İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/824 E. 2020/100 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/824
Karar No
2020/100
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/824 Esas KARAR NO : 2020/100 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2019 KARAR TARİHİ : 20/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkili ...'in oto yedek parçaları satışı yaptığını, davalı vekilinin İzmir... İcra Müdürlüğünün... Talimat numaralı dosyası ile 03-07-2019 tarihinde müvekkili ...’e ait olan iş yerine gelerek...’ın borçlu olduğu Alanya... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyaya dayanak olarak hacze geldiği, müvekkilinin dosya borçlusunun kendisi olmadığını 20.01.2019 da bu dükkanı kiralayarak faaliyete başladığını, vergi levhasının da kendi adına olduğunu beyan ettiği ve hatta dükkanındaki malların faturaları da göstermişse de davacı vekili dükkandaki malların bir kısmını haczedip kaldıracağını beyan ettiği, borç miktarının 21.104,93TL olan dosyada 27.000TL lik haciz işlemi yaptığı, müvekillerinin çok mağdur oldukları, davalı vekili 18.07.2019 da aynı adrese tekrar hacze geldiği , haczettiği malları kaldıracağını beyan ettiği, alacaklı vekilinin her iki müvekkilinden de haciz baskısı altında borçlu olmadıkları dört adet senede imza attırdıkları, dava konusu senetlerin 06.09.2019 ödeme tarihli , 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000TL bedelli senet, 11.10.2019 ödeme tarihli , 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000TL bedelli senet ve 15.11.2019 ödeme tarihli 16.07.2019 düzenleme tarihli 6.600 TL bedelli senetler olduğu, müvekkillerin söz konusu hacizli malları üzerindeki haksız haczin kaldırılması için hakkında Alanya İcra Hukuk Mahkemesinde... E sayılı dosya ile İstihkak Davası açtıkları, davalının 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000TL bedelli senede dayalı olarak Alanya... İcra Müdürlüğünde... Esas numaralı dosya icra takibi başlattığı, müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibine konu senetler üzerinde ‘bedeli malen ahzolunmuştur’ kaydı mevcut olduğu, 06.09.2019 ödeme tarihli , 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000TL bedelli senet, 11.10.2019 ödeme tarihli , 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000TL bedelli senet ve 15.11.2019 ödeme tarihli 16.07.2019 düzenleme tarihli 6.600 TL bedelli bonolarda müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetlerin iptaline, 11.10.2019 ödeme tarihli , 16.07.2019 düzenleme tarihli 7.000TL bedelli senet ve 15.11.2019 ödeme tarihli 16.07.2019 düzenleme tarihli 6.600 TL bedelli senetlerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davaya ve takibe konu senetlerin, 16/07/2019 tarihinde düzenlenmiş olup, ilgili işyerinde yapılan hacizlerin ise 18/07/2019 tarihinde gerçekleştirildiği, senetlerin düzenlenme tarihi ile haciz tarihi arasında farklılıkların olması durumu da gözetilerek, davacıların bir ihtimal borçtan kurtulma düşüncesiyle hareket ettikleri, senet borcunun illetten mücerret olması durumunun gözlerden kaçmaması gerektiği, davacı tarafça düzenlenen bonolarda, imza ikrarı kabul edildiği, imzalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davacı tarafın senetlerde bedeli malen ahzolunduğu kaydına dayanarak, taraflar arasında bulunan ticari alış-veriş ilişkisinin ve ticari defterlerin araştırılması talebini de kabul etmediklerini, davacıların, defter kayıtlarından yola çıkarak, soyut alacağın varlığını tehlikeye sokma düşüncesinde olduklarını, taraflarına yöneltilen haksız ve mesnetsiz, hukuki gerçeklikten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin başka esasına kayıtlı ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; tarafların ve dava konusunun aynı olduğu, dosyanın bilirkişi incelemesinde olduğu, duruşmasının 24/03/2020 tarihine bırakıldığı görülmüştür. Davaların birleştirilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesinde; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 168.maddesinde ise; birleştirme kararına karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir. Toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile yine mahkememizin... Esas sayılı dosyasının tarafları ve konusunun aynı olduğu, her iki dava dosyasındaki dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde davaya konu edilen maddi vakıalar ile iddiaların aynı iddia ve maddi vakıalardan kaynaklandığı, aynı nedenlerden doğduğu, her iki dava dilekçesinde de belirtildiği üzere; davalının Alanya...İcra Müdürlüğü... takip sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine hacze geldiği ve dosya borçlusu kendisi olmadığı halde haciz ve mal kaldırma tehdidi altında mağdur edilerek, davalara konu senetlere imza attırıldıkları ve borçlu olunmadığının tespitini talep etmekle, her iki dosyada toplanacak delillerin büyük oranda benzer ve aynı olduğu ve delillerin birlikte değerlendirilmesi ile aynı nitelikteki bilirkişi ile aynı nitelikte incelemeler sonucu oluşturulacak raporla hükme varılacağı, birbiri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılabileceği, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte olduğu, sonuçta; mükerrer tahsilatların da önüne geçilebileceği, neticede her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/4. maddesinde belirtilen şekilde davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile yine Mahkememizin ... H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan Mahkememizin... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, 3-Yargılamaya Mahkememizin... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine, 4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine, 5-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin birleştirilen dosyada değerlendirilmesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere bu aşamada kesin olmak üzere karar verildi. 20/02/2020

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/824, K. 2020/100, T. 20.02.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-824-e-2020-100-k-8e89964f7276