İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/542 E. 2021/341 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/542
- Karar No
- 2021/341
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/542 Esas KARAR NO : 2021/341
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/10/2019 KARAR TARİHİ : 15/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile ... Arasında ... ve ... tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden anılan firmaya kredi kullandırıldığını, davalı ...'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredilerin geri ödenmemesi üzerine Ankara ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, alacağın ödenmesi için Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, ...'nin şirket ortağı olduğunu, eş onayının aranmadığını, faiz oranın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, itirazların yerinde olmadığını belirterek itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar yönünden temerrüt gerçekleşmediğini, davalıların bankaya takipte talep edilen tutarda borcu bulunmadığını, davacı tarafından işletilmiş faiz ve uygulanan faiz oranının reddi gerektiğini kefalet sözleşmesi de usulüne uygun düzenlenmediğini kefil olduğu miktar açıkça yazılmamış, sorumlu olduğu miktar ve süre açıkça belirtilmediğini, belirterek davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötü neyit tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçluların davalılar olduğu, ...TL asıl alacak, ...TL işlemiş temerrüt faizi, ...TL gider vergisi,...TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve ...TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam ... TL alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği alacak miktarının ... TL asıl alacak, ...TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve ... TL ihtiyati haciz karar harcı toplamı ... TL nakit ve ... TL gayri nakit alacak olduğunu, asıl alacak tutarı takip tarihini takiben %23,40 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden tahakkuk ettirilecek %5 gider vergisine tabi olduğunu, depo bedelleri yönünden belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağını belirtilmiştir. Bilirkişi ...'in ... tarihli ek raporunda özetle; dosyaya yeni sunulan ödeme planına göre hesaplama yapıldığını buna göre, davacının talep edebileceği alacak miktarının ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve ... TL ihtiyati haciz karar harcı toplamı ... TL nakit ve ... TL gayri nakit alacak bulunduğunu, asıl alacak tutarı takip tarihîni takiben %23,40 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden tahakkuk ettirilecek %5 gider vergisine tabi olduğunu belirtmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı kararı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650E. 2019/507K. sayılı kararı). Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nda kefalet sözleşmesinin geçerliliği 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndan daha ağır şartlara bağlamıştır. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması, genel hükümlerin yanında, Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşulların varlığına bağlıdır. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15/09/2014 tarih 2014/11190E. 2014/13455K. sayılı kararında; "...Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle halen meri olan çeklerin zorunlu karşılıklarının deposunun kefillerden talep edilemeyeceği gözetilmeden bu yönde depo kararı verilmesi isabetsizdir..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/04/2018 tarih 2017/4575E. 2018/1823K. sayılı kararında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı, davalı şirketin asıl borçlu diğer davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığı genel kredi sözleşmelerine dayanan kredi alacağının ödenmemesi nedeni ile ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... kök ve ek raporunda davacının talep edebileceği alacak miktarını tespit etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşullarda kefalet sözleşmelerinin yapılmış olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmaması nedeniyle kefil yönünden gayri nakdi depo talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2. Davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın; ... TL asıl alacak, .. TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve ... TL ihtiyati haciz karar harcı toplamı ...TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %23,40 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, 3. 2004 Sayılı İİK nun 67. maddesi uyarınca hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4. Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 5. Davacının gayri nakit alacak (depo talebinin) kısmen KABUL kısmen REDDİNE, a. ... TL gayri nakit alacağın (depo talebi) davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyecek bir hesapta davalı ... tarafından depo edilmesine, b. Davalı ...'ye yönelik gayri nakdi depo talebinin REDDİNE, 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ...TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin (davalı ... yönünden ...TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ...TL'nin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak bakiye kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8. Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma harcı ve ... TL peşin harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. Davacı tarafından yapılan ... TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9. Davalılar yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10. Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince nakti alacaklar yönünden hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11. Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince gayri nakti alacak yönünden hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 12. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince nakti alacaklar yönünden hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 13. Davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince gayri nakti alacak yönünden hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 14. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasının müdürlüğüne iadesine, 15. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2021
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır