İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/421 E. 2020/544 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/421
- Karar No
- 2020/544
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/421 KARAR NO : 2020/544
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/09/2019 KARAR TARİHİ : 28/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili mahkememize verdiği ... tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... firması sahibi olduğunu, müvekkilinin dava dışı ... 'a adına kayıtlı ... PLAKALI ARACI DAVALI ...'a sözleşmeyle kiralayıp verdiğini, araç davalı ...'da kirada iken ... tarihinde kaza yaptığını kazada ... isimli kişinin vefat ettiğini, kazada ölen ...'ın mirasçıları müvekkilin kiraladığı aracın sigorta şirketinden tazminat talep ettiklerini, bu tazminatın sigorta şirketi ... Tarafından ödendiğini ve ödenen bedel kadar müvekkilinin aracı kiraladığı araç maliki ...'a rücu edildiğini, sigorta şirketi tarafından açılan davada ödemeye karar verildiğini, aracı kullanan kişinin alkollü olduğu için sigorta şirketi ödediği bedeli araç malikinden talep ettiğini, kaza gerçeklikten sonra davalı araçta meydana gelen hasarları ve aracın otobüs durağına verdiği zararları karşıladığını, taraflar arasında ... tarihinde "Protokoldür" başlıklı sözleşme imzalandığını, bahse konu kaza ile ilgili olarak yukarıda belirtilen hususlar dışında ... plakalı araçta ölen ... ve mirasçıları kaynaklı açılabilecek hukuki dava ve taleplerden ötürü tüm sorumluluğun ... 'a aittir denildiğini, söz konusu kaza dolayısıyla ölen ...'ın mirasçıları ... ve ...'a sigorta şirketi ... tarafından ödenen ... TL tazminat, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosya ile araç sahibi ...'dan ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL olarak talep ediliğini, icra takibine araç sahibi ... tarafından itiraz edildiğini, yapılan itiraz Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı karar ile iptal edildiğini, araç maliki ... kendisinden talep edilen bu tutarı Antalya ... Noterliğinden keşide edilen ... tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile müvekkilinden talep ettiğini, ayrıca taraflarından açılan icra takibinde sigorta şirketinin açtığı icra takibi ile takipte ve tahsilde tekerrür olmamak üzere talepte bulunulduğunu, müvekkilinin bu icra takip dosyasının ödenmesi dışında herhangi bir talebinin bulunmadığını, davalının icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ayrıca %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili mahkememize verdiği ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; Adana ... İcra Müdürlüğünün .../... takip sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine takip açıldığını süresi içerisinde açılan takibe itiraz edildiğini, davacı tarafça kiralanan ... plakalı aracın müvekkili ...'a değil arkadaşı olan ve ... tarihli kazada hayatını kaybeden müteveffa ...'a teslim edildiğini, müvekkilinin Türkiye'ye sadece tatil amacıyla geldiğini ancak davalı tarafça hile ve desise ile boş senet ve sözleşme imzalatıldığını, ... tarihinde meydana gelen kazanın akabinde müvekkilinin talep etmesi üzerine davacı ile görüşmeler yapıldığını, davacının davalı müvekkiline imzalattığı boş senedin taraflarına teslim edilmesi amacıyla kazada meydana gelen maddi hasarların müvekkili tarafından karşılandığını, bununla birlikte aracı kiralayan ve kaza neticesinde hayatını kaybeden müteveffa ...'ın arkadaşı olması nedeniyle müteveffanın ailesine de yardımda bulunduğunu akabinde yaşadığı ülkeye geri döndüğünü, davacının müvekkilinin haksız ve kötüniyetli olarak söz konusu icra takibine iddiası da gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline teslim edilmeyen ve kiralama kaskosu dahi bulunmayan araca ilişkin müvekkiline hile ve desise ile imzalatılan sözleşmenin de geçersiz olduğunu, bu nedenle davacı tarafından talep edilen ihtiyati haciz talebinin haksız ve kötü niyet iddiası ile talep edilen icra inkar tazminatının ve davanın reddi ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptalini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Öncelikle belirtmek gerekir ki; Mahkemelerin görevi dava şartıdır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan// YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. 7.Görev kuralları kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır. 8.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1097 esas, 2019/458 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. 9.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. 10.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. 11.Somut olaya dönüldüğünde; dava dilekçesinde de açıkça bahsedildiği üzere özetle; davacı araç kiralama işi ile uğraşmakta olup, dava dışı ...'a ait aracı davalıya kiralamış, davalı sevk ve idaresine iken yapılan kaza sonucu ... isimli kişinin vefat ettiğini, vefat edenin mirasçılarının dava açtığını, tazminat kazandıklarını ve tazminatın sigorta şirketi ... tarafından ödendiğini, aracı kullanan kişi alkollü olduğundan sigorta şirketinin ödediği tazminatı araç malikinden talep ettiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre vefat edenin mirasçıları kaynaklı açılabilecek hukuki dava ve taleplerden ötürü tüm sorumluluğun davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığını, araç malikinin kendisinden talep edilen tutarı müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin ise bu tutarı davalıdan talep ettiğini, icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini beyan etmiştir. 12.Dava, sigorta şirketinin rücu iddiasına dayalı olarak açılmış, sigorta hukukuna dayalı bir dava değildir. Araç malikinin davacıdan talep ettiği miktarın, davacı tarafça da davalıdan talep edilmesi sebebine dayalı bir davadır. Araç sahibi ile sigorta şirketi arasındaki dava da dava dilekçesinde bahsedildiği üzere, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmüştür. İş bu davanın dayanağı taraflar arasındaki imzalanan sözleşme hükümleridir. Dava, mutlak ticari dava ya da nispi ticari dava da değildir. Üçüncü grup ticari davalara da girmemektedir. 13.Dava dilekçesinden görüldüğü üzere, ödemeden sonra doğan bir kanuni rücu hakkı söz konusu değildir. Ödemeye gerek kalmaksızın taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı ödeme talebi söz konusudur. Mahkememizin kabulüne göre, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. 14.Tüm dosya kapsamı, iddianın / savunmanın ileri sürülüşü, davaya dayanak gösterilen sözleşme bir arada düşünüldüğünde, mahkememiz görevsiz olduğundan davanın usulden reddine karar vermek, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiştir. 15.Son olarak, belirtmek gerekir ki; HMK m. 331/2 gereği, Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. HMK m. 20 gereği; Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Diğer hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'nin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/10/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır