İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/447 E. 2019/73 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/447
Karar No
2019/73
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/447 Esas KARAR NO : 2019/73 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 18/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil davalı...A.Ş'nin Kuşadası şubesinde ... nolu hesabının bulunduğunu, kendisini telefonla bono getirisinin daha yüksek olduğu belirtilerek birikiminizi bonoya bağlayalım dendiğini, müvekkili bunun garanti olup olmadığını sorduğunda bu bonoların banka karşılığı olan garantili bonolar olduğu söylendiğini ve müvekkile bu konuda hiçbir bilgilendirme yapılmadan ve kendisinden yazılı hiçbir belge alınmadan nakit birikiminin bonoya bağlandığını, 28/09/2018 tarihinde 205.000-TL bono dönüşü olarak müvekkilin hesabına yatırılması gerekirken söz konusu meblağın yatırılmadığını, akabinde 02/11/2018 tarihinde davalılara ihtarname gönderildiği,...ap vermediği, davalı ... Menkul Değerler AŞ'nin ise sorumluluklarının olmadığından bahisle reddettiğini, 205.000-TL'nin 28/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat oranı faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline mahkeme masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki "Sermaye Piyasası Araçları Alım Satıma Aracılık Yeni Çerçeve Sözleşmesi ve "Menkul Kıymetlerin Geri Alma Taahhüdü ile Satım (Repo) ve Geri Satma Taahhüdü ile Alımı (...) Sözleşmesi ve Formlar" a bağlı yapılan sözleşmelere göre davacıya Özel Sektör Tahvili alım işlemleri sırasında yeterli bilgilendirme yapılmadan, yazılı talimatı olmadığı halde kanun ve mevzuata aykırı şekilde, hesabında bulunan paraların Davalı...'ın aracı olduğu ... adlı şirket bonolarına yatırılması sonucu zarara uğratıldığı iddiasına dayalı olarak hesabına yansıtılmayan 205.000,00-TL bono bedelinin davalılar tarafından ödenmediğinden bahisle tahsili istemine ilişkindir. İzmir...Tüketici Mahkemesi'nin... K.sayılı kararı ile, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeler ile davacının hizmeti davalılardan finansal işlemler için aldığı, davacının yatırım ve ticari amacı karşısında tüketici sayılmasının mümkün olmadığı, taraflardan birinin tüketici olması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı sonucu dosya İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...K. Sayılı kararı ile kesinleştirme işleminin usule uygun olarak yapılması için dosya İzmir ...Tüketici Mahkemesine gönderilmiş, İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'nca dosya mahkememize tevzi edilmiştir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesinin "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." hükmünü içermesi yanında 3(1) maddesinin "k" bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici", "ı" bendinde kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "sağlayıcı", "l" bendinde ise mal ve hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun "Diğer Tüketici Sözleşmeleri" başlıklı 5.Bölüm'ünde yer alan 49.maddesi "Finansal Hizmetlere Dair Mesafeli Sözleşmeler" başlığı altında 1.fıkrasında 'finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere dair mesafeli sözleşme ise, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir.' hükmü yer almaktadır. 49. maddenin gerekçesinde; doğası gereği maddi olmayan finansal hizmetlerin özellikle mesafeli yönden satılmaya uygun olduğu, elektronik ticaret gibi finansal hizmetlerin mesafeli satışına ilişkin yeni tekniklerin kullanılmasında, finansal hizmetlerin mesafeli satışına ilişkin yasal çerçeve oluşturularak tüketici güveninin artırılması gerektiği ve bu maddenin finansal hizmetlere ilişkin tüketici güvenini artırmak amacıyla yazıldığı belirtilmiştir. 6502 sayılı Kanun ve buna bağlı çıkarılan yönetmelik ile finansal hizmetlerin tüketici işlemi olabileceği kabul edilmiş ve yönetmelikte yatırım hizmetleri ifadesine de yer verilmek suretiyle yatırım amaçlı finansal işlemlerin de tüketici işlemi olabileceği kabul edilmiştir. O halde davacı ticari veya mesleki amaçla hareket eden bir kişi değil ise yatırım amaçlı da hareket etse yararlandığı finansal hizmet tüketici işlemi olacaktır. Adı geçen kanunun 73(1) maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83(2) maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükmü amirdir. HMK'nın 1. maddesinde de görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde ( b-c-d-e-f ) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır. Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belge örneklerinin incelenmesinde; davalı ... A.Ş tarafından yapılan 19/10/2016 tarihli "Uygunluk Testi" 1/2 sayfasında Davacının mesleğinin 'Serbest Meslek' olarak belirtildiği, davaya konu müşteri mevduat hesabının şahıs olarak kullanıldığı, davacının yaptığı bankacılık işlemlerinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yapıldığına dair bir emareye rastlanılmadığı, dolayısıyla davacının tacir vasfının bulunmadığı, yapılan işlemin davacının doğrudan ticari amaçla hareket ettiğini göstermeyeceği ve tüm yasal düzenlemeler karşısında davacıyı da tüketici olmaktan çıkarmayacağı, sadece davalı tarafın tacir olması uyuşmazlığı ticari bir iş saysa dahi, davayı ticari bir dava niteliğine getirmeyeceği, uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın ; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, davacının tüketici olması, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi kapsamında kaldığı ve bu ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemesinde bakılacağı, görev dava şartlarından HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği gözönünde tutularak, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğundan, Tüketici Mahkemesinin görevsizlik kararı usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmamakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, karşılıklı görevsizlik kararları nedeniyle ve mahkememiz kararının yasal yollara başvurulmadan kesinleşmesi halinde oluşacak olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla HMK'nın 21(c) maddesi uyarınca yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Daire Başkanlığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi E: 2019/1562-K:2019/947, Yargıtay 11.HD.2016/69879) H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73/1.maddesi uyarınca İzmir ... Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. ve 115/2. maddeleri gereğince Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-İş bu dosyanın İzmir... Tüketici Mahkemesi'nin...Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce verilen iş bu karşı görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 22. maddesi gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, 4-Gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/10/2019 Katip...(e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/447, K. 2019/73, T. 18.10.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-447-e-2019-73-k-a67923b24bba