İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/1152 E. 2020/965 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/1152
Karar No
2020/965
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2023/277 Esas KARAR NO : 2023/497 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2023 KARAR TARİHİ : 06/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait tersanedeki gemilere hizmet verdiğini, ifa edilen nedeniyle davalı tarafından onaylanmış hakkedişlerinin karşılığında 10 adet fatura düzenleyip gönderdiğini, davalının bu faturaları kayıtlarına işleyip. davacıya 14.07.2022 tarihine kadar toplam 6.244.000,00 TL ödeme yaptığını, neticede davalının takip tarihi olan 21.07.2022 tarihi itibariyle 2.796.140,01 TL bakiye borcu kaldığını, davalının 01.07.2022 de yapmış olduğu 300.000 TL lik ödemenin o tarihe kadarki hakedilişlere ve kesilmiş olan faturalara göre çok düşük kalmış olması ve davalının sadece personel ödemelerine dahi yetmemesi nedeniyle davacı şirketin Finans biriminden ... davalı şirketten ... ile görüştüğünü, ... 'a yapılan ödemelerin personellerin maaşlarını ödemeye dahi yetmediği davacının malzeme makine ve teçhizat tedarikçilerine de ödeme yapması gerektiğinin izah edildiğini, bu görüşmeye rağmen davalı 14.07.2022 tarihinde hakedişlere ve kesinlen faturalara göre çok cuzi bir miktar olan 150.000,00 TL ödeme yaptığını bu ödemeden sonra ise ... bu kez davacı şirketin muhasebecisi ... ile beraber davalının tersanesine giderek ... ile tekrar görüştüğünü, davacının tüm bu iyi niyetli çabalarına rağmen davalı tarafça hiç bir çaba sarf edilmediğini ve davacıya ödeme yapılmadığını bu gelişmeler üzerine 23.06.2022 tarihine kadarki hakedişlerden ve faturalardan bakiye kalan 2.796.140,01 TL için davalı aleyhine 21.07.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, davalı bununla yetinmeyip aynı sektörde olmalarının avantajını kullanarak davacının iş yaptığı diğer tersaneleri arayarak davacıdan aldıkları hizmetleri sona erdirmelerine sebebiyet verdiğini, tüm bunlar adeta davacının ticari hayatını sona erme noktasına getirdiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptalini ve icra takibinin devamını, davalı borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlıkta davacının deniz ticareti veya deniz sigortasından kaynaklanan bir talepte bulunmadığını, deniz ticaretine dair hükümlerle ilgili olmayan, deniz alacağı dahi olmayan tersane de alt taşeron olarak çalışmasından kaynaklanan alacakları olduğu iddiası nedeniyle davanın öncelikle görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, yetki itirazları bulunduğundan dosyanın yetkili İstanbul Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini, müvekkilinin şirketinin tersanecilik alanında faaliyet gösterdiğini davacı şirket gemiler ve yüzer yapılar için imalat işleri yapmakta tersanelerde taşeron olarak çalışmakta olduğunu sadece işçilik hizmeti verdiğini, müvekkil ile davacı arasında 01.01.2022 tarihinde Müteahhid İdare Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme doğrultusunda müvekkili şirkete ait terasnde alt taşeron olarak çalışan davacının 2022 yılı temmuz ayı başından itibaren sözleşme hükümlerini ihlal etmeye başladığını, işin başında bir yetkili amir bulundurulmaması uzun zamandır işe gelmemesi ve işlerin savsatılmasına çalışanların iş disiplininin ve takvimine uymamasına neden olmaya başladığını, müvekkiline iftira atıldığını, davacı şirket müvekkile ait tersanede çalıştığını bu süreç içinde kendisine sürekli önden ödeme yapıldığını neticede düzenlenen hakedişler doğrultusunda tüm hakları ödendiğini müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde sadece faturalardna bahsettiğini fatura içeriklerinden bahsetmediğini, maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olarak keşide ettiği faturaları dayanak yaparak talepte bulunduğunu, huzurdaki dosyada davacı ile yaşanan süreç içinde davacıya önden ödemeler yapıldığını süreç içinde de hakediş raporları düzenlendiğini, davacı müvekkil şirkete ait tersanede süreç içinde yaptığı işler sonrasında hakediş raporları düzenlendiğini, tplam 7.109.008 TL iş yaptığını davacı bu yapılan hak edişlere herhangi bir itirazı olmadığını hakediş raporları doğrultusunda toplam bedeller için belirli gemilerin isimleri yazarak faturalar keşide ettiğini, 23.06.2022 tarihinde kasıtlı olarak aynı işler için hem Kdv'li hem de tevkifatlı olmak üzere mükerrer şekilde gerçeğe ve hukuka aykırı faturalar keşide ettiğini, bu nedenle gerçeğe aykırı olarak keşide edilen %18'lik KDV 'li olan faturalar için müvekkil tarafından fark edildiğinde iade faturaları düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddia ettiği alacak likidite olmadığını, beyan etmekle arz ve izah edilen resen taktir olunacak nedenler doğrultusunda fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla işbu haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulu itirazlar nedeniyle usulden reddini, işbu talebin kabul edilmemesi halinde davanın esas yönünden reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa teşmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; sözleşmeden kaynaklanan hak ediş alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davanın açıldığı ....ATM tarafından verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize intikal etmiş olup, davacı vekili tarafından HMK'nın 20.maddesinde öngörülen sürede gönderme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın kapsamından, taraflar arasında 01.01.2022 tarihli müteahhitlik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede davalı ... Tersaneciliğin işveren davacı ... Denizciliğin müteahhit (alt taşeron) olarak gösterildiği, davacı alt taşeron tarafından malzemeli işçilik hizmeti verilmesinin taahhüt edildiği, dava konusu faturalarında malzemeli işçilik hizmet bedeli için düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı vekili duruşmadaki beyanında, dava ve takibe konu alacağın işçilik hizmet bedeline ilişkin olduğunu bildirmiştir. Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanmalıdır. TTK'nun 5.maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5.maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. Dava konusu alacak talebi davalıya ait tersanede malzemeli olarak verilen işçilik hizmeti bedeline ilişkindir. Davacının, davalı tersanede üçüncü şahıslara karşı üstlenilen gemi bakım onarım işini alt taşeron olarak yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmelidir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararları da bu yöndedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD. 2020/1152 E. ve 2020/965 K.,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD. 2022/934 E. ve 2022/1024 K., İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. HD. 2022/2089 E. ve 2023/848 K., 2022/2512 E. ve 2023/1222 K.,) Dava konusu işçilik hizmetinin tarafları tersane ile alt yüklenici konumdaki davacı olduğundan dava konusu alacak TTK'nın 1352.maddesinde sayılan deniz alacaklarından değildir. Kaldı ki, bir alacağın deniz alacağı niteliğinde olması TTK 1352 ve devamı maddelerinde düzenlenen gemilerin ihtiyati hacizi bakımından aranan bir koşul olup TTK m. 1352 'ye dayanın ihtiyati haciz taleplerinde Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevlidir. Ancak, alacağın deniz alacağı niteliğinde olması, bu alacağın tahsiline ilişkin esas dava bakımından da Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevli olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Zira, TTK'nın 1352. Maddesi (o) bendine göre gemi adamlarının gemide çalışmaları dolayısıyla kendilerine ödenmesi gereken ücret alacağı deniz alacağı niteliği olmakla birlikte, alacak hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından, bu nitelikteki alacağın tahsiline ilişkin esas davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi veya İş Mahkemesidir. ( Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.05.2016 tarihli 2015/8814 Esas ve 2016/5325 karar sayılı kararı ) Dolayısıyla her türlü deniz alacağı ile ilgili esas dava bakımından Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğunu söylemek mümkün değildir . Sonuç itibariyle; mahkememizin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğundan, işbu dava bakımından mahkememizin görevsizdir. Davanın her iki tarafı da tacir olup, TTK'nun 4/1.maddesine göre dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıdığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine, ... Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar istinaf edilmeden kesinleştiği taktirde dosyanın merci tayini için ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar istinaf edilmeden kesinleştiği taktirde, dosyanın merci tayini için ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesine gönderilmesine, 2-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2023 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Katip ... ✍e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/1152, K. 2020/965, T. 11.05.2016, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-1152-e-2020-965-k-b6713e2dc62a