İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/3599 E. 2015/8470 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/3599
- Karar No
- 2015/8470
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/433 Esas KARAR NO:2022/481 DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/11/2021 KARAR TARİHİ19/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ..., müttevefa eşi ...'ın kardeşi olan davalı ... ile balık ticareti yapmak üzere 1994 yılında inşa ettirdikleri "... ..." isimli balık avlama cinsi gemiye her biri 1/2 oranında hisse sahibi olarak paylı mülkiyet esasıyla malik olduklarını, davacı müvekkilin eşinin vefatının ardından müvekkil çocuklarıyla ilgilenmek durumunda kaldığından balıkçı gemisi davalı ... tarafından işletildiğini, taraflar balık avlama gemisi üzerinde paylı mülkiyete sahip olduğundan, davacı müvekkil geminin deniz ticaretinde çalıştırılmasından elde edilecek net karın %50'si üzerinde hak sahibi olduğunu, davalı tarafından geminin çalıştırılmasından elde edilen kardan alması gereken meblağ kendisine verilmediğinden davacı müvekkil davalıyı 04.08.2011 tarihi itibarıyla intifadan men ettiğini ve 18.10.2016 tarihinde açmış olduğu dava ile ecrimisil talebinde bulunmuştur. Davacı müvekkilin talebi, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/05/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile kabul edilmiş ve 72.539,97 TL amortisman giderleri düşülmek suretiyle beher sene için 40.710 TL olmak üzere 5 yıl için hesaplanan 203.550 TL kar payından davalının davacıya yaptığı ödemeler tutan 4.545 TL'nin mahsubu ile dava tarihinden itibaren geriye dönük olarak 5 yıllık hesaplanan 199.005,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkile ödenmesine karar verildiğini davanın açıldığı tarihten bu yana, davalı gemiyi işletmeye devam etmiş ancak davacı müvekkile herhangi bir ödeme yapmadığı gibi mahkeme kararı ile hüküm altına alınan miktarı da ödemediğini. İcra takibi .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyası ile derdest olduğunu davacı ... 12 Mayıs 2011 tarihinden beri emboliye bağlı olarak geçirdiği beyin kanaması sonucu oluşan felç nedeniyle konuşma yeteneğini kaybetmiş ve ellerini kullanamaz hale geldiğini, davalı tarafından geminin çalıştırılmasından elde edilen gelir hakkında davacıya hiç bilgi ve hesap verilmediğinden vesayet altında olan davacı davaya konu son beş yılın karını kesin olarak belirleyebilecek durumda olmadığı gibi başkaca hiç bir geliri olmadığından yaşamını yoksulluk içinde idame ettirmeye çalıştığını, dolayısıyla dava tarihi olan 18.10.2016 tarihinden itibaren ileriye dönük olarak son 5 yıllık ecrimisil bedelinin tahsili için işbu belirsiz alacak davasını adli yardım talepli olarak açma zarureti hasıl olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap ibraz edilmemiştir. Mahkememizin 14/12/2021 tarihli ara kararı uyarınca davacı tarafından HMK 336/2 maddesi gereğince maddi zorluk içinde olduğunu gösterir yeterli delil sunulmadığı, sosyal ve ekonomik durum araştırması hususunda yazılan müzekkereye verilen cevap ile yapılan TAKBIS sorgusunda davacı adına kayıtlı taşınmaz bulunduğu görülmekle şartları oluşmayan adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ... ile davalı ... ın balık ticareti yapmak üzere 1994 yılında inşa ettirdikleri "... ..." isimli balık avlama cinsi gemiye her biri 1/2 oranında hisse sahibi olarak paylı mülkiyet esasıyla malik olduklarını, balıkçı gemisinin davalı ... tarafından işletildiğini, taraflar balık avlama gemisi üzerinde paylı mülkiyete sahip olduğundan, davacının geminin deniz ticaretinde çalıştırılmasından elde edilecek net karın %50'si üzerinde hak sahibi olduğunu, davalı tarafından geminin çalıştırılmasından elde edilen kardan alması gereken meblağ kendisine verilmediğinden davacının davalıyı 04.08.2011 tarihi itibarıyla intifadan men ettiğini ve 18.10.2016 tarihinde açılan dava ile ecrimisil talebinde bulunulduğunu, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/05/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı davanın kabulüne karar verilerek tespit edilen ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, dava tarihi olan 18.10.2016 tarihinden itibaren ileriye dönük olarak son 5 yıllık ecrimisil bedelinin tahsili için eldeki davanın açıldığını belirterek ilgili döneme ilişkin hesaplanan kar payının tahsilini talep etmiştir. Dosyaya celp edilen belgelerden tarafların 1/2 pay ile dava konusu teknenin maliki oldukları, davacı vekilinin beyanları ve Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı dosyasına sunulan ihtarnameler dikkate alındığında taraflar arasında dava konusu teknenin davalı tarafından işletilmesi ve davacıya kar payı verilmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, davacı tarafın Mahkememizin ... esas, ... sayılı dosyasında dava tarihine kadar olan kar payı talebinde bulunduğu, eldeki davada ise 18/06/2016 tarihinden sonraki döneme ilişkin kar payı talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 31/03/2022 tarihli yazı cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 12/04/2022 tarihli yaz cevabında ise tarafların %50 hisse ile adi ortaklıkta 01/01/1994 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiklerinin ve halen devam ettiğinin, zirai kazanç usulüne göre defter tutulduğunun belirtildiği görülmüştür. Buna göre taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunmakta olup, teknenin işletilmesi nedeniyle kar payı isteğine isteğine ilişkinin davanın adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Tarafların tacir olmadığı dosya kapsamı ve gelen yazı cevapları ile sabit olup, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. TTK 1352/1-u maddesinde geminin işletilmesine ilişkin alacaklar deniz alacağı olarak belirtilmiş ise de bu husus "cebri icraya ilişkin özel hükümler" başlığı altında düzenlenmiş olup, ihtiyati haciz istemlerinde önem arzetmektedir. Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Görev tayininde taraflar arasındaki temel hukuki ilişki esas alınacağından adi ortaklıktan kaynaklanan eldeki davada mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmıştır. Benzer nitelikteki, teknenin kiraya verilmesi nedeniyle kar payı isteğine ilişkin davada Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2015/3599 E.2015/8470K. Sayılı ilamında taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili, adi ortaklığın feshi ve kayyım atanması istemlerine ilişkin davanın Türk Ticaret Kanununun 4. Kitabında yer alan uyuşmazlıklarla ilgisinin bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/1204 E. 2019/982 K. Sayılı ilamına konu uyuşmazlığın da genel mahkemelerde sonuçlandırıldığı görülmüştür. Bu açıklamalara göre davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İstanbul Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi Gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA, 4-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak HMK 20/son cümle gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara İHTARINA, (ihtaratın tebliğ yolu ile yapılmasına) 5-Sair hususların gerekçeli kararda hükme bağlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/07/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır