İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/171 E. 2020/449 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/171
Karar No
2020/449
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/171 Esas KARAR NO : 2020/449 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/05/2019 KARAR TARİHİ : 29/09/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ltd. Şti'nin.... .../... adresinde bulunan giyim mağazasının müvekkil şirkete ... nolu iş yeri poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkil şirketin sigortalı bulunan iş yerinde... tarihinde içinde bulunduğu ... ... Alışveriş Merkezinin ortak alanından gelen su sızıntısı sebebi ile maddi hasar meydana geldiğini, müvekkil şirkete sigortalı bulunan iş yerinde su sızması sonucunda yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde ... TL hasar bedeli tespit edildiğini, bu bedelin ... tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalı şirketin müvekkil şirkete ait zarar gören iş yerinin içinde bulunuğu alışveriş merkezinin işletmecisi olduğunu, müvekkil şirketin sigortalısına hasar bedelini ödemekle bu bedelin sorumlulardan tahsili amacı ile davalıya Antalya ... . İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi sonucu bu takibin durduğunu beyan ederek davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın reddini ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

YANIT: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Sulh Hukuk Mahkemesinin işbu davada görevli olmadığını, ayrıca davacının rücuen tazmin talebinin dayanağının sigortalısı ile yapmış olduğu ve dava dilekçesinde belirttiği ... nolu sigorta poliçesi olduğunu, müvekkilinin davalı .... A.Ş.'nin TBK md. 69 gereği alışveriş merkezinin mal sahibi olmadığını, bu nedenle bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının uğradığı zararın gider borusundaki aksaklıktan kaynaklandığından TBK md. 69 gereği bu zarardan bina maliki olan ... Ticaret A.Ş.'nin sorumlu olması gerektiğini, bu davanın ... A.Ş'ye ihbar edilmesini beyan ederek davanın görevsizlik kararı verilerek görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... Sulh hukuk Mahkemesinin ... tarih ve .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş mahkememizin .../... esas sırasına kaydedilerek yargılamaya mahkememizin .../... esas sayılı dosyası üzerinden devam etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Dava davacı tarafça Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olup, Antalya .... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş ve dosyada Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmıştur. Antalya .... İcra Müdürlüğünün .../... E sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı ... Sig. A.Ş. tarafından, davalı ... A.Ş. aleyhine ... TL asıl alacak ile ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam .. TL alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Yargıtay İBK'nın 22.03.1944 tarih ve 37 E., 9 K. sayılı kararında; "...Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder, denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez. Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerekir." ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, TTK'nın 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve 13158 E., 9204 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve 1084 E., 1497 K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve 6280 E., 7990 K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve 2015/15593 E., 2016/1517 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir. Somut olayda dava dışı sigortalı-kiracı ... ... Şirketi ile davalının arasında kira sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Davacı sigorta şirketince davalının kira sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluklarına dayanılarak, sigortalının haklarına halef sıfatıyla dava açılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup, “a” bendi, “Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, görürler.” hükmünü hükmünü içermektedir. Buna göre tarafların tacir sıfatına sahip ticari şirket olmaları HMK'nın 4/1-a maddesinde düzenlenen, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini etkilemeyeceği kuşkusuzdur. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise bu görevsizlik kararı, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz. Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığına ve ilk mahkemenin görevli olduğuna karar verebilir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalı-kiracı .... Şirketi'nin davalının işletme hakkına sahip olduğu alışveriş merkezinde kiracı sıfatına sahip olduğu, dava dışı sigortalının görmüş olduğu iddia edilen zarar nedeniyle davacı sigorta şirketinin sigortalıya poliçe kapsamında ödeme yaptığı, davacı sigorta şirketinin halef sıfatıyla alışveriş merkezinin işletme hakkına sahip olan davalıdan ödediği bedeli tazmin etmek üzere iş bu davayı açtığı, davacı sigorta şirketi sigortalının haklarına halef olduğundan ve bu sıfatla rücu iddiasında bulunduğu sabit olduğundan dava dışı sigortalı ile davalı arasında kira ilişkisinin davacı sigorta şirketi bakımından da geçerli olacağı, 6100 Sayılı HMK'nın 4. Maddesi uyarınca kira sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkların çözümünde tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu, mahkememizin davaya bakmakta görevli ve yetkili olmadığı kanaatine varıldığından, davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-Davaya bakmaya Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna, 3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın davacılar vekilince yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı Davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2020

Katip ... E imzalı

Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/171, K. 2020/449, T. 29.09.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-171-e-2020-449-k-02c0bfd66f48