İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/116 E. 2021/67 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/116
- Karar No
- 2021/67
- Karar Tarihi
T.C ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/116 KARAR NO : 2021/67
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/03/2020 KARAR TARİHİ : 03/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'ya ihraç ettiği yüklü miktardaki taze nar meyvesinin ...'ya gönderilmek üzere ... ilinden alınıp ... ... na tam, sağlam ve eksiksiz olarak taşınması için davalı şirketle ticari nakliye hizmeti konusunda anlaşmış ve aralarında ticari teamüle uygun olarak şifahi ticari taşıma/nakliye hizmeti sözleşmesi yapılmış ve iş bu anlaşma karşılığı olarak da ... TL (KDV dahil) bedel üzerinden anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin ihraç konusu taze nar meyvesini tam ve sağlam olarak davalıya ait ... plakalı aracın çekmekte olduğu ... plakalı dorseye yüklenmek üzere ... tarihinde ... ilinde tam ve sağlam olarak teslim ettiğini ve davalı yetkililerince söze konu ihraç ve nakliye konusu taze nar meyvelerinin iş bu araca yüklenerek teslim alındığını ve müvekkiline de davalı tarafça ... tarih ve ... seri numaralı nakliye hizmet faturası kesildiğini ve bu fatura bedelinin de davalıya ödendiğini, sözleşmeye konu taze nar meyvesinin davalı şirkete ait araçla ...dan ... nakliyesinde aracın kara yolunda seyir halinde yapmış olduğu hatalı ve kusurlu sürüş, davranışlar ve nakliye nedeniyle müvekkiline ait ihraç ürünü 26 paletten oluşan toplam 6903 kg taze narın hasar görerek, satılamaz, kullanılamaz hale geldiğini, bu hasarın aracın ... na gelerek meyvelerin konteynırlara aktarılmasının yapılacağı sırada görevlilerce tespit edildiğini, olay yerinde ... tarihli tutanak tutulduğunu, müvekkili ile yurt dışındaki firma arasında sözleşme ilişkisi nedeni ile hasarlı ürünlerin ihracatının yasal olarak mecburen yapıldığını, ... isimli yabancı firmanın yaptırmış olduğu bağımsız denetim raporu sayesinde ürünlerin yabancı firma tarafından iade edildiğini, hasarın tespiti ve tazmini amacıyla ...'ya talepte bulunulduğunu, kesin ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere, zararın anlaşıldığını beyan ederek; ... $ ürün zararı, ... $ gümrük masrafı olmak üzere toplam ... $ alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK m. 855 gereği zaman aşımı itirazında bulunduklarını, yasal sürede ayıp ihbarının yapılmadığını, müvekkilinin sadece yurt için taşıması yaptığını, yurt dışı taşıma izninin olmadığını, narın değerinin hesaplama birim fiyatının da doğru olmadığını, ödenen gümrük zararının sorumluluklarında olmadığını, müvekkilinin araca koyma, istifleme ve bağlama gibi bir sorumluluğunun olmadığını, davanın ... ye ihbarının gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, alacak/tazminat talebinden ibarettir. 6.Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). Taraf kendisi tarafından ispat edilmesi gereken vakıayı ispat edemezse, karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (KURU,Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulu, İstanbul 1990, C. 2, s. 1356 vd.) Türk Medeni Kanunu m. 6 usul hukukunda ispata ilişkin genel kuralı koymuştur. Buna göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 7.İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; Dosyamızda ispat yükü davacıdadır. 8.Tarafların sunduğu deliller dosya arasına alınmıştır. 9.TTK m. 855 gereği; "Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. " 10. Zaman aşımı hukuki niteliği itibariyle, maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup; usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır (Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:2, s.1761; Von Tuhr: Borçlar Hukuku (C.Edege Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:1-2, s.688 vd.; Canbolat: Def’i ve İtiraz Arasındaki Farklar ve İleri Sürülmesinin Hukuki Sonuçları, EÜHF Dergisi, Cilt:III, Sayı:1, Kayseri 2008, s.255 vd.). 11.Taraflar arasında sözlü bir taşıma sözleşmesi olduğu, davalı tarafça ... ilinden ... iline taşıma yapılacağı konusunda anlaşıldığı görülmektedir. Davalı tarafça yükümlülüğü gereği, eşyanın ... na götürüldüğü, ... tarihinde iddia gereği hasara ilişkin tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça da taşımanın yurt dışını da kapsadığına ilişkin bir iddia ileri sürülmemiştir. Dava dilekçesinde de, ... ilinden ... tam, sağlam ve eksiksiz olarak taşınması için davalı şirketle davalı şirketle ticari nakliye hizmeti konusunda anlaşıldığı belirtilmiştir. 12.Davalının yükümlülüğü gereği, malın teslim tarihi en geç ... olduğunun kabulü gerekir. Dava tarihi, ...'dir. Davalıya, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereği ileri sürülebilecek tazminat taleplerinin son tarihi ...'dir. Dava bu yönüyle zaman aşımına uğramıştır. Arabuluculuk başvurusu da dava açmanın gerektiği son tarihten sonra başlatılmış ve bitirilmiştir. Zaman aşımı süresine etkisi yoktur. 13.TTK m. 855/5'e de bakıldığında, maddede; Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı; eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. HMK m. 142 gereği; Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar. Mahkememiz, zaman aşımı değerlendirilmesini hukuken daha sağlıklı yapmak amacıyla delillerin, belgelerin daha sağlıklı değerlendirilmesi amacıyla belgelerin sunulmasını beklemiştir. Az önce belirtilen maddede geçen pervasızca, kelimesi, "Çekinmeden, sakınmadan, korkmadan" anlamlarına gelmektedir (...) Yorumda ve kullanımda destek olmak için TTK m. 886 hükmü gerekçesi de yardımcı olmaktadır. Gerekçeye göre hükümde de geçen “pervasızca ve zararın muhtemelen gerçekleşebileceği bilinciyle hareket” etmek ibaresinin anlamı üzerinde durmak gerekir. “Pervasızca ve zararın muhtemelen gerçekleşebileceği bilinciyle hareket” birlikte, yani tek bir kavram olarak değerlendirilmeli ve kasta eşit bir kusur olarak yorumlanmalıdır. Davacı tarafça, iddiasının, karşı tarafın kastına veya kasta eşik bir kusura dayandığı iddiası ileri sürülmediği gibi, bunu gösterir bir delil de basit yargılama usulünun delil sunma şartları da düşünüldüğünde, dosyaya sunulmamıştır. Delil listesinde ekte sunulan ekspertiz raporunun davalının ağır kusurlu, hatalı ve ayıplı taşındığına ilişkin olduğuna yönelik delil olduğu belirtilmişse de rapora bakıldığında, iddia edilen hasara ilişkin rapor olduğu, ağır kusurlu taşındığına ilişkin içerikte bir delil mahiyetinde belirlemenin olmadığı görülmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi, davada, zaman aşımı TTK m. 855'e tabidir. Her ne kadar davacı delil listesinde teamülleri de ileri sürmüş ise de kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe, teamül, mahkemenin yargısına esas olamaz. Ancak, irade açıklamalarının yorumunda teamüller de dikkate alınır. Bu şartlar mevcut olmadığından teamüle dayanılması hukuken yerinde değildir. 14.Davalının, TTK m. 23'e dayanması da, ilgili maddenin "ticari satış ve mal değişim sözleşmeleri" ne ilişkin olması nedeni ile hukuken yerinde değildir. 15.Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf dilekçelerindeki beyanlar gereği davanın zaman aşımı geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 16.Son olarak netleştirme bakımından belirtmek gerekir ki; kural olarak, Dava konusu yabancı para olarak da gösterilebilir ve mahkemede yabancı para olarak hüküm verebilir. Ancak harcın tespiti bakımından Türk parası ile karşılığının da gösterilmesi gerekir. Bu husus, kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgilidir.(Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 tarih, 99/12-271 Esas, 99/301 Karar sayılı kararı) İş bu somut dosyaya bakıldığında, her ne kadar dava dilekçesi içeriğinde ... $ alacaktan bahsedilmiş ise de ve bunun TL karşılığı rakamsal olarak yazmasa da tevzi formunda dava değerinin ... TL olarak gösterilmiş olması, kur bilgilerine ilişkin çıktının da davacı tarafça dosyaya sunmuş olması, oradaki efektif satış değerinin ... olması ve ... $'ın karşılığının da tevzi formunda belirtildiği üzere, ... TL ye denk gelmesi karşısında, dava değerinin TL karşılığının belirtildiği kanaatiyle, bu husus usuli bir eksiklik olarak görülmemiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak, alınması gerekli, ... TL maktu ret harcının, davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (Yargıtay HGK., 2017/3013 E. , 2018/47 K. Sayılı ilamı gereği nispi) 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 8-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/02/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır