İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/521 E. 2019/423 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/521
Karar No
2019/423

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/328 KARAR NO : 2019/524 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/04/2019 KARAR TARİHİ : 12/09/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ve ...'un müşterek çocuğu olan ... doğumlu müteveffa ..., ... tarihinde ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi ... caddesi ... sokak kavşağından karşıdan karşıya geçmek isterken davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpması sonucu kaldırıldığı ... Hastanesinde ... tarihinde vefat ettiğini, davalı sürücü ...'ın trafik kurallarına riayet etmeyerek, kavşağa girerken hızını azaltmaması nedeniyle kazanın oluşumuna ve müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiğini, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasıyla görülmekte olan ceza davasında ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı sürücü ...'ın "otomobille seyir halindeyken yola dikkatini vermemesi, olay mahalli kavşaktan mahal şartlarını göz önüne alarak her an tedbir alacak şekilde geçmesi, sağ taraftaki sokaktan gelerek kavşak çıkışı üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayayı zamanında fark ederek kazayı önleyici tedbirler alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüz bir şekilde kavşaktan geçtiği esnada yolun büyük bir kısmını kat eden müteveffa yayaya kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde çarpmasıyla meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğunun" kabul edildiğini, müvekkillerinden ... ve ...'un murisin mirasçıları olduğunu, buna ilişkin mirasçılık belgesini sunduklarını, anne ve baba olarak oğullarının ölümü nedeniyle derin üzüntü ve acı çektiklerini, büyütüp bu yaşa kadar okuttukları çocuklarının geleceğe dair hayallerini göremeden söz konusu elim kaza nedeniyle kaybetmenin acısını bir ömür boyu yaşayacaklarını, müteveffa henüz ... yaşında olmasına rağmen ailesine ekonomik destek sağlayabilen, ailedeki maddi ve manevi ihtiyaçları karşılayıp her türlü konuda yardımcı olduğunu, derslerinde başarılı olduğunu, gelecekte iyi bir meslek sahibi olup ailesine daha fazla maddi destek sağlayacağını, öğretmenleri ve çevresi tarafından oldukça sevilen bir genç olmasının ailenin yaşadığı kaybın büyüklüğünü ortaya koyduğunu, müvekkilleri anne ... ve baba ...'un oğullarının ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere ... ve ... lehine ayrı ayrı olduğu anda arttırılmak üzere ... ve ... lehine ayrı ayrı ... TL olmak üzere toplam ... TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesini talep ettiklerini, davalı sürücü ...'ın soruşturma dosyası için ... tarihinde bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda ölen ...'un asli kusurlu kabul edildiğini, bu nedenle davalının zorunlu trafik sigortası poliçesine istinaden ... tarafından müvekkillerinden ... ve ... hesabına destekten yoksun kalma tazminatı olarak ... TL ödeme yapıldığını, Adli Tıp Raporuna göre ölen ... tali kusurlu ve sürücü ... asli kusurlu bulunduğunu; ödemede tekrar olmaması kaydıyla, yapılmış olan ödemenin mahsup edilerek sürücünün asli kusurlu olması durumuna göre belirlenecek tazminat miktarının davalılardan ve sigorta şirketi tarafından da ödenmesini talep ettiklerini, müvekkillerinden ... doğumlu ..., ... doğumlu ..., ... doğumlu ..., ... doğumlu ..., kardeşlerinin ölümü nedeniyle derin üzüntü duyduklarını, çocuk yaşlarında ölüme tanık olmak suretiyle psikolojik sarsıntı yaşadıklarını, müteveffa ..., kardeşlerinin derslerine yardımcı olmakta, maddi manevi her yönden aileye destek sağlamakta olduğunu, bu nedenle müvekkiller ömür boyu kardeşlerinin yokluğunun acısını yaşayacaklarını, müvekkil müteveffanın kardeşlerinin üzüntüsünün bir nebze olsun geçmesi ve davalı sürücü ...'ın kurallara aykırı davranmasından cayması amacıyla her bir müvekkil lehine ayrı ayrı ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve diğer davalı işleten ... ... Tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi talebinde bulunduklarını, öncelikle kazaya karışan ... plakalı araca 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla tahkikat sonucunda müvekkillerinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, anne ... ve baba ... yönünden ... TL 'er olmak üzere toplam ... TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden (...'den) itibaren işletilecek yasal faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ..., ..., ..., ... yönünden ... TL'den toplam ... TL manevi tazminatın olay tarihinden (...'den) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte sürücü ve işleten tarafından müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideriyle avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Tensiple birlikte karar verildiğinden davalı taraf cevap verememiştir. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı davanın görev yönünden reddi kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyası mahkememize tevzi olunmuştur. Davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılarak 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, süresinde belirtilen işlem yapılmadığı takdirde davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği husus ihtar edilmiştir. Davacı vekili davetiye tebliğine rağmen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmamıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yasanın yürürlük tarihi 01/01/2019'dur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2019 tarih 2019/521E. 2019/423K. sayılı kararında; "...6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."... TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır..." denilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2019 tarih 2019/724E. 2019/530K. Sayılı kararında; "...itirazın iptali davasında, mahkemece " ..arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı" gerekçesi ile " Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiş... " ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.." düzenlemesi uyarınca, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." denilmiştir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E.2016/11417K. Sayılı kararı ). Davamıza gelince, davacılar trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi ile Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlar, görevsizlik kararının kesinleşmesi ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir. Dava, ticari işten kaynaklı tazminat davası olduğu, tazminat davasının niteliği gereği eda hükmünü içerdiği, davanın ... tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu, bu sebeple 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A /2 maddesi doğrultusunda davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin sürede mahkememize ibrazı için süre verildiği, davacı vekilinin davetiye tebliğine rağmen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmaması nedeniyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL'nin ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine yapılacak sözlü beyanın tutanağa geçirilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/09/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/521, K. 2019/423, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-521-e-2019-423-k-8d6229d38fc0