkete ihbarı için gereken şartların bulunmaması nedeniyle, davanın ihbarı usulen hatalı olduğunu, müvekkili şirkete yapılan ihbar kararının geri çevrilmesini ve müvekkili şirketin ihbar olunan sıfatından azledilmesini, dava konusu kargo hasarına ilişkin müvekkil şirketin hiçbir kusuru veya sorumluluğu bulunmadığını şeklinde kendini savunmuştur. DELİLLER : tedarikçi hata bildirim raporu, e-mail, fotoğraf, fatura, kargo teslim tutanağı, sevk irsaliyesi, ürün formu, ticaret sicil kayıtları, 05/01/2021 tarihli bilirkişi raporu, 13/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 05/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacı yana ait incelenen 2019 yılı ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Kargo Taşımacılık Sözleşmesinin davalı tarafırıdan gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklanan 59.745,57-TL tutarlı maddi zararın tahsili talebinden ibaret olduğu, Davacının 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde; Davalı yan tarafından davacı yana toplamda 4 adet 7.454,67 TL tutarlı fatura düzenlenmiş olup, düzenlenen faturalar davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura bedellerinin nakit olarak ödenmiş olarak davacı ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olduğu, Davacının incelenen 2019 yılı ticari defterlerinde Üçüncü kişi ... San. A.Ş. ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu görülmüş olup hasara uğradığı iddia edilen malların giriş kayıtlarına ait dosyaya sunu davacı şirket tarafından ... San. A.Ş adına düzenlenen faturalardan ... ve ... no.lu faturaların davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı yan, taşıma esnasında hasara uğrayan malların tamiri için dosyaya sunmuş olduğu 3 adet 44.794,22 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Teknik yönden yapılan incelemelerde her iki firma arasında düzenlenen sözleşme yükümlülükleri ile Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 22. Maddesinde belirtildiği üzere; Eşya ve kargo taşımacılığı alanında yetki belgesi sahibi olanlar, eşya ve kargoları teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, eşyanın ve kargonun tamamı veya kısmen kaybından, hasarından, korunması ve taşınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim alınan şeklini muhafaza etmekten sorumludurlar, hükmüne göre eşya sağlam teslim alınıp hasara uğramış olması halinde sorumluluğun taşıyıcı firmaya ait olduğu, Neticeten; Davacı yanın hasara uğrayan malların bakım, onarım tadilat ve işçilik zararın 44.794,23 TL, Kargo-Nakliye bedeli'nin ise 6.598,10 TL olmak üzere Toplam zararının 51.391,33 TL olduğu..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Davacı yana ait emtianın dava dışı müşterisi ... firmasına taşınması sürecinde; 210, 242, 244 no.'lu irsaliye ve sevk numaralı taşıma işinin davalı tarafça yapılmakta iken taşıma sürecinde hasarlandığı, Hasar iddiasının alıcı tarafından varma yerinde teslim sırasında tespit edildiği, sevk irsaliyelerinde detayları belirtilen ürünlerle tadilat işine ilişkin sunulan faturaya konu edilen ürünlerin de karşılaştırılmak suretiyle bu taşımadan kaynaklanan hasar nedeniyle tadilat yapıldığı iddia edilen ürünlerin uyumlu olduğu, taşıma işi sırasında hazarlandığı iddia edilen ürünleri ilişkin davalının taşıma sürecinde meydana gelen zarar olduğu için sorumlu olacağı, taşıma sırasında hasara neden olunduğu iddia edilen taşıma işi için davacı yana davalı tarafından taşıma faturaları tanzim edildiği, ödenip ödenmediğinin ticari defterlerle teyit edilebileceği, bahse konu ürünlerde oluşan hasarın onarımına ilişkin olarak toplam 31.634,51-TL KDV hariç (37.328,76-TL KDV dahil) bedelin, bahse konu hasar ile uyumlu, piyasa şartları ve rayicinde makul ve mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilebileceği, davalının kargo taşıyıcısı sıfatı ile yürüttüğü taşıma sürecinde meydana gelen yükleme-istifleme ve sabitleme ile aktarmalarda oluşan hasardan sorumlu olduğu, davalının sorumluluğunun TTK m.880 ve m.882 hükümleri değerlendirmesi ile hesaplanan hasar zararının tamamının tazminini gerektirdiği, kısmen hasarlanan emtia bakımından davalının hasar oranında iade etmesi gerektiği, ancak dosya kapsamında bu oranın teyit edilemediği, bu nedenle davacının navlun iadesi bakımından zararının sabit olmadığı..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle ... taşıması sırasında zarar gören emtia ilişkin hasar bedelinin, TTK'nın 875 vd. maddeleri uyarınca, davalı taşıyandan tahsili istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır. TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 864. maddesi uyarınca, Gönderen, kusuru olmasa da; a) Yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden, b) Taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden, c) Tehlikeli malın bu niteliği hakkında bildirimde bulunmamaktan, d) 860 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen belge ve bilgilerdeki eksikliklerden, gerçeğe aykırılıklardan, belge ve bilgilerin yokluğundan, kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. (2) Ancak, gönderenin bu durumlarda sorumlu olduğu tazminat miktarı, gönderinin net olmayan ağırlığının her kilosu için 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır. Bu hâlde de 882 nci maddenin dördüncü fıkrası ile 885 ilâ 887 nci maddeler kıyas yoluyla uygulanır. (3) Zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır. TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı taraf 17.05.2019 tarih, ... nolu fatura, 210 no'lu sevk irsaliyesi, takip no : ... kodlu ile sevk edilen ürünlerde toplam 6.017,75-TL + KDV tutarında, 31.05.2019 tarih, ... no'lu fatura, 242 no'lu sevk irsaliyesi, takip no: ... kodlu ile sevk edilen ürünlerde toplam 32.497,27-TL + KDV tutarında, 08.06.2019 tarih, ... no'lu fatura, 244 no'lu sevk irsaliyesi, takip no: ... kodlu ile sevk edilen ürünlerde toplam 12.116,82-TL + KDV tutarında hasar meydana geldiğini, üçüncü kişi ... şirketi tarafından teslim alınan ürünlerin, sevkiyattan kaynaklanan hasarlar olduğunu belirterek ürünleri iade ettiğini, ürünlerin özel paketlemelerle korunaklı olarak ulaştırılması gerekirken kargo paketleri dağıldığını, ürünlerin usulüne uygunca paketlenmemesi nedeniyle ağır hasara uğradığını, ağır hasar alması nedeniyle üçüncü kişi firmalarla ürünleri yeniden tamir ettirdiğini iddia etmiş olup dosya kapsamında sunulan deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında 210 sayılı sevk irsaliyesi –17.05.2019 tarihli tanımlı üç (3) ayrı ürün, farklı miktarlarda, 242 sayılı sevk irsaliyesi –31.05.2019 tarihli-tanımlı sekiz (8) ayrı ürün, farklı miktarlarda, 244 sayılı sevk irsaliyesi-08.06.2019 tarihli – tanımlı iki (2) ayrı ürün, farklı miktarlarda taşıma sürecine alındığı ve bir kısmında hasar oluştuğu, hasar gören emtiaların görüntüleri, onarım ve dava dışı ... A.Ş.’ye sevk irsaliyeleri ve faturalarının okunaklı suretlerini içerir USB, v.b. belge/bilgi incelendiğinde, bahse konu ürünlerin ambalajlarının (balonlu naylon, streç film, karton koli) hasar görerek, emtiaların boyalarının soyulduğu, taşınan emtia ambalajı, dış boya ve aksamında sürtünme, ambalaj bozulması gibi sebeplerle zarar gördüğü tespit edilmiş olup davacı yanın somut olaya uygun kadri marufunda zararı 37.328,76TL olduğu hesaplanmıştır. Taşıyıcının ambalajlı emtiayı bozmadan, istiflerin dağılmasını ve ezilmesini engelleyecek şekilde yükleme ve istifleme yapması gerekir. Somut olayda hasarın sebebi ambalaj yetersizliği veya yükün niteliğinden ziyade yükleme-istifleme-sabitleme hatalarından kaynaklandığından davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, dosya kapsamında taşıyıcının kargoları düzgün bir yükleme ve istifleme yapmaması pervasızca hareket etmesinden kaynaklandığından 6102 sayılı TTK'nın 880 ve 886 maddesi uyarınca, gönderilerin durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiği, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli 09.05.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının ispatlanan zararının 37.328,76TL olarak hesap edildiği anlaşılmakla düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmış, davacı tarafından zararının tazminine yönelik daha önce temerrüte düşürüldüğüne dair bir delil bulunmadığından dava tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiş ve dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 62,48) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; 37.328,76TL 17.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 2.549,93TL nispi karar harcından yatırılan 1.020,31TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.529,62TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan 1.020,31TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 7.727,70TL yargılama giderinin kabul oranına göre 4.828,27TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00TL'nin 824,74TL sinin davalıdan, 495,26TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.14/06/2024

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/181, K. 2024/467, T. 14.06.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-181-e-2024-467-k-5cf8908d17b9